Korybko Röportajı: Hindistan, İran ve Suudi Arabistan arasında sıkışmış durumda
Suudi Arabistan yeni yatırımlar yoluyla Hindistan´la bağlarını derinleştirme arayışı içerisinde. Peki, hangi endüstrilere odaklanmayı planlıyor?
Tarih: 4.2.2019 22:21:38/ 1260okunma / 0yorum

 

Andrew Korybko 

Aşağıdaki röportajda jeopolitika uzmanı Andrew Korbyko, Suudi Arabistan´ın Hindistan´a yeni yatırımlar teklif etme kararını analiz etmektedir. Keza bu teklif, tam da ABD´nin İran ile ortaklığı karşısında güney Asya´daki başlıca ortağını bir koz olarak kullandığı bir döneme denk gelmektedir. 

Suudi Arabistan yeni yatırımlar yoluyla Hindistan´la bağlarını derinleştirme arayışı içerisinde. Peki, hangi endüstrilere odaklanmayı planlıyor? 

Başbakan Modi´nin Veliaht Prens MBS ile Buenos Aires´teki özel rezidansında G-20 zirvesinden hemen önce gerçekleştirdiği toplantıya dair Reuters´ta yayımlanan bir habere göre, Krallık, Güney Asya devletinin “Ulusal Yatırım ve Altyapı Fonu”na yatırım yapmak istiyor; ancak aynı zamanda gelecekte Hindistan´ın tarım, teknoloji ve enerji sektörlerinde de varlığını artırmakla ilgilendiğini de açıklıyor. 

Bu yatırımların ana hedefi nedir? 

Resmi açıdan ifade etmek gerekirse, Hindistan, “çok taraflı bir uyum” politikası izliyor. Buna göre, birçok Büyük Güç´ü kendi çıkarı doğrultusunda “dengelemeye” çalışıyor ve biriyle olan ilişkisinin diğerini hedef almadığını ileri sürüyor. Bununla birlikte, Suudi Arabistan´ın vaat ettiği yatırımlar söz konusu olduğunda böyle bir durum yaşanmayabilir. Bir ülkenin başka bir ülkenin altyapısına yatırım yapmasının prensipte herhangi bir hatalı yanı yok; ancak bu durum iki ülke arasındaki ilişkileri kaçınılmaz şekilde güçlendirecek ve muhtemelen Krallık´ın gelecekte enerji, teknoloji ve tarım sektörlerinde de anlaşmalar yapmasına yol açacak; zaten bu yöndeki niyetini daha önce de beyan etmişti.  

Bu üç unsurdan ilk söz edilen, İran´ın stratejik çıkarlarını en fazla ilgilendirendir; keza Suudi Arabistan, Güney Asya devletinde İslam Cumhuriyeti´nin pazar payının yerini almaya çabalayabilir ve altyapı, teknoloji ve tarım gibi ekonominin elle tutulur sektörlerinde yatırım karşılığında ABD´nin halihazırda uyguladığı yaptırım muafiyetleri çerçevesinde onu İran´dan yaptığı enerji ithalatlarından uzaklaştırabilir. ABD, yaptırımlar yoluyla İran´ın enerji ihracatlarına müdahale etme planlarından gurur duyuyor; keza bu şekilde ülkenin ekonomisinin istikrarını bozmaya çalışıyor. Hindistan da şayet Suudi Arabistan ona “reddedemeyeceği bir anlaşma” önerirse, bu yoldan ilerlemeye çalışabilir. 

Başbakan Mudi´nin bu potansiyel yatırımlardaki çıkarı nedir? 

Hindistan´ın şu andan itibaren Mayıs´taki genel seçimlere dek yaptığı her şeyin, yerel seçim siyaseti prizmasından görülmesi gerekiyor. Dolayısıyla görevdeki Başbakan Modi, varılan anlaşmaların ülkedeki etkin tarım lobisine ve büyük oranda yoksullaşmış olan halkın geri kalan kısmına elle tutulur faydalar sağlayacağı şeklinde sunmasını sağlayacak değerli bir destek, Suudi Arabistan´ın yatırımlarıyla sağlanacaktır. Bu da karşılığında kendisinin bazı neo-liberal ekonomi politikalarına yönelik olarak halkın artan öfkesini azaltmak suretiyle yeniden seçilme şansını büyük oranda artıracaktır; zira her bir sektöre karşılık gelen seçmenlerin “oylarını satın almak” için bu yatırımları kullanacaktır. 

Hindistan, fiyatı rekabetçi olduğu sürece ve sözü edilen kaynağın ithalatı ilave bir maliyet doğurmadıkça, enerji ihtiyaçlarının İran, Suudi Arabistan veya başka birisi tarafından karşılanmasını pek önemsemiyor. İran ile mevcut enerji işbirliği açısından, önerilen fiyat Suudi Arabistan´ınkine kıyasla ilk bakışta daha cazip görünse de, ABD´nin kısa süre önce dayattığı tek taraflı yaptırımlar rejiminin ihlal edilmesiyle bağlantılı olan siyasi ve ekonomik maliyetler, Hindistan´ı Suudilerin bu planına razı olmaya teşvik edebilir. Bunun için de İran´dan petrol alımını peyderpey azaltmaları, yerine de Suudilerden ithalat yapmaları gerekir. 

Hindistan “çok-taraflı uyum”dan söz ettiği ve çok-kutupluluğa yönelik taahhüdünü yüksek sesle yinelediği sürece, yükselen Büyük Güç, stratejik-askeri dikkatini yeniden ABD´ye yöneltecek ve onunla gelecekte bir serbest ticaret anlaşmasına varmak konusunda görüşmelerde bulunacak. Başbakan Modi´nin iktidardaki BJP Partisi, İran´ı malları ve hizmetleri için ABD gibi bir pazar olarak görmüyor; onu yerine İslam Cumhuriyeti´ni ucuz bir gaz istasyonu ve Orta Aysa ve Rusya´ya ihracatı kolaylaştıran elverişli bir karayolu olarak kabul ediyor. 

Açık söylemek gerekirse, Hindistan´ın reel sektördeki ekonomik gidişatının İran´dan daha çok ABD ile alakası var – özellikle de enerji-dışı konular söz konusu olduğunda. Dolayısıyla, eğer Suudi Arabistan bu ithalatları aynı fiyat aralığında ikame etmeyi ve siyasi riskler olmaksızın bu süreci yürütmeyi önerirse, ülkenin İran kaynaklarını aynı miktarda satın almaya devam etmesi pek muhtemel görünmüyor. Hindistan´ın bakış açısından, bu koşullar altında “Suudi Arabistan ile birçok konuda uyumlaşmak” oldukça bencil gerekçelere dayanıyor – özellikle de bu anlaşmaların müzakeresinin yapıldığı süreçte ülkede mevcut olan seçim bağlamı göz önüne alındığında. 

ABD´nin bu oyunda oynadığı rol nedir? 

Suudi Arabistan´ın Hindistan´ın enerji ithalatını İran´dan uzaklaştırıp Suudi Arabistan´a yönlendirmeye dönük planını ABD ile ilintilendirecek doğrudan bir kanıt yok. Ancak, bu planın başarısının Amerika´nın büyük stratejik çıkarlarıyla uyuştuğu apaçık ortada. Keza bu şekilde İran, uzun vadede milyarlarca dolar potansiyel gelirden mahrum kalacak. Ancak, perde gerisinde eğer ABD, Suudi Arabistan´ın tekliflerini “ciddi şekilde değerlendirmesi için” Hindistan´ı “teşvik ediyorsa” bunda şaşılacak bir yan yok. Keza bu şekilde şayet Yeni Delhi İran´dan aldığı petrolün payını azaltıp yerine Suudi Arabistan petrolü koymaya dönük somut bir adım atmadığı taktirde, muhtemelen İran-karşıtı yaptırımlara dair muafiyetlerin yenilenmeyeceğini de ima etmiş oluyor. 

ABD bu taktiği kullanarak Hintli müttefikine karşı yaptırım muafiyetlerini silah olarak kıllanıyor – tıpkı mevcut yaptırımları İran´a karşı silah olarak kullandığı gibi. Bu da Yeni Delhi´ye, Demokles´in Kılıcı´nın Hindistan´ın lider kadrosunun başında sallandığını anımsatıyor. ABD gelecekte Çin-karşıtı herhangi bir askeri işbirliğini Hindistan´ın İran´la arasına mesafe koymasıyla ilintilendirebilir. Bunu da

Suudilerin petrol ikameleri yoluyla aşamalı ve düzenli bir şekilde yapabilir. Söz konusu ikameler, ülke ekonomisini kasıtlı bir şekilde istikrarsızlaştırır ve Başbakan Modi´nin yeniden seçilme olasılığını azaltır. 

Suudi Arabistan´ın “dolar diplomasisinin”uzun vadedeki başarısına dair değerlendirmeniz nedir? 

Suudi Arabistan´ın “dolar diplomasisi”, dolar üzerinden de yapılsa, gelecekte farklı bir para birimi üzerinden de yapılsa, oldukça başarılı olmaya devam edecek; çünkü Krallık, uluslararası anlaşmazlıklarda yeni ülkeleri kendi tarafına çekmeye çalışırken aşırı miktarda nakit para harcıyor. Hindistan muhtemelen hiçbir zaman açıkça “İran karşıtı” olmayacak; ancak Suudi Arabistan karşısında İran-karşıtı enerji adımlarını üstü kapalı olarak kılıfına uydurmaya çalışabilir ve bunların “çoklu ayarlama” politikasının tekrarından ibaret olduğunu ileri sürebilir. 

Daha derinlere bakıldığında ise, Suudi Arabistan´ın Hindistan karşısındaki yeni yaklaşımı, geleneksel düzeyde anlaşıldığı üzere “dolar diplomasisinden” giderek uzaklaşarak, birçok ekonomik alanda karşılıklı olarak avantajlı ortaklıklar sunmaya doğru evriliyor. Riyad, karşılığında sadece siyasi faydalar olmayıp çok daha somut beklentilerle Yeni Delhi´ye çok fazla miktarda sermaye yatırımında bulunuyor. Bu tür ilişkiler, alıcı ülkelerin vatandaşları açısından daha az ihtilaflı olup, basit bir “dolar diplomasisine” göre uzun vadede çok daha sürdürülebilir bir hal almaktadır. 

Kaşıkçı cinayetinin Suudi Arabistan´ın “dolar diplomasisi” üzerindeki etkisi nedir ve bu diplomasi ne zamandan beri yoğunlaştı? 

Kaşıkçı cinayetinin Suudi Arabistan´ın “dolar diplomasisi” üzerinde nasıl bir etki doğuracağını ve o zamandan beri yoğunlaşıp yoğunlaşmadığını söylemek güç; keza ülkenin bu olayın ardından çok-boyutlu stratejik yatırım ortaklığı sunduğu tek yüksek profilli örnek Hindistan ile oldu; ancak bu modelin giderek dünya çapında bir norm haline gelmesi beklenebilir; keza dünya çapında insanlar hükümetlerin geleneksel Suudi “eli açıklığına” dair kabullerini mercek altına almaya başlıyorlar. Suudi Arabistan´ın yeni ortakları “satın alma” niyeti asla değişmeyecek; ancak bunun gerçekleşme biçimi, açık rüşvetten karşılıklı olarak avantajlı yatırım ortaklıklarına doğru evrilecek ve bunlar da alıcı tarafından “çok-taraflı uyumlaşmanın” geliştirilmesi temelinde savunuluyor. 

Kaynak: https://eurasiafuture.com/2018/12/16/korybko-interview-india-caught-between-iran-and-saudi-arabia/








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Rusya´nın Uzmanlığı, Afrika Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirebilir
Rusya´nın Uzmanlığı, Afrika Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirebilir
Sudan´ın Doğu – Batı ve Kuzey – Güney Trans-Afrika Demiryolları´nın inşa edilmesinde Rus şirketlerinin desteğini alma yönündeki önerisi, eğer Moskova bu bölgede yeni elde ettiği stratejik konumu bir koz olarak kullanmayı başarırsa Afrika jeopolitiğini yeniden şekillendirebilir.
Britanya İmparatorluğu Hindistan´dan 45 trilyonu nasıl çaldı?
Britanya İmparatorluğu Hindistan´dan 45 trilyonu nasıl çaldı?
Britanya´da yaygın kabul gören bir anlatı vardır: Buna göre, Hindistan´ın sömürgeleştirilmesi, Britanya´nın kendisi açısından herhangi bir büyük çaplı ekonomik fayda getirmedi.
ABD-Suudi Bağları: Kan, Petrol ve Hilekarlık Dolu
ABD-Suudi Bağları: Kan, Petrol ve Hilekarlık Dolu
Niçin Donald Trump ve CIA, Washington Post köşe yazarı Cemal Kaşıkçı´nın Türkiye´de Suudi Arabistan başkonsolosluğunda kısa süre önce öldürülmesi konusunda görüş ayrılığı yaşıyorlar?
“Gerçeği Söylerseniz” Kovulursunuz
“Gerçeği Söylerseniz” Kovulursunuz
Marc Lamont Hill, CNN´den “İsrail hükümetini eleştirdiği” için kovuldu… “Filistinliler İsrail ordusu ve polisinin gelişigüzel uyguladığı şiddet tehdidi altında yaşamaya devam ediyor:
Yoksa Çin İsrail´le mi yakınlaşıyor?
Yoksa Çin İsrail´le mi yakınlaşıyor?
İsrail´in kritik önemdeki noktalarına yakın bir konumda Çin´in iki adet milyar dolarlık deniz limanı inşa etmesi, Washington ile ilişkiler ve potansiyel güvelik meselelerine dair endişeleri artırıyor.
Suriye´de Tarafsız Yardım Çalışması için Acilen bir Çerçeveye İhtiyaç Var
Suriye´de Tarafsız Yardım Çalışması için Acilen bir Çerçeveye İhtiyaç Var
Suriye´deki yardım çalışması, rejimin topal durumdaki ekonomisine devasa miktarda para akışını sağlamaktadır ve bu koz göz ardı edilmemelidir. 2018 yılında açıklanan İnsani Yanıt İzleme Raporu´na göre, ülkede yaklaşık 13 milyon kişi yardıma muhtaç durumdadır.
Asya´nın kurumsal kenevire yönelik ilgisi yeni yeni ortaya çıkıyor
Asya´nın kurumsal kenevire yönelik ilgisi yeni yeni ortaya çıkıyor
İlk harekete geçen bölge ulusları, marihuana endüstrisinin dünya çapında yaygınlaşmasıyla birlikte beklenmedik şekilde gelen kârlılığa gözlerini dikmiş durumdalar.
Moskova ve Ankara, “Jeopolitik Uyumsuzluğa” Rağmen Birlikte Çalışmaya Devam Ediyorla
Moskova ve Ankara, “Jeopolitik Uyumsuzluğa” Rağmen Birlikte Çalışmaya Devam Ediyorla
Türkiye ve Rusya. Esad, oyunun tam olarak dışında değil; çünkü en büyük destekçisi ve en önemli müttefiki olan Rusya, hem İdlib´de sahada, hem de İdlib için uygun bir çözüm bulmak üzere Sochi´de masaya oturuyor.
Çin, Kuzey Kutbu´nda Küresel Yönetişim Heveslerini Genişletiyor
Çin, Kuzey Kutbu´nda Küresel Yönetişim Heveslerini Genişletiyor
Çin´in Arktik bölgesine olan ilgisi, tamamen ekonomik olmanın ötesinde: Bu bölgenin yönetişiminde daha büyük bir rol üstlenmek için de baskı yapıyor.
Doğu´ya Dönüş İdeolojisi.
Doğu´ya Dönüş İdeolojisi.
Rusya´nın yükselen Asya´ya doğru rotasını çevirmesinin ilk aşaması hız kazanıyor: Uzak Doğu´nun kalkınma oranı, ulusal ortalamanın iki katı.
ABD müttefiklerini çok kolay ‘ele vermeye´ başladı´
ABD müttefiklerini çok kolay ‘ele vermeye´ başladı´
Kaşıkçı cinayetinden Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman´ı sorumlu tutan ABD Senatosu´nun karar tasarısını değerlendiren Rus siyaset uzmanı Yuriy Poçta, bu kararın Rusya ile ne şekilde alakalı olduğuna da açıklık getirdi.
´ABD müttefiklerini çok kolay ‘ele vermeye´ başladı´
´ABD müttefiklerini çok kolay ‘ele vermeye´ başladı´
Kaşıkçı cinayetinden Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman´ı sorumlu tutan ABD Senatosu´nun karar tasarısını değerlendiren Rus siyaset uzmanı Yuriy Poçta, bu kararın Rusya ile ne şekilde alakalı olduğuna da açıklık getirdi.
´Rusya ve Çin, ABD ile NATO´ya karşı koymak için Doğu Antantı kurdu´
´Rusya ve Çin, ABD ile NATO´ya karşı koymak için Doğu Antantı kurdu´
Batı´nın oyunlarının kurbanı olduklarını düşündüğü belirtilen Rusya ve Çin´in ABD ile NATO´ya karşı koymak için Doğu Antantı kurduğu ifade edildi.
´Ortak Avrupa ordusu fikri tam bir felaket´
´Ortak Avrupa ordusu fikri tam bir felaket´
The National Interest, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından önerilen Avrupa ordusu oluşturmak fikrinin ciddi sorunlara yol açacağını yazdı.
Elveda yeşil: Avrupa, doları reddediyor
Elveda yeşil: Avrupa, doları reddediyor
Avrupa Komisyonu, avronun enerji ve hammade alımı gibi ekonominin stratejik sektörlerindeki kullanım alanını genişletmek için bir önlem paketi hazırladı.
´Baba Bush´u anlatan Gorbaçov: Dünya yeni bir cepheleşme ve silahlanma yarışının eşiğinde
´Baba Bush´u anlatan Gorbaçov: Dünya yeni bir cepheleşme ve silahlanma yarışının eşiğinde
Aralık ayı başında hayatını kaybeden ABD´nin 41. Başkanı George H. W. Bush´la birlikte ABD ve SSCB arasında ortaklığın temelini atmayı başardıklarını söyleyen Sovyetler Birliği´nin son lideri Mihail Gorbaçov, dünya yeni bir cepheleşme ve silahlanma yarışının eşiğinde olduğu için geçmişteki kazanımların da risk altında olduğunu kaydetti.
Trump, Moskova´yı sevindirmemek için ´Prensin yavru köpeği´ oldu
Trump, Moskova´yı sevindirmemek için ´Prensin yavru köpeği´ oldu
ABD Başkanı Donald Trump´ın belki de tüm dünyaya ne kadar güçlü, akil, pragmatik ve vatansever bir kişi olduğunu göstermek için gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin yaptığı bir dizi açıklama gerçekte tam aksine bir etki yarattı.
Rus gazı kimleri korkutuyor?
Rus gazı kimleri korkutuyor?
Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki´nin, Kuzey Akımı 2 doğalgaz boru hattının devreye girmesinden sonra Rusya´nın Ukrayna´ya saldırıya geçebileceği yönündeki açıklamasını değerlendiren Rus gazeteci Ardayev, “Avrupa, Rus gazına muhtaç. Ama bu durumdan rahatsız olanlar var” dedi.
ABD medyası: Veliaht Selman´ı zayıflatmak Suudi Arabistan ve Ortadoğu´da istikrarı arttıracaktır
ABD medyası: Veliaht Selman´ı zayıflatmak Suudi Arabistan ve Ortadoğu´da istikrarı arttıracaktır
ABD´nin Washington Post gazetesinde yayımlanan makalede, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman´ın pozisyonunun zayıflamasının Suudi Arabistan´da ve Ortadoğu´da istikrarı artıracağı değerlendirmesi yapıldı.
‘Türk Akımı, güven güçlendirmede yeni bir seviye´
‘Türk Akımı, güven güçlendirmede yeni bir seviye´
Rus parlamentosunun alt kanadı Duma´da Dış İlişkiler Komitesi üyesi Sergey Jeleznyak, Türk Akımı yapımında takvimin ilerisinde olunmasının Rus doğalgazı sevkiyat sisteminin oluşturulmasında önemli bir adım olduğunu belirtti.
ABD basını Rusya´yla savaşta hangi tarafın, neden yenik düşeceğini yazdı
ABD basını Rusya´yla savaşta hangi tarafın, neden yenik düşeceğini yazdı
ABD´de yayınlanan National Interest dergisi, ABD´nin, asker sayısının yeterli olmaması ve kaynaklarının az olması yüzünden savaş çıkması halinde Rusya ya da Çin´e karşı yenilgiye uğrayacağını yazdı.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.2922
EURO
5.9886
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
1294 Kubilay Han, Moğol imparatoru ölümü (doğumu 1215)
1451 Yedinci Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmet) ikinci kez tahta çıktı.
1695 Osmanlı donanması, Sakız Adası´nı Venedikliler´den geri aldı.
1856 Islahat Fermanı yayınlandı
1878 II. Abdülhamit Mebusan Meclisini süresiz olarak kapattı ve Meşrutiyet rejimine son vererek, yönetime tek başına egemen oldu.
Satın aldığınız kahveyi taze saklamak istiyorsanız cam kavanoza boşaltıp içine iki adet kesme seker atın. Ağzını sıkıca kapatın. Kahvenin taze kaldığını göreceksiniz.

Püf noktası
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. -Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın) -İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. -Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırı

İlginç Bilgiler 2