Marx´ın Mirasından Yardım Almak
2008 yılında başlayan küresel kriz, neoliberal küreselleşme çağının sonunun işaretiydi; ancak sebep olduğu süreçler sona ermedi. Bize Aydınlanma Çağı´nın büyük düşünürleri ve özgürleşme hareketinin ideologları tarafından bırakılan kuramsal mirası kullanarak ilerleyebiliriz. Beğenseniz de beğenmeseniz de Karl Marx, içlerinde en büyüğü olmaya devam etmektedir.
Tarih: 29.6.2018 11:07:01/ 1568okunma / 0yorum

 

Marksizm´den, 1989-1991 yıllarında Sovyet bloğunun çöküşünün ardından Doğu Avrupa´da ilerlemeci veya etkili bir teorik okul olarak söz etmek tuhaf olacaktır. Marksist fikirler, totaliter Stalinci dönemin baskıcı uygulamalarıyla, başarısız Sovyet ekonomisiyle ve piyasa ekonomisine entegre olamayan küçük bir genç grubun ve daha yaşlı kuşağın nostaljik ve muhafazakar fikirleriyle bağlantılı hale geldi. Doğal olarak, Marksist teori karşısındaki bu tavır, Sovyet tarzı yönetilen bir ekonomiden neoliberal kapitalizme hızla geçen eski komünist ülkeler için tipik bir durumdu. “Sosyalist” kelimesi, bu ülkelerde büyük oranda prestijini yitirdi.

Buna karşın, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika´daki üniversitelerde Marksizm konulu dersler, sosyoloji bölümlerinde verilmeye devam etti; radikal sol eğilimli entelektüeller bu konudaki kamusal tartışmalara aktif şekilde katıldılar. Bununla birlikte, Marksist düşünceye olan güvende yaşanan kriz, sadece eski Sovyet bloku ülkeleriyle sınırlı kalmadı. Liberal ideolojik ana akımın savunucuları, 1968-1974 yıllarında yaşanan olaylar (Vietnam Savaşı, Fransa ve İtalya´daki öğrenci ayaklanmaları, Şili devrimi ve Portekiz, İspanya ve Yunanistan´daki sağ eğilimli diktatörlüklerin devrilmesi sonucunda entelektüellerin Güney Avrupa´nın ötesine geçerek yaygın şekilde radikalleşmesi) sonucunda pozisyonlarının ciddi bir şekilde zarar görmesinin ardından, 1990´lı yıllarda Batı´da kapsamlı bir karşı saldırı başlattılar.

1970´li yılların sonunda, ideoloji ve uygulama açısından ana akım liberalizmin yaşadığı krize, Batılı tüketim toplumlarının yaşadığı ciddi ekonomik yenilgiler eşlik etti. Bu krizin üstesinden gelindi; ancak solun ileri sürdüğü sosyal reformlar ve anti-kapitalist bir dönüşümle değil. Tam tersine, bu durum, Keynes´in savunduğu kavramlar üzerine inşa edilen karma ekonominin reddinin, refah devletinin adım adım yok oluşunun, özelleştirmenin, deregülasyonun ve finans sermayesinin önceliklendirilmesinin ürünüydü. Bir diğer deyişle, ana akım, sağa doğru radikal bir kayma yaşadı; ilerlemeci liberalizmin merkezci fikirlerinin yerine modern liberalizmin sağlam ilkeleri geldi.

NEOLİBERALİZMİN ZAFERİ VE SOLUN KRİZİ

Sol küresel kapitalizmdeki değişimler karşısında kapsamlı bir stratejik yanıt sunamamakla kalmadı; aynı zamanda yapıcı olmayan yaklaşımlar öneren iki kampa bölündü. Kamplardan biri, gerçekliği yok sayıp kapitalizmin bir zerre bile değişmediğini kanıtlamaya çalıştı. Diğeri ise, değişimleri efsaneleştirdi ve yönetici sınıfın ideologları ve propagandacılarının sunduğu kavramlar ve konseptleri göründüğü gibi kabul etti. Sovyetler Birliği´nin dağılmasının, neoliberallerin saldırılarına dair bir sinyal oluşturması şaşırtıcı değil; keza neoliberaller siyasi ve ekonomik kazançlarını ideolojik ve kültürel bir hegemonyaya dönüştürerek zaten o dönemde çoktan konsolide ediyorlardı. Komünist gelenekleri temsil eden veya bir şekilde Sovyet projesiyle bağlantılı olan kuramcılar ve partiler, onların tek hedefi değildi. Batılı solcular ve komünistler, SSCB´yi 1968 yılından beri alenen eleştiriyorlardı; ancak bu durum hiçbir şekilde onların 20.yüzyıl sonundaki ideolojik mücadeledeki davalarına katkı sunmadı. Neoliberaller, Sovyet sisteminin çöküşünü, modern kapitalizmden farklı herhangi bir başarılı sosyal model inşa etmenin son derece imkansız olduğunun ampirik bir kanıtı olarak yorumladılar. Onlara göre, Sovyetlerin başarısızlığı, “piyasanın görünmez elinin” yönettiği herhangi bir ekonomi politikasının tanım gereği fiyasko olduğunu gösterdi. Dolayısıyla, sadece Sovyet deneyimine bel bağlayan merkezi planlama destekçileri değil, diğer tüm solcular da – en ılımlı sosyal demokratlardan en radikal işçi destekçilerine dek- umutsuz ütopyacılar olarak “ciddi bir söylem” alanından dışlandılar.

Bir dizi siyasi yenilginin ardından ayağa kalkan sosyal-demokrat ve komünist partiler, muzaffer olanın merhametine teslim olmaya başladılar birer birer. Neoliberal sisteme katıldılar ve yeni uzlaşının mantığını kabul etmeye başladılar. Birçok komünist parti artık yok. Sosyal – demokrat partiler, varlıklarını sürdürüyorlar, ancak sadece seçimlerde bir marka olarak. Artık kapitalist politikayı köklü bir şekilde değiştirmeye çalışan bir toplumsal güç olarak yoklar. Bu tartışmalar, “kültürel farklılıkların” nüanslarına, taktik yönetim meselelerine ve doğru personelin istihdamına indirgendi.

Yazının devamı için :  https://asam.org.tr/marxin-mirasindan-yardim-almak/








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Marx Mirasından Yardım Almak
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
´Türkiye´nin S-400 alımına kızan ABD, rövanş peşinde´
´Türkiye´nin S-400 alımına kızan ABD, rövanş peşinde´
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin, ABD´nin Yunanistan´daki askeri varlığını arttırma niyetinde olduğu haberi, Rus medyasında Ankara´nın Rus S-400 hava savunma füzelerini almasına kızan Washington´un, ‘rövanşı´ olarak yorumlandı.
Rusya´nın Çin´e yönelik tutumu, Batı´nınkinden daha olumlu
Rusya´nın Çin´e yönelik tutumu, Batı´nınkinden daha olumlu
11-13 Eylül´de Rusya´nın Vladivostok kentinde yapılacak Doğu Ekonomik Forumu öncesi Sputnik.Görüşler çerçevesinde yapılan araştırma; Rusya vatandaşlarının Çin´e yönelik tutumunun Avrupa sakinlerininkinden daha olumlu olduğunu ortaya koydu.
ABD, Rusya´ya karşı kendi yaptırımlarına uymuyor´
ABD, Rusya´ya karşı kendi yaptırımlarına uymuyor´
Alman Handelsblatt gazetesi, ABD´nin Rusya karşıtı yaptırımlar konusunda Avrupa´ya ciddi baskı uygulamaya çalıştığını, fakat aynı zamanda Rusya´yla gizli anlaşmaları uygulamaya geçirdiğini yazdı.
Nikola Tesla Ve Albert Einstein
Nikola Tesla Ve Albert Einstein
Albert Einstein´a, “hayatta olan en zeki insan” olmanın kendisini nasıl hissettirdiği sorulduğunda Einstein´ın yanıtı şu olmuştu:
´Suriye hava savunması yeni bir saldırıya karşı koyabilecek güçte´
´Suriye hava savunması yeni bir saldırıya karşı koyabilecek güçte´
Rus askeri uzman İgor Korotçenko, Suriye hava savunmasının, ordunun kimyasal silah kullandığı bahanesiyle Suriye´yi yeniden vurma hazırlığındaki ABD, İngiltere ve Fransa´ya yanıt verebilecek kabiliyette olduğunu belirtti.
´ABD, Hindistan´ın S-400 almasına göz yumuyor´
´ABD, Hindistan´ın S-400 almasına göz yumuyor´
ABD´nin en büyük partnerlerinden biri olan Hindistan´ın, bu yıl sonuna kadar Rus hava savunma sistemi S-400´ü satın alması bekleniyor. S-400 alacak ülkelere yaptırım uygulama tehditlerinde bulunan ABD´nin, Hindistan için bir istisna yapacağı ve ülkeyi kendi nüfuz alanı içinde tutabilmek için yaptırım kararı almayacağı belirtiliyor.
ABD´nin S-400´ün satın alınmasıyla ilgili diğer ülkelere karşı uygulayacağı olası yaptırımlar neler olabilir?
ABD´nin S-400´ün satın alınmasıyla ilgili diğer ülkelere karşı uygulayacağı olası yaptırımlar neler olabilir?
Moskova´daki Amerikan Enstitüsü Başkanı Eduard Lozanskiy, Rus hava savunma sistemi S-400´ün satın alınmasıyla ilgili diğer ülkelere karşı olası ABD yaptırımlarını değerlendirdi.
´Çipras, Rusya´yı ziyaret ederek ikili ilişkileri onarmayı umuyor´
´Çipras, Rusya´yı ziyaret ederek ikili ilişkileri onarmayı umuyor´
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras´ın bu yıl Rusya´yı ziyaret etmeyi ve diplomatik krizden zarar gören ikili ilişkileri onarmayı umduğu belirtildi.
Kızgınlar ekseni: Trump´a karşı yeni bir ittifak kurmak mümkün mü?
Kızgınlar ekseni: Trump´a karşı yeni bir ittifak kurmak mümkün mü?
ABD Başkanı Donald Trump´ın tutumunun ABD´nin birçok geleneksel ortağıyla ilişkilerini bozduğuna dikkat çeken uzmanlar, yaptırımlardan zarar gören ülkelerin Washington´un rakipleriyle yakınlaşmasına yol açtığını belirtti ve bunun yeni bir jeopolitik yapılanmaya dönüşüp dönüşmeyeceği sorusuna cevap aradı.
Ukrayna´da, her vatandaşın uluslararası alacaklılara ne kadar borcu olduğu hesaplandı
Ukrayna´da, her vatandaşın uluslararası alacaklılara ne kadar borcu olduğu hesaplandı
Ukrayna´nın dış devlet borcu Haziran 2018 itibariyle 76.3 milyar dolar. VOX Ukrayna ve Liga.net tarafından yayınlanan ortak bir makalede, bu tutarı karşılamak için her Ukrayna vatandaşının 1800 dolar ödemek zorunda olduğu belirtildi.
Rus uzman, Şoygu´nun Almanya uyarısını değerlendirdi
Rus uzman, Şoygu´nun Almanya uyarısını değerlendirdi
Rus askeri uzman İgor Korotçenko, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu´nun, Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen´e tarihi hatırlatarak Almanya´nın Rus karşıtı politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiği yönündeki sözleri ciddi bir uyarıdır değerlendirmesinde bulundu.
Tito´nun Büyük Yugoslavyası´nın Kurulmasının Bir Aracı Olarak Slav-Makedonlar
Tito´nun Büyük Yugoslavyası´nın Kurulmasının Bir Aracı Olarak Slav-Makedonlar
Önümüzdeki günlerde, Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti (FYROM) ile Yunanistan arasında berikinin resmi ve uluslararası düzeyde kullanacağı devlet ismine dair devletler-arası müzakerelerin nihai sonucu açıklanacak.
Rusların Meydan Okuması
Rusların Meydan Okuması
Kırım ve Donbass´ta Ukrayna´ya karşı çifte saldırganlığı ile Rusya, ABD ve NATO karşısında stratejik bir rakip olarak yeniden ortaya çıktı. Birçok gözlemci açısından bu durum ani ve beklenmedikti; ancak bu eylemler, yirmi yıldır kaçınılmaz olarak yaklaşan bir durum gibi görünüyor.
 Fransız siyasetçi: Soljenitsin, Batı´ya yaptığı manevi tükeniş uyarısında haklıydı
Fransız siyasetçi: Soljenitsin, Batı´ya yaptığı manevi tükeniş uyarısında haklıydı
10 yıl önce hayatını kaybeden Nobel Edebiyat ödüllü Rus yazar ve düşünce adamı Aleksandr Soljenitsin´le bizzat tanışıklığı olan Fransız siyasetçi Philippe de Villiers, Soljenitsin´in Batı´nın manevi tükenişi konusundaki tespitinde haklı olduğunu belirtti.
Avusturya basını, ABD için Suriye´deki felaket senaryosunu yazdı
Avusturya basını, ABD için Suriye´deki felaket senaryosunu yazdı
Avusturya´da yayınlanan Contra Magazin dergisi, Çin´in Suriye´deki terörle mücadele faaliyetlerine dahil olmasının ABD için kabus senaryosu olacağını yazdı.
Rus uzman: Pentagon, Rusya´nın önerileri karşısında sorumlu bir tutum sergilemedi
Rus uzman: Pentagon, Rusya´nın önerileri karşısında sorumlu bir tutum sergilemedi
Rus askeri uzman İgor Korotçenko, ABD Savunma Bakanlığı´nın (Pentagon) Rusya Savunma Bakanlığı´nın önerileri karşısında sorumlu bir tutum sergilemediğini ifade etti. Korotçenko, buna rağmen Rusya´nın Suriye krizinin çözümü konusunda ABD ile iş birliği yapmanın yollarını aramaya devam edeceğini kaydetti.
Askeri uzman, ´Üçüncü Dünya Savaşı´nın nerede başlayabileceğini yorumladı
Askeri uzman, ´Üçüncü Dünya Savaşı´nın nerede başlayabileceğini yorumladı
Rusya´da haftalık olarak yayınlanan VPK gazetesinin haberine göre, Rus Askeri Füze ve Topçu Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı, Askeri Bilimler Doktoru Konstantin Sivkov, Üçüncü Dünya Savaşı´nın potansiyel olarak başlayabileceği ana askeri tehdit ve yerleri sıraladı.
Rus uzman: ABD, diğer ekonomileri yoğun baskı altına almaya çalışıyor
Rus uzman: ABD, diğer ekonomileri yoğun baskı altına almaya çalışıyor
Rus ekonomi uzmanı Ofitserov-Belskiy, ABD´li senatörlerin sunduğu Rusya´ya yeni yaptırımlar uygulanmasını öngören yasa tasarısıyla ilgili "ABD, diğer ekonomilere yoğun baskı uygulama politikası izliyor" yorumunu yaptı.
Rus analist: Rusya´nın altın rezervleri Sovyet rekoruna yakın, dolara bağımlılık azalıyor
Rus analist: Rusya´nın altın rezervleri Sovyet rekoruna yakın, dolara bağımlılık azalıyor
Rus analist Anton Mahnovskiy, Rusya´nın şimdilerde 2.000 tonluk altın rezerviyle 1941´deki rekor rezerv seviyesine yakın olduğunu, ABD dolarına olan bağımlılığın azaldığını söyledi.
Lübnanlı uzman: Beyaz Miğferler İngiliz ve Amerikan istihbaratının talimatıyla mizansen yaptı
Lübnanlı uzman: Beyaz Miğferler İngiliz ve Amerikan istihbaratının talimatıyla mizansen yaptı
Lübnanlı emekli General Amin Hteyt, Beyaz Miğferler´in Suriye´den tahliye edilmesinin, söz konusu örgütün tam anlamıyla Batı´ya ait bir ürün olduğunu gösterdiğini, Beyaz Miğferler´in ABD, Fransa ve İngiltere´nin Suriye´ye her türlü saldırısının haklı çıkarılması için ‘sipariş üzeri bilgi fonu´ üretme görevini yerine getirdiğini belirtti.
ABD, İran ‘tehdidi´ bahanesiyle Suriye´den gitmeyecek´
ABD, İran ‘tehdidi´ bahanesiyle Suriye´den gitmeyecek´
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton´un İran´ın tehdit oluşturmaya devam ettiği sürece Amerikan askerlerinin Suriye´de kalacağı açıklamasını değerlendiren Mısırlı uzmanlar, ABD´nin var gücüyle İran´ı Suriye´den uzaklaştırmak istediğini belirtti.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
6.2718
EURO
7.3437
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
Tıkanmış lavaboları açmak için, tıkanmış deliğe sodalı kaynar su dökün. Lavabo hemen açılacaktır.

Püf noktası
En sık söylenen yalan ‘´İyiyim´´dir.

İlginç bilgiler