Rusların Meydan Okuması
Kırım ve Donbass´ta Ukrayna´ya karşı çifte saldırganlığı ile Rusya, ABD ve NATO karşısında stratejik bir rakip olarak yeniden ortaya çıktı. Birçok gözlemci açısından bu durum ani ve beklenmedikti; ancak bu eylemler, yirmi yıldır kaçınılmaz olarak yaklaşan bir durum gibi görünüyor.
Tarih: 8.8.2018 10:22:06/ 244okunma / 0yorum

 

David A. Shlapak

Batı´da birçok kesim, SSCB´nin çöküşünü yanlış yorumladı. Bu durum, Almanya karşısında 1945 yılı Mayıs ayında yaşanan zafer gibi kutlandı – bu, bir toplumun topyekûn mağlubiyeti idi ve diğer tarafta tamamen farklı bir şekilde ortaya çıktı. Leninizm´in ölümü de aynı şekilde görüldü. Geçmişinde kalıcı demokratik kurumların, güçlü sivil toplumun veya “aşağıdan yukarıya doğru” piyasa sinyallerine yanıt verebilecek nitelikte bağımsız bir ekonominin olmadığı bir ülkenin –Soğuk Savaş´ın “galiplerinin” yardımıyla- kendisini yeni, özgür ve Batı´nın normlar ve uygulamalar ağına entegre etmeye hazır bir şeye dönüştürmesine izin veren tarihi bir dönüm noktası olarak görüldü.

Onun yerine, 1989 yılı sonundan 1991 yılı sonuna dek olan dönemde var olan koşullar, 1918 yılı Kasım ayında Birinci Dünya Savaşı´nı sonlandıran ateşkesin ardından yaşananlara çok daha fazla benzemekteydi: siyasi ve ekonomik bir sistemin içeriden çöküşü ve toplumda otoriterlikten uzak temel bir dönüşümün yaşanmaması. Rus toplumunun bazı kesimleri çok daha liberal siyaset ve ekonomi deneyimine açık iken, gücü elinde tutan kesimler yeni ortaya çıkan sistemleri kendi avantajlarına şekillendirebildiler; yüzyılın sonunda siyasi gücün yetenekli politikacı Vladimir Putin´i altında yeniden merkezileştirilmesi için temel oluşturan ekonomik ve siyasi kaosu güçlendiren heybetli bir oligarşi yarattılar – bir tür Weimer Rusya´sı oldu.

Rusya bugün demokrasiyi denediğine ve bu demokrasinin felaket bir şekilde fiyaskoya uğradığına inanıyor. Rusya´nın tutumu Batı´ya yönelik bir kin ve öfkeyle tetiklenmiştir. Çin gibi o da –en azından 20 yıldır- bir aşağılanma söylemine sahiptir. Çıkarları gözardı edilmekte; hedefleri küçümsenmekte; çektiği acı gözden kaçmakta ve birinci sıradaki bir ulus olarak hak ettiği yer gasp edilmektedir.

Bu bağlamda, söz konusu Perspektif, Baltık bölgesinde Rusların potansiyel saldırganlığıyla nasıl başa çıkılacağı konusunda bir argüman sunmakta; yıllardır bölgenin analiz edilmesinden kaynaklı uzmanlıktan ve RAND Corporation´ın gerçekleştirdiği sayısız savaş oyununun sonuçlarından yararlanılmaktadır. Bu argümana dair bir dizi soru soruyoruz:

Rusya ne istiyor?

Rusya, hangi tanımlamayı kullanırsanız kullanın büyük bir güçtür. Herhangi bir büyük gücün istediği şeyi istemektedir:

* iç istikrar

* güvenli sınırlar – yani periferisi boyunca yer alan bölgelerde nüfuz üstünlüğü

* eşdeğeri olarak tanıdığı diğer devletlerle olumlu bir güç dengesi

* kendi kendine tanımlanan çıkarlara dokunan herhangi bir meselede meşru söz hakkına sahip olduğunun genel kabul görmesi.

Bu hedefler, ABD´nin hedeflerine benzemektedir – örneğin, Monroe Doktrini, ABD´nin diğer büyük güçlerin Batı yarımküreye müdahale etmesine hoşgörüyle yaklaşmayacağı konusunda ısrar etmektedir. Bununla birlikte, ABD´nin bakış açısından Rusların hedefleri sorunludur. Bunun öncelikle sebebi, Rusya´nın sınır bölgelerinde, ABD´nin antlaşma yükümlülüklerinin bulunduğu birçok ülkenin olması ve bu ülkelerin Rusların nüfuz alanı içerisinde yaşama gibi bir arzusu olmamasıdır. İkinci olarak, Rusya´nın komşularının büyük kısmı, kendi yerel denetleme hakkını güvence altına almaya dönük bazı yaklaşımlar karşısında –bunlar arasında doğrudan emperyalist yayılma, müşteri veya uydu devletlerin elde edilmesi veya hükümeti devirme girişimleri- yenilmiştir. Kremlin´in kısa süre önceki tutumu ise, kendilerini sınırları içerisine hapsedenlerin endişelerini gidermek açısından faydalı olmamıştır.

Rusya´nın hedeflerinin sorunlu olmasının üçüncü bir sebebi ise, Rusya´nın kendisinden daha çok uluslararası düzenin niteliği, büyük güçleri belli bir rekabet düzeyine hapseden dinamiklerle alakalıdır. Bu rekabet kızışabilir veya bir dizi sebeple dindirilebilir; ancak ampirik açıdan bakıldığında büyük bir gücün sistemdeki diğer aktörlerle olumlu bir güç dengesi tutturma çabası içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu durum ise “güvenlik çelişkileri” doğuruyor: Bu durumda, Rusların kendi algılanan güvenliklerini artırmaya dönük adımları, diğerleri tarafından kendilerine yönelik tehdidin artması olarak görülüyor; karşıt adımların atılmasını mecbur bırakıyor ve bu da karşılığında Rusların kendilerini korumaya dönük daha fazla adım atmasını motive ediyor. Denetlenmemiş bir güvenlik çelişkisi, bir silah yarışına ve kriz yaşayan rekabetlere – ve son kertede de savaşa- evrilebilir.

Bu baskıları artıran şey ise, ABD ve müttefiklerinin niçin Moskova´ya karşı iki kısımlı bir diyalog ve caydırıcılık stratejisi izledikleridir. Bu yaklaşım, Rusya´nın kırılgan doğu sınırları boyunca NATO´nun tavrını güçlendirmek ve bir yandan da gerilimleri azaltıp Rusya ile işbirliğine yönelik fırsatları tespit etmek üzere iletişim kanallarını yeniden açmaya çabalamak suretiyle Rusya´nın herhangi bir askeri eylemine yönelik teşvikleri azaltmayı hedeflemektedir. Güvenlik ikileminin tehlikeli mantığı ise; taraflardan hiçbirisinin bir diğerinin düşmanca olmayan niyetlerine inanmaya meyilli olmamasıdır. Ancak, faydaları maksimum düzeye çıkaran eylemleri, genel güvensizliği azaltmaya yönelik olarak süregiden diyalog ile birleştirmek, en tehlikeli sonuçların azaltılmasına ve savaşa doğru evrilmesini önlemeye katkı sağlayabilir. Her halükarda, güvenlik açmazlarına dair dinamiklerin, büyük güç rekabetinin kaçınılmaz nitelikleri olması sebebiyle, bu tür ikilemleri önleme umuduyla tedbir amaçlı caydırıcı önlemlerden kaçınılması akılsızca görünüyor.

Rusya NATO´ya neden Saldırır?

Herhangi bir günde Rusya´nın NATO´ya alenen saldırma gibi bir niyeti elbette yok. Ülkeler birbirleriyle bir heves uğruna savaşa girmezler. Ancak NATO açısından zorluk Rusya´yı

herhangi bir gün caydırmak değil; savaşın Moskova açısından mevcut tercihler bağlamında kalıcı bir seçenek olarak göründüğü gün Rusya´yı caydırmaktır.

Yazının devamı için : http://asam.org.tr/ruslarin-meydan-okumasi/








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Rusların Meydan Okuması
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Rus uzman, Şoygu´nun Almanya uyarısını değerlendirdi
Rus uzman, Şoygu´nun Almanya uyarısını değerlendirdi
Rus askeri uzman İgor Korotçenko, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu´nun, Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen´e tarihi hatırlatarak Almanya´nın Rus karşıtı politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiği yönündeki sözleri ciddi bir uyarıdır değerlendirmesinde bulundu.
Tito´nun Büyük Yugoslavyası´nın Kurulmasının Bir Aracı Olarak Slav-Makedonlar
Tito´nun Büyük Yugoslavyası´nın Kurulmasının Bir Aracı Olarak Slav-Makedonlar
Önümüzdeki günlerde, Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti (FYROM) ile Yunanistan arasında berikinin resmi ve uluslararası düzeyde kullanacağı devlet ismine dair devletler-arası müzakerelerin nihai sonucu açıklanacak.
 Fransız siyasetçi: Soljenitsin, Batı´ya yaptığı manevi tükeniş uyarısında haklıydı
Fransız siyasetçi: Soljenitsin, Batı´ya yaptığı manevi tükeniş uyarısında haklıydı
10 yıl önce hayatını kaybeden Nobel Edebiyat ödüllü Rus yazar ve düşünce adamı Aleksandr Soljenitsin´le bizzat tanışıklığı olan Fransız siyasetçi Philippe de Villiers, Soljenitsin´in Batı´nın manevi tükenişi konusundaki tespitinde haklı olduğunu belirtti.
Avusturya basını, ABD için Suriye´deki felaket senaryosunu yazdı
Avusturya basını, ABD için Suriye´deki felaket senaryosunu yazdı
Avusturya´da yayınlanan Contra Magazin dergisi, Çin´in Suriye´deki terörle mücadele faaliyetlerine dahil olmasının ABD için kabus senaryosu olacağını yazdı.
Rus uzman: Pentagon, Rusya´nın önerileri karşısında sorumlu bir tutum sergilemedi
Rus uzman: Pentagon, Rusya´nın önerileri karşısında sorumlu bir tutum sergilemedi
Rus askeri uzman İgor Korotçenko, ABD Savunma Bakanlığı´nın (Pentagon) Rusya Savunma Bakanlığı´nın önerileri karşısında sorumlu bir tutum sergilemediğini ifade etti. Korotçenko, buna rağmen Rusya´nın Suriye krizinin çözümü konusunda ABD ile iş birliği yapmanın yollarını aramaya devam edeceğini kaydetti.
Askeri uzman, ´Üçüncü Dünya Savaşı´nın nerede başlayabileceğini yorumladı
Askeri uzman, ´Üçüncü Dünya Savaşı´nın nerede başlayabileceğini yorumladı
Rusya´da haftalık olarak yayınlanan VPK gazetesinin haberine göre, Rus Askeri Füze ve Topçu Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı, Askeri Bilimler Doktoru Konstantin Sivkov, Üçüncü Dünya Savaşı´nın potansiyel olarak başlayabileceği ana askeri tehdit ve yerleri sıraladı.
Rus uzman: ABD, diğer ekonomileri yoğun baskı altına almaya çalışıyor
Rus uzman: ABD, diğer ekonomileri yoğun baskı altına almaya çalışıyor
Rus ekonomi uzmanı Ofitserov-Belskiy, ABD´li senatörlerin sunduğu Rusya´ya yeni yaptırımlar uygulanmasını öngören yasa tasarısıyla ilgili "ABD, diğer ekonomilere yoğun baskı uygulama politikası izliyor" yorumunu yaptı.
Rus analist: Rusya´nın altın rezervleri Sovyet rekoruna yakın, dolara bağımlılık azalıyor
Rus analist: Rusya´nın altın rezervleri Sovyet rekoruna yakın, dolara bağımlılık azalıyor
Rus analist Anton Mahnovskiy, Rusya´nın şimdilerde 2.000 tonluk altın rezerviyle 1941´deki rekor rezerv seviyesine yakın olduğunu, ABD dolarına olan bağımlılığın azaldığını söyledi.
Lübnanlı uzman: Beyaz Miğferler İngiliz ve Amerikan istihbaratının talimatıyla mizansen yaptı
Lübnanlı uzman: Beyaz Miğferler İngiliz ve Amerikan istihbaratının talimatıyla mizansen yaptı
Lübnanlı emekli General Amin Hteyt, Beyaz Miğferler´in Suriye´den tahliye edilmesinin, söz konusu örgütün tam anlamıyla Batı´ya ait bir ürün olduğunu gösterdiğini, Beyaz Miğferler´in ABD, Fransa ve İngiltere´nin Suriye´ye her türlü saldırısının haklı çıkarılması için ‘sipariş üzeri bilgi fonu´ üretme görevini yerine getirdiğini belirtti.
ABD, İran ‘tehdidi´ bahanesiyle Suriye´den gitmeyecek´
ABD, İran ‘tehdidi´ bahanesiyle Suriye´den gitmeyecek´
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton´un İran´ın tehdit oluşturmaya devam ettiği sürece Amerikan askerlerinin Suriye´de kalacağı açıklamasını değerlendiren Mısırlı uzmanlar, ABD´nin var gücüyle İran´ı Suriye´den uzaklaştırmak istediğini belirtti.
‘ABD, İran ‘tehdidi´ bahanesiyle Suriye´den gitmeyecek´
‘ABD, İran ‘tehdidi´ bahanesiyle Suriye´den gitmeyecek´
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton´un İran´ın tehdit oluşturmaya devam ettiği sürece Amerikan askerlerinin Suriye´de kalacağı açıklamasını değerlendiren Mısırlı uzmanlar, ABD´nin var gücüyle İran´ı Suriye´den uzaklaştırmak istediğini belirtti.
‘Suriye ordusunun, İsrail dışında da yeterince sorunu var´
‘Suriye ordusunun, İsrail dışında da yeterince sorunu var´
Rus siyaset uzmanı Andrey Suzdaltsev,Suriye´nin Humus bölgesindeki T-4 hava üssüne saldıran İsrail savaş uçağının Suriye hava savunması tarafından vurulması haberini değerlendirdi.
ABD, F-35 sırlarının açıklanmasından korkuyor ama zaten her şey açık´
ABD, F-35 sırlarının açıklanmasından korkuyor ama zaten her şey açık´
ABD ve İngiltere´nin, Rusya´nın Türkiye aracılığıyla F-35´in ‘sırlarını´ öğrenebileceğinden korktuğunu yönündeki haberleri değerlendiren Rus dış politika uzmanı Oleg Glazunov, Washington ve Londra´nın aslında neden korktuğunu Sputnik´e anlattı.
Batı´nın Putin-Trump zirvesinden korkmasının nedenleri açıklandı
Batı´nın Putin-Trump zirvesinden korkmasının nedenleri açıklandı
The Independent gazetesi, Rusya ve ABD liderlerinin anlaşmaya varması durumunda Batı´daki birçok kişinin, Moskova´nın siyasi açıdan kendilerine uygun olan ‘ebedi düşman´ imajından yoksun kalacağını ve bu nedenle Batı´da liderlerin görüşmesine engel olmak için yoğun çaba harcandığını yazdı.
Batı, Putin-Trump zirvesinden neden korkuyor?
Batı, Putin-Trump zirvesinden neden korkuyor?
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD´li mevkidaşı Donald Trump arasında yapılacak 3. zirve, Batılı bazı kesimleri endişeye sevk etti. Sputnik, bu zirveden korku duyan tarafları ve bu korkunun nedenlerini irdeledi.
Karadağ´ın ‘NATO sevgisi´ ve turizm
Karadağ´ın ‘NATO sevgisi´ ve turizm
Nebojsa Popovic, NATO´nun Karadağ ekonomine olumlu etki edip etmediği sorusunu Sputnik için cevaplandırdı.
Marx´ın Mirasından Yardım Almak
Marx´ın Mirasından Yardım Almak
2008 yılında başlayan küresel kriz, neoliberal küreselleşme çağının sonunun işaretiydi; ancak sebep olduğu süreçler sona ermedi. Bize Aydınlanma Çağı´nın büyük düşünürleri ve özgürleşme hareketinin ideologları tarafından bırakılan kuramsal mirası kullanarak ilerleyebiliriz. Beğenseniz de beğenmeseniz de Karl Marx, içlerinde en büyüğü olmaya devam etmektedir.
‘İsrail, Kıbrıs´ı Ortadoğu´nun işlerine karıştırıyor´
‘İsrail, Kıbrıs´ı Ortadoğu´nun işlerine karıştırıyor´
İsrailli gazeteci Seth Frantzman, İsrail´in abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi´ne gidecek malları kontrol edebilmek için Kıbrıs Yönetimi´nden talep ettiği liman inşaatı projesinin ne derece uygulanabilir olduğu konusunda değerlendirmelerde bulundu.
ABD basını: Ankara ile Moskova arasındaki yakınlaşma, Montrö Boğazlar Sözleşmesi´nde değişikliğe götürebilir
ABD basını: Ankara ile Moskova arasındaki yakınlaşma, Montrö Boğazlar Sözleşmesi´nde değişikliğe götürebilir
The National Interest (NI) dergisinde yer alan bir makalede, Rusya´nın Ankara ile olan ilişkilerinin ilerlemesinin Montrö Boğazlar Sözleşmesi´nde değişiklik yapılmasıyla sonuçlanabileceği ve bu nedenle Karadeniz Filosu için dizel elektrikli denizaltı inşa etmesine gerek olmadığı değerlendirmesinde bulunuldu.
Tarihsel Perspektiften Rusya´nın Dış Politikası
Tarihsel Perspektiften Rusya´nın Dış Politikası
Herkesin eşit olduğu, ancak bazılarının diğerlerinden daha eşit olduğu yönünde George Orwell´in ifade ettiği ilke, uluslararası düzeyde benimsenmişe benziyor. Bu, Amerika´nın Orta Doğu ülkeleri ve diğer yerlere müdahalesinin sonucunda teyit edildi. Rusya, uluslararası işlerde hukuk ve adalet ilkelerini benimsemeye devam edecek.
Dünya Düzeninin Çöküşü Mü?
Dünya Düzeninin Çöküşü Mü?
Görünen o ki Moskova, çok-kutupluluğa hazırlıklı değil; keza 19.yüzyılda Rus şansölyelerin oldukça iyi bildiği temel kuralını henüz kavramamış: Diğer güç merkezleriyle daha yakın ilişkiler geliştirmek üzere münferit konularda tavizler vermek gerekir.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.7982
EURO
6.5935
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
Sarımsağı kolayca soymak için dişlerini bıçağın yan tarafıyla ezmeniz yeterlidir. Kabukları kolayca ayrılacaktır.

Püf noktası
» Ortalama bir erkeğin,hayatının 3 350 saatini traş olmakla geçirdiğini,

İlginç bilgiler