Tarihsel Perspektiften Rusya´nın Dış Politikası
Herkesin eşit olduğu, ancak bazılarının diğerlerinden daha eşit olduğu yönünde George Orwell´in ifade ettiği ilke, uluslararası düzeyde benimsenmişe benziyor. Bu, Amerika´nın Orta Doğu ülkeleri ve diğer yerlere müdahalesinin sonucunda teyit edildi. Rusya, uluslararası işlerde hukuk ve adalet ilkelerini benimsemeye devam edecek.
Tarih: 19.6.2018 11:05:09/ 2209okunma / 0yorum

 

Sergey Lavrov – Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı

Herkesin eşit olduğu, ancak bazılarının diğerlerinden daha eşit olduğu yönünde George Orwell´in ifade ettiği ilke, uluslararası düzeyde benimsenmişe benziyor. Bu, Amerika´nın Orta Doğu ülkeleri ve diğer yerlere müdahalesinin sonucunda teyit edildi. Rusya, uluslararası işlerde hukuk ve adalet ilkelerini benimsemeye devam edecek.

Uluslararası ilişkiler çalkantılı bir dönemden geçerken, Rusya, daha önce birçok kez olduğu gibi, kendisini, gelecekte küresel gelişmelerin yönünü belirleyecek olan kilit eğilimlerin kesişim noktasında buldu.

Rusya´nın uluslararası durumu ve dünyadaki konumunu yeterince doğru şekilde değerlendirip değerlendirmediğine dair farklı fikirler ve şüpheler söz konusu. Bu, Batı yanlısı liberaller ile kendi özgün yolunu savunanlar arasında hiç bitmeyen mücadelelerin bir yansıması. Ayrıca, Rusya´nın sürekli olarak geri kaldığı ve başkalarının icat ettiği ilkeleri yakalamaya veya kendisini onlara uyarlamaya mahkum olduğuna, dolayısıyla uluslararası işlerde haklı bir rol edinme iddiasında bulunamayacağına inanan ülke içinde ve dışında da birçok kişi var. Tarihten bazı gerçekleri anımsatıp tarihsel paralellikler kurarak bu konulardaki fikirlerimi paylaşmama izin verin.

TARİHİN DEVAMLILIĞI

Üzerinde iyi düşünülmüş bir politikanın tarihten ayrı tutulamayacağı uzun zamandır kabul edilen bir durum. Tarihe yönelik bu atıf, kısa süre önce birçok önemli olayı kutladığımız bir dönemde giderek daha büyük bir anlam kazanıyor: Geçtiğimiz sene İkinci Dünya Savaşı´nın zaferinin 70.yıldönümü, bir önceki yıl Birinci Dünya Savaşı´nın 100.yıldönümü, 2012 yılında Borodino Muharebesi´nin 200.yıldönümü ve Moskova´nın Polonyalı işgalcilerden kurtarılmasının 400.yıldönümü. Aslında tüm bu önemli olaylara yakından baktığımızda, Rusya´nın Avrupa ve dünya tarihinde oynadığı özel rol gözler önüne seriliyor.

Tarihsel gerçeklikler, Rusya´nın her daim Avrıpa´nın çeperinde, siyasi bir dışarlıklı olduğu yönündeki yaygın inancı doğrulamıyor. 988 yılında Rus´un vaftizini anımsayalım – bu olayın 1025.yıldönümü de kısa süre önce kutlandı. Bu olay, devlet kurumları, sosyal ilişkiler ve kültürün geliştirilmesine ivme kazandırdı ve Kievli Rus´u Avrupa topluluğunun tam bir üyesi yaptı. Aynı zamanda, hanedanlık evlilikleri, bir ülkenin uluslararası ilişkiler sistemindeki rolüne dair en iyi göstergedir. Büyük Bilge Prens Yaroslav´ın üç kızının Norveç ve Danimarka, Macaristan ve Fransa kraliçeleri olması oldukça manidar. Kız kardeşi de Polonya kralıyla evlenirken, kızı Alman imparatoruyla evlenmişti.

Birçok çalışma o dönemde Rus´un çok yüksek bir kültürel ve ruhani gelişimi olduğunu ve bunun Batı Avrupa devletlerinden muhtemelen çok daha yüksek düzeyde olduğunu gösteriyor. Birçok saygın Batılı düşünür, Rus´un genel Avrupa bağlamına oldukça denk düştüğünü kabul ediyorlar. Bununla birlikte Rus halkı her zaman için kendi kültürel matrisine ve ruhaniliğine sahipti ve hiçbir zaman tamamen Batı ile bütünleşmedi. Burada Moğol işgalinin yaşandığı trajik ve oldukça belirleyici dönemi anımsamak gerekir. Alexander Puşkin bu konuda şöyle yazmıştı: “Barbarlar, arkalarında esir olmuş bir Rus bırakmaya cesaret etmediler ve Doğu steplerine geri döndüler. Hıristiyan aydınlanması, harabeye çevrilmiş ve ölmekte olan bir Rusya tarafından kurtarıldı.” Öte yandan, Lev Gumilyov´un ifade ettiği alternatif bir görüş de vardı. Gumilyov´a göre, Moğol işgali yeni bir Rus etnik milliyetçiliğinin ortaya çıkmasını kolaylaştırdı ve Büyük Step, gelişimimize ilave bir şekilde ivme kazandırdı.

Olaya neresinden bakarsanız bakın şurası net ki, bu dönem Rus devletinin Avrasya´daki bağımsız rolünü ortaya koymak için son derece önemliydi. Büyük Prens Alexander Nevsky´nin izlediği politikayı anımsayabiliriz. Kendisi, Avrupalı Batı´nın Rus topraklarını boyunduruğu altına alma ve onları kimliklerinden mahrum bırakma yönündeki çabalarına rağmen Rus halkının kendi inancına sahip olma ve kendi kaderini belirleme hakkını korumak üzere genellikle diğer dinlere karşı hoşgörülü olan Altın Orda devleti yöneticilerine geçici bir şekilde boyun eğmeyi kabul etmişti. Bu akıllıca ve ileri görüşlü politikanın bizim genlerimize işlenmiş olduğuna eminim.

Ruslar, Moğol boyunduruğunun baskısı altında yok olmadı ve daha sonraları hem Doğu hem de Batı´da, 1453 yılında düşene dek Bizans İmparatorluğu´nun varisi olarak görülen birleşik bir devlet olarak yükselmek üzere zorlu zamanlardan geçmeyi başardı. Avrupa´nın doğu kısmında uzanan geniş bir devlet, Urallar ve Sibirya´ya doğru genişlemeye başladı. O zaman bile Avrupa çapındaki siyasi manevralarda –devlet egemenliğine saygıyı temel alan Avrupa´daki Westfalya uluslararası ilişkiler sisteminin kurulmasına yol açan Otuz Yıl Savaşları da dahil olmak üzere- güçlü bir dengeleyici oldu. İlkeleri ise bugün halen önemini koruyor.

Ve bu noktada, birkaç yüzyıl boyunca etkileri hissedilen bir çelişkiyle karşı karşıyayız. Bir yandan Muscovy doğal olarak Avrupa meselelerinde giderek artan bir rol oynadı. Diğer yandan Avrupa ülkeleri, doğuda yükselen bir dev karşısında endişeye kapılıp onu mümkün olduğunca tecrit etmek üzere adımlar attılar ve onu Avrupa´daki en önemli süreçlerden uzak tuttular.

Geleneksel toplumsal düzen ile en ileri deneyimin kullanılması da dahil olmak üzere modernizasyon hedefi arasındaki bariz çelişki ise, o günlere dek uzanıyor. Hızla gelişen bir devletin, modern teknolojileri kullanarak ilerlemeyi denemekten başka bir yolu yoktur. Ancak bu durum, kendi “kültürel kodundan” vazgeçtiği anlamına gelmez. Geleneklerini koruyarak modernleşen birçok doğulu toplum örneği biliyoruz. Özünde Avrupa medeniyetinin kollarından biri olan Rusya için de bu durum geçerliliğini koruyor.

Şurası bir gerçek ki, Avrupa´nın başarılarını temel alan bir modernleşme talebi Rus toplumunda Çar Alexis döneminde oldukça bariz bir hal aldı ve Yüce Petro´nun yetenekli ve dinamik yönetimi sırasında da güçlendi. Ülke içinde güçlü tedbirlere ve kararlı ve başarılı bir dış politikaya bel bağlayan ilk Rus imparatoru, Rusya´yı yirmi yıl içerisinde önde gelen Avrupa devletleri arasına koymayı başardı. O zamandan beri Rusya artık gözardı edilemez bir ülke halini aldı ve Avrupa´nın hiçbir ciddi sorunu, onsuz çözülemez.

Herkesin bu durumdan hoşnut olduğunu söylemek hatalı olacaktır. Sonraki yüzyıllar boyunca ülkeyi Yüce Petro öncesi zamanlara döndürmek üzere sürekli girişimler oldu; ancak nafile. 18.yüzyıl ortasında Rusya Avrupa´daki büyük bir çatışmada –Yedi Yıl Savaşları- kilit bir rol oynadı. Rus birlikleri, yenilmez olmakla nam salmış Prusya Kralı II. Frederick´in başkenti olan Berlin´e göz kamaştıran bir giriş yaptılar. Prusya, Rus imparatoriçesi Elizabeth´in aniden ölmesi ve yerine Yüce Frederick´i çok beğenen III. Petro´nun geçmesi sebebiyle kaçınılmaz bir mağlubiyetten kurtuldu. Almanya tarihindeki bu dönemeçten halen Brandenburg Hanedanlığının Mucizesi olarak söz edilir. Rusya´nın boyutu, gücü ve nüfuzu, Çariçe Katerina döneminde ciddi oranda arttı ve o dönemin Şansölyesi Alexander Bezborodko´nun gözlemlediği gibi, “Avrupa´da bizim onayımız olmaksızın tek bir mermi bile atılamaz” şeklindeki düzeye erişti.

Yazının devamı için : http://asam.org.tr/tarihsel-perspektiften-rusyanin-dis-politikasi/








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
ABD müttefiklerini çok kolay ‘ele vermeye´ başladı´
ABD müttefiklerini çok kolay ‘ele vermeye´ başladı´
Kaşıkçı cinayetinden Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman´ı sorumlu tutan ABD Senatosu´nun karar tasarısını değerlendiren Rus siyaset uzmanı Yuriy Poçta, bu kararın Rusya ile ne şekilde alakalı olduğuna da açıklık getirdi.
´ABD müttefiklerini çok kolay ‘ele vermeye´ başladı´
´ABD müttefiklerini çok kolay ‘ele vermeye´ başladı´
Kaşıkçı cinayetinden Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman´ı sorumlu tutan ABD Senatosu´nun karar tasarısını değerlendiren Rus siyaset uzmanı Yuriy Poçta, bu kararın Rusya ile ne şekilde alakalı olduğuna da açıklık getirdi.
´Rusya ve Çin, ABD ile NATO´ya karşı koymak için Doğu Antantı kurdu´
´Rusya ve Çin, ABD ile NATO´ya karşı koymak için Doğu Antantı kurdu´
Batı´nın oyunlarının kurbanı olduklarını düşündüğü belirtilen Rusya ve Çin´in ABD ile NATO´ya karşı koymak için Doğu Antantı kurduğu ifade edildi.
´Ortak Avrupa ordusu fikri tam bir felaket´
´Ortak Avrupa ordusu fikri tam bir felaket´
The National Interest, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından önerilen Avrupa ordusu oluşturmak fikrinin ciddi sorunlara yol açacağını yazdı.
Elveda yeşil: Avrupa, doları reddediyor
Elveda yeşil: Avrupa, doları reddediyor
Avrupa Komisyonu, avronun enerji ve hammade alımı gibi ekonominin stratejik sektörlerindeki kullanım alanını genişletmek için bir önlem paketi hazırladı.
´Baba Bush´u anlatan Gorbaçov: Dünya yeni bir cepheleşme ve silahlanma yarışının eşiğinde
´Baba Bush´u anlatan Gorbaçov: Dünya yeni bir cepheleşme ve silahlanma yarışının eşiğinde
Aralık ayı başında hayatını kaybeden ABD´nin 41. Başkanı George H. W. Bush´la birlikte ABD ve SSCB arasında ortaklığın temelini atmayı başardıklarını söyleyen Sovyetler Birliği´nin son lideri Mihail Gorbaçov, dünya yeni bir cepheleşme ve silahlanma yarışının eşiğinde olduğu için geçmişteki kazanımların da risk altında olduğunu kaydetti.
Trump, Moskova´yı sevindirmemek için ´Prensin yavru köpeği´ oldu
Trump, Moskova´yı sevindirmemek için ´Prensin yavru köpeği´ oldu
ABD Başkanı Donald Trump´ın belki de tüm dünyaya ne kadar güçlü, akil, pragmatik ve vatansever bir kişi olduğunu göstermek için gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin yaptığı bir dizi açıklama gerçekte tam aksine bir etki yarattı.
Rus gazı kimleri korkutuyor?
Rus gazı kimleri korkutuyor?
Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki´nin, Kuzey Akımı 2 doğalgaz boru hattının devreye girmesinden sonra Rusya´nın Ukrayna´ya saldırıya geçebileceği yönündeki açıklamasını değerlendiren Rus gazeteci Ardayev, “Avrupa, Rus gazına muhtaç. Ama bu durumdan rahatsız olanlar var” dedi.
ABD medyası: Veliaht Selman´ı zayıflatmak Suudi Arabistan ve Ortadoğu´da istikrarı arttıracaktır
ABD medyası: Veliaht Selman´ı zayıflatmak Suudi Arabistan ve Ortadoğu´da istikrarı arttıracaktır
ABD´nin Washington Post gazetesinde yayımlanan makalede, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman´ın pozisyonunun zayıflamasının Suudi Arabistan´da ve Ortadoğu´da istikrarı artıracağı değerlendirmesi yapıldı.
‘Türk Akımı, güven güçlendirmede yeni bir seviye´
‘Türk Akımı, güven güçlendirmede yeni bir seviye´
Rus parlamentosunun alt kanadı Duma´da Dış İlişkiler Komitesi üyesi Sergey Jeleznyak, Türk Akımı yapımında takvimin ilerisinde olunmasının Rus doğalgazı sevkiyat sisteminin oluşturulmasında önemli bir adım olduğunu belirtti.
ABD basını Rusya´yla savaşta hangi tarafın, neden yenik düşeceğini yazdı
ABD basını Rusya´yla savaşta hangi tarafın, neden yenik düşeceğini yazdı
ABD´de yayınlanan National Interest dergisi, ABD´nin, asker sayısının yeterli olmaması ve kaynaklarının az olması yüzünden savaş çıkması halinde Rusya ya da Çin´e karşı yenilgiye uğrayacağını yazdı.
ABD sınırındaki Tijuana´da göçmen kazanı kaynıyor
ABD sınırındaki Tijuana´da göçmen kazanı kaynıyor
ABD Başkanı Donald Trump´ın haftalardır ´bir numaralı ulusal güvenlik tehdidi´ ilan ettiği göçmen kervanının ilk dalgası, Meksika´nın Tijuna kentinde ABD sınırına vardı.
‘Palermo´daki Libya konferansı işe yaramadı´
‘Palermo´daki Libya konferansı işe yaramadı´
Mısırlı uluslararası ilişkiler uzmanı Nizar Müftü, konferansın başarılı olması için Libyalı politik güçler ve küresel aktörler arasında anlaşmanın sağlanması gerektiğini belirtti.
WSJ: Rusya, dolara darbe vuran ülkeler arasında yer alıyor
WSJ: Rusya, dolara darbe vuran ülkeler arasında yer alıyor
Rusya´nın küresel ticarette doların hegemonyasına darbe vuran ülkeler arasında yer aldığı ve bu alanda ilk başarılı sonuçları elde etmeye başladığı belirtildi.
WSJ: ABD´nin İran yaptırımları, Rusya´nın küresel enerji pazarındaki konumunu güçlendirdi
WSJ: ABD´nin İran yaptırımları, Rusya´nın küresel enerji pazarındaki konumunu güçlendirdi
ABD´nin İran´a uyguladığı yaptırımların Rusya´nın küresel enerji pazarındaki konumunu güçlendirdiği belirtildi. Ayrıca Rusya´nın petrol üretiminde son 30 yılın en yüksek seviyesini gördüğü kaydedildi.
Çin medyası: Trump´ın politikası ABD´nin küresel hegemonyasını bitirecek
Çin medyası: Trump´ın politikası ABD´nin küresel hegemonyasını bitirecek
Hong Kong merkezli Asia Times, ABD Başkanı Donald Trump´ın ekonomik başarısının süper gücün çöküşüne neden olabileceğini ve Mihail Gorbaçov´un Sovyetler´in dağılmasına yol açan başarısız politikasının akıbetini tekrarlayabileceğini belirtti.
Uluslararası Riyakarlık
Uluslararası Riyakarlık
Son günlerde tüm uluslararası medya kaynakları, gazeteler, dergiler, TV kanalları ve İnternet sosyal medyası, Suudi muhabir Cemal Kaşıkçı´nın tüyler ürpertici ölümü hakkında yayınlar yapmakla meşgul. Kaşıkçı, Muhamad bin Salman´a (MBS) ve onun baskıcı politikalarına muhalefet etmeye başlayana dek rejime sadık biriydi.
Çin´de Din
Çin´de Din
Çin´de dini kuralların yerine getirilme oranı arttıkça Çin Komünist Partisi, denetimlerini sıkılaştırmaya, din üzerinde zulmü artırmaya ve devletin izin verdiği din kurumlarını asimile etme girişimlerine devam ediyor.
´Suudi Arabistan petrol ekonomisinden yatırım ekonomisine geçiyor´
´Suudi Arabistan petrol ekonomisinden yatırım ekonomisine geçiyor´
Suudi Arabistan´ın başkenti Riyad´da sona eren Geleceğe Yatırım Girişimi (FII) forumunu değerlendiren Suudi ekonomistler, Riyad´ın petrolü temel gelir kaynağı olarak reddetme stratejisini uyguladığını ve ülkeye uzun vadeli yatırımları teşvik ettiğini belirtti.
ABD, batık bir gemiyle 6 yıl önce kapanan bankayı da yaptırım listesine aldı
ABD, batık bir gemiyle 6 yıl önce kapanan bankayı da yaptırım listesine aldı
ABD, İran´a yönelik yaptırım listesine 6 Ocak´ta Çin kıyılarında batan Sançi petrol tankeri ile 6 yıl önce kapanan bir bankayı da ekledi.
Dolardan vazgeçme planının Rusya için sonuçları ne olacak?
Dolardan vazgeçme planının Rusya için sonuçları ne olacak?
Doların Rus ekonomisindeki payını azaltma planını değerlendiren Rus uzmanlar, bunun bankaların zorunlu döviz rezervlerinde değişiklik yapmasına ve bankaların döviz bazlı kredi vermekten vazgeçmesine neden olabileceğini belirtti.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.3429
EURO
6.0908
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
1736 Buharlı makinayı bularak Sanayi Devrimi´nin başlamasında rol oynayan İskoç mucit James Watt.
1798 Sosyaolojinin ve pozitivizmin kurucusu Kabul edilen Fransız filozof Auguste Comte.
1945 Türkiye´de Deutsche Bank ve Deutsche Orient Bank faaliyetlerini durdurdu ve tasfiye hazırlıklarına başladı.
1950 Çin önderi Mao Zedong, Ho Şi Minh´in önderliğindeki Kuzey Vietnam´ı tanıdı.
1950 Türkiye´de İş Mahkemeleri kurulması kararı alındı.
1959 Amerika Birleşik Devletleri ile imzalanan İstimlak ve Müsadere Garantisi Anlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisi´nde onaylandı. Anlaşma basında kapitülasyonlara dönüş olarak nitelendi.
1960 İskandinav Havayollarına ait bir yolcu uçağı Esenboğa yakınlarında düştü; 42 yolcu öldü.
1961 İstanbul´da atlı arabalara plaka verilmemesi kararlaştırıldı.
1966 Hindistan´da Nehru´nun kızı İndra Gandhi başbakan oldu.
1970 Eski çalışma bakanlarından ve İstanbul valilerinden Mümtaz Tarhan.
Elleriniz soğan kokuyorsa, soğan doğradığınız bıçağı su altında elinize sürtün ve sabunla yıkayın. Kokudan eser kalmayacaktır.

Püf noktası
-Günümüzde evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. (Bak bunu duyduğum iyi oldu ben zaten evlenmiyecem böylece kamçılamış oldum bu sözlerle) -Rodin’in ünlü ‘düşününen adam’ heykeli aslında İtalyan şair dante’nin portresidir. -Uranüs çıplak gözle görülen

İlginç Bilgiler 4