Adaletli Bir Dünya Mümkün mü?
Bugün dünyanın neresine bakarsak bakalım büyük bir adaletsizliğin yaşandığını görüyoruz. Bu anlamda insanlık adalete bu derece ihtiyaç duyduğu başka bir zaman dilimi yaşamadı dersek herhalde mübalağa etmemiş oluruz.
Tarih: 16.10.2021 09:54:27 / 62okunma / 0yorum
Selim Çoraklı

 

Bugün bütün dünyada adaletin tesisi için kurulan BM, NATO, AB gibi kurumlar bile adaletsizliğin merkezi haline gelmiş.

Adaleti genel olarak, “Düzenli ve dengeli davranma, her şeyin ve herkesin hakkını verme, haksızlıklardan uzaklaşarak orta yolu tutma, bir şeyi yerli yerine koyma, insaf ve eşitlik.” Şeklinde tarif ederler. İslam dini de adalete çok büyük önem vermiş ve hatta İslam âlimleri Kur´an´ın, “Tevhit, Nübüvvet, Haşir ve Adalet” olarak dört maksadının olduğunu beyan ederler.

İslam adaletin tesisinde hususunda asla zengin fakir, güçlü güçsüz ayrımı yapmamış hukuk önünde herkesi eşit saymıştır. Bunun için adalet ilkesi İslam dininde her fert ve toplumun karşılıklı olarak işlerinde değişmez bir ölçü şeklinde yerini almış, istek ve heveslere yer vermemiş, akrabalık ve yakınlık bağlarına göre ayarlanmamıştır. İslam´ın hâkim olduğu toplumlarda adalet ilkesinin uygulanabilirliği nispetinde toplumlara huzur gelmiş ve herkesin güvenliği garanti altına alınmıştır.

İslam´ın temel kaynağı olan Kur´an´da insanlığını huzur ve barış içinde yaşaması için adalet ilkesinin var olmasının gerekliliği çok nettir:

"Ey iman edenler adaleti ayakta tutarak Allah için şahitlik edenler olun. Kendinizin, ana ve babanızın aleyhinde bile olsa, zengin veya fakir de olsalar adaletten ayrılmayın. Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. Adaleti yerine getirebilmek için hevâ ve hevesinize uymayın. Eğer eğri davranır veya yüz çevirirseniz, Allah yaptıklarınızdan haberdardır." (Nisa, 135).

"Ey iman edenler, Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin sizi adaletten saptırmasın. Adil davranın, takvaya yakışan budur. Allah´tan korkun, Allah yaptıklarınızdan haberdardır." (Maide, 8)

Adalet mülkün temelidir. Adaletin olmadığı yerde zulüm hâkimdir. Allah (cc) ve onun koyduğu bütün hükümler zulmün her çeşidinden uzaktır. Allah(cc)´ın emirlerinin uygulandığı bir ortamda hiçbir kimseye zerre kadar zulüm yapılmaz.

"Allah, adaleti ve ihsanı emreder. " (Nahl, 90).

"Hükmettiğin zaman onlar arasında adaletle hükmet. Şüphesiz Allah adil davrananları sever." (Maide, 42)

Kur´an´ın pratikteki uygulayıcısı olan Resulullah da (sav) adalet konusuna büyük önem vermiş ve adaletin nasıl sonuç verdiğini şu veciz sözleriyle dile getirmiştir:

"Adil devlet başkanı ve idareciler mahşer yerinde Allah´ın yüce lütfuna ve himâyesine mazhar olacakların öncüleridir."

"Kıyamet gününde insanların Allahu Teâlâ´ya en sevgili olanı ve Allah´a en yakın bulunanı adil devlet başkanıdır."

Adalet meselesi hakkında yukarıdan beri bahsetmemin ve bu husustaki ayet ve hadisleri özetlememin sebebi Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın yeni piyasaya çıkan, “Daha Adil bir Dünya Mümkün” isimli kitabı oldu.

Müslümanlar olarak yukarıdaki ayet ve hadislerin adil yöneticiler tarafından uygulandığı takdirde dünyada adaletin tesis edilebilir olduğuna inanıyoruz. Ama günümüzde bu ayet ve hadisler uygulanıyor mu? Uygulanmadığı açıktır ve bu böyle gittiği müddetçe daha adil bir dünya meydana getirmek mümkün görünmemektedir.

Bugün dünya İslam´ın emrettiği adaletten yoksundur. Adaletten yoksun toplum ve idarelerde de zulüm, haksızlık, hukuksuzluk ve ahlaksızlık hâkimdir. Bu gerçeğe dikkat

çeken Montaigne, “Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur.” Diyerek meselenin altını kalınca çizmiştir.

Dünyanın imarının ancak adaletle mümkün olduğuna inanan Erdoğan, kitabında bunun bugün BM tarafından gerçekleştirilebileceğini sık sık dile getirmektedir. Ancak BM´de adaletin olmadığı açık olduğu için sık sık, “Dünya beşten büyüktür.” Diyerek BM´de veto hakkı olan 5 ülkenin adaletsizlik önünde çok büyük engel teşkil ettiklerini haykırmaktadır.

Genel olarak, “Dünya beşten büyüktür” ve "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" tezleri üzerine bina edilen kitap adı Birleşmiş Milletler olmasına rağmen 5 ülkenin adaletsizliğin tesisi için çalıştığını belgeleriyle ortaya koyması bakımından önem arz etmektedir.

Ancak yine kitabın geneline baktığımızda beş ülkenin üçüne (ABD; İngiltere ve Fransa) ciddi eleştiriler yapılırken herhalde konjonktür gereği Rusya ve Çin´e yönelik eleştirilerin neredeyse yok olduğunu gözlemliyoruz.

Bugün dünya geneline baktığımızda büyük bir adaletsizliğin, sömürünün, haksızlıkların olduğu açıktır. Böyle bir dönemde bir devlet başkanının “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” demesi bizleri gelecekteki adaletin tesisi hakkında ümitlendirse de politik gerçeklerle pek uyuşmadığını da görüyoruz. Zira kitapta da tespit edildiği gibi dünya yaşadığı bu büyük adaletsizlik ortamında genel bir savaşa doğru gittiği açıktır.

Adı konmasa da bugün dünyanın birçok bölgesinde adaletsizliği temsil eden ve silah üreten ülkelerin başında gelen 5 ülkenin savaşan taraflara silah sattığına şahit oluyoruz. Dev silah sanayilerinin ayakta kalabilmesi için adeta savaşa gereksinim duyan bu ülkeler adaletin tesis edilmemesi için ellerinden geleni yaptıklarına bütün dünya şahittir.

Sayın Erdoğan dünyanın adeta bir kaosa doğru sürüklendiği böyle bir ortamda BM Güvenlik Konseyi´yle ilgili kabul edilemeyeceğini bile bile cesur öneriler sunmaktadır:

"Güvenlik Konseyi´ndeki daimi üye sayısının 5 yerine, 20 olmasını teklif ediyoruz. Genel Kurul´un yetkilerinin arttırıldığı, Güvenlik Konseyi´nin tek belirleyici olmadığı ve Genel Kurul´a hesap verebildiği bir yapıya kavuşturularak denge sağlanması gerektiğini ileri sürüyoruz. Konsey´de yer alacak 20 ülkenin Genel Kurul´dan seçilmesi de alternatif çözüm olarak öne sürülebilir. Böylece, dünyadaki tüm ülkelerin bu önemli karar mekanizmasında yer alması/alabilmesi temin edilmiş olacaktır.”

Erdoğan kitabında BM´ye çok büyük eleştiriler getirse de “BM´den umudu kesemeyiz" diyerek çözümün adresini yine BM olarak göstermekte ve yapının ancak inanç temelli bir düzenle dünyaya adalet getirebileceğinin ve özellikle Müslümanların temsili ile başarılı olunabileceğinin altını kalınca çizmektedir:

“BM içerisinde de temsil sorunu var. Küresel karar alma ve uygulama mekanizmalarındaki temsil adaletsizliği de Müslüman arasında önemli bir rahatsızlık sebebidir. Örneğin BM Güvenlik Konseyi´nde, dünya nüfusunun önemli bir kısmını teşkil eden Müslümanların tek bir daimi temsilcisi bulunmamaktadır. İran, Irak, Filistin, özellikle Suriye´yle ilgili karar alınacağı zaman, bu kararı İslam ülkeleri değil, BM´nin beş daimi üyesi alıyor. Bu beş üyeden biri alınacak doğru kararları veto edip süreci durdurabiliyor. Karar mekanizmasında Müslüman, Hıristiyan, Musevi ve Budist bütün inançların temsil edilmesi daha adil kararların alınmasını sağlayabilir. Sürekli değişmek suretiyle, şu anda 193 üyesi bulunan BM´de tüm ülkeler Güvenlik Konseyi üyeliği hakkına sahip olmalıdır. Her bir ülke, dünyayı yönetmede söz söyleyebilme hakkına kavuşmalıdır."

BM´nin bugün dünyanın birçok bölgesinde süren savaşlar ve büyük göçlerle ilgili doğru dürüst çözüm üretemediğinin, bunun sebeplerinin başında da BM´de veto hakkı olan beş ülkenin olduğunun altını çizen Erdoğan, silah üreten beş ülkenin bu hususlarda adil ve hakkaniyetli davranma yerine kendi menfaatlerini gözettiği gerçeğini gözler önüne seriyor.

BM ile birlikte Avrupa Birliği´nin de adalet diye bir derdinin olmadığının altı kalınca çizilen kitapta bu gerçek şu sözlerle dile getiriliyor:

“Batı dünyası tarihin en büyük işkence iddiaları karşısında bile suskun kalmayı ve taraf tutmayı tercih etti. Mazlumlar ve zalimler değişse de zulmü tribünden seyredenler değişmedi, değişmiyor. Avrupa Bosna´da ölmüş, Suriye´de gömülmüştür."

BM, NATO ve AB gibi batılı kurumların özellikle Müslümanlara yönelik zulümleri görmezden geldiği açıktır. Bugün maalesef bütün dünyada terör, göç, küresel ısınma, açlık, kuraklık, adaletsizlik, sürdürülebilir büyüme sorunları, başarısız devletler gibi meseleler başta halkı Müslüman ülkeler gibi dünyanın da başını ağrıtmaktadır. Bu kaos durumlarına çözüm bulunmazsa küresel bir savaşın çıkacağı aşikardır.

Topyekün insanlığı felakete sürükleyecek böyle bir kaostan kurtulmak mümkündür. Erdoğan bu mümkünün ancak BM, NATO, AB ve benzeri kurumların adaletle iş görmesiyle sonuca ulaşabileceğini belirttiği kitabında mevcut kurumların acilen nasıl düzeltilmesi gerektiğini, “Çok kutuplu, çok merkezli, çok kültürlü, daha kapsayıcı ve adil bir dünya inşa etmek mümkündür. Böyle bir dünya için ilk adres BM´dir. Barışın, istikrarın, adaletin ve etkin küresel yönetişimin yolu, BM´nin reforma tabi tutulmasından geçmektedir.” Şeklinde açıklayarak önemli çözümler önermektedir.

Dünyanın silah üreten devletlerinin kendi menfaatleri için bütün dünyayı yakmayı göze aldığı bir zaman diliminde ortaya çıkıp, “Dünya beşten büyüktür”, “Daha Adil Bir Dünya Mümkün.” Diyebilen bir devlet başkanını çıkması dünyanın daha adil yönetilmesi hususundaki ümitlerimizi canlandırmıştır. Temennimiz bu önerilerin diğer ülke liderleri tarafından da cesur biçimde dile getirilmesidir.

Başka dünya yok. Bu dünyada yaşayan herkes barış ve huzur içinde bir hayatı hayal etmektedir. Bu hayali gerçekleştirmekte ancak adaletle mümkündür. Erdoğan´ın değimiyle sadece beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaka ve ne de adalete uymamaktadır. Uymadığı içinde bütün dünya adaletsiz ve haliyle ahlaksız bir yönetimle karşı karşıya kalmıştır.

"...Allah insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman, adaletle hükmetmenizi emreder." (Nisâ, 58)

Bugün insanlık her zamankinden çok daha adil bir dünya için umut ve güven veren bu ayetin yol göstericiliğine ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacın giderilmesi için küresel çapta adaleti tesis edecek BM, NATO, AB ve benzeri kurumlar var olmalıdır. Bu gerçekleştiği takdirde daha adil bir dünyaya uyanmak mümkündür. Bu açıdan adalet isteyen herkes güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir sistemi tesis edene kadar Sayın Erdoğan gibi en gür sesiyle “Dünya beşten büyüktür.” Demek zorundadır.

(Sayın Erdoğan´ın “Daha Adil Bir Dünya Mümkün.” İsimli kitabını bana ulaştıran Abdullah Yılmaz dostuma teşekkür.)

 

 

Anahtar Kelimeler: Adaletli, Dünya, Mümkün
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
SEZAİ KARAKOÇ İSTİSMARCILARI! (27 Kasım 2021 - Cumartesi)
AKIL SAĞLIĞIMIZ YERİNDE Mİ? (26 Kasım 2021 - Cuma)
ALİ BULAÇ FARK EDEMEMİŞ? (15 Kasım 2021 - Pazartesi)
LÜTFÜ TÜRKKAN MORON MU? (08 Kasım 2021 - Pazartesi)
KUR´AN TEMELLİ AKILCI YOL (05 Kasım 2021 - Cuma)
ŞEYTANİ DİYALEKTLER (26 Ekim 2021 - Salı)
Ak Partideki Kibir ve Gurur Hastalığı! (11 Ekim 2021 - Pazartesi)
TERÖRİST ÜLKÜ OCAKLARI! (30 Eylül 2021 - Perşembe)
ERDOĞAN VE FETÖ SONRASI!!! (29 Eylül 2021 - Çarşamba)
YENİ EBUZER´LERE İHTİYACIMIZ VAR! (19 Eylül 2021 - Pazar)
FETÖYE TAPINANLARIN PROFİLİ (06 Eylül 2021 - Pazartesi)
COVİT İLE ZALİMLEŞENLER! (25 Ağustos 2021 - Çarşamba)
MUHALEFETİN MİTOMANİLİĞİ! (14 Ağustos 2021 - Cumartesi)
Tarikatcı, Nurcu, Şucu, Bucu! (03 Ağustos 2021 - Salı)
ÇAĞDAŞ, YANDAŞ, FONDAŞ MEDYA! (26 Temmuz 2021 - Pazartesi)
FETÖ´NÜN AHLAKSIZLIKLARI BİTMEZ! (06 Temmuz 2021 - Salı)
TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ? (29 Haziran 2021 - Salı)
İKTİDARA MUSALLAT OLAN KILIÇ! (17 Haziran 2021 - Perşembe)
EN BÜYÜK EŞKİYA (MAFYA) KİM? (10 Haziran 2021 - Perşembe)
MAFYASIZ TÜRKİYE MÜMKÜN MÜ? (23 Mayıs 2021 - Pazar)
BENİM MAFYAM SENİNKİNİ DÖVER! (11 Mayıs 2021 - Salı)
KADİR GECESİ HAKKINDA ÇELİŞKİLER (08 Mayıs 2021 - Cumartesi)
SAĞLIĞIMIZLA KİM OYNUYOR? (03 Mayıs 2021 - Pazartesi)
KUYRUKLARI HEP HAVA DA AMA! (25 Nisan 2021 - Pazar)
POLİTİK ARENADAKİ PARTİ VE PARTİCİKLER! (12 Nisan 2021 - Pazartesi)
FETÖ´YÜ DEVLET ERKİ BESLİYOR! (07 Nisan 2021 - Çarşamba)
ERDOĞAN SONRASI FETÖ NE YAPAR? (11 Mart 2021 - Perşembe)
MAHREMİN MAHREMİ FETÖKULLİ İŞLER! (03 Mart 2021 - Çarşamba)
AŞK ELMA ŞEKERİNE BENZER! (21 Şubat 2021 - Pazar)
FETULLAH´IN MÜNAFIKLIĞI VE TİLMİZLERİ (10 Şubat 2021 - Çarşamba)
HANİ YARGIDA FETÖ BİTMİŞTİ! (28 Ocak 2021 - Perşembe)
BİREYİ YOK EDEN KATİL YAPILAR (16 Ocak 2021 - Cumartesi)
YAZARLAR SAHTEKÂRLIK YAPARSA! (09 Ocak 2021 - Cumartesi)
MÜNAFIK İNSİ ŞEYTAN! (31 Aralık 2020 - Perşembe)
"PKK/HDP VE FETÖ ORTAK ALGISI" (19 Aralık 2020 - Cumartesi)
İNSANIZ İŞTE! (15 Aralık 2020 - Salı)
Sağlıkta Küresel Çete Oyunlar (04 Aralık 2020 - Cuma)
FETÖNÜN İŞLEDİĞİ CİNAYETLER (30 Kasım 2020 - Pazartesi)
POLİTİK ALAN ÇOK KİRLİ! (23 Kasım 2020 - Pazartesi)
FETÖ Mahkemelerinde Yaşadıklarım (18 Kasım 2020 - Çarşamba)
Boykot Ve Kandil Aforizmaları (30 Ekim 2020 - Cuma)
ADI MİLLİ AMA KENDİ ZAVALLI! (23 Ekim 2020 - Cuma)
CEHENNEME PASAPORT KESEN MEZHEPLER? (12 Ekim 2020 - Pazartesi)
ÂLİM OL Kİ ÖLMEYESİN (28 Eylül 2020 - Pazartesi)
ACELECİ, CAHİL VE ZALİM! (21 Eylül 2020 - Pazartesi)
Şeytan´ın Dünya Merkezleri! (14 Eylül 2020 - Pazartesi)
DİNSEL VE CİNSEL TACİZCİLER! (10 Eylül 2020 - Perşembe)
BU NE SİYASİ AYAKMIŞ BE! (29 Ağustos 2020 - Cumartesi)
HADİS KÜLLİYATINI OKURKEN DEHŞETE KAPILDIM! (20 Ağustos 2020 - Perşembe)
POLİTİKACILARA GÜVENİYOR MUSUNUZ? (13 Ağustos 2020 - Perşembe)
AYRILIK RAHMET OLABİLİR Mİ? (29 Temmuz 2020 - Çarşamba)
YENİ FETÖLERE FISRAT VERMEYELİM (22 Temmuz 2020 - Çarşamba)
MİDE BULANDIRAN SORULAR! (15 Temmuz 2020 - Çarşamba)
AYASOFYA AÇILDI DA! (14 Temmuz 2020 - Salı)
ARINÇ FETÖCÜ DEĞİLSE! (01 Temmuz 2020 - Çarşamba)
FETÖ İLE İŞBİRLİĞİ YAPMIŞLAR!!! (16 Haziran 2020 - Salı)
BAĞIRSAK DÜĞÜMLEMESİ Mİ OLDUK? (19 Mayıs 2020 - Salı)
YA SOSYAL MEDYA OLMASA! (17 Mayıs 2020 - Pazar)
FETÖ İTİRAFLARINDAKİ SIR (09 Mayıs 2020 - Cumartesi)
FETÖYE HALA KİMLER HİZMET EDİYOR? (22 Nisan 2020 - Çarşamba)
DEVLET HERKESİ AFFEDEBİLİR Mİ? (17 Nisan 2020 - Cuma)
KUL AZMAYINCA BELA GELMEZ! (07 Nisan 2020 - Salı)
SİYASAL İSLAM VEYA İSLAMCILIK İLLÜZYONU (02 Nisan 2020 - Perşembe)
SAİD NURSİ TÜRK DÜŞMANI MI? (26 Mart 2020 - Perşembe)
VİRÜSTEN DEĞİL ALLAH(cc)´TAN KORK! (16 Mart 2020 - Pazartesi)
SİYASİ ALANDA FETÖ VALSI (09 Mart 2020 - Pazartesi)
FETÖ´DEN KORKAN KORKAKLAR! (02 Mart 2020 - Pazartesi)
ÜLKÜCÜ AHLAKLI OLUR! (20 Şubat 2020 - Perşembe)
İHANET HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR (04 Şubat 2020 - Salı)
TELİF HAKKI KUL HAKKIDIR (13 Ocak 2020 - Pazartesi)
İSLAM ŞAİRİ AKİF (30 Aralık 2019 - Pazartesi)
ÜLKÜCÜ BİRLİK NASIL SAĞLANIR? (23 Aralık 2019 - Pazartesi)
HİÇ ŞİRK KOŞUYOR MUSUNUZ? (18 Aralık 2019 - Çarşamba)
YENİ TERÖR ÇEŞİDİ: SOFİSTİKE TERÖR (11 Aralık 2019 - Çarşamba)
İŞGAL EDİLMİŞ ZİHİNLER! (02 Aralık 2019 - Pazartesi)
HORTUMUN MUSLUĞU YASALARDA (28 Kasım 2019 - Perşembe)
FETULLAH´A HAKSIZLIK ETMİŞİZ!!! (18 Kasım 2019 - Pazartesi)
KAZAK ERKEK MİSİNİZ!!! (13 Kasım 2019 - Çarşamba)
KURDUN ARKASINDAN BİN ÇAKAL HAVLAR (04 Kasım 2019 - Pazartesi)
KHK´LAR TAM BİR FACİA İMİŞ!!! (01 Kasım 2019 - Cuma)
BARIŞ PINARI KİMLERİN KİMYASINI BOZDU? (12 Ekim 2019 - Cumartesi)
ÜLKÜCÜLER BİRLİK OLABİLİR Mİ? (07 Ekim 2019 - Pazartesi)
ASRIN MÜHRÜ ÇAMLICA CAMİİ (02 Ekim 2019 - Çarşamba)
AK PARTİ AFORİZMALARIM (20 Eylül 2019 - Cuma)
FETÖ´DEN AYRILANLARIN PROFİLİ! (10 Eylül 2019 - Salı)
KARUN, HAMAN VE FİRAVUN (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
İSLAMOĞLU VE MÜRİTLERİ NEREDEN KOŞUYOR? (29 Temmuz 2019 - Pazartesi)
BİTİRMEZSEN BİTİRİRLER! (03 Temmuz 2019 - Çarşamba)
FABRİKATÖR (Doğu Perinçek) (01 Temmuz 2019 - Pazartesi)
CHP KAZANMADI, AKP KAYBETTİ! (25 Haziran 2019 - Salı)
ZULÜM DEVAM ETMEZ! (10 Haziran 2019 - Pazartesi)
Devin Yalnızlığını Besteleyemedik! (27 Mayıs 2019 - Pazartesi)
FETÖCÜLÜK BİR ZİHNİYETTİR (19 Mayıs 2019 - Pazar)
AKLIMDA DELİ DELİ SORULAR! (14 Mayıs 2019 - Salı)
SEÇİM ve GEÇİM AFORİZMALARI (29 Nisan 2019 - Pazartesi)
Fetöcüler Neden Tam Temizlenmedi? (16 Nisan 2019 - Salı)
Adalet Öldü Helvasını Yedik!!!! (06 Nisan 2019 - Cumartesi)
ADI GİBİ ARİFTİ OZAN ARİF (19 Şubat 2019 - Salı)
İSLAMCI AYDINLARIN ÇIKMAZI! (07 Şubat 2019 - Perşembe)
Siyasi Dalkavuklar / Dalkavuklukları (15 Ocak 2019 - Salı)
YÖNETİCİLERİMİZ BİZDEN Mİ? (20 Aralık 2018 - Perşembe)
AK PARTİ AKP´LEŞİR Mİ? (04 Aralık 2018 - Salı)
Medeniyet Tasavvurumuz (22 Kasım 2018 - Perşembe)
Ahlaksız Siyaset Olurmu? (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
Kanunlar Siyaselire İşlemiyor´mu? (05 Ekim 2018 - Cuma)
FETÖ GÜNAHINDA YALNIZ DEĞİL!!! (18 Eylül 2018 - Salı)
Aldatanlar Ve Aldananlar (19 Ağustos 2018 - Pazar)
Müslümanların Paradoksları (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Erdoğan Büyük Oyunu Bozdu! (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Fetöyü Paşa Yapıp Afedelim !!! (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Şehid Muhsin Reis (26 Mart 2018 - Pazartesi)
İslam´ın Güncellenmesi (10 Mart 2018 - Cumartesi)
Küresel Terörist Fetulşeytan (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
İtiraf Ediyorum Ben de Enayilik Ettim ! (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Necip Fazıl İstismarcılığı ! (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
Katliamları Muharref Tevrat Emrediyor! (08 Aralık 2017 - Cuma)
Müslüman Müslüman´a Güvenir mi? (19 Kasım 2017 - Pazar)
Diktatörler/Diktatörlük (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
Akıl Tarikatı ve Mürşidi (17 Eylül 2017 - Pazar)
Bizim(!) Medyadan Portreler!!! (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Utandım Tiksindim Ve Korktum !!! (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Fetö´nün Pisikolojik Savaş Taktikleri !!! (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Fetönün Yeni Şeytanlıkları (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Bylock Mit Operasyonu´mu ? (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Ordu Milletten TSK´ile Evrildik (18 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bu Mücadeleleyle Fetö´yü Yenebilirmiyiz (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
Düşmanı Küçük Gören Kaybeder (01 Nisan 2017 - Cumartesi)
Üst Akıl´mı Çukur Akıl´mı ? (13 Mart 2017 - Pazartesi)
Ulu Hakan Abdul Hamit Han (28 Şubat 2017 - Salı)
Neden ´´Evet´´Diyorum? (17 Şubat 2017 - Cuma)
Alimim!Alimsin!Alim? (07 Şubat 2017 - Salı)
Dinini Davasına Kurban Edenler (24 Ocak 2017 - Salı)
Terörist Değilmiş (08 Ocak 2017 - Pazar)
TBMM Darbe Komisyonu Konuşmam (20 Aralık 2016 - Salı)
ABD mi Büyük (Hâşâ) Allah mı? (21 Kasım 2016 - Pazartesi)
Karizmatik Liderler İslam´ın Neresinde ? (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
Değişen Toplumumuz Nereye Gidiyor (19 Eylül 2016 - Pazartesi)
Vahiy Akılsız Anlaşılmaz! (05 Eylül 2016 - Pazartesi)
Mehti Ve Mesih İnancı Fetöler Doğuruyor (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
İstihbarat Ağındaki Köstebek:Hocia (12 Ağustos 2016 - Cuma)
Kısır Darbeler Ülkesi! (04 Ağustos 2016 - Perşembe)
Darbe Ahlaksızlığı! (28 Temmuz 2016 - Perşembe)
Akılcılığın Öncüsü Büyük İmam (13 Temmuz 2016 - Çarşamba)
Çağımızda Bir Alperen: Arvasi (03 Temmuz 2016 - Pazar)
Dertlerimiz Bıraktığı Gibi! (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
YESEVÎLİK RUHU VE ÖĞRETİSİ (11 Haziran 2016 - Cumartesi)
HOLOKOSTCU ALMANLAR! (06 Haziran 2016 - Pazartesi)
Kürt Meselesi İslam´la Çözülür (30 Mayıs 2016 - Pazartesi)
Makedonya´da Bir Türk Yapılanması: (14 Mayıs 2016 - Cumartesi)
ABD´İN ÇÖKÜŞÜ DE MUKADDER! (08 Mayıs 2016 - Pazar)
Fitnebaşı İngilizler (21 Nisan 2016 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
13.6801
EURO
15.4548
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
Deodorant lekelerini kurumuş ıslak mendille çıkarın.Kurumuş ıslak mendille lekeleri dairesel olarak ovun. Kurumuş ıslak mendil deodorantı emer. Dikkat etmeniz gereken bir nokta: Kurumuş ıslak mendilin tiftiklenmemiş olmasına dikkat edin, aksi takdirde mendil gri lekeler bırakır. Külotlu çorabı da aynı amaçla kullanabilirsiniz.

Püf noktası
Sigara içimi anlık olarak siniri yatıştırsa da, uzun vadede çok daha fazla stres hormonu salgılanmasına neden olur.

İlginç bilgiler