AHİ´likten DAİ´liğe
“Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur” diyerek taraftar toplayıp esnaf loncalarına ve onun samimi kardeşlik “AHİLİK” düsturlarına dayanan cemaat, nasıl oldu da, lânetli Haşhaşilerin “DAİ” lerine dönüştü?
Tarih: 23.8.2016 15:53:24 / 1533okunma / 0yorum
Yalçın Koçak

 

40 yıl içimizde barındırdığımız, adeta koruyup kolladığımız, yeşerttiğimiz bir fikir hareketi, nasıl mutasyona uğrar, ya da bir arızalı beyin, şizofren bir sosyopat pedofil bu kadar yıl kendisini nasıl gizlemeyi başarır?

Zayıfların ve küçük aile bireylerinin kuvvete karşı daima özlem ve ilgileri vardır. Bu kabil meşrebe dayanmayan, mesleğe aidiyeti olmayan, gayesi hak olmayıp Suret-i Hak´tan gözüken asabiyetsiz güruhlar; toplumun genleri, dini ve etnik değerleriyle oynayarak taraftar bulabilmektedirler. Tarihte örneği çoktur; meselâ Kadıyanilik ve Bahailik gibi! Sonrası fare kapanı gibidir, bu örgüt yapısına girilir ancak çıkılamaz. Çıkanı itibarından, işinden, gücünden, ailesinden, aklından ederler, olmadı canından ederler. Yetmez, dünyayı dar eder, ölümü size çare gösterir, intihar ettirirler.

Türkiye gibi edilgen Cumhuriyetlerde ve Kondominyum demokrasilerde bir dernek veya vakıf, ya da cemaat kurun, 7 kişi imza atın, Dernekler Dairesi Başkanlığı´na elektronik olarak başvurun, Enter tuşuna basın, isimleriniz İçişleri Bakanlığı´na gitmeden önce İngiliz Büyükelçiliği mahzenindeki ilgili mahfile gider.
Bu sistemin yazılımı ve altyapısı İngilizlerin parasal yardımıyla yapılmıştır.

Oysa devletin birkaç milyon Euro´su yok muydu?
Cemaatin Bakanı ve daire başkanı bu işi başarmaya yetmişti ve taltif edilmişlerdi bile.

Adamlar çok çalışıyorlar. Takdir etmek lâzım... Amerikalılar; İngiliz´in, yüz yıl önce “ileride daha da küçük parçalara ayırmak için” Orta Doğu stratejisi adına koyduğu coğrafyada bizim El Ceziremiz de, Mezopotamya´mız da ortalıkta gezen bir deve kervanıdır ancak…

Fakat unutulmamalıdır, her kervanın bir yol gösterici eşeği illa ki vardır.

Bu şen´i örgütün kurucusu Erzurumludur. İçişleri Bakanı´mızda oralıdır. Hemşehrisini, akıl yolunu ve de geçmişini, ne yapmak istediğini en iyi o tahlil edebilmelidir. Uzun yıllar esnaftan aldığı arkalıkla-destekle, sadaka, zekât ve hayırlarla, salya sümük ağlayarak verdiği vaazlarla, insanların merhamet duygularını sömürerek topladığı himmetle, kendilerince düzgün iş olan devlete kadro yetiştirmek işi, altın nesil projesi devam etti.

Bediüzzaman´ın yanında bulunanlar bunun yöntem ve çalışmalarına itiraz etti ve dışladılar, haklıydılar; altın renkli tenekeden bir güruh ortaya çıkmıştı. Espiyonaj faaliyetlerini iyi biliyorlardı. Dikiz ve röntgen işlerinde ev yıktılar, el yaktılar. Sahte evrak üretmede tavan yapmışlardı. Bilgisayar kullanımı ve yazılımda devletin, yani bizim paralarımızla ABD´de okumuşlardı. Peki bizim tankımız ve uçağımızla bizi vuran şeref ve haysiyet yoksunlarının, neydi noksanları?

Nesepleri bozuktu!

Sıkıntı buradan başladı.

Hastalık için önce teşhis şarttır.

“Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur” diyerek taraftar toplayıp esnaf loncalarına ve onun samimi kardeşlik “AHİLİK” düsturlarına dayanan cemaat, nasıl oldu da, lânetli Haşhaşilerin “DAİ” lerine dönüştü?

Bakın 1000 yıl maziden Pir´i Türkistan Hoca Ahmed Yesevi´den günümüze bir hikmet, ne diyor.

“Tezvir ağı koyup halkı yoldan çıkardın,
Şeyhlik kılıp riya ile pazar kurdun;
Gönül eğlendirip şeytan ile devran sürdün,
Cemaline seni ne diye layık görsün… Mevlâ.

Namazsıza, ibadetsize vermez kuvvet,
Ameli zayıf, kendisi ayıplıya vermez himmet;
Rızkı noksan, kendisi soysuz olan görmeye devlet,
O fasık´ın gönlüne ne diye safa eylesin... Mevlâ.

Başka söze bilmem gerek kaldı mı?

Tezvirat ağı kurdun, fitnelerle halkı sokaklara döktün, arızalı beynin ile İslâm´a uymayan şatahata (İslâm´a uymayan işlere) düştün, Şeyhlik iddia ettin riya pazarı kurdun, İstidraç içerisinde olduğunu görmeyenlerle gönül eğlendirdin, kendin ayıplıydın, hastalıklıydın, rızkın noksandı, soyunda bozukluk vardı bilistifade kullandı mürted, devlet himayesinde topladın himmet.

“Şimdi safa bitti diyor” Hoca Yesevi…

Hey Hoca Ahmed, seni unutanlar mı, unutturanlar mı suçlu? Mevlâ bizleri affetsin. Akıl ve fikir versin, geçmişimizi akıllı okursak, geleceğimize ışık tutanlarla dolu, noksanımız sadece o yüksek medeniyete, Niyet? (Divanı Hikmet 139)

Anahtar Kelimeler: likten, liğe
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Berlinde Hakimler Vardı (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Dünyanın Neresindeyiz? (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Yeni Nesil Seçmen (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Geldi Çattı Seçim (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Madem´ki Haftası ; Yazalım (03 Nisan 2018 - Salı)
Şöhret, Devlet, Servet, Hikmet (13 Mart 2018 - Salı)
Hukuku, guguk eden kim? (27 Şubat 2018 - Salı)
Kenevir Üretimi, Kimleri Ürküttü? (25 Ocak 2018 - Perşembe)
İstanbul´un çalınan kayıp değerleri (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Maskeli Elon Mask (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Neom City, Arabiya (12 Kasım 2017 - Pazar)
Dijital Dönüşüm (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
II.Haliç Konferansı 2017 (10 Ekim 2017 - Salı)
MUSUL MESELESİ (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
25 EYLÜL (15 Ağustos 2017 - Salı)
Think, Düşünce, Tefekkür ve İklim (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Üç Konu ve Beytül Hikme (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
AKP ve EĞİTİM (30 Haziran 2017 - Cuma)
KATAR mı KATMAZ mı? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Süper Millet (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Aslan Amca (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BU KAÇINCI HAÇLI SEFERİ (02 Mayıs 2017 - Salı)
Referans Referandum ? (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
Ahenk (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
Soylu Bakan (27 Mart 2017 - Pazartesi)
ENDÜSTRİ 4.0 (17 Mart 2017 - Cuma)
DEVLETİN YARASI (09 Mart 2017 - Perşembe)
2 Mart 1949: Ruhun Şad olsun Nuri Paşa (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SOSYAL MEDYA ve ETİK... (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
FETÖ, KLUX, FİLAN (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Müzakere Sonrası Kıbrıs (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
Akışkan Modernite (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Mürted, Akıncı ve Kıbrıs (05 Ocak 2017 - Perşembe)
İstavroz Akıl (27 Aralık 2016 - Salı)
REVAL´den Berisi (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
REKTÖRLÜK MANİFESTOSU (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
İşte Üç Üniversite (18 Kasım 2016 - Cuma)
KOSOVA - FETÖ - PARTİGÖÇ (04 Kasım 2016 - Cuma)
Ne Yüzyıl Amma… (25 Ekim 2016 - Salı)
Konya Profesörleri (2) (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
Sınır Ötelemesi (06 Ekim 2016 - Perşembe)
OUR BOYS (19 Eylül 2016 - Pazartesi)
Kapatılan Üniversiteler (09 Eylül 2016 - Cuma)
YÖK İmamı Kim? (30 Ağustos 2016 - Salı)
Konya Profesörleri (10 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Bizden Söylemesi (30 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Go Island (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Terör Estitüsü (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Zihniyet Ve Eğitim Meselemiz (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
Biz Biliyorduk (08 Haziran 2016 - Çarşamba)
Barış ve Huzur Paktı (25 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Niye Geriyiz? (06 Mayıs 2016 - Cuma)
İHLÂS – ENSAR – DİRİLİŞ (08 Nisan 2016 - Cuma)
Emin Oktay Tarihi (17 Mart 2016 - Perşembe)
Unutturulan Tarih (04 Mart 2016 - Cuma)
61, BİTyeniği VAR..! (24 Şubat 2016 - Çarşamba)
Kürdi Makamı´ndan Bir Yazı (18 Şubat 2016 - Perşembe)
BREXİT: İngiliz dışarı! (31 Ocak 2016 - Pazar)
Yeni YÖK (21 Ocak 2016 - Perşembe)
KAOTİK AVRUPA... (14 Ocak 2016 - Perşembe)
Ders Çıkar Selo (06 Ocak 2016 - Çarşamba)
Üçüncü Bin Yıl... (30 Aralık 2015 - Çarşamba)
Yine mi Musul?.. (21 Aralık 2015 - Pazartesi)
KORKU İMPARATORLUĞU, ARMAGEDON… (05 Aralık 2015 - Cumartesi)
S.P.O.R (24 Kasım 2015 - Salı)
Güven Bunalımı (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Türkiye ve Avrupa´nın geleceği (04 Kasım 2015 - Çarşamba)
1915 + 100 = 2015 (25 Ekim 2015 - Pazar)
AYASOFİA “Kutsal Bilgi” (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Geri Çağırma (06 Ekim 2015 - Salı)
26 Eylül Dil Bayramı (29 Eylül 2015 - Salı)
KABE, EBREHE, FİL, EBABİL liEBHERR? (15 Eylül 2015 - Salı)
MÜHENDİSLERE ÇAĞRI (08 Eylül 2015 - Salı)
GAZİ MECLİS… (28 Ağustos 2015 - Cuma)
DİYET... (18 Ağustos 2015 - Salı)
İki Kafa-Bir Yaka (05 Ağustos 2015 - Çarşamba)
BATI`YA AKAN NEHİR... (24 Temmuz 2015 - Cuma)
KÜÇÜLEREK BÜYÜME... (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
OLSUN BE…! (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KOALİSYON (26 Haziran 2015 - Cuma)
Seçim bitti, Geçim... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
Mercedes Az Bile! (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Ütülüyoruz, Küçülüyoruz... (28 Mayıs 2015 - Perşembe)
Seyyahlar ve Sır Katipleri (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Zebun-kuş (09 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Gel de Yazma… (29 Nisan 2015 - Çarşamba)
Oryantalist Bombardıman… (21 Nisan 2015 - Salı)
Greek: Hırsız, Yalancı, Hilekar (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
YUVARLAK MASA (02 Nisan 2015 - Perşembe)
ALARM, ALARM, ALARM (24 Mart 2015 - Salı)
Döviz, Faiz, Borsa (16 Mart 2015 - Pazartesi)
Yunanistan ve Türk Lirası (09 Mart 2015 - Pazartesi)
Müzmin Muhalefet... (27 Şubat 2015 - Cuma)
El Cezire (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Hukuk ilim değilmiş (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yunanistan Seçimleri (29 Ocak 2015 - Perşembe)
Galata`daki Devlet, Galata Saray`ı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
İstanbul ve Ayasofya (02 Ocak 2015 - Cuma)
Dil bu; başımın belası… (22 Aralık 2014 - Pazartesi)
Adalet izne çıkar mı? (11 Aralık 2014 - Perşembe)
Şu Boğaz Harbi (03 Aralık 2014 - Çarşamba)
Welcome Paba..mız (25 Kasım 2014 - Salı)
Ortak Akılsızlık (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
Vesayet ve İcazet (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
Muslimoney Kozmopolitanlar... (21 Ekim 2014 - Salı)
Ketenpere (10 Ekim 2014 - Cuma)
Kırık Put (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Adli Tatil (17 Eylül 2014 - Çarşamba)
YÖK Hukuçuları (26 Ağustos 2014 - Salı)
Çatı Çöktü, Temel Sağlam (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
“Sıfır“dan Başlayalım (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
2.5 PARTİ… (17 Temmuz 2014 - Perşembe)
Oksidentalizm Değil, Garbiyat... (07 Temmuz 2014 - Pazartesi)
Körlük (18 Haziran 2014 - Çarşamba)
BİLİM ve SANAT, YÖK ve TRT. (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
Ayakkabılarınız eskidi ve boya tutmuyorsa boyamadan önce çiğ patates ile ovun ve boyayı sürün. Ayakkabılarınız sıkıyorsa sirkeye batmış gazete kağıdı ile ayakkabıları doldurun sabah ayağınızı sıkmadığını göreceksiniz.

Püf noktası
Güney Asya´daki kadınların % 48´i 18 yaşına gelmeden evleniyor.

İlginç bilgiler