Cahil Alim Ve Politik Kılıklılar!
Hz. Adem´e cahil diyen Sezen Aksu´yu ve onun hakaretlerine sahip çıkan alim ve politik kılıklı cahilleri kınıyorum.
Tarih: 20.1.2022 14:00:43 / 114okunma / 0yorum
Selim Çoraklı

 

 

Selim Çoraklı

 

Bu ülkenin en büyük sorunlarından biri kendini sanatçı sayan bazı tiplerin kendilerine sınırsız bir özgürlük alanı çizmeleridir. Çizdikleri bu alanda başkalarının değerlerine ahlaksızca saldırmayı ve hakaret etmeyi de “fikir ve düşünce özgürlüğü” saymaktadırlar. Bu tipler sıra kendileri hakkında başkalarının eleştirilerine muhatap olunca hemen “sanatçılar linç ediliyor” yaygarasına sarılıyorlar.

Ne yazık ki kendini sanatçı sayan bazı tipler milletin manevi değerlerine hep saygısız olmuş ve buldukları her fırsatta hakaret etmişlerdir.

Bu tip bir hakaret ile gündeme gelen sözde sanatçılardan biri de Sezen Aksu oldu.

Sezen Aksu, fikir ve düşünce olarak bu milletin milli ve manevi değerlerine hep ters olmuş, ortaya koyduğu müzik türüyle gençlerimizi ahlaksız bir zemine çekmiştir. Çıkardığı bir albümde de Hz. Adem ve Havva´ya “cahil diyerek hakaretin zirvesine çıkmıştır.

Sezen Aksu´nun “ŞAHANE BİR ŞEY YAŞAMAK” ismini taşıyan

şarkısının sözleri şöyle:

“Acısıyla, tatlısıyla Ne şahane bir şey yaşamak

Dibe vurmak, dimdik durmak

Bin bahane, bin oyun kurmak

Binmişiz bir alâmate

Gidiyoruz kıyamete

Selam söyleyin o cahil

Havva ile Adem´e

Aha yine, aha yine

Önümüz uçurum, ardımız dağ

İlle yanacağız, yanacaklar.”

Sanatçı demek aklına gelen sözleri ulu orta söyleyen kişi midir?

“Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem´e” diyerek ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem´i cahil ilan eden böyle bir sözün fikir ve düşünce özgürlüğü ile ilişkisi var mıdır?

Her ne kadar Anayasanın 26. maddesinin 1. Fıkrası, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.” Dese de bunun sınırsız olmadığı da diğer bazı maddelerde ortaya konmuştur. Zaten anayasanın başka bazı maddelerinde de halkın dini değerlerini aşağılamanın ve hakaret etmenin suç olduğu yazar.

“Dini Değerleri Aşağılama” suçu TCK´da şu şekilde tanımlanmıştır:

“Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (TCK 216/3)

Din ve vicdan hürriyeti gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. Maddesinde gerekse T.C. 1982 Anayasasının 24. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu sebeple din ve vicdan özgürlüğüne karşı aşağılama fiili çeşitli hallerin bir araya gelmesi ile TCK tarafından cezalandırılmıştır.

“Halkın dini değerlerini aşağılama” suçu ile korunan hukuki değer kamu barışıdır. Bu sebeple halkın herhangi bir kesiminin benimsediği dini değerlerin aşağılanması durumunda bu kamu barışı zarar görecek ve problemlere yol açacaktır.

Bu hususta dinler arasında herhangi bir ayrım gözetilmemiştir. Bu sebeple her türlü dini inanç için bu madde gereğince failin cezalandırılması söz konusu olabilir.

“Dini Değerleri Aşağılama” suçu şikayete bağlı suçlardan da değildir. Bu sebeple bu suç oluştuğunda ve soruşturma makamları tarafından öğrenildiğinde re´sen soruşturma işlemleri başlatılacaktır.

Sezer Aksu´nun şarkısında geçen “Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem´e” sözleri açık biçimde halkın dini değerlerini aşağılama suçuna girmektedir.

Hz. Adem, hem Kur´an´da hem de Kur´an´dan önceki bütün semavi kitaplarda Resul olarak tanıtılır. Kur´an ise Allah´ın Hz. Adem´e bütün isimleri yani ilimleri öğrettiğini bildirmektedir.

Müslümanlar tarafından bir iman esası olarak kabul edilen böyle bir mesele de adı geçen Resulü “cahil” ilan etmek cahilliğin daniskasıdır ve bütün Müslümanlara hakarettir. Sözde sanatçı kılıklı Sezen Aksu açık biçimde bu hakaret suçunu işlemiştir.

Müslümanların sinir uçları ile oynayan Aksu´nun Kur´an´da Hz. Adem ile ilgili ayetlere inanıp inanmadığı kendi sorunudur. Söylediği sözlere bakılırsa inanmadığı ortadadır ve bu onun kendi tercihidir. Çünkü iman bir tercihtir. Ancak bu ona bütün Müslümanlara hakaret etme hakkı vermez.

Allah (cc) Kur´an´da Bakara Suresi´nin 30, 31, 32 ve 33. Ayetlerinde meseleyi şöyle açıklar:

“Hani rabbin meleklere, ´Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım´ demişti. Onlar, ´Biz seni övgü ile tesbih ederken ve senin kutsallığını dile getirip dururken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?´ dediler. Allah ´Şüphe yok ki, ben sizin bilmediklerinizi bilirim´ buyurdu. Ve Âdem´e bütün isimleri öğretti. Sonra bunları meleklere gösterip ´Sözünüzde doğru iseniz şunların isimlerini bana söyleyin´ dedi. Onlar da Seni tenzih ederiz! Bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. En kâmil ilim ve hikmet sahibi şüphesiz sensin´ cevabını verdiler. ´Ey Âdem! Bunların isimlerini onlara bildir´ dedi. Onlara bunların isimlerini bildirince de ´Size ben göklerin ve yerin gizlisini kesinlikle bilirim; yine sizin açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilirim demedim mi!´ buyurdu.”

Yüce Allah´ın Kur´an´da "Bütün ilimleri öğrettik" diye buyurduğu bir peygambere "cahil" diyerek hakaret eden Aksu aslında cehaletin daniskasını işlemiştir.

Kur´an´da Hz. Adem ile ilgili bu ayetlerin tefsirinde şöyle denilmektedir:

“Allah, kendinin bildiği ve meleklerin bilmediği hikmetler, gerekçeler sebebiyle Âdem´i yarattığını haber verince bu üstü kapalı ve doğrulanması inanca dayalı olan açıklama melekleri ikna için yeterli idi. Fakat yüce Allah bilginin ve imanın yalnızca kendisine güvenilen kimselerin haber ve bilgi vermesi yoluyla elde edilmesini (taklit) yeterli bulmadığı, meleklerinin şahsında insanları gözlem, deney ve düşünceye yönlendirmeyi murat ettiği için bir deneme düzenledi. Âdem´e bütün isimleri, yani maddî ve manevi varlıkların, kavramların isimleriyle bunların özelliklerini veya isim verme, dil icat etme kabiliyetini öğretti; sonra her şeyin aslı gayb âleminde, ilâhî planda mevcut olduğu için bunları meleklerine gösterdi. Meleklerden, Âdem´in müspet vasıflarının ve kabiliyetlerinin fazlasıyla kendilerinde mevcut bulunduğu kanaatlerinde haklı ve isabetli iseler bunların isimlerini bilip söylemelerini istedi. Melekler bu deneme sonucunda kendilerine verilen bilme ve bilgi üretme kabiliyetinin Âdem´e verilenden farklı olduğunu ve bu sebeple halife olmaya onun ehil bulunduğunu anlayıp itiraf ettiler; Allah Teâlâ´nın ilim ve hikmetini, eserini görerek (ayne´l-yakîn olarak) daha üst dereceden tasdik ettiler.” (Bkz: Kur´an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 104-105)

İnanmış insanlar olarak, “Şimdi bu gerçekler ışığında kim cahil?” diye bir soru sorsak elbette göğsümüzü gere gere, “Allah doğru söyledi. En büyük cahil Hz. Adem´e cahil diyen sezen Aksu´dur.” diyoruz.

Sezen Aksu bu hakaretini sadece Müslümanlara yapmamıştır. Diğer bazı semavi kaynaklı dinlerde de Hz. Adem ilk insan ve ilk peygamber olduğu için Sezen Aksu onlara da aynı hakareti yapmıştır.

Sezen Aksu´nun bu hakaretleri kendi itikatsızlığının, milli ve manevi değerlere saygısızlığının bir yansıması olabilir. Ancak bizi şaşırtan mesele Sezen Aksu´nun bu hakaretlerine sahip çıkan bazı alim ve politik kılıklı kimseler olmuştur.

Bunların başında da her fırsatta laiklere ve solculara yaranmak için fırsat bekleyen ilahiyatçı İhsan Eliaçık ve Mustafa İslamoğlu gelmektedir.

Nerede bir şaz mesele varsa sık sık gündeme getirerek kendini pazarlayan bu iki ilahiyatçıdan biri olan İhsan Eliaçık, Sezen Aksu´nun Hz. Adem´e hakaretine sahip çıkmış bir de utanmadan buna Kur´an´dan delil getirmeye çalışmıştır. “Kur´an, Adem´e asi, yoldan çıkmış, Adem manasında insana cahil ve zalim der. (Taha 121,Ahzab 72). Din dilinde Adem-Havva kadın erkek; ben, sen, o hepimiziz. Değil 19, 49 yıl geçse Sezen Aksu gibi bir sanatçı çıkaramadınız çünkü cahil ve zalimsiniz.” ifadelerini kullanan İhsan Eliaçık ne derece cahil ve Müslümanlara karşı kindar olduğunu ortaya koymuştur.

Hemen her bulduğu fırsatta Müslümanları aşağılayan Mustafa İslamoğlu ise bu meselede de egosunu göstermiş ve daha önce birçok hadisede olduğu gibi bu meselede de Müslümanlardan yana olma yerine Hz. Adem´e hakaret eden Sezen Aksu´ya sahip çıkarak bizi şaşırtmamıştır:

“Adem ve eşi: ‘Biz kendimize zulmettik.´, ‘Adem Rabbine asi oldu ve yoldan saptı´, ‘..emaneti insan yüklendi; ama o ÇOK ZALİM VE ÇOK CAHİL biri olup çıktı.´ Buna rağmen linçte ısrar etmek, son ayetteki ÇOK ZALİM ve ÇOK CAHİL olmaya aday olmaktır. Linç dindarlık değil, kindarlıktır.”

Yukarıda ayet olarak verdiği açıklamaların kendi mealinde bile böyle olmadığını ne yazık ki hayretle görmekteyiz.

Müslümanlara olan kini ve egosu hakikatin önüne geçen İslamoğlu´na göre, Kur´an´da, “Biz nefsimize zulm ettik” mealindeki ayetlerden dolayı Sezen Aksu gibilerin Peygamberlere, “Zalim-cahil Adem(!)”, “Zalim Yunus(!)” diyebilir sonucu çıkmaktadır. İslamoğlu aynı kafayla hareket ettiğinde Şura suresi 52. Ayete dayandırarak ( İşte böylece sana da kendi buyruğumuzla bir Kur´an vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun; ama şimdi onu, dilediğimiz kullarımızı sayesinde doğruya eriştirdiğimiz bir ışık kıldık.”) Hz. Muhammed´e de -hâşâ- “İmansız ve Kitapsız” demenin yolunu açmaktadır.

Eliaçık ve İslamoğlu´na göre Sezen Aksu´nun Hz. Adem´e CAHİL yakıştırması hakaret değilmiş. Buna gerekçe olarak da Hz. Adem´in yasağı ihlal etmesini gösteriyor. Hz. Adem´in yasağı ihlal etmesi ve sonra tövbe etmesi asla peygamberliğine bir halel getirmez!!

Yine Allah´ın kulu olan Hz. Âdem için dilediğini söylemesi, O´nun sorgulanamaz hikmetini ortaya koyar. Peki buna dayanarak Hz. Adem´e cahil deme hamakatını gösterenler neyi ortaya koymaktadır? Bunu Hümanist bir yaklaşımla izah edebilir miyiz? Ya da Kemalist laiklere yaranma çabası diyebilir miyiz?

Eliaçık ve İslamoğlu gibilerin Hz. Adem´e cahil diyen Sezen Aksu´ya sahip çıkması aslında bizim mahallede büyümelerine rağmen savrulan bazılarının profilini açık biçimde ortaya koymaktadır. Sezen Aksu şarkısında Hz. Adem yerine Eliaçık ve İslamoğlu hakkında cahil deseydi acaba bu savrulmuşlar meseleye aynı hümanistlikle yaklaşırlar mıydı?

Bu savruluşun altında yatan sebeplerin psikologlar tarafından ciddi biçimde araştırılması bir anlamda savrulmanın da sebeplerini ve sonuçlarını ortaya koyacaktır.

 

Eliaçık ve İslamoğlu hakarete sahip çıkmada yalnız değildir. Laik ve Kemalistlere yaranmak ve TV´lerinde boy göstermek için atmadık takla bırakmayan Levent Gültekin de hemen topa girmiş ve o da tıpkı diğer ekürileri gibi Sezen Aksu´ya sahip çıkmıştır:

“Sezen Aksu sadece çok değerli bir sanatçı değil ülkenin en demokrat, en barışçı, sorunların çözümü için elini taşın altına koymaktan da çekinmeyen bir sanatçısıdır. Yani Sezen Aksu candır.”

Sezen Aksu´nun bu hakaretine Müslüman duyarlılığı olan herkes karşı çıkarken her fırsatta manevi değerlere saldıranlar ise savunmaya geçmiştir. Savunanlardan biri de DEVA partisi Genel başkanı Ali Babacan olmuştur. Kendi partisinde iken başka partiler için çalıştığını itiraf ederek nasıl bir tiynete sahip olduğunu ortaya koyan Babacan yapılan hakareti fikir ve düşünce özgürlüğü saymıştır:

“Türkiye ancak fikir ve ifade özgürlüğü zemininde yükselebilir. Sanatçılarımız da sanatlarını icra ederken özgür olmalıdır. Şarkı sözlerini çarpıtan zihniyet bu ülkeye sadece kötülük yapmaktadır. Sezen Aksu´nun hedef alınması kabul edilemez.”

Şimdi biri de çıkıp, “Ali Babacan cahilin biridir. Babası da cahildi. Bütün sülalesi de cahildi.” Dese bu da mı fikir ve ifade özgürlüğü içinde değerlendirilecektir? Bu nasıl bir aymazlık ve ahlak inhirafıdır; bunu değerlendirmeyi okuyucuların ferasetine bırakıyorum.

Sezen Aksu´nun hakaretlerine sahip çıkanlardan biri de sözde ülkücü ve muhafazakar olduğunu söyleyen İP´in Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem olmuştur:

“Sezen Aksu bu toprakların sesidir. Sezen Aksu bu coğrafyanın vicdanıdır. Bu toprağın insanları Sezen´in şarkıları ile ağlar, Sezen´in şarkıları ile güler. Sezen´in kıymeti, hayatı boyunca bu ülkedeki her acıya verdiği sesten gelir. Sezen Aksu´ya saldırmak Türkiye´ye saldırmaktır.”

Bu nasıl bir vicdansızlıktır; hakareti eden Sezen Aksu ama Sezen´e saldıranların Türkiye´ye saldırdığını iddia etmek için insanın beyninde akıl diye bir şey taşımaması gerekir. Bahadır Erdem bu yaklaşımıyla tam bir Ebu Cehil (Cahillerin babası) olduğunu ortaya koymuştur. (Ben de fikir ve ifade özgürlüğümü kullanıyorum!!!)

Eliaçık, İslamoğlu, Gültekin, Babacan, Erdem ve benzeri düşünce taşıyanların bu yaklaşımlarıyla yakında Sezen Aksu´yu kutsal bakire ilan etmeleri işten bile değildir. Rusya Devlet Başkanı Putin bile bunların aymazlıklarına ve savrulmalarına katılmamıştır. Geçtiğimiz aylarda Moskova´da yıllık basın toplantısı yapan Putin yaptığı bir açıklamada, “Hz. Muhammed´e saldırmak hakarettir. Sanat özgürlüğü değildir.” diyerek önüne gelen herkesin başkalarının kutsal saydığı değerlere hakaret edemeyeceğini ortaya koymuştur.

“İçinin karanlığı dışına yansımış ve görünüş itibariyle bir ucubeye dönmüş kart bir karının” (Burada yine bir yazar olarak fikir ve ifade özgürlüğümü kullanıyorum.) bir Resul´e yaptığı hakaretlerini savunanların akıbetlerinin hayır olmayacağına inanıyorum. Rabbimiz imhal (mehil verir) eder ama asla ihmal etmez. Er veya geç Resulüne hakaret edenleri ve hakarete sahip çıkanları hem bu dünyada hem de ahirette rezil rüsva edeceğine inancımız tamdır.

Son olarak diyorum ki:

Ey Allah´ın Resul olarak seçtiği bir peygambere cahil diyen bir kart karıya sahip çıkan alim kılıklılar ve politika cambazı cahiller!

Yaptığınız bu aymazlıktan ve cahillikten samimi olarak tevbe edin. Allah (cc) samimi olarak tevbe edenleri affedeceğini söylemektedir. Kendinize yazık etmeyin …

 

 

 

Anahtar Kelimeler: Cahil, Alim, Politik, Kılıklılar
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Akşener´in Abdulhamit Düşmanlığı (25 Mayıs 2022 - Çarşamba)
Aklını Kullanmayan Zavallı İnsan! (16 Mayıs 2022 - Pazartesi)
FETÖ´DEN AYRILIŞ TRAVMALARI (09 Mayıs 2022 - Pazartesi)
AKIL SAHİPLERİNİN KİTABI! (18 Nisan 2022 - Pazartesi)
DERİN MİLLETİN TEMSİLCİSİYDİ (23 Mart 2022 - Çarşamba)
Hayalin Gerçeğe Yolculuğu (28 Şubat 2022 - Pazartesi)
Emevi Zihniyeti Ölmemiş! (24 Şubat 2022 - Perşembe)
FETÖ Mahkemelerimden Anekdotlar (15 Şubat 2022 - Salı)
İslam´ın Ilımlısı Radikali Olmaz! (26 Ocak 2022 - Çarşamba)
Fetökulli Algı Yöntemleri (17 Ocak 2022 - Pazartesi)
SİZDE DE HURUFİLİK VAR MI? (04 Ocak 2022 - Salı)
ASKERDE AKİF´İ ANMAYA KALKTIK!! (28 Aralık 2021 - Salı)
Türkler Hurafeyi Sever ve İnanır! (21 Aralık 2021 - Salı)
DARBE ALGISINA İTİRAFÇI TOKADI (15 Aralık 2021 - Çarşamba)
SİZİ HANGİ EVLİYA KURTARACAK? (06 Aralık 2021 - Pazartesi)
SEZAİ KARAKOÇ İSTİSMARCILARI! (27 Kasım 2021 - Cumartesi)
AKIL SAĞLIĞIMIZ YERİNDE Mİ? (26 Kasım 2021 - Cuma)
ALİ BULAÇ FARK EDEMEMİŞ? (15 Kasım 2021 - Pazartesi)
LÜTFÜ TÜRKKAN MORON MU? (08 Kasım 2021 - Pazartesi)
KUR´AN TEMELLİ AKILCI YOL (05 Kasım 2021 - Cuma)
ŞEYTANİ DİYALEKTLER (26 Ekim 2021 - Salı)
Adaletli Bir Dünya Mümkün mü? (16 Ekim 2021 - Cumartesi)
Ak Partideki Kibir ve Gurur Hastalığı! (11 Ekim 2021 - Pazartesi)
TERÖRİST ÜLKÜ OCAKLARI! (30 Eylül 2021 - Perşembe)
ERDOĞAN VE FETÖ SONRASI!!! (29 Eylül 2021 - Çarşamba)
YENİ EBUZER´LERE İHTİYACIMIZ VAR! (19 Eylül 2021 - Pazar)
FETÖYE TAPINANLARIN PROFİLİ (06 Eylül 2021 - Pazartesi)
COVİT İLE ZALİMLEŞENLER! (25 Ağustos 2021 - Çarşamba)
MUHALEFETİN MİTOMANİLİĞİ! (14 Ağustos 2021 - Cumartesi)
Tarikatcı, Nurcu, Şucu, Bucu! (03 Ağustos 2021 - Salı)
ÇAĞDAŞ, YANDAŞ, FONDAŞ MEDYA! (26 Temmuz 2021 - Pazartesi)
FETÖ´NÜN AHLAKSIZLIKLARI BİTMEZ! (06 Temmuz 2021 - Salı)
TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ? (29 Haziran 2021 - Salı)
İKTİDARA MUSALLAT OLAN KILIÇ! (17 Haziran 2021 - Perşembe)
EN BÜYÜK EŞKİYA (MAFYA) KİM? (10 Haziran 2021 - Perşembe)
MAFYASIZ TÜRKİYE MÜMKÜN MÜ? (23 Mayıs 2021 - Pazar)
BENİM MAFYAM SENİNKİNİ DÖVER! (11 Mayıs 2021 - Salı)
KADİR GECESİ HAKKINDA ÇELİŞKİLER (08 Mayıs 2021 - Cumartesi)
SAĞLIĞIMIZLA KİM OYNUYOR? (03 Mayıs 2021 - Pazartesi)
KUYRUKLARI HEP HAVA DA AMA! (25 Nisan 2021 - Pazar)
POLİTİK ARENADAKİ PARTİ VE PARTİCİKLER! (12 Nisan 2021 - Pazartesi)
FETÖ´YÜ DEVLET ERKİ BESLİYOR! (07 Nisan 2021 - Çarşamba)
ERDOĞAN SONRASI FETÖ NE YAPAR? (11 Mart 2021 - Perşembe)
MAHREMİN MAHREMİ FETÖKULLİ İŞLER! (03 Mart 2021 - Çarşamba)
AŞK ELMA ŞEKERİNE BENZER! (21 Şubat 2021 - Pazar)
FETULLAH´IN MÜNAFIKLIĞI VE TİLMİZLERİ (10 Şubat 2021 - Çarşamba)
HANİ YARGIDA FETÖ BİTMİŞTİ! (28 Ocak 2021 - Perşembe)
BİREYİ YOK EDEN KATİL YAPILAR (16 Ocak 2021 - Cumartesi)
YAZARLAR SAHTEKÂRLIK YAPARSA! (09 Ocak 2021 - Cumartesi)
MÜNAFIK İNSİ ŞEYTAN! (31 Aralık 2020 - Perşembe)
"PKK/HDP VE FETÖ ORTAK ALGISI" (19 Aralık 2020 - Cumartesi)
İNSANIZ İŞTE! (15 Aralık 2020 - Salı)
Sağlıkta Küresel Çete Oyunlar (04 Aralık 2020 - Cuma)
FETÖNÜN İŞLEDİĞİ CİNAYETLER (30 Kasım 2020 - Pazartesi)
POLİTİK ALAN ÇOK KİRLİ! (23 Kasım 2020 - Pazartesi)
FETÖ Mahkemelerinde Yaşadıklarım (18 Kasım 2020 - Çarşamba)
Boykot Ve Kandil Aforizmaları (30 Ekim 2020 - Cuma)
ADI MİLLİ AMA KENDİ ZAVALLI! (23 Ekim 2020 - Cuma)
CEHENNEME PASAPORT KESEN MEZHEPLER? (12 Ekim 2020 - Pazartesi)
ÂLİM OL Kİ ÖLMEYESİN (28 Eylül 2020 - Pazartesi)
ACELECİ, CAHİL VE ZALİM! (21 Eylül 2020 - Pazartesi)
Şeytan´ın Dünya Merkezleri! (14 Eylül 2020 - Pazartesi)
DİNSEL VE CİNSEL TACİZCİLER! (10 Eylül 2020 - Perşembe)
BU NE SİYASİ AYAKMIŞ BE! (29 Ağustos 2020 - Cumartesi)
HADİS KÜLLİYATINI OKURKEN DEHŞETE KAPILDIM! (20 Ağustos 2020 - Perşembe)
POLİTİKACILARA GÜVENİYOR MUSUNUZ? (13 Ağustos 2020 - Perşembe)
AYRILIK RAHMET OLABİLİR Mİ? (29 Temmuz 2020 - Çarşamba)
YENİ FETÖLERE FISRAT VERMEYELİM (22 Temmuz 2020 - Çarşamba)
MİDE BULANDIRAN SORULAR! (15 Temmuz 2020 - Çarşamba)
AYASOFYA AÇILDI DA! (14 Temmuz 2020 - Salı)
ARINÇ FETÖCÜ DEĞİLSE! (01 Temmuz 2020 - Çarşamba)
FETÖ İLE İŞBİRLİĞİ YAPMIŞLAR!!! (16 Haziran 2020 - Salı)
BAĞIRSAK DÜĞÜMLEMESİ Mİ OLDUK? (19 Mayıs 2020 - Salı)
YA SOSYAL MEDYA OLMASA! (17 Mayıs 2020 - Pazar)
FETÖ İTİRAFLARINDAKİ SIR (09 Mayıs 2020 - Cumartesi)
FETÖYE HALA KİMLER HİZMET EDİYOR? (22 Nisan 2020 - Çarşamba)
DEVLET HERKESİ AFFEDEBİLİR Mİ? (17 Nisan 2020 - Cuma)
KUL AZMAYINCA BELA GELMEZ! (07 Nisan 2020 - Salı)
SİYASAL İSLAM VEYA İSLAMCILIK İLLÜZYONU (02 Nisan 2020 - Perşembe)
SAİD NURSİ TÜRK DÜŞMANI MI? (26 Mart 2020 - Perşembe)
VİRÜSTEN DEĞİL ALLAH(cc)´TAN KORK! (16 Mart 2020 - Pazartesi)
SİYASİ ALANDA FETÖ VALSI (09 Mart 2020 - Pazartesi)
FETÖ´DEN KORKAN KORKAKLAR! (02 Mart 2020 - Pazartesi)
ÜLKÜCÜ AHLAKLI OLUR! (20 Şubat 2020 - Perşembe)
İHANET HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR (04 Şubat 2020 - Salı)
TELİF HAKKI KUL HAKKIDIR (13 Ocak 2020 - Pazartesi)
İSLAM ŞAİRİ AKİF (30 Aralık 2019 - Pazartesi)
ÜLKÜCÜ BİRLİK NASIL SAĞLANIR? (23 Aralık 2019 - Pazartesi)
HİÇ ŞİRK KOŞUYOR MUSUNUZ? (18 Aralık 2019 - Çarşamba)
YENİ TERÖR ÇEŞİDİ: SOFİSTİKE TERÖR (11 Aralık 2019 - Çarşamba)
İŞGAL EDİLMİŞ ZİHİNLER! (02 Aralık 2019 - Pazartesi)
HORTUMUN MUSLUĞU YASALARDA (28 Kasım 2019 - Perşembe)
FETULLAH´A HAKSIZLIK ETMİŞİZ!!! (18 Kasım 2019 - Pazartesi)
KAZAK ERKEK MİSİNİZ!!! (13 Kasım 2019 - Çarşamba)
KURDUN ARKASINDAN BİN ÇAKAL HAVLAR (04 Kasım 2019 - Pazartesi)
KHK´LAR TAM BİR FACİA İMİŞ!!! (01 Kasım 2019 - Cuma)
BARIŞ PINARI KİMLERİN KİMYASINI BOZDU? (12 Ekim 2019 - Cumartesi)
ÜLKÜCÜLER BİRLİK OLABİLİR Mİ? (07 Ekim 2019 - Pazartesi)
ASRIN MÜHRÜ ÇAMLICA CAMİİ (02 Ekim 2019 - Çarşamba)
AK PARTİ AFORİZMALARIM (20 Eylül 2019 - Cuma)
FETÖ´DEN AYRILANLARIN PROFİLİ! (10 Eylül 2019 - Salı)
KARUN, HAMAN VE FİRAVUN (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
İSLAMOĞLU VE MÜRİTLERİ NEREDEN KOŞUYOR? (29 Temmuz 2019 - Pazartesi)
BİTİRMEZSEN BİTİRİRLER! (03 Temmuz 2019 - Çarşamba)
FABRİKATÖR (Doğu Perinçek) (01 Temmuz 2019 - Pazartesi)
CHP KAZANMADI, AKP KAYBETTİ! (25 Haziran 2019 - Salı)
ZULÜM DEVAM ETMEZ! (10 Haziran 2019 - Pazartesi)
Devin Yalnızlığını Besteleyemedik! (27 Mayıs 2019 - Pazartesi)
FETÖCÜLÜK BİR ZİHNİYETTİR (19 Mayıs 2019 - Pazar)
AKLIMDA DELİ DELİ SORULAR! (14 Mayıs 2019 - Salı)
SEÇİM ve GEÇİM AFORİZMALARI (29 Nisan 2019 - Pazartesi)
Fetöcüler Neden Tam Temizlenmedi? (16 Nisan 2019 - Salı)
Adalet Öldü Helvasını Yedik!!!! (06 Nisan 2019 - Cumartesi)
ADI GİBİ ARİFTİ OZAN ARİF (19 Şubat 2019 - Salı)
İSLAMCI AYDINLARIN ÇIKMAZI! (07 Şubat 2019 - Perşembe)
Siyasi Dalkavuklar / Dalkavuklukları (15 Ocak 2019 - Salı)
YÖNETİCİLERİMİZ BİZDEN Mİ? (20 Aralık 2018 - Perşembe)
AK PARTİ AKP´LEŞİR Mİ? (04 Aralık 2018 - Salı)
Medeniyet Tasavvurumuz (22 Kasım 2018 - Perşembe)
Ahlaksız Siyaset Olurmu? (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
Kanunlar Siyaselire İşlemiyor´mu? (05 Ekim 2018 - Cuma)
FETÖ GÜNAHINDA YALNIZ DEĞİL!!! (18 Eylül 2018 - Salı)
Aldatanlar Ve Aldananlar (19 Ağustos 2018 - Pazar)
Müslümanların Paradoksları (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Erdoğan Büyük Oyunu Bozdu! (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Fetöyü Paşa Yapıp Afedelim !!! (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Şehid Muhsin Reis (26 Mart 2018 - Pazartesi)
İslam´ın Güncellenmesi (10 Mart 2018 - Cumartesi)
Küresel Terörist Fetulşeytan (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
İtiraf Ediyorum Ben de Enayilik Ettim ! (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Necip Fazıl İstismarcılığı ! (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
Katliamları Muharref Tevrat Emrediyor! (08 Aralık 2017 - Cuma)
Müslüman Müslüman´a Güvenir mi? (19 Kasım 2017 - Pazar)
Diktatörler/Diktatörlük (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
Akıl Tarikatı ve Mürşidi (17 Eylül 2017 - Pazar)
Bizim(!) Medyadan Portreler!!! (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Utandım Tiksindim Ve Korktum !!! (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Fetö´nün Pisikolojik Savaş Taktikleri !!! (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Fetönün Yeni Şeytanlıkları (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Bylock Mit Operasyonu´mu ? (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Ordu Milletten TSK´ile Evrildik (18 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bu Mücadeleleyle Fetö´yü Yenebilirmiyiz (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
Düşmanı Küçük Gören Kaybeder (01 Nisan 2017 - Cumartesi)
Üst Akıl´mı Çukur Akıl´mı ? (13 Mart 2017 - Pazartesi)
Ulu Hakan Abdul Hamit Han (28 Şubat 2017 - Salı)
Neden ´´Evet´´Diyorum? (17 Şubat 2017 - Cuma)
Alimim!Alimsin!Alim? (07 Şubat 2017 - Salı)
Dinini Davasına Kurban Edenler (24 Ocak 2017 - Salı)
Terörist Değilmiş (08 Ocak 2017 - Pazar)
TBMM Darbe Komisyonu Konuşmam (20 Aralık 2016 - Salı)
ABD mi Büyük (Hâşâ) Allah mı? (21 Kasım 2016 - Pazartesi)
Karizmatik Liderler İslam´ın Neresinde ? (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
Değişen Toplumumuz Nereye Gidiyor (19 Eylül 2016 - Pazartesi)
Vahiy Akılsız Anlaşılmaz! (05 Eylül 2016 - Pazartesi)
Mehti Ve Mesih İnancı Fetöler Doğuruyor (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Kısır Darbeler Ülkesi! (04 Ağustos 2016 - Perşembe)
Darbe Ahlaksızlığı! (28 Temmuz 2016 - Perşembe)
Akılcılığın Öncüsü Büyük İmam (13 Temmuz 2016 - Çarşamba)
Çağımızda Bir Alperen: Arvasi (03 Temmuz 2016 - Pazar)
Dertlerimiz Bıraktığı Gibi! (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
YESEVÎLİK RUHU VE ÖĞRETİSİ (11 Haziran 2016 - Cumartesi)
HOLOKOSTCU ALMANLAR! (06 Haziran 2016 - Pazartesi)
Kürt Meselesi İslam´la Çözülür (30 Mayıs 2016 - Pazartesi)
Makedonya´da Bir Türk Yapılanması: (14 Mayıs 2016 - Cumartesi)
ABD´İN ÇÖKÜŞÜ DE MUKADDER! (08 Mayıs 2016 - Pazar)
Fitnebaşı İngilizler (21 Nisan 2016 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
16.3479
EURO
17.5270
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
Satın aldığınız kahveyi taze saklamak istiyorsanız cam kavanoza boşaltıp içine iki adet kesme seker atın. Ağzını sıkıca kapatın. Kahvenin taze kaldığını göreceksiniz.

Püf noktası
Bir timsahın su altında hiç nefes almadan 4-5 saat kalabildiğini,

İlginç bilgiler