Dil bu; başımın belası…
Dil bu; başımın belası…
Tarih: 22.12.2014 18:10:09 / 3155okunma / 0yorum
Yalçın Koçak

Toynbee: "Alfabenin değişimi, kütüphanelerin yakılması yerine geçmiştir. Bundan sonra Türk kütüphanelerini yakmaya lüzum kalmamıştır. Çünkü harf inkılâbıyla bu hazineler örümceklerin yuva yaptığı raflarda kapanıp kalmaktan başka bir şeye yaramayacaktır. Ancak çok yaşlı hocalar ve ihtiyarlar, onları okumak lüzumunu hissedecektir."


Dil bu; başka bir şeye benzemez. Azınlıkların gözüyle bakmayan, çokluk ve çoğunluk olmanın kıymetini de bilmez, kadrini de bilmez.

Hani yaşlanmadan gençliğin, yoksullaşmadan varlığın, kaybetmeden de Ananın, Babanın kıymetini bilmeyi bize öğretenler, bunları hangi dilde öğrettiler. Hangi dilde dinledin ninenin ninnisini, hangi dilde gördün gecenin rüyasını?

"DİLİM, BELAM", evet bu dil; dünyanın 3. Konuşma Dili; Emperyal sömürücü, düzen koyucu yöneticiler, kendi dillerini 4. yapabilmek için bizim dilimizi 5. sırada saydırmış, yazdırmış. Bizde ses yok, çıt yok, tıs yok!

Şimdi zamanı geldi bu "dil belam" yazımızın devamına; niye şimdi, zamanı mı sorularıyla birlikte yazalım, okuyalım.

Osmanlı Anayasası (Kanuni Esasi- Esas Kanun) 18. Maddesi bakın ne hüküm içeriyor. Bu maddeyi okuyan-bilen biraz mürekkep yalamış bir adam, Osmanlıca diye bir dil ibaresini telafuz edebilir mi, yazısını da yazabilir mi?

KANUNU ESASİ Kabul Tarihi: 7 Zilhicce 1293 (23 Aralık 1876)

MADDE 18.- Tebaai Osmaniyenin hidematı Devlette istihdam olunmak için devletin lisan-ı resmisi olan Türkçeyi bilmeleri şarttır.

Ne diyor, ne diyor?

Osmanlı Devleti Anayasası "Devletin dili Türkçedir" diyor. Misyonları maziye sövmek, tarihe çamur atmak, diğerlerinin ki de onlara sırf karşı olmak olanların belli ki okumaya zamanları yok.

Konu Alfabe ise bugün kullandığımız Latin Alfabesi, bize Türk Alfabesi olarak kakalandığından Ninem eski alfabemize kibarca, yenisini de korkudan reddetmeden- eski Türkçe demiştir. Yeni Türkçe diye bir şey yoktur. Batılılaşma uğruna katledilen dayatma, cebir, eski elif-ba’nın ortadan kaldırılması vardır.

Zaten devletin resmi yazışmalarında Latin harfleri ve alfabesi kullanılıyordu, demezler mi adama?

Bir süre logosunun altında “ Kalk uyan, yoksa ardı hicrandır” yazan Milliyet Gazetesi`nin 26.07.1950 tarihli sayısında rahmetli İsmail Hami Danişmend’in "Alafranga Türkçe" yazısına buyrun bir bakalım:

"Bizde dil tasfiyesi yalnız Arapça ve Acemce kelime düşmanlığı şeklinde anlaşılıp, Garp dillerine Türkçenin bütün kapıları birden açılmış ve bir lazım kelimeye mukabil bin lüzumsuz kelime içeri alınmıştır. Türkçenin kelimeleri dururken, yabancı kelimeleri kullanmak hiç bir zaruretle değil, ancak aşağılık duygusundan mütevellit bir züppelikle izah edilebilecek çirkin bir maskaralıktır. Bu tuhaf vaziyete göre, eskilerin Arap ve Acem hayranlığından sonra yeniler de Fransızca, İngilizce vesaire hayranlığına müptela olmuş demektir. Herhalde Ana-dilimizin milliyetini kurtarmak için "Öz-Türkçe" denilen uydurma kelimelere karşı olduğu gibi, bu lüzumsuz Garp kelimelerine karşı da artık milli bir mücadele açılmalıdır."

Altmışbeş yıl geç kalınılmış bir mücadele yeter ki doğru ellerde doğru şekilde ve milli eksenli olarak yapılabilse.

Şimdi gelelim başarısız kurmaylarımıza; ilim, bilim adına akademisyenlerimize, diplomasi adamlarımıza şu aşağıdaki tablodan sonra onlardan başarıda beklemek cidden haksızlık olacaktır.

İlkokulu bitiren çocuklar kaç bin kelimelik bir dağarcık ile mezun oluyorlar?

Düşünce dünyası bu dağarcıktaki kelimeler üzerinden gelişiyor ve fikir üretebiliyorsa vay halimize!

İngiliz-Amerikalı bir ilkokul öğrencisi 71 bin kelime ile mezun oluyor. Almanya da bu rakam 69 bin. Fransız da bir o kadar, İtalyanlar zayıf 32 bin kelime ile çocuklarını mezun ediyorlar.

Biz mi? Utanarak yazıyorum 7 bin altı yüz. Bende onlardan biriyim.

Peki Arnold J. Toynbee, bu olup-bitenlere ne diyor, bir bakalım: "Mustafa Kemal hedefini gerçekleştirmek için en başarılı ve en akıllı yolu seçmiştir. Böylece alfabenin değişimi, kütüphanelerin yakılması yerine geçmiştir. Bundan sonra Türk kütüphanelerini yakmaya lüzum kalmamıştır. Çünkü harf inkılâbıyla bu hazineler örümceklerin yuva yaptığı raflarda kapanıp kalmaktan başka bir şeye yaramayacaktır. Ancak çok yaşlı hocalar ve ihtiyarlar, onları okumak lüzumunu hissedecektir."
 

 

Anahtar Kelimeler: Dil, bu, başımın, belası
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Mezopotamya ve Kaşıkçı olayı (02 Kasım 2018 - Cuma)
Kriz fırsattır (22 Eylül 2018 - Cumartesi)
Başkanlık Kabinesi (14 Ağustos 2018 - Salı)
YÖK İMAMI H.A.? (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Berlinde Hakimler Vardı (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Dünyanın Neresindeyiz? (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Yeni Nesil Seçmen (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Geldi Çattı Seçim (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Madem´ki Haftası ; Yazalım (03 Nisan 2018 - Salı)
Şöhret, Devlet, Servet, Hikmet (13 Mart 2018 - Salı)
Hukuku, guguk eden kim? (27 Şubat 2018 - Salı)
Kenevir Üretimi, Kimleri Ürküttü? (25 Ocak 2018 - Perşembe)
İstanbul´un çalınan kayıp değerleri (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Maskeli Elon Mask (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Neom City, Arabiya (12 Kasım 2017 - Pazar)
Dijital Dönüşüm (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
II.Haliç Konferansı 2017 (10 Ekim 2017 - Salı)
MUSUL MESELESİ (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
25 EYLÜL (15 Ağustos 2017 - Salı)
Think, Düşünce, Tefekkür ve İklim (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Üç Konu ve Beytül Hikme (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
AKP ve EĞİTİM (30 Haziran 2017 - Cuma)
KATAR mı KATMAZ mı? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Süper Millet (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Aslan Amca (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BU KAÇINCI HAÇLI SEFERİ (02 Mayıs 2017 - Salı)
Referans Referandum ? (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
Ahenk (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
Soylu Bakan (27 Mart 2017 - Pazartesi)
ENDÜSTRİ 4.0 (17 Mart 2017 - Cuma)
DEVLETİN YARASI (09 Mart 2017 - Perşembe)
2 Mart 1949: Ruhun Şad olsun Nuri Paşa (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SOSYAL MEDYA ve ETİK... (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
FETÖ, KLUX, FİLAN (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Müzakere Sonrası Kıbrıs (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
Akışkan Modernite (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Mürted, Akıncı ve Kıbrıs (05 Ocak 2017 - Perşembe)
İstavroz Akıl (27 Aralık 2016 - Salı)
REVAL´den Berisi (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
REKTÖRLÜK MANİFESTOSU (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
İşte Üç Üniversite (18 Kasım 2016 - Cuma)
KOSOVA - FETÖ - PARTİGÖÇ (04 Kasım 2016 - Cuma)
Ne Yüzyıl Amma… (25 Ekim 2016 - Salı)
Konya Profesörleri (2) (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
Sınır Ötelemesi (06 Ekim 2016 - Perşembe)
OUR BOYS (19 Eylül 2016 - Pazartesi)
Kapatılan Üniversiteler (09 Eylül 2016 - Cuma)
YÖK İmamı Kim? (30 Ağustos 2016 - Salı)
AHİ´likten DAİ´liğe (23 Ağustos 2016 - Salı)
Konya Profesörleri (10 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Bizden Söylemesi (30 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Go Island (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Terör Estitüsü (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Zihniyet Ve Eğitim Meselemiz (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
Biz Biliyorduk (08 Haziran 2016 - Çarşamba)
Barış ve Huzur Paktı (25 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Niye Geriyiz? (06 Mayıs 2016 - Cuma)
İHLÂS – ENSAR – DİRİLİŞ (08 Nisan 2016 - Cuma)
Emin Oktay Tarihi (17 Mart 2016 - Perşembe)
Unutturulan Tarih (04 Mart 2016 - Cuma)
61, BİTyeniği VAR..! (24 Şubat 2016 - Çarşamba)
Kürdi Makamı´ndan Bir Yazı (18 Şubat 2016 - Perşembe)
BREXİT: İngiliz dışarı! (31 Ocak 2016 - Pazar)
Yeni YÖK (21 Ocak 2016 - Perşembe)
KAOTİK AVRUPA... (14 Ocak 2016 - Perşembe)
Ders Çıkar Selo (06 Ocak 2016 - Çarşamba)
Üçüncü Bin Yıl... (30 Aralık 2015 - Çarşamba)
Yine mi Musul?.. (21 Aralık 2015 - Pazartesi)
KORKU İMPARATORLUĞU, ARMAGEDON… (05 Aralık 2015 - Cumartesi)
S.P.O.R (24 Kasım 2015 - Salı)
Güven Bunalımı (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Türkiye ve Avrupa´nın geleceği (04 Kasım 2015 - Çarşamba)
1915 + 100 = 2015 (25 Ekim 2015 - Pazar)
AYASOFİA “Kutsal Bilgi” (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Geri Çağırma (06 Ekim 2015 - Salı)
26 Eylül Dil Bayramı (29 Eylül 2015 - Salı)
KABE, EBREHE, FİL, EBABİL liEBHERR? (15 Eylül 2015 - Salı)
MÜHENDİSLERE ÇAĞRI (08 Eylül 2015 - Salı)
GAZİ MECLİS… (28 Ağustos 2015 - Cuma)
DİYET... (18 Ağustos 2015 - Salı)
İki Kafa-Bir Yaka (05 Ağustos 2015 - Çarşamba)
BATI`YA AKAN NEHİR... (24 Temmuz 2015 - Cuma)
KÜÇÜLEREK BÜYÜME... (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
OLSUN BE…! (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KOALİSYON (26 Haziran 2015 - Cuma)
Seçim bitti, Geçim... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
Mercedes Az Bile! (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Ütülüyoruz, Küçülüyoruz... (28 Mayıs 2015 - Perşembe)
Seyyahlar ve Sır Katipleri (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Zebun-kuş (09 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Gel de Yazma… (29 Nisan 2015 - Çarşamba)
Oryantalist Bombardıman… (21 Nisan 2015 - Salı)
Greek: Hırsız, Yalancı, Hilekar (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
YUVARLAK MASA (02 Nisan 2015 - Perşembe)
ALARM, ALARM, ALARM (24 Mart 2015 - Salı)
Döviz, Faiz, Borsa (16 Mart 2015 - Pazartesi)
Yunanistan ve Türk Lirası (09 Mart 2015 - Pazartesi)
Müzmin Muhalefet... (27 Şubat 2015 - Cuma)
El Cezire (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Hukuk ilim değilmiş (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yunanistan Seçimleri (29 Ocak 2015 - Perşembe)
Galata`daki Devlet, Galata Saray`ı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
İstanbul ve Ayasofya (02 Ocak 2015 - Cuma)
Adalet izne çıkar mı? (11 Aralık 2014 - Perşembe)
Şu Boğaz Harbi (03 Aralık 2014 - Çarşamba)
Welcome Paba..mız (25 Kasım 2014 - Salı)
Ortak Akılsızlık (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
Vesayet ve İcazet (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
Muslimoney Kozmopolitanlar... (21 Ekim 2014 - Salı)
Ketenpere (10 Ekim 2014 - Cuma)
Kırık Put (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Adli Tatil (17 Eylül 2014 - Çarşamba)
YÖK Hukuçuları (26 Ağustos 2014 - Salı)
Çatı Çöktü, Temel Sağlam (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
“Sıfır“dan Başlayalım (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
2.5 PARTİ… (17 Temmuz 2014 - Perşembe)
Oksidentalizm Değil, Garbiyat... (07 Temmuz 2014 - Pazartesi)
Körlük (18 Haziran 2014 - Çarşamba)
BİLİM ve SANAT, YÖK ve TRT. (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.4770
EURO
6.1575
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
Soğanın sadece baş ve uç kısmını temizledikten sonra 30 sn mikrodalgaya atarsanız gözleriniz yaşarmadan doğrayabilirsiniz.

Püf noktası
Yavru Mavi balinaların 7 metre Boyunda ve 3 ton ağırlığında doğduklarını,bu hayvanların çok büyük olmalarına karşın başlıca besinlerinin sürüler halinde yaşayan ve kirli denilen bir çeşit karides olduğunu,

İlginç bilgiler