Kenevir Üretimi, Kimleri Ürküttü?
Şimdi biz, konuyu sadece esrar yapımı gibi sınırlı bir alana hapsederek diğer geniş kazanımların önünü tıkayan eski algı ile mi yol alacağız; yoksa kenevirin bahtını değiştirip ekonominin tahtını yapacak öncü adımları mı atacağız?
Tarih: 25.1.2018 13:10:58 / 2069okunma / 0yorum
Yalçın Koçak

 

Bahtsız Kenevir ve Kaybettirilen Zaman, Kenevirin Bahtı, Ekonominin Tahtı…

Kadim gelenekte “Tanrılar Tarafından Dünyaya Gönderilen Dört Kutsal Tohum” olarak adlandırılan buğday, arpa, keten ve kenevir; yüzyıllar boyu hayatımızda olmuş bitkiler. Ne var ki bu silsilede oldukça önemli bir yeri olan kenevir, içindeki THC maddesinin esrar yapımında da kullanılıyor olması sebebi ile insanların zihinlerinde  çok farklı bir şekilde konumlanmış.

Kenevirden üretilebilecek olan ürün yelpazesi gıdadan ilaç sanayiine, biyopolimer ve biyoplastik gibi doğa dostu sanayi ürünlerinden inşaat malzemelerine kadar son derece geniş bir aralık arz ediyorken, bugün hâlâ kenevir denildiği zaman akla ilk gelen şey uyuşturucu! Daha çok da esrar…

Osmanlı tıbbı dahil kadim tıpta sayısız hastalık için şifa amaçlı kullanılan kenevirin ve kenevir yağının bugün bilimsel araştırmalarla desteklenmiş başlıca faydasıise kanser alanında. Kenevirin bünyesindeki maddelerin anti-kanser etkisi taşıdığı ve kötü hücrelerle karşı karşıya getirildiğinde o kötü hücrelerin kendi kendisini yok etmesine sebep olduğu; laboratuvar deneyleriyle, bilimsel çalışma ekiplerinin somut araştırmaları ile tescillenmiş durumda.

Ayrıca sadece kanser değil, kenevirin beyin hastalıklarından göz tansiyonuna, kalp rahatsızlıklarından epilepsiye, mide ve uyku bozukluklarından romatizmal rahatsızlıklara, psikiyatrik sorunlardan kemoterapinin doğurduğu yan etkilerin yok edilmesine kadar iki yüzü aşkın hastalığı şifalandırdığı da biliniyor.

Örneğin ‘çedene´ olarak bildiğimiz kenevir tohumu, Osmanlı tıbbında da çok kullanılmış. Hem hastalıkların tedavisi, hem de koruyucu hekimlik noktasında. Konya gevreği olarak bildiğimiz yöresel ürünün çedeneli oluşu da, hep bu kadim geleneğin bir uzantısı.

Harzemşahlar, Türk kültür çevresinde ‘kendir urugı´ adını verdikleri ve kenevir tohumundan elde edilen yağı çok kullanmışlar. Ve bu gelenek, tüm eski Türklerde devam etmiş.

Sonuç olarak ecdat, sayısız faydalarını müşahede ettikçe ‘Ebû Kenevir´ diyecek olduğumuz bu mübareğin kıymetini bilmiş; ancak bizler bir yerlerde yine bir oyuna getirilmişiz. Eski Türklerde çok eski dönemlerden beri bilinen, hatta Uygur Türklerinin de yer yer ‘kentir´ (tarla kendiri), yer yer de ‘keyikkentir´ (yaban kendiri) dedikleri bu kadim bitkinin şifasından ve tüm faydalı yönlerinden kopmuşuz…

Sonra 1900´lü yıllarda, gazete ve dergi gibi birçok yayının sahibi olan W. H. Hearst isminde Amerikalı bir medya patronu sahneye çıkmış ve kağıt üreten ormanlarının alternatif bir hammadde ile geri planda kalmasına razı olmamış. Zira kenevirden kağıt yapılırsa, milyonlarını kaybedebilirmiş! Ayrıca petrol şirketinin sahibi olan meşhur Rockefeller da, biyoyakıt olan kenevir yağının parlamasını pek tercih etmemiş.

Dupont şirketinin ana hissedarı olan ve petrol ürünlerinden plastik üretmek için patente sahip olan Mellon da, pazarını tehdit eden kenevir endüstrisine yakın alaka göstermiş ve ABD Başkanı Hoover´in hazine bakanı olunca da, yapılan üst düzey bir toplantı ile kenevirin büyük bir düşman olduğuna karar verilivermiş! Akabinde de kenevir, güçlü medya imkanları ile insanların beynine ‘marihuana´ adıyla zehirli bir uyuşturucu olarak kazınmış.

Kenevirden yapılan ilaçların piyasadan çekilmesi, onların yerini zararlı kimyasallardan oluşan ilaçların alması,kağıt üretimi için ormanların katledilmesi, tarım ilaçlarıyla zehirlenme ve kanserin artması ise;o önemli toplantıyı takip eden diğer gelişmeler olmuş. Ve modern çağın göbeğinde, nefes alacak bir orman korusu arayan bizler; bugün dünyamızın neden plastik çöplerle, zararlı atıklarla donatıldığını sorguluyoruz! Tabi gerçekten sorguluyor muyuz, orası da son derece şüpheli…

Sonuç olarak bugün; hem birçok önemli hastalığın tedavisinde kullanılabilecek olan ‘tıbbî kenevir´, hem de kağıttan iplik sanayiine, biyopolimer ve biyoplastik ürünler gibi çevre dostu üretimlerden tekstile kadar çok geniş bir ürün yelpazesinde değerlendirilebilecek olan ‘sanayi keneviri´, çok önemli bir potansiyel olarak karşımızda duruyor.

Şimdi biz, 1930´lu yıllardan beri yönetmelik üzerindeki dar revizelerden öte gitmeyen, konuyu sadece esrar yapımı gibi sınırlı bir alana hapsederek diğer geniş kazanımların önünü tıkayan eski algı ile mi yol alacağız; yoksa kenevirin bahtını değiştirip ekonominin tahtını yapacak öncü adımları mı atacağız?

Geçtiğimiz günlerde tam da bu sorular kapsamında ‘sanayi keneviri´ni ve getirilerini ele aldığımız, İstanbul Aydın Üniversitesi´nde moderatörlüğümde gerçekleştirilen forumda; bu hususları masaya yatırdık. Ülkemizin bu önemli milli meselesini ulusal gündemimize taşıyan güçlü kalemlerimiz Yalçın Bayer ve Abdurrahman Dilipak´a yürekten şükranlarımızı sunarız.

Akademiden, iş dünyasından, basının konuya hassasiyet duyan kalemlerinden, bürokrasiden, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı´ndan kıymetli isimlerin katıldığı iki oturumluk analizler gün boyu devam etti ve kenevirin başta endüstri ve sağlık olmak üzere temel alanlardaki kullanımı değerlendirildi.

Ve bir kez daha gördük ki, araştırmacı yapımız ne bürokraside ne medyada ne STK alanında ne de iş dünyasında gereken düzeyde olmadığı ve bize sunulan standart mesajlara alternatif, sorgulayıcı bakışlar getiremediğimiz için; birçok konuda vakit kaybetmeye devam ediyoruz.

Endüstriyel Kenevir noktasındaki zaman kaybının önüne geçebilecek en net ve somut adım ise, şüphesiz ki sınırlı yönetmelik revizelerinin ötesine geçecek yeni bir yasal düzenlemedir, Avrupa´yı sollamalıyız, çocuklarımızı ve akçelerimizi uyuşturucu tacirlerine yedirmeden bundan para kazanmanın yolunu bulmalıyız. Çağın en büyük silahlarından birisi bu olacaktır. Gözümüzü açalım...

 

Anahtar Kelimeler: Kenevir, Üretimi, Kimleri, Ürküttü
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Başkanlık Kabinesi (14 Ağustos 2018 - Salı)
YÖK İMAMI H.A.? (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Berlinde Hakimler Vardı (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Dünyanın Neresindeyiz? (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Yeni Nesil Seçmen (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Geldi Çattı Seçim (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Madem´ki Haftası ; Yazalım (03 Nisan 2018 - Salı)
Şöhret, Devlet, Servet, Hikmet (13 Mart 2018 - Salı)
Hukuku, guguk eden kim? (27 Şubat 2018 - Salı)
İstanbul´un çalınan kayıp değerleri (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Maskeli Elon Mask (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Neom City, Arabiya (12 Kasım 2017 - Pazar)
Dijital Dönüşüm (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
II.Haliç Konferansı 2017 (10 Ekim 2017 - Salı)
MUSUL MESELESİ (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
25 EYLÜL (15 Ağustos 2017 - Salı)
Think, Düşünce, Tefekkür ve İklim (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Üç Konu ve Beytül Hikme (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
AKP ve EĞİTİM (30 Haziran 2017 - Cuma)
KATAR mı KATMAZ mı? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Süper Millet (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Aslan Amca (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BU KAÇINCI HAÇLI SEFERİ (02 Mayıs 2017 - Salı)
Referans Referandum ? (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
Ahenk (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
Soylu Bakan (27 Mart 2017 - Pazartesi)
ENDÜSTRİ 4.0 (17 Mart 2017 - Cuma)
DEVLETİN YARASI (09 Mart 2017 - Perşembe)
2 Mart 1949: Ruhun Şad olsun Nuri Paşa (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SOSYAL MEDYA ve ETİK... (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
FETÖ, KLUX, FİLAN (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Müzakere Sonrası Kıbrıs (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
Akışkan Modernite (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Mürted, Akıncı ve Kıbrıs (05 Ocak 2017 - Perşembe)
İstavroz Akıl (27 Aralık 2016 - Salı)
REVAL´den Berisi (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
REKTÖRLÜK MANİFESTOSU (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
İşte Üç Üniversite (18 Kasım 2016 - Cuma)
KOSOVA - FETÖ - PARTİGÖÇ (04 Kasım 2016 - Cuma)
Ne Yüzyıl Amma… (25 Ekim 2016 - Salı)
Konya Profesörleri (2) (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
Sınır Ötelemesi (06 Ekim 2016 - Perşembe)
OUR BOYS (19 Eylül 2016 - Pazartesi)
Kapatılan Üniversiteler (09 Eylül 2016 - Cuma)
YÖK İmamı Kim? (30 Ağustos 2016 - Salı)
AHİ´likten DAİ´liğe (23 Ağustos 2016 - Salı)
Konya Profesörleri (10 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Bizden Söylemesi (30 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Go Island (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Terör Estitüsü (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Zihniyet Ve Eğitim Meselemiz (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
Biz Biliyorduk (08 Haziran 2016 - Çarşamba)
Barış ve Huzur Paktı (25 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Niye Geriyiz? (06 Mayıs 2016 - Cuma)
İHLÂS – ENSAR – DİRİLİŞ (08 Nisan 2016 - Cuma)
Emin Oktay Tarihi (17 Mart 2016 - Perşembe)
Unutturulan Tarih (04 Mart 2016 - Cuma)
61, BİTyeniği VAR..! (24 Şubat 2016 - Çarşamba)
Kürdi Makamı´ndan Bir Yazı (18 Şubat 2016 - Perşembe)
BREXİT: İngiliz dışarı! (31 Ocak 2016 - Pazar)
Yeni YÖK (21 Ocak 2016 - Perşembe)
KAOTİK AVRUPA... (14 Ocak 2016 - Perşembe)
Ders Çıkar Selo (06 Ocak 2016 - Çarşamba)
Üçüncü Bin Yıl... (30 Aralık 2015 - Çarşamba)
Yine mi Musul?.. (21 Aralık 2015 - Pazartesi)
KORKU İMPARATORLUĞU, ARMAGEDON… (05 Aralık 2015 - Cumartesi)
S.P.O.R (24 Kasım 2015 - Salı)
Güven Bunalımı (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Türkiye ve Avrupa´nın geleceği (04 Kasım 2015 - Çarşamba)
1915 + 100 = 2015 (25 Ekim 2015 - Pazar)
AYASOFİA “Kutsal Bilgi” (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Geri Çağırma (06 Ekim 2015 - Salı)
26 Eylül Dil Bayramı (29 Eylül 2015 - Salı)
KABE, EBREHE, FİL, EBABİL liEBHERR? (15 Eylül 2015 - Salı)
MÜHENDİSLERE ÇAĞRI (08 Eylül 2015 - Salı)
GAZİ MECLİS… (28 Ağustos 2015 - Cuma)
DİYET... (18 Ağustos 2015 - Salı)
İki Kafa-Bir Yaka (05 Ağustos 2015 - Çarşamba)
BATI`YA AKAN NEHİR... (24 Temmuz 2015 - Cuma)
KÜÇÜLEREK BÜYÜME... (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
OLSUN BE…! (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KOALİSYON (26 Haziran 2015 - Cuma)
Seçim bitti, Geçim... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
Mercedes Az Bile! (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Ütülüyoruz, Küçülüyoruz... (28 Mayıs 2015 - Perşembe)
Seyyahlar ve Sır Katipleri (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Zebun-kuş (09 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Gel de Yazma… (29 Nisan 2015 - Çarşamba)
Oryantalist Bombardıman… (21 Nisan 2015 - Salı)
Greek: Hırsız, Yalancı, Hilekar (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
YUVARLAK MASA (02 Nisan 2015 - Perşembe)
ALARM, ALARM, ALARM (24 Mart 2015 - Salı)
Döviz, Faiz, Borsa (16 Mart 2015 - Pazartesi)
Yunanistan ve Türk Lirası (09 Mart 2015 - Pazartesi)
Müzmin Muhalefet... (27 Şubat 2015 - Cuma)
El Cezire (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Hukuk ilim değilmiş (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yunanistan Seçimleri (29 Ocak 2015 - Perşembe)
Galata`daki Devlet, Galata Saray`ı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
İstanbul ve Ayasofya (02 Ocak 2015 - Cuma)
Dil bu; başımın belası… (22 Aralık 2014 - Pazartesi)
Adalet izne çıkar mı? (11 Aralık 2014 - Perşembe)
Şu Boğaz Harbi (03 Aralık 2014 - Çarşamba)
Welcome Paba..mız (25 Kasım 2014 - Salı)
Ortak Akılsızlık (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
Vesayet ve İcazet (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
Muslimoney Kozmopolitanlar... (21 Ekim 2014 - Salı)
Ketenpere (10 Ekim 2014 - Cuma)
Kırık Put (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Adli Tatil (17 Eylül 2014 - Çarşamba)
YÖK Hukuçuları (26 Ağustos 2014 - Salı)
Çatı Çöktü, Temel Sağlam (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
“Sıfır“dan Başlayalım (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
2.5 PARTİ… (17 Temmuz 2014 - Perşembe)
Oksidentalizm Değil, Garbiyat... (07 Temmuz 2014 - Pazartesi)
Körlük (18 Haziran 2014 - Çarşamba)
BİLİM ve SANAT, YÖK ve TRT. (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
6.2718
EURO
7.3437
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
Ayakkabılarınız eskidi ve boya tutmuyorsa boyamadan önce çiğ patates ile ovun ve boyayı sürün. Ayakkabılarınız sıkıyorsa sirkeye batmış gazete kağıdı ile ayakkabıları doldurun sabah ayağınızı sıkmadığını göreceksiniz.

Püf noktası
Arı sokması, eklem iltihabını tedavi etmeye ve hatta önlemeye yardımcı olur.

İlginç bilgiler