Schengen çöktü, şimdi küreselleşmenin dezavantajı var!
Schengen, Lüksemburg´un kasabası. “Schengen” deyip geçmeyin; birçok ülkenin başkentinden daha tanınırlığı var.
Tarih: 18.3.2020 14:43:23 / 569okunma / 0yorum
Ömür ÇELİKDÖNMEZ

Schengen, Lüksemburg´un kasabası. “Schengen” deyip geçmeyin; birçok ülkenin başkentinden daha tanınırlığı var.

Schengen Bölgesi; 1985 yılında imzalanan Schengen Antlaşması´nı uygulayan yirmi beş Avrupa ülkesinin topraklarını kapsıyor.

Schengen Bölgesi, dış sınırları kontrol etmeye ve ortak adli sistemi ve polis iş birliğini güçlendirerek suçla savaşmaya yönelik ortak kurallarla uyum içinde olarak insanların, malların, hizmetlerin ve anaparanın serbest ve kısıtlamasız dolaşımı için diğer üye ülkelerle iç sınırlarının kaldırılmasını kabul eden 26 farklı Avrupa ulusundan oluşan bir bölgeyi ifade eder.

Schengen Bölgesi´nden Avrupa ülkelerinin arasındaki sınırlar sadece haritalarda mevcuttur çünkü her ülke, ortak seyahat ve dolaşım haklarını paylaştığı için 26 üye ülkenin 400 milyonu aşkın vatandaşı için, bölge içinde ve dışında tek bir ülkede seyahat eder gibi pasaport kontrolüyle ve sınır kontrolü olmaksızın seyahat etme özgürlüğü garantilidir.

Schengen Bölgesi´nin dış sınırları, yüzde 80´i sudan ve yüzde 20´si karadan oluşup 50.000 km uzunluğunda bir aralığa ulaşmaktadır.

Bölgede yüzlerce havalimanı ve deniz limanı, çok sayıda kara geçiş noktası bulunuyor, yüzölçümü 4.312.099 milyon km2 ve nüfusunu 419.392.429 milyon vatandaş oluşturuyor. *

Avrupa Birliği´nin önceliği, “Schengen Bölgesi Sınırları”nı korumaktı…

Avrupa Komisyonu, 27 Eylül 2017´de Brüksel´de, Schengen bölgesi uygulamasını “Schengen muhafaza edilmesi ve korunması gereken Avrupa entegrasyonunun en önemli kazanımlarından bir tanesidir” ifadesiyle anlatan bir “Basın Açıklaması” yayınlamıştı.

Buna göre, Schengen Bölgesi, dünyanın en geniş serbest seyahat alanıdır. 400 milyondan fazla AB vatandaşının yanı sıra ziyaretçilerin serbest hareketini ve mal ve hizmetlerin kesintisiz dolaşımına imkân vermektedir.

Geçen yıllarda Komisyon, Schengen bölgesinde güvenliğin arttırılması ve dış sınırlarının yönetimini güçlendirmek amacıyla bazı adımlar atmıştır.

Schengen Sınırlar Kodu, amacına hizmet edebilecek durumda kalması için daha önce bir kaç kez değiştirilmiştir.

Üye Devletler, Schengen kurallarını, Schengen sisteminin daha geniş işlevine riayet etmek ve bunu korumak suretiyle, öngörülen zaman sınırlamaları ve koşullar dahilinde geçici kontrolleri uygulamak üzere kullanmıştır. **

Avrupa Birliği´ni mültecilerden önce, Virüs istila etti…

Avrupa Birliği göç dalgasına sıcak bakmıyor çünkü eskisi gibi sanayide ihtiyaç duyduğu iş gücü açığı yok.

Göçmenlerin büyük çoğunluğunun Avrupa uluslarının dini ve kültürel değerlerine uyum problemi yaşama olasılığı yüksek.

Ayrıca, göçmenleri ekonomik yük olarak gördüğünden sınırlarını olabildiğince kapatmanın telaşı içinde.

Ankara´nın sınır kapılarını açtığı göçmenlerin mali yükümlüğünü paylaşma taahhüdünü yerine getirmesi için Avrupa Birliği´ne yaptığı çağrıları, birçok Avrupa Birliği lideri "şantaj" olarak nitelendirmişti.

Türkiye daha fazla direnemedi.

Birkaç haftadır kara ve deniz yoluyla Avrupa´ya geçmek isteyen mültecileri durdurmuyor.

İdlib´den yaklaşık 1 milyon sivilin ülkenin kuzeyine doğru ilerlediği bir ortamda Türkiye´nin Avrupa´ya "Kapıları açıyoruz!..” mesajının ardından Türkiye´deki İran, Irak, Afganistan ve Suriyeli göçmenler de zorlu kış koşulları altında Avrupa´ya geçmek için sınır kapılarına yönelmişti.

Göçmenler de zorlu şartlarda kara ve deniz yoluyla Avrupa´ya geçebilmek için uğraş veriyor.

Resmi rakamlara göre Türkiye 3,7 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. Türkiye, dünyada en fazla mülteci ağırlayan ülke konumunda. ***

Avrupa merkezlerine göçmenlerden önce virüs ulaştı. Yüzlerce Avrupalı can verdi. Binlercesi ölüm döşeğinde.

Şimdi onlara “Göçmen mi yoksa virüs mü?” diye sorsanız, inanın hiç düşünmeden “Hepimiz kardeşiz!.. Yaşasın humanizm, tabii ki göçmen…” derler.

Bir musibet bin nasihatten evladır.

Avrupa, ´Birliği´ falan unuttu; her bir ülke kendi can derdine düştü…

“Birleşmiş Avrupa” fikri, kömür ve çelik üretimi için sorumluluk paylaşımıyla ortak bir pazar oluşturabilmek amacından doğmuştu.

29 Mart 2017 tarihinde Birleşik Krallık, Avrupa Konseyi´ne, AB´yi terk etmeyi amaçladığını resmen tebliğ ettiğinde dahi Avrupa bu kadar tepki vermemişti.

Avrupa ülkelerinin salgınla mücadelede izleyecekleri tıbbi yöntemler de ülkeden ülkeye değişebiliyor.

Mesela İngiltere´de hükümet, yeni tip koronavirüs Covid-19´a karşı radikal önlemler almazken “sürü bağışıklığı” politikasıyla nüfusun büyük bir çoğunluğunun enfeksiyona bağışıklık geliştirmesi amaçlanıyor.

Resmi tahminlere göre, ülkede halkın yüzde 80´ine virüsün bulaşması bekleniyor. Bu durumda 7,9 milyon kişi hastanelik olabilir. 320 bin ila 530 bin kişi hayatını kaybedebilir.

Resmi tahminlere göre, önümüzdeki 12 ay içinde İngiltere´nin yüzde 80´ine virüs bulaşacak. Bu da her 5 kişiden 4´üne koronavirüs bulaşması demek.

Virüs bulaşan kişilerin yüzde 15´inin hastaneye yatırılması gerekecek. Bu da 7,9 milyon kişi demek. Virüs sağlık çalışanlarını da etkileyeceğinden sağlık hizmetlerinde sıkıntılar yaşanacak.

Sağlık sektöründe çalışanlarının 1 milyonu ve sosyal hizmetlerde görev alan 1,5 milyon kişi de virüsten etkilenecek ve bu kişileri yaklaşık 1 ay boyunca çalışamayacak.

Virüsün halkın yüzde 80´ine bulaşması durumunda 500 bin kişiden fazla insan ölebilir. Dünya Sağlık Örgütü´ne (DSÖ) göre Covid-19´a yakalananlarda ölüm oranı yüzde 3,4.

Bu oranın, İngiltere´de yüzde 1´de kalması ve nüfusun yüzde 80´ine virüsün bulaşması durumunda 531 bin 100 kişi hayatını kaybedecek.

Eğer ölüm oranı Boris Johnson hükümetinin en üst düzey tıbbi danışmanı Profesör Dr. Chris Whitty´in iddia ettiği gibi yüzde 0,6´da kalsa bile 318 bin 660 kişi tahtalı köye muhtar olabilir.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson açık sözlü. Lafını evirmeden çevirmeden bodoslama "Daha birçok aile, sevdiklerini zamansız kaybedecek" demişti. ****

Anlaşılan adamlar kaşla göz arasında, yaşlı Kraliçe´yi de aradan çıkaracaklar. Kraliçe´nin de sürü bağışıklığı operasyonunda tasfiyesi söz konusu galiba.

Avrupa, “Tesbih Böceği” veya “Kirpi” gibi içine kapanıyor!..

Tehlike anında nasıl bir kirpi, içine kapanırsa her bir Avrupa ülkesi de aynı şekilde birbirini taklid ediyor, kapanıyor. Sınırları güvence altına alan ülke sayısı her geçen gün artıyor.

Virüs her Avrupa ülkesinde birinden diğerine Schengen serbesliğiyle dolaşıp duruyor. Ancak bu geçişkenlik kirpi sayısını artırıyor. Kirpi sayısı çoğaldıkça, potansiyel virüs taşıyıcısı bireylerin Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkını hiç bir ulus devleti takmıyor.

Ancak Schengen anlaşmalarındaki istisnaların çoğalması, Avrupa Komisyonu´nu endişelendiriyor. Bir sonraki aşama, muhtemelen mal dolaşımı olabilir. Sonuçları felaket. *****

Virüs diplomasisi sınırları kapattırdı…

Avrupa Birliği´nin, kırılgan konumdaki göçmen ve mültecilere açmadığı kapısından virüs, haber vermeden geçti. AB´nin dış sınırlarını Çin Seddi gibi korumak üzere sarf edilen ortak çabaların bir işe yaramadığı anlaşılıyor.

Almanya, korona virüsünün yayılması nedeniyle sınırları kontrol ediyor. Polis güçleri sınır bölgelerinde kontrollerine başladı.

Fransa, Alman yetkililerin sınırdaki önlemlerine kendi sınırlarında daha sert tedbirlerle yanıt verdi. Avrupa genelinde askeri hareketlilik var.

Sadece polis değil, sınırlar boyunca askeri birlikler de konuşlandırılıyor. İsviçre, Avusturya, Fransa, Belçika Lüksemburg ve Danimarka sınırındaki kapsamlı kontroller, giriş yasaklarıyla ilgili.

Daha önce, diğer AB ülkeleri, Danimarka, Polonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Avusturya dahil olmak üzere, büyük ölçüde sınırları kapatmıştı.

Fransa, Alman tedbirlerine yanıt olarak daha sıkı kontroller de duyurdu.

Binlerce kamyon şoförü sınırlarda mahsur kaldı. Corona Virüs salgınının yol açtığı sağlık krizi ortak pazarı sonlandırdı. ******

Korona virüsünün yayılması nedeniyle Almanya, hafta başına Pazartesi sabahı saat 8.00´den itibaren giriş yasakları ve katı sınır denetimleriyle başladı. Federal Polisin bu sınır denetimlerinden İsviçre, Fransa, Avusturya, Danimarka ve Lüksemburg´a geçişler etkileniyor. *******

Kıta, virüse karşı mücadeleyi yoğunlaştırıyor.

İtalya çöktü, Avusturya beşten fazla insanın bir arada bulunup toplanmasını yasakladı ve Fransa uyarıyor: "Her şey hızla kötüleşiyor!” Küresel genişleme devam ediyor: ********

Koronavirüs salgını, 2021 baharına kadar bir yıl sürebilir.

Düşünsenize ABD´nin en kötü senaryosunda 1,7 milyona kadar ölüm vakası bekleniyor. Sadece İngiltere´de nüfusun yüzde 80´i enfekte olmuş ve toplam 7,9 milyon kişi hastaneye yatmak zorunda kalabilir.

“Küresel Dijital Filozoflar”ın sonu…

ABD Dışişleri Bakanlığı´nda Politika Planlama Dairesinde Ortadoğu uzmanı ve Genel Direktör Yardımcısı Francis Fukuyama, “Tarihin Sonu mu?” kitabında boyundan büyük laflar etmişti.

1992 yılında yayınlamış olduğu (The End of History and the Last Man) “Tarihin Sonu ve Son İnsan” adlı teziyle Batı Liberal düşüncesinin insanlığın ulaşabileceği son aşama olduğu iddiasını gündeme taşıdı. Fikri hüsran.

Görmüyor musunuz!..

Vahşi kapitalizm globalleşmeden vaz geçmek için “virüs salgını” bahanesine dört elle sarılıyor. Avrupa Birliği ülkeleri, sınırları kaldırdığına bin pişman.

Serbest dolaşım hakkı, başlarına kim bilir daha ne belalar açacak?

Belki de Birleşik Krallık´ın, Avrupa Birliği´nden ayrılması yani Brexit´in nedenleri arasında bunlar var!

İster sanayileşmiş ister gelişmiş ülke deyin, Corona Virüsün kasıp kavurduğu ülkeler, kavimler göçüne karşı, bu salgını bahane edip içlerine kapandılar.

Korkunun eceline faydası yok!

“Türk Devlet Aklı” devrede…

Türkiye´deki 89 yaşındaki bir vatandaşımızın korona virüsünden sebep ilk ölüm vakasına bakıp da ümitsizliğe kapılmayın!

Direne direne kazanacağız!

Yıllar öncesinden et, un, makarna stoklayan ve bunlarla ilgili üretim altyapısını dünya birincisi yapan devlet aklı…

Doğuda bir sorun olacağını öngörerek, petrolde kaynak çeşitliliğine çok önceden önem veren devlet aklı…

Sağlık altyapısına yıllardır kıt kaynağına rağmen, devasa bütçe ayıran devlet aklı…

Daha virüs ortalarda yok iken 2019 yılının başlarında dünyada yayılabilecek grip benzeri salgınlara karşı bilim kurulu kurup, alınacak tedbirleri önceden planlayan devlet aklı..

Avrupa Birliği çöktü, küreselleşme çöktü. Paniğe ve rehavete kapılmayın! Maturidi olun! Türk ruhu ve bedeni dimdik ayakta.


Ömür Çelikdönmez.

 

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
6.7382
EURO
7.3235
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
Çamaşır makinesinin kireç tutmaması için deterjan gözüne yarım litre sirke koyun ve yüksek ısıda çalıştırın.

Püf noktası
Bebekler 6 aylıktan itibaren ahlak kavramını öğrenmekte, iyi-kötü ayrımını yapabilmektedir.

İlginç bilgiler