Türkiye ve Avrupa´nın geleceği
Tarihteki kadim dostluklar yeni dış politika eksenleri ile tekrar şekillenecektir. Türk milleti şunu çok iyi bir şekilde bilmektedir. ´´Türklerin en sadık düşmanı İngilizlerdir.´´
Tarih: 4.11.2015 22:21:50 / 1288okunma / 0yorum
Yalçın Koçak

 

Alman asıllı, diplomatik pasaport taşıyan, ekonomist akademisyen bir Türk dostu arkadaşım şu aşağıda ki üç soruyu sordu, cevaplarını da yapıştırdı. Sonuçta Alman asıllı bir bilim adamı, bizimkiler gibi değil, analitik zekalı.!

“Merkel, neden Türkiye´yi resmi bir ziyaretle şereflendirdi?”

Birinci sorusuydu.

“Bu seyahat; Türkiye´de AKP için ve Almanya´da ki Hıristiyan Birliği´nin dönüm noktası taktiği için neden etkili bir seçim manevrasıdır?

Merkel neden Avrupa Birliğinin “dil sürçmesini´´ düzeltti?

Bunlar çok makul bir arka plan ile ilgili üç sorudur.

Bu üç soru, Kasım 2015 sonrasında somut cevaplar bulacaktır.

Şimdi tekrar Türkiye´den ve Avrupa´dan daha fazla konuşalım” dedi ve devam etti:

“Türkiye ve dünya tarihi hakkında birçok kütüphane mevcuttur. Buralarda tarihçilerden, filozoflardan ve dinler tarihçilerinden kitaplar okuyabiliriz, fikirler edinebiliriz. Günlük siyasette bu fikirlerimizi indirgeyemez, fiile geçiremezsek, bu sadece bir rüyadan ibaret kalır.

Hiçbir karalama, eskiz, avam proje ve plan yoktur. Eser ve Proje üretmemiz gerekmektedir.

Merkel´e dönecek olursak.

Türkiye´nin Avrupa´dan istediği şey açıkça belli değil, fakat Avrupa, Türkiye´den bir şeyler istiyor.

Almanya´daki gerçek politikacılar ve sadece bunlar da değil, Orta Avrupa, Fransa ve İskandinavya´dakiler de bize Türklerin ve ılımlı İslâm´ın Avrupa´ya uzun zaman önce geldiğini anlatıyor.

Bu tarihsel gelişim şöyledir:

Bir tarafta modern bir Hıristiyan dünya görüşü, diğer tarafta da İslam´ın ılımlı ve ilerici dünya görüşü, bizim Avrupa kültürümüzün barışçıl öğelerini oluşturur. Biz burada büyük, iyi kitle partilerinin siyasi seçim propagandalarını konuşmuyoruz, biz burada en az iki nesil insanın tecrübelerini ve bunun bugünkü anlayışını ve yaşayışını konuşuyoruz.

İkinci Dünya Savaşından sonra Doğu ve Batı (Almanya)´nın yeniden birleşmesi ve eski Sovyet Rusya´dan 3 milyondan fazla Alman asıllı vatandaşın göçü ve himayesi, Alman halkını uzun süreden beri çok kültürlü bir toplum haline getirmiştir. Bu da Türkiye´nin 20. yy.´da eski büyük bir imparatorluğun bakiyesi olarak çok kültürlü bir toplum olmasının sancılarını anlamamızı sağlamıştır. Sert ve aşırı sözde “milliyetçi hareket” eğilimleri her ne kadar günlük siyasi olayların ana görüşünü oluştursa da olayları etkisi altına alıyor, kısa süreli seçim savaşlarını kazandırabiliyor, ama tarih bunun kısa ömürlü önemsiz bir olay olduğunu ve sadece kuru bir gürültü olduğunu gösteriyor. (1 Kasım seçimiyle Türk seçmeni kuru gürültülere pabuç bırakmayacağını bir kez daha göstermiştir. YK)

Evet, Merkel Türkiye´ye bu kritik ve siyasi tartışmalı bir ortamda gitti, siyasi demokratlık tahtından yönetime izin verdi. Belki ilk defa Türkiye´ye karşı bu kadar samimiydi.

Merkel, dünya politikası ile ilgili meselelerin çekişmesi içerisinde Türkiye´nin sert bir demir gibi olmak zorunda olduğunu içgüdüsel olarak bildiği için bu ani geziyi tamamen tek başına yaptı. Amerika Birleşik Devletleri tarafından hayal kırıklığına uğradı, Putin´in “alaya alma“ oyunlarından dolayı bunun sadece geç kalmış bir açılım türü olduğunu anladı.

Modern ve gelişmekte olan bir Türkiye şüphesiz Avrupa´nın sabit bir kültürel unsurudur. Vazgeçilmezidir.

Batı Asya´daki sabit duruşu, coğrafik konumu, çatışma yüklü bölgedeki jeopolitik etkisi, arkasında güvenilir bir Avrupa´nın da olması Türkiye´yi güvenilir bir aktör yapar.

Bu çekingen adımla birlikte “bakış açısı (zihniyet) değişikliği” için yapılan bu cesur girişim ile Merkel´in Türkiye´yi ziyaret etme fikri, bunca riske rağmen yapılan bir siyasal hamledir.

Türkiye, geleceğe olan bakış açısıyla güvenilir bir arabulucudur; Ortadoğu barışını sağlama misyonu ve etkisi ile Avrupa eksenli bir devlet olarak nüfusunun kaybedilmemesi gerekir.

Türkiye genç, gelişen ve öğrenme isteği olan bir nüfus yapısına sahiptir.

Türkiye´nin muazzam büyüme potansiyeli, Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkeleri üzerindeki güçlü etkisi, ekonomik politikasını ifade eder. Nasıl ki zaman, kanlı din savaşlarını oluşturdu ve 21. yy.´nin mezhep birliğini (Ekümenlik) kurdu, Türk İslam yaşam tarzı ve modeli de modern din görüşünü etkiledi. Avrupa´da eğitim, politika, ticaret ve görsel sanatlar, tiyatro ve edebiyat gibi alanlarda takdire şayan biyografileri olan ve birçoğu Almanya´da yaşayan genç ve güçlü Türk kökenli insanların olması bunun kanıtıdır.

Alman hakikatlerinden uzun zaman önce bile bir düstur olarak “Türklük“ gelmiştir.

Bunlar, yaşayan saygıya, kabul görmeye ve karşılıklı kaynaşmaya başlıca örnektir.

Geleceğimiz için böyle modern, ilerici ve Avrupa´nın gerçek başarı modeli olan bir Türkiye istiyoruz. Kim buna karşı olabilir? Kim buna engel olmak ister?” diyerek sözlerini noktaladı dostum.

Tarihteki kadim dostluklar yeni dış politika eksenleri ile tekrar şekillenecektir.

Türk milleti şunu çok iyi bir şekilde bilmektedir.

´´Türklerin en sadık düşmanı İngilizlerdir.´´

ARTIK YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM;

Her şey ve seçim dünde kaldı. Yarını kurmalıyız, İnsan merkezli tasarımlarla yüksek teknoloji, ar-ge donanımlı, insan hak ve hürriyetleri vazgeçilmezi olan, üretime dayalı bir ekonomi, hakça bölüşmeye dayalı bir siyaset ile demokrasi çadırının vazgeçilmezi orta direğimizin toplumsal statüsünü yükseltme istek ve arzusunun önünde ki tüm engellerin kaldırıldığı Demokrat bir devlet olmayı başarmalıyız. Üç Hürriyetten sınıf atlamalıyız.

Gerilimlerden kaçınmalı, süratle normalleşmeliyiz.

Bu Millete kendi Anayasasını yazma şerefini çok görmemeliyiz.

Seçim sonrası yakalanan pozitif rüzgâr ile piyasalarımız şenlenecektir. Çevre faktörlerin, dış diplomasilerin ve bedhahların (Kötü niyetliler) hasedinden korunmalıyız.

21. yüz yılın gerçeklerini kavrayarak davranışlarımızı tanzim etmeliyiz.

Anahtar Kelimeler: Türkiye, Avrupa, geleceği
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Berlinde Hakimler Vardı (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Dünyanın Neresindeyiz? (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Yeni Nesil Seçmen (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Geldi Çattı Seçim (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Madem´ki Haftası ; Yazalım (03 Nisan 2018 - Salı)
Şöhret, Devlet, Servet, Hikmet (13 Mart 2018 - Salı)
Hukuku, guguk eden kim? (27 Şubat 2018 - Salı)
Kenevir Üretimi, Kimleri Ürküttü? (25 Ocak 2018 - Perşembe)
İstanbul´un çalınan kayıp değerleri (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Maskeli Elon Mask (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Neom City, Arabiya (12 Kasım 2017 - Pazar)
Dijital Dönüşüm (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
II.Haliç Konferansı 2017 (10 Ekim 2017 - Salı)
MUSUL MESELESİ (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
25 EYLÜL (15 Ağustos 2017 - Salı)
Think, Düşünce, Tefekkür ve İklim (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Üç Konu ve Beytül Hikme (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
AKP ve EĞİTİM (30 Haziran 2017 - Cuma)
KATAR mı KATMAZ mı? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Süper Millet (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Aslan Amca (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BU KAÇINCI HAÇLI SEFERİ (02 Mayıs 2017 - Salı)
Referans Referandum ? (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
Ahenk (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
Soylu Bakan (27 Mart 2017 - Pazartesi)
ENDÜSTRİ 4.0 (17 Mart 2017 - Cuma)
DEVLETİN YARASI (09 Mart 2017 - Perşembe)
2 Mart 1949: Ruhun Şad olsun Nuri Paşa (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SOSYAL MEDYA ve ETİK... (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
FETÖ, KLUX, FİLAN (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Müzakere Sonrası Kıbrıs (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
Akışkan Modernite (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Mürted, Akıncı ve Kıbrıs (05 Ocak 2017 - Perşembe)
İstavroz Akıl (27 Aralık 2016 - Salı)
REVAL´den Berisi (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
REKTÖRLÜK MANİFESTOSU (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
İşte Üç Üniversite (18 Kasım 2016 - Cuma)
KOSOVA - FETÖ - PARTİGÖÇ (04 Kasım 2016 - Cuma)
Ne Yüzyıl Amma… (25 Ekim 2016 - Salı)
Konya Profesörleri (2) (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
Sınır Ötelemesi (06 Ekim 2016 - Perşembe)
OUR BOYS (19 Eylül 2016 - Pazartesi)
Kapatılan Üniversiteler (09 Eylül 2016 - Cuma)
YÖK İmamı Kim? (30 Ağustos 2016 - Salı)
AHİ´likten DAİ´liğe (23 Ağustos 2016 - Salı)
Konya Profesörleri (10 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Bizden Söylemesi (30 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Go Island (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Terör Estitüsü (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Zihniyet Ve Eğitim Meselemiz (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
Biz Biliyorduk (08 Haziran 2016 - Çarşamba)
Barış ve Huzur Paktı (25 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Niye Geriyiz? (06 Mayıs 2016 - Cuma)
İHLÂS – ENSAR – DİRİLİŞ (08 Nisan 2016 - Cuma)
Emin Oktay Tarihi (17 Mart 2016 - Perşembe)
Unutturulan Tarih (04 Mart 2016 - Cuma)
61, BİTyeniği VAR..! (24 Şubat 2016 - Çarşamba)
Kürdi Makamı´ndan Bir Yazı (18 Şubat 2016 - Perşembe)
BREXİT: İngiliz dışarı! (31 Ocak 2016 - Pazar)
Yeni YÖK (21 Ocak 2016 - Perşembe)
KAOTİK AVRUPA... (14 Ocak 2016 - Perşembe)
Ders Çıkar Selo (06 Ocak 2016 - Çarşamba)
Üçüncü Bin Yıl... (30 Aralık 2015 - Çarşamba)
Yine mi Musul?.. (21 Aralık 2015 - Pazartesi)
KORKU İMPARATORLUĞU, ARMAGEDON… (05 Aralık 2015 - Cumartesi)
S.P.O.R (24 Kasım 2015 - Salı)
Güven Bunalımı (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
1915 + 100 = 2015 (25 Ekim 2015 - Pazar)
AYASOFİA “Kutsal Bilgi” (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Geri Çağırma (06 Ekim 2015 - Salı)
26 Eylül Dil Bayramı (29 Eylül 2015 - Salı)
KABE, EBREHE, FİL, EBABİL liEBHERR? (15 Eylül 2015 - Salı)
MÜHENDİSLERE ÇAĞRI (08 Eylül 2015 - Salı)
GAZİ MECLİS… (28 Ağustos 2015 - Cuma)
DİYET... (18 Ağustos 2015 - Salı)
İki Kafa-Bir Yaka (05 Ağustos 2015 - Çarşamba)
BATI`YA AKAN NEHİR... (24 Temmuz 2015 - Cuma)
KÜÇÜLEREK BÜYÜME... (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
OLSUN BE…! (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KOALİSYON (26 Haziran 2015 - Cuma)
Seçim bitti, Geçim... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
Mercedes Az Bile! (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Ütülüyoruz, Küçülüyoruz... (28 Mayıs 2015 - Perşembe)
Seyyahlar ve Sır Katipleri (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Zebun-kuş (09 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Gel de Yazma… (29 Nisan 2015 - Çarşamba)
Oryantalist Bombardıman… (21 Nisan 2015 - Salı)
Greek: Hırsız, Yalancı, Hilekar (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
YUVARLAK MASA (02 Nisan 2015 - Perşembe)
ALARM, ALARM, ALARM (24 Mart 2015 - Salı)
Döviz, Faiz, Borsa (16 Mart 2015 - Pazartesi)
Yunanistan ve Türk Lirası (09 Mart 2015 - Pazartesi)
Müzmin Muhalefet... (27 Şubat 2015 - Cuma)
El Cezire (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Hukuk ilim değilmiş (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yunanistan Seçimleri (29 Ocak 2015 - Perşembe)
Galata`daki Devlet, Galata Saray`ı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
İstanbul ve Ayasofya (02 Ocak 2015 - Cuma)
Dil bu; başımın belası… (22 Aralık 2014 - Pazartesi)
Adalet izne çıkar mı? (11 Aralık 2014 - Perşembe)
Şu Boğaz Harbi (03 Aralık 2014 - Çarşamba)
Welcome Paba..mız (25 Kasım 2014 - Salı)
Ortak Akılsızlık (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
Vesayet ve İcazet (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
Muslimoney Kozmopolitanlar... (21 Ekim 2014 - Salı)
Ketenpere (10 Ekim 2014 - Cuma)
Kırık Put (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Adli Tatil (17 Eylül 2014 - Çarşamba)
YÖK Hukuçuları (26 Ağustos 2014 - Salı)
Çatı Çöktü, Temel Sağlam (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
“Sıfır“dan Başlayalım (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
2.5 PARTİ… (17 Temmuz 2014 - Perşembe)
Oksidentalizm Değil, Garbiyat... (07 Temmuz 2014 - Pazartesi)
Körlük (18 Haziran 2014 - Çarşamba)
BİLİM ve SANAT, YÖK ve TRT. (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
Sirkenin Marifeti: Dondurulmuş eti az sirkeli suda bekletmek daha kolay çözülmesini sağla

Püf noktası
Okyanus kaplumbağasının hiçbir şey yeyip içmeden 1 yıl yaşayabileceğini, ömürlerinin de 200 yıl olduğunu ,

İlginç bilgiler