Zihniyet Ve Eğitim Meselemiz
Tarih: 22.6.2016 09:06:06 / 860okunma / 0yorum
Yalçın Koçak

 

Toplumun örtük referans (gizli referansları oluşturan refleks) gruplarının toplamıdır zihniyet…

Dolayısıyla, Türkiye´nin en önemli sorunu da, zihniyet sorunudur.

Yani; düşünce biçiminin, akıl etme biçiminin, çağı, dünyayı, yaşanan zamanı ve muhtemelen yaşanacak zamanı kavrayamama sorunudur. Bizim akıl etme, düşünme, bilgiyi hayatımızda nereye koyacağımıza, bilginin hayatımız içindeki yerinin ve değerinin ne olacağına dair tutumumuzda bir GERİ KALMIŞLIK, bir donuk/statik sürecin!, başlamasından itibaren bu güne değin gelen bir süreçtir.

Sorun adına yaşadığımız ve toplamına GERİ KALMIŞLIK ya da AZ GELŞMİŞLİK diyebileceğimiz problemlerin tümünün çözülebilmesi için “öncelikler stratejisine” ihtiyacımız vardır. Bunların en başında EĞİTİM-ÖĞRETM gelir. Türkiye´nin bize göre en önemli meselesi ÖĞRETİM ve EĞİTİMDİR

Müfredatıyla, eğitim sistemiyle, eğitim kavramına, öğrenme/öğretme kavramına bakışla beraber tümüyle eğitim bizlerin bir numaralı önceliğimiz olmalıdır. Eğitimi, eğitim sistemini, çağdaş bir düzeye getirmek ve Türkiye´nin nitelikli insan kaynaklarını bir taraftan düşünme biçimlerini bilgiye ilişkin tutumlarını değiştiren bir mekanizma olarak eğitimi işlevselleştirmek, işe yarar kılmak; Diğer yandan nitelikli insan kaynakları ihtiyacını ortaya çıkarmak.

Çünkü küresel gelirden en fazla payı alanlar;

1-) Bilgiyi üretenlerdir. Ondan sonra sırasıyla:

2-) Bilgiyi teknolojiye dönüştürüp bilgiyi kullananlar; Daha sonra,

3-) Bilgiyi tüketenler; Bir de..

4-) Bilgiyle hiç ilişkisi olmayanlar var.

- Yazımın buraya kadar ki kısmı sanayici arkadaşım ve bana Obskürantizmi (Karanlıkçılığı) öğreten Dr. Nevzat Demir´e ait. Akademik sıfatlarını yazınca kimse anlamıyor. Beşiktaşlı Fıratpen Nevzat deyince herkes tanıyor. Adamın ilmi yönü para etmediği için, paralı yönlerinin gölgesinde kalmış bu da bizim garabetlerimizden birisi…

Zihniyet devrimini nasıl başaracağız;

Öncelikle, “zihin faaliyetlerimizi disipline ederek” işe başlayacağız.

Oryantasyon; eski ve yerli tabirle alıştırma talim ve terbiye öğretimizi geliştireceğiz,

İdrak; canlı ve cansızın oluş nedenlerini bilip anlamak, kavram geliştirme kabiliyeti.

Hafıza; Hıfz eden muhafız, bilgiyi sıralayıp, lüzumuna göre saklayan bellek,

Dikkat; Zihnin ilgili konuya karşı daima uyanık olması, odaklanma, yoğunlaşma.

Muhakeme; Matematiğin muhakeme gücünü artırdığı gerçeğinden hareketle, analitik düşünme yetisi diyebileceğimiz mukayeseli hendese ve.,

İrade; Bilgi kirliliği, eskimiş fersude öğretim ve metotları, kaliteyi kovan anlayışın eğitim sahasından def edilmesi ve de en önemlisi “Obskürantizimden kurtulma kararlılığımız” olmalıdır.

Metod; Öğrenen ve öğrendiğini öğreten eğitim modeline geçmeliyiz.

Pedagojik formasyon ilk eğitimle başlamalı.

Salt bilgi de işe yaramıyor artık; Onu da, ham madde gibi işleyecek beyinlere ve kabiliyetlere ihtiyaç var.

-Sağlığında ilmi derecesinin kıymeti bilinmemiş rahmetli Cemil Meriç diyor ki “Bu ülkeden Obskürantizm heyulası def edilmedikçe, gerçek bir aydınlanmadan bahsedilemez.”

-Cumhurbaşkanımız Fatih Projesi açılışında haykırıyor “Öğretilerimizi sorgulamalıyız” diyor. Sonuç kayıtsızlık, duyarsızlık, bana ne´cilik; Yani kısaca tarifiyle “Akademik Menopoz” Beyinlerin üretim kabiliyeti olmayan; Merkeze ait olmayan;

Şehirleşmesini tamamlayamamış; Medeni vasıfları içselleştirememiş bürokratik oligarşi ve Akademik hüsran!...

İbn-i Haldun´un Mukaddime´sine göre reçete budur. Küsmece darılmaca yok. Bedevi merkeze gelmiş. Eyvallah, ama “merkezi de ben yöneteceğim” iddiasıyla, vaatleriyle, meydanı boş bulmasıyla yağmalamış ve sistemi tamiri mümkün olmayacak şekilde tahrip etmiştir.

Kanuni süt Ağabeyi Yahya Efendi´ye sorduruyor - bir devlet ne zaman yıkılır.

Cevap – “Bana ne be Sultanım´dır.” Sultan sözün inceliğini anlar ve kayıkla Ortaköy´deki tekkeye gider. Ben bu devlet ne zaman yıkılır diye sordum, gelen cevap “Bana ne be Sultanım”dı, nedir gerekçesi. Yahya Efendi tebessüm eder. Bizlerin, idarecilerin “Bana ne´ciliğidir” bre Sultanım. Kim bana ne´cilik yapıyorsa, kim yoldaki bir taşı başkasına engel olmasın diye kaldırmıyorsa imanını sorgulasın.

- Gene sporda ki şöhreti ile maruf, Galatasaray Kulübü Başkan adayı Kulak, Burun, Boğaz Profesörümüz Ahmet Özdoğan “200 yıllık Dünya Üniversitelerin içinde yerimiz yok, kuruluşu 50 yıllıklarda neredeyiz bilen yok, bakan yok” diyor. Güney Kore hani şu 1950 yılında bağımsızlığı için 741 şehit verdiğimiz Altay kavminden olup bizim kadar Türk olan insanların yaşadığı ülke 50 yıllık üniversitelerin içerisinde ilk 10´dalar. Utanmayayım mı?

YÖK´ün 2547´si ve Vakıf Üniversiteleri kanunu ortada ile iki satır yazı bir imza ve bir mühür ile el koymak varken Vakıflar Genel Müdürlüğü Müfettiş raporları ve mahkeme kararlarıyla terör-tedhiş örgütü yandaşı, paydaşı Üniversitelere el konulması sizce bir garabet değil midir? YÖK Başkanının yetkisinde olan ve iki satır yazı ile yapabileceğini kulağı ters tutmak gibi dolandırmanın âlemi nedir? İçi boşaltılmış hastaneler, pahalı fiyatla kiralanmış binalar ile uğraşacak zavallı kayyumlar, demirin tavını geçiren ise YÖK başkanıdır!..

Ne şiş yansın, ne kebap, Allah selamet.

İkinci, üçüncü adamlardan birinci adam yapmayız değil mi?

Yönetişim bilimi LesSon1.

Bizim Akademisyenlerimiz emir kipi ile cümle kuramaz. Çünkü Cübbelerin içi boş, koltuklarına hafif kalıyorlar. Lâyıkıyla sıfatlanmadılar, dost ahbap çavuş titrleri aldılar. Hileli oluşan yandaş Jürilerle liyakatsizce kadrolandılar ve işte Güney Kore, işte biz.

Sebep ayan da, konudan sorumlu Bakan yok.

Naylon Jüriler, sahte Profesörler üretti, sistem kalitesizlikten kokuştu. Kalitesiz adamlarla, kalite kurulları oluşturamazsınız, dünya aptal değil; yemez sizin numaranızı.

Avrupa Birliği entegrasyonu nu istemiyorlar. Niye mi? Hiçbirisinin gradasyonu AB ölçeğinde değil 4/5´i tenzili rütbe olacak. Koltuk, cübbe, maaş, makam, sıfat gidecek de ondan. Muhalefette bir acayip 25 yıllık siyasetçinin diploması ile ilgileneceğine, bütün üniversite diplomalarının vericisi sıfatıyla YÖK başkanınınkini sorgulasa ya??

Rotasyonsuz profesörlerin diploma ticareti yapan üniversiteleri olur.

Şekil 1A´daki gibi!...

´´Tezekten terazinin, boktan olurmuş dirhemi´´.

Ülkemi bu Akademik Menopozdan, Obskürantizm heyulasından bunlar mı 

kurtaracak? 

          Neuzübillah.

Anahtar Kelimeler: ZİHNİYET, EĞİTİM, MESELEMİZ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Başkanlık Kabinesi (14 Ağustos 2018 - Salı)
YÖK İMAMI H.A.? (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Berlinde Hakimler Vardı (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Dünyanın Neresindeyiz? (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Yeni Nesil Seçmen (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Geldi Çattı Seçim (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Madem´ki Haftası ; Yazalım (03 Nisan 2018 - Salı)
Şöhret, Devlet, Servet, Hikmet (13 Mart 2018 - Salı)
Hukuku, guguk eden kim? (27 Şubat 2018 - Salı)
Kenevir Üretimi, Kimleri Ürküttü? (25 Ocak 2018 - Perşembe)
İstanbul´un çalınan kayıp değerleri (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Maskeli Elon Mask (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Neom City, Arabiya (12 Kasım 2017 - Pazar)
Dijital Dönüşüm (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
II.Haliç Konferansı 2017 (10 Ekim 2017 - Salı)
MUSUL MESELESİ (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
25 EYLÜL (15 Ağustos 2017 - Salı)
Think, Düşünce, Tefekkür ve İklim (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Üç Konu ve Beytül Hikme (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
AKP ve EĞİTİM (30 Haziran 2017 - Cuma)
KATAR mı KATMAZ mı? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Süper Millet (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Aslan Amca (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
BU KAÇINCI HAÇLI SEFERİ (02 Mayıs 2017 - Salı)
Referans Referandum ? (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
Ahenk (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
Soylu Bakan (27 Mart 2017 - Pazartesi)
ENDÜSTRİ 4.0 (17 Mart 2017 - Cuma)
DEVLETİN YARASI (09 Mart 2017 - Perşembe)
2 Mart 1949: Ruhun Şad olsun Nuri Paşa (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SOSYAL MEDYA ve ETİK... (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
FETÖ, KLUX, FİLAN (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Müzakere Sonrası Kıbrıs (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
Akışkan Modernite (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Mürted, Akıncı ve Kıbrıs (05 Ocak 2017 - Perşembe)
İstavroz Akıl (27 Aralık 2016 - Salı)
REVAL´den Berisi (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
REKTÖRLÜK MANİFESTOSU (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
İşte Üç Üniversite (18 Kasım 2016 - Cuma)
KOSOVA - FETÖ - PARTİGÖÇ (04 Kasım 2016 - Cuma)
Ne Yüzyıl Amma… (25 Ekim 2016 - Salı)
Konya Profesörleri (2) (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
Sınır Ötelemesi (06 Ekim 2016 - Perşembe)
OUR BOYS (19 Eylül 2016 - Pazartesi)
Kapatılan Üniversiteler (09 Eylül 2016 - Cuma)
YÖK İmamı Kim? (30 Ağustos 2016 - Salı)
AHİ´likten DAİ´liğe (23 Ağustos 2016 - Salı)
Konya Profesörleri (10 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Bizden Söylemesi (30 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Go Island (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Terör Estitüsü (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Biz Biliyorduk (08 Haziran 2016 - Çarşamba)
Barış ve Huzur Paktı (25 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Niye Geriyiz? (06 Mayıs 2016 - Cuma)
İHLÂS – ENSAR – DİRİLİŞ (08 Nisan 2016 - Cuma)
Emin Oktay Tarihi (17 Mart 2016 - Perşembe)
Unutturulan Tarih (04 Mart 2016 - Cuma)
61, BİTyeniği VAR..! (24 Şubat 2016 - Çarşamba)
Kürdi Makamı´ndan Bir Yazı (18 Şubat 2016 - Perşembe)
BREXİT: İngiliz dışarı! (31 Ocak 2016 - Pazar)
Yeni YÖK (21 Ocak 2016 - Perşembe)
KAOTİK AVRUPA... (14 Ocak 2016 - Perşembe)
Ders Çıkar Selo (06 Ocak 2016 - Çarşamba)
Üçüncü Bin Yıl... (30 Aralık 2015 - Çarşamba)
Yine mi Musul?.. (21 Aralık 2015 - Pazartesi)
KORKU İMPARATORLUĞU, ARMAGEDON… (05 Aralık 2015 - Cumartesi)
S.P.O.R (24 Kasım 2015 - Salı)
Güven Bunalımı (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Türkiye ve Avrupa´nın geleceği (04 Kasım 2015 - Çarşamba)
1915 + 100 = 2015 (25 Ekim 2015 - Pazar)
AYASOFİA “Kutsal Bilgi” (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Geri Çağırma (06 Ekim 2015 - Salı)
26 Eylül Dil Bayramı (29 Eylül 2015 - Salı)
KABE, EBREHE, FİL, EBABİL liEBHERR? (15 Eylül 2015 - Salı)
MÜHENDİSLERE ÇAĞRI (08 Eylül 2015 - Salı)
GAZİ MECLİS… (28 Ağustos 2015 - Cuma)
DİYET... (18 Ağustos 2015 - Salı)
İki Kafa-Bir Yaka (05 Ağustos 2015 - Çarşamba)
BATI`YA AKAN NEHİR... (24 Temmuz 2015 - Cuma)
KÜÇÜLEREK BÜYÜME... (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
OLSUN BE…! (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KOALİSYON (26 Haziran 2015 - Cuma)
Seçim bitti, Geçim... (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
Mercedes Az Bile! (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Ütülüyoruz, Küçülüyoruz... (28 Mayıs 2015 - Perşembe)
Seyyahlar ve Sır Katipleri (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Zebun-kuş (09 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Gel de Yazma… (29 Nisan 2015 - Çarşamba)
Oryantalist Bombardıman… (21 Nisan 2015 - Salı)
Greek: Hırsız, Yalancı, Hilekar (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
YUVARLAK MASA (02 Nisan 2015 - Perşembe)
ALARM, ALARM, ALARM (24 Mart 2015 - Salı)
Döviz, Faiz, Borsa (16 Mart 2015 - Pazartesi)
Yunanistan ve Türk Lirası (09 Mart 2015 - Pazartesi)
Müzmin Muhalefet... (27 Şubat 2015 - Cuma)
El Cezire (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Hukuk ilim değilmiş (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yunanistan Seçimleri (29 Ocak 2015 - Perşembe)
Galata`daki Devlet, Galata Saray`ı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
İstanbul ve Ayasofya (02 Ocak 2015 - Cuma)
Dil bu; başımın belası… (22 Aralık 2014 - Pazartesi)
Adalet izne çıkar mı? (11 Aralık 2014 - Perşembe)
Şu Boğaz Harbi (03 Aralık 2014 - Çarşamba)
Welcome Paba..mız (25 Kasım 2014 - Salı)
Ortak Akılsızlık (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
Vesayet ve İcazet (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
Muslimoney Kozmopolitanlar... (21 Ekim 2014 - Salı)
Ketenpere (10 Ekim 2014 - Cuma)
Kırık Put (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Adli Tatil (17 Eylül 2014 - Çarşamba)
YÖK Hukuçuları (26 Ağustos 2014 - Salı)
Çatı Çöktü, Temel Sağlam (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
“Sıfır“dan Başlayalım (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
2.5 PARTİ… (17 Temmuz 2014 - Perşembe)
Oksidentalizm Değil, Garbiyat... (07 Temmuz 2014 - Pazartesi)
Körlük (18 Haziran 2014 - Çarşamba)
BİLİM ve SANAT, YÖK ve TRT. (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
6.2671
EURO
7.3794
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Röportaj Tüm Roportajlar
Pirinçlerin Işıltısı: Pirinç eşyalarınızı parlatmak için, temizleme suyuna birkaç damla limon damlatın ve bununla iyice ovuşturarak silin. Yataklarınızın pirinç başlarını, sıkılmış yarım limonla iyice ovuşturun, pırıl pırıl olacak ve içiniz rahat edecek.

Püf noktası
Aşırı düşünmek, depresyonun en büyük tetikleyicisidir. Gereksiz konular üzerinde fazla düşünmeyin. Hayat mutsuz olacak kadar uzun değil.

İlginç bilgiler