Menü Yeni Dünya Gündemi
Tarih: 25.08.2015 12:29
AB Bakanı Volkan Bozkır İle Mülakat

AB Bakanı Volkan Bozkır İle Mülakat

Facebook Twitter Linked-in

Bernhard Borgeest

Volkan Bozkır (64), Türkiye´nin Avrupa Birliği Bakanı. O, Ülkesinin Üst Düzey Diplomatlarından Biri. Şu Sıralar Türkiye´nin İslam Devletine Karşı Savaşı Nasıl Tasavvur Ettiğini Anlatmak İçin Avrupa´da . Bakan Bozkır, Karanlık Güçlerin Ülkesine Karşı Komplo Hazırladığına İnanıyor.

BERNHARD BORGEEST: Türkiye Avrupa Birliği´ne (AB) üye olmak istiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın politikası AB´ye katılımını zorlaştırıyor olabilir mi?

VOLKAN BOZKIR: Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokratik yollardan halk tarafından seçilmiş bir Cumhurbaşkanıdır. Oyların yüzde 52´sini aldı. Ne düşünüyorsa onu söylüyor ve saklayacak bir şeyi yok. Fakat Türkiye´nin yanlış algılanmasını isteyen çevrelerce yönetilen talihsiz bir algı operasyonu var. Cumhurbaşkanı Erdoğan´ı hedef alıyorlar.

BORGEEST: Hangi çevreler bunlar?

BOZKIR: Dünyada birçok ülkedeki medyayı kontrol eden lobiler var. Örneğin, ABD Kongresi´nde Ermeni, Rum ve Yahudi lobilerinin büyük gücü var. Ayrıca Fethullah Gülen´in çevresindeki bir grup yargı ve güvenlik sistemimize sızmaya çalışıyor.

BORGEEST: Şu anda, İslam Devletinin (İD) en güçlü rakibi olan Kürt İşçi Partisini (PKK) bombalarken, İD ile nasıl mücadele etmek istediğinizi dünyaya açıklamak durumundasınız. PKK´nın Suriye´deki uzantısı olan Demokratik Birlik Partisi (PYD), İD´nin en sert rakibi.

BOZKIR: Biz İslam Devletinden söz etmiyoruz. Biz teröristlere DEAŞ diyoruz. Bazı ülkeler kötü ve o kadar da kötü olmayan teröristler arasında fark gözetseler de biz, DEAŞ, PKK yahut aşırı solcu Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi (DHKP-C) arasında fark gözetmiyoruz. Biz Türkiye´de terör eylemleri gerçekleştiren PKK´nın kamplarını, mühimmat depolarını bombalıyoruz.

BORGEEST: Türkiye uzun süre İslamcılara göz yumdu, hatta onları teşvik etti. Savaşçılar ülkeye girip çıktılar. Petrol ticareti patladı.

BOZKIR: Türkiye DEAŞ´ı asla desteklememiştir. Ayrıca DEAŞ´ın Musul Başkonsolosluğumuzdaki 49 kişiyi rehin alması nedeniyle, üç ay boyunca hareket imkânımız sınırlı kaldı. DEAŞ´la Türkiye´den daha fazla mücadele eden hiçbir Avrupa ülkesi yoktur.

BORGEEST: Tanklarınız müdahale etmeksizin Kobani önünde durdular.

BOZKIR: Kobani´den 200.000 kişiyi kabul ettik ve Peşmerge savaşçılarının silahlarıyla birlikte ülkemizden geçerek Kobani´ye gitmelerine izin verdik. DEAŞ yalnızca bir terörist grup değil, teröristlerden oluşan 25.000 kişilik bir ordudur. Bu olguya karşı geleneksel güçlerle savaşamayız. Gelin geleneksel olmayan askerî birlikler oluşturalım! Amerika ve Almanya ile birlikte titizlikle seçilmiş Suriyeli muhalifleri eğitmek ve silahlandırmak istiyoruz.

BORGEEST: Amerikalılar zaten PYD ile yani Suriyeli Kürtlerle birlikte çalışıyor! PYD size göre çok mu ilerleme kaydetti?

BOZKIR: PYD´nin sınırlarımız boyunca saf bir Kürt bölgesi kurmasına ve kendi çıkarı için bu fırsattan istifade ederek Arap, Türkmen ve Hristiyanların ellerinden topraklarını almasına izin vermemeliyiz. Bu nedenle, PYD ve DEAŞ´ın olmadığı bir "güvenli bölge"nin tesisi için ABD ile anlaştık. Orada yeni evler ve şehirler inşa ederek mültecileri yerleştirmek istiyoruz. ABD, bunu "uçuşa yasak bölge" olarak adlandırmak istemiyor ancak gerçekte Suriyeli uçakların orada hiçbir şey yapamamaları gerekmektedir.

BORGEEST: Medyanız Türkiye´nin DEAŞ´a kıyasla PKK´ya on kat daha fazla hava saldırısında bulunduğunu yazıyor.

BOZKIR: ABD ile varılan mutabakat uyarınca, hava kuvvetlerimiz DEAŞ´a şu anda saldırmıyor, bunu ABD yapmaktadır. Biz, Irak´ın kuzeyindeki PKK´ya saldırıyoruz.

BORGEEST: Böylelikle PKK ile barış sürecini sona erdiriyorsunuz.

BOZKIR: Barış sürecini partimiz başlattı. PKK´nın silahları imha edildiğinde barış süreci devam edebilir.

BORGEEST: Cumhurbaşkanı Erdoğan PKK´ya karşı savaşarak, kendi başkanlık sistemini TESİS edebilmek için öncelikle partisinin yeni seçimdeki şansını yükseltmek istiyormuş gibi bir etki bırakıyor.

BOZKIR: Durum öyle değil. Anketler, terörizmle mücadelenin AK Parti´ye bir ya da iki puan getirdiğini gösteriyor. Cumhurbaşkanı ordunun başıdır ve hükûmetin toplantılarını yönetebilir; ancak yetkileri, örneğin Fransa Cumhurbaşkanına kıyasla daha azdır. Türkiye tam bir demokrasidir.

BORGEEST: Cumhurbaşkanı Erdoğan, gücünü nasıl daha iyi kullanabilir ve bölgedeki dramatik durumu iyileştirebilir?

BOZKIR: Siyasi etkimiz, askeri gücümüzden daha önemlidir. İran ve Rusya ile iyi ilişkiler içindeyiz, Suriye´de yeni bir yönetimin tesisi için çaba sarf ediyoruz. Bu, Esad olamaz. Suriye´nin batısı istikrara kavuşturulduğunda, oradan ülkenin doğusu da DEAŞ´tan temizlenebilir ancak, Halep DEAŞ´ın eline geçerse, 1,5 milyon yeni mülteci olabilir.

BORGEEST: Türkiye, AB´ye olan mülteci akımını azaltmak için ne yapıyor?

BOZKIR: İnsan kaçakçılığına ilişkin yasaları sertleştirdik ancak deniz sınırının kontrolü oldukça zordur. İki milyon mülteci kabul ettik, altı milyar dolar harcadık. Batılı dostlarımız kamplara bakıyor, "Bravo!" diyorlar, sonra da gidiyorlar. Böyle çözüm bulamayız. Tek tük yerlerde bin mülteci kabul etmek, yalnızca Hristiyanları seçmek, yeterli değildir. Yükü bölüşmek zorundayız. Almanya iyi bir örnektir. Yarım milyon kişiyi kabul ettiniz

BORGEEST: Günün birinde AB üyesi olmak gerçekçi bir hedef olarak kalacak mı?

BOZKIR: Acelemiz yok. Zamanımızı bekliyoruz.(Amanya, Focus - 22 Ağustos 2015)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —