Vladimir Skosırev
Türkiye Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan başta olmak üzere Türkiye yönetimi, Batılı medyada çıkan, AB’nin Rusya ile Türkiye arasındaki doğal gaz anlaşmasına engel olmak amacıyla Türkiye’ye baskı yaptığına dair açıklamaları reddetti. Ankara, uzlaşmanın aynı zamanda resmî bir statü taşımadığını belirtiyor.
Pazartesi günü Rusyalı gazetecilerle görüşen Yalçın Akdoğan, bu açıklamaları reddetmenin yanı sıra bunun mümkün olmadığını da düşünüyor. Akdoğan: “Hiç kimse, Türkiye’nin, Rusya ile nasıl ilişkiler kurmasını belirlemek dâhil olmak üzere kendi iradesini Türkiye’ye dayatamayacak. Rusya, Türkiye için herhangi bir komşu değil, dost ülkedir.” ifadelerini kullandı.
İki ülke arasındaki ilişkilerin dinamik olarak geliştiğini belirten Akdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye ziyaretinin, ilişkilere özel bir ivme kazandırdığını açıkladı. Türkiye ile Rusya arasında Üst Düzey İşbirliği Konseyi kurulmuş, ticaret hacmi 2013 yılında 32 milyar dolara ulaşmıştı. Ticaret hacminin 100 milyar dolara kadar çıkarılması planlanıyor. Putin’in son Türkiye ziyareti sonucunda sekiz anlaşma imzalandı. Türk inşaat şirketleri tarafından Rusya Federasyonu`nda yüklenilen müteahhitlik işleri hacminin 50 milyar dolar seviyesine ulaşması da iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin yoğun olduğunu gösteriyor.
Türkiye Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Putin ve Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev’in olduğu gibi Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun da 12 yıl boyunca iktidarda olmasının iki ülkenin birbirine olan güvenini arttırdığını düşünüyor.
Ankara’nın yabancı ülkelerle ilişkilerini “tüm istikametlerde” geliştirdiğini ve AB’ye katılma niyetinden vazgeçmediğini açıklayan Akdoğan: “Bu ilkesel bir politika ancak AB, Türkiye’nin dış politikasının temelini oluşturmuyor. Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler, iki tarafın kendi isteğine ve karşılıklı çıkarlarına dayanarak kuruluyor. Türkiye’nin AB’ye girme şartları açıktır. Türkiye, bazı belirli konular üzerindeki müzakerelere devam ederek AB üyesi olma isteğinden vazgeçmiyor. Bu Türkiye’nin kararıdır ancak AB, bizim dış politikamızın yönünü ve temelini oluşturmuyor.” dedi.
Türk yönetimi, son zamanlarda başta AB Dışişleri Temsilcisi Federica Mogherini ve İngiltere Başbakanı David Cameron olmak üzere yabancı ülke liderleriyle önemli görüşmeler yapmıştı. Akdoğan, görüşmelerde Suriyeli mülteciler sorununun ve Kürt meselesinin ele alındığını belirtti. Türk yönetimi, Ankara’nın Suriye’den gelen 2 milyonluk mülteci akını yüzünden yıllık 5 milyar dolar harcamak zorunda kaldığını açıkladı. Aynı zamanda Akdoğan, AB’nin, bu konuda Türkiye’ye nasıl yardım sağlayabileceği ile ilgili somut bir açıklama yapmadığını da ifade etti.
IŞİD tarafının tehdidi konusunda ise Akdoğan, Ankara’nın tutumunun somut olduğunu yani tampon bölge ve uçuşa yasak bölge oluşturulmasının gerektiğini açıkladı. Akdoğan, Ankara’nın bu şartlar gerçekleştirilmeyince hiçbir maceraya girişmeyeceğini ve “hiç kimsenin paralı askeri olmayacağını” açıkladı.
Kürt sorununa gelince Akdoğan, Ankara’nın, Irak Kürdistanı ile iyi ilişkilere sahip olduğunu ve Türkiye’de Kürt probleminin çözümü için gereken tedbirlerin alındığını belirtti. Bu tedbirlerin arasında ayırımcılığın yok edilmesi, Kürtlerin yaşam standartlarının yükselmesi ve terör eylemleri düzenleyenlerin etkisiz hâle getirilmesi gibi konular yer alıyor.
Türkiye Başbakan Yardımcısı’nın temas ettiği konular, Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilileri tarafından da yorumlandı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Vladimir Putin’in Ankara ziyareti sırasında Rusya ile Türkiye arasında varılan doğal gaz uzlaşmasının, Ankara tarafından niyet beyanı olarak algılandığını belirtti. Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden biri: “Hukuki yükümlülükler içeren detaylı bir anlaşmanın imzalanması hâlinde Ankara, anlaşmaya mutlaka riayet edecektir.” dedi.
Amerikan haber ajansı Bloomberg`in pazartesi günü, Rusya ile Türkiye arasındaki uzlaşmayı şüphe ile karşılayan değerlendirmeler yayımladığı dikkati çekiyor. Bloomberg, Ankara’daki Bilkent Üniversitesinin Enerji Uzmanı Necdet Pamir’in, Türkiye’de Rus doğal gaz sevkiyatına dayanan doğal gaz altyapısının kurulmasının gerçek dışı olduğuna dair sözlerini yayımlamıştı. Pamir, söz konusu projenin gerçekleştirilmesine, Güney Akım Boru Hattı’nın inşaatını durduran etkenlerin engel olacağını belirtmişti. Pamir, Avrupa’daki doğal gaz talebinde görülen düşüşün projenin verimsiz olmasına ve Ukrayna’daki krizin, Avrupa’nın Rusya karşıtı tutum sergileyerek diğer bölgelerden doğal gaz almaya çalışmasına yol açtığını ifade etti.(Rusya, Ng.ru - 11 Aralık 2014)