Jean-Marc Corset
Türk Ekonomisi Büyüyor. İsviçre Firmaları Bundan Faydalanıyor... Dünya televizyonlarında ünlenen Taksim Meydanı şimdi kırmızı tramvayıyla huzurlu. Ancak buradan yüz metre kadar ileride İstanbul gençliği bar ve restoranlarda çılgın gecelerde eğleniyor.
Milenyum canlanmasının ardından hızlanan Türkiye-İsviçre ticareti Doğu`nun kapısı olan İstanbul’da arttı ve birçok İsviçre firması İstanbul’a akın etti.
Dinamik Ekonomi
Ekonomik alanda, partisinin 11 yıllık iktidarında, Erdoğan önemli başarılara imza attı. Yıllık büyüme oranı yüzde 5`i geçti ve 2010 yılında yüzde 9,2’ye ulaştı. İsviçre Ticaret Odasının Başkanı, Türkiye Başbakanı’nın ülkenin imajını değiştirdiğini söyledi:
'Geçmişte, enflasyon çok yüksekti, yirmi yıl önce yüzde 100 ve yüzde 150’ye ulaşıyordu. Bugün düşük ve stabile durumda ve yüzde 8 dolaylarında seyrediyor. Bu, birçok kişinin desteğini de açıklıyor. Her şey tozpembe değil. Avrupa’daki kriz Türkiye’de de hissedildi ve 2012 yılında büyüme yüzde 3 civarında seyretti.”
Genç Nüfus
AB-Türkiye üyelik müzakereleri geçen kasım ayında yeniden başladı. Ancak henüz bir uzlaşma uzak görünüyor.
Bu perspektifin ötesinde ekonomik gelecek ülke içi sosyal faktörlere de bağlı durumda. Türk nüfusu oldukça genç. Nüfusun neredeyse yarısı 30 yaşında. Artan satın alma gücüyle ve gelişen sosyal güvenlik sistemiyle oldukça tüketime açık. İnsanlar araba ve saat alıyor ancak çocuk yapmaya daha az eğilimliler.
İsviçre Önlerde
Bu çerçevede, İsviçre-Türkiye ilişkileri 1992 yılından beri serbest ticaret anlaşmasının da avantajıyla patlama gösterdi. 1990 (810 milyon) ile 2012 (1,8 milyar) arasında İsviçre’nin ihracatı iki kat arttı.
Kriz sonrasında ise hafif bir düşüş yaşandı. İsviçre firmalarının doğrudan yatırımları 2011 yılında 2,5 milyar franktan fazlaydı. Novartis, Roche, ABB, UBS, Nestle veya Barry Callebaut en büyük firmalar arasında yer alıyor.
İstanbul’da Global Switzerland temsilcisinin İsviçre Başkonsolosluğunda ofisi var ve temsilci, Türkiye’de 400’den fazla İsviçre firmasının aktif olduğunu belirtiyor. Bunların, bir takım veya dağıtıcıyla temsil edildiğini vurguluyor.
Bu firmaların hepsi tanınan çok uluslu firmalar değil. Merkezi Cenevre’de bulunan ve yüzde 100 İsviçre sermayesi Viatrans gibi Türkiye’de kayıtlı olanlar da var. Bu yılın başlarında rezidans, otel, ofis ve kültür ve moda merkezlerinin bulunduğu dev bir kompleks inşası gerçekleşeceğini duyurdu. Yatırımın yarım milyar dolardan fazla olduğu açıklandı.
Nestle, Türkiye’de Büyümeye Devam Ediyor
Bugün, ülkede satılan ürünlerin yüzde 95’i ülkedeki fabrikalarda üretiliyor. Bunların büyük bir oranı Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki kırktan fazla ülkeye ihraç edilmek için üretiliyor.
Nestle Türkiye’nin CEO’su Reinhold Jakobi, Türkiye’nin bir üretim fabrikası olduğunu söylüyor. Türkiye’yi Çin ile karşılaştırdı. İki ülkenin de güçlü kültürel ve emperyal geçmişi olduğunu ve bunun İpek Yolu`nda birleştiğini söylüyor. Aile değerlerinin ve güvenin güçlü olduğunu ve ekonomilerinin canlandığını vurguladı.(İsviçre`de yayınlanan Tribune de Geneve - 5 Aralık 2013)