Talat Rmih
Batı medyasının ve pek çok Arap medyasının Türkiye Parlamento seçimleriyle ilgili çizdikleri tablo, Cumhurbaşkanı Erdoğanın şahsına karşı bir savaş yürüttüklerini gösteriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğanın şahsına karşı yürütülen savaşı takip edenler, Arap ve Batı medyasının Türkiye ile sorununun lider Erdoğan`ın varlığı olduğunu anlayacaklar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan`sız bir Türkiye Devleti`nin, onlar tarafından kabul edilen bir devlet olduğunu göreceklerdir.
Türkiye, İsrail ile stratejik ittifak içindeyken veya Türkiye, askerin iktidarı altında olduğunda ne Arap medyasında ne de Batı medyasında böyle şeyler hiç olmadı.
Cumhurbaşkanı Erdoğanın gerçek problemi, Mısır`da cereyan eden olaylarla ilgili tutumunu istisna edersek kendisinin ve Adalet ve Kalkınma Partisinin şimdiki siyasi tutumu değildir. Bu problem, temsil ettiği mevzuların sembolü olması hasebiyle ortaya çıkmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğanın sembol oluşu, bütün bunlarla olan problemin kaynağıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslamcı Türkiyenin dönüşünün sembolü oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, askerin kendisine karşı darbe yapma gücüne son verdiğinde, sadece demokratik bir ortamda birlikte yaşama açısından İslamcıların gücünün başarılı, açık bir sembolü ve örneği olmakla kalmadı, laiklikle çatışmadan Türkiye`de demokrasiyi yerleştiren kişi oldu. İşte bu sembol oluş, İsrail`i endişelendirdiği kadar Batılı çevreleri de endişelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğanın sembolize ettiği üçüncü husus Türkiye ekonomisini geliştirmesine bağlıdır. Bütün bunları endişelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğanın ve partisinin sembolize ettiği dördüncü husus ise insani model çerçevesinde Türkiyenin stratejik planlamada, gelişmede ve büyümede başarılı olmasıdır.
Bu sembol oluş Cumhurbaşkanı Erdoğana karşı savaşta dış güçlerin iç muhalefet ile birleşmesinin nedeni olmuştur. Söz konusu savaş, genel anlamda olup bitenlere karşı bir savaş olmaktan öte gelecekte olması beklenenlere karşı bir önleyici savaştır.(Katar, El Şark - 19 Haziran 2015)