SUNUCU: Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği´ni, Akdeniz´i bir göçmen mezarlığına çevirmekle suçluyor. Becky Anderson, kısa bir süre önce göçmen kriziyle ilgili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile özel bir mülakat yaptı. Kendisi ayrıntılarla birlikte bize Ankara, Türkiye´den bağlanıyor. Merhaba Becky, Cumhurbaşkanı Erdoğan sana neler söyledi?
BECKY ANDERSON: Suriyeli çocuğun fotoğrafı anlaşılabilir bir biçimde Türkiye ve dünya çapında yankı buluyor. Doğru söylüyorsun, sadece birkaç saat önce, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile özel bir mülakat için bir araya geldim. Bir şeyi çok açık bir şekilde ifade etti. Suriye´deki iç savaş bir insanlık felaketidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa ve Batı´yı bu krizin kökenindeki nedeni anlamakta son derece başarısız olmakla suçladı.
-VTR-
ANDERSON: Hepiniz, Suriyeli küçük bir erkek çocuğunun Türkiye kıyısında Bodrum yakınlarındaki bir kumsal üzerindeki bu resmini gördünüz. Bu resmi gördüğünüzde ne tepki verdiniz?
RECEP TAYYİP ERDOĞAN: Bu kareyi ne yazık ki ailemle birlikte gördüm. Çocuklarım, torunlarım resmi benimle aynı anda gördü. Resmi gördüğümüzde yıkıldık. Kendimize şu soruyu sorduk: İnsanlık nerede? İnsanlığın vicdanı nerede? Üç yaşında bir çocuk… Bu, ilk kez olmuyor. Ne yazık ki birçok çocuk, anne ve baba Akdeniz´in azgın sularında boğuldu. Sahil Güvenlik birimlerimiz sadece bu yılın başından beri 50 bini aşkın kişiyi kurtardı. Bu tür zamanlardan geçiyoruz. Ancak bu resim elbette bizleri ağlatan bir fotoğraf karesiydi.
ANDERSON: Suçlu kim?
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Ben doğrusu tüm Batı dünyasını bu konuda suçlu buluyorum.
ANDERSON: Avrupa´yı, Akdeniz´i bir mezarlığa dönüştürmekle suçladınız. Bunu kasten mi söylediniz?
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Evet bunu bilerek söyledim, inanarak söyledim. Çünkü bir vaka var ortada. Bakıyorsunuz Akdeniz´e sınır olan ülkeler, benim ülkeme gelmesin, ne olursa olsun diyor. Ama biz öyle bakmıyoruz. Eğer bu insanlar bizim sınırlarımıza gelmişse, ülkemize girmek istiyorsa biz onları alıyoruz, misafir ediyoruz; kendi ülkesine gönderilmesi gerekenler olursa bunu yapıyoruz. Ama onları bizde misafir etme imkânımız varsa, onları kendi ülkemizde misafir ediyoruz. O nedenle şu anda Türkiye´deki Suriyeli ve Iraklıların sayısı 2 milyonun üzerinde. Bunu Yunanistan, İtalya, İspanya ve diğer ülkeler Fransa, Macaristan, bunlar da haydi haydi yapabilir. Ama ne yazık ki bunlar yapılamıyor. Almanya´nın sorumlu bir bakanı diyor ki, Türkiye bunları aldıktan sonra biz bunların içinden seçelim, alalım. Bir başka Avrupa ülkesi yine benzer bir şey söylüyor. Bu nasıl bir yaklaşımdır? Bunu anlamak mümkün değil. Ben nasıl sorumluluk mevkiindeysem, bu insanlar da sorumluluk mevkiinde, dolayısıyla bizim ortak bir operasyon yapmak suretiyle bu insanlara kendilerini kurtarmak için bir fırsat vermemiz gerekiyor. Az önce gösterdiğiniz şu resmi görmek istemiyoruz.
......
ANDERSON: Ne yazık ki Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın söylediği gibi Bodrum, Türkiye ile Kos, Yunanistan arasındaki can kayıpları sıradan bir olay haline geldi. Türkiye Sahil Güvenlik birimleri yaklaşık 50 bin kişiyi kurtardı. Bu insanlara göçmen demeyelim. Bu insanlar, artık yaşayamadıkları Suriye´deki iç savaştan kaçıp sığınacak bir yer arıyor. 2 milyona yakın insan -erkek, kadın ve çocuk- Türkiye´de barınma imkânı buldu. Türkiye´de durum bu. Bir milyon kadarı da Lübnan´da. Milyonlarca insan da Ürdün´de bulunuyor. Bu durum, bugün Türkiye ve Orta Doğu´nun gerçeği. Simgeleşen bu fotoğraf, Cumhurbaşkanı´nın da fikrine göre bir fark yaratıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür resimleri görmek istemiyor. Bu hikâye tekrar tekrar anlatılıyor. Ancak şunu söylemem gerekiyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin yakın geleceği konusunda çok ama çok karamsar.
SUNUCU: Evet, Cumhurbaşkanı aslında Aylan Kurdi´nin babasının söylediklerini yineliyor. Kurdi´nin babası da kız kardeşine, oğullarının ölümünün boşuna olmamasını istediğini söylemiş.(ABD, CNN - 03 Eylül 2015)