Halil Mabruk
Uluslararası istatistiklere ait göstergeler, Türkiye’nin, yurt dışına yaptığı insani yardımlar bağlamında birinci sırada yer aldığına işaret etmektedir. Öte yandan Türk kaynaklar, söz konusu yardımları, Ankara’nın birçok ülke ve halk ile ilişkilerini güçlendirmesi için bir vesile olarak değerlendirmektedir.
Küresel İnsani Yardım 2014 Raporu, değeri 1,6 milyar dolara varan yardımda bulunan Türkiye’ye “en cömert ülke” unvanını verdi. Bu tutar, Türkiye’nin gayrisafi millî gelirinin yüzde 0,21’ine tekabül ediyor. Söz konusu rapora göre Türkiye, 2012-2013 yılları arasında en çok insani yardımda bulunan üçüncü ülke konumunda yer almaktadır.
Ülke sınırları dışında yardımda bulunmanın önemli bir ahlaki sorumluluk olduğunu belirten hayır işleri ve insani yardım aktivistleri, bunun, Türkiye’nin uluslararası konumunun iyileştirilmesinde ve dünyanın birçok yerinde iz bırakmasında rol oynadığını ifade ediyor. Aktivistler, bunun Türk toplumunun folkloruna ve tarihî davranışlarına uyduğunu da vurguluyor.
Sınıraşan Etki
İHH Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Koordinatörü İzzet Şahin, yapılan yardımların Türkiye’nin -doğal afetler, siyasi ve ekonomik krizlerle karşı karşıya kalan birçok halka yardım eli uzatan bir ülke olarak- konumunu güçlendirdiğini belirtti.
El Cezire.net’e konuşan Şahin, birçok özel kurum ve hayır kurumunun, uluslararası yardımlarda bulunmayı dış politikasının öncelikleri arasına koyan Türk hükûmetini öncelediğini belirtti.
Türkiye’nin yardım kabiliyetini, ülkedeki iktisadi ferahlamanın bir göstergesi olarak değerlendiren Türk aktivist, bu yardımların, başka halklara yardım edebilecek konuma gelen vatandaşlardan kaynaklandığına işaret etti.
Anımsanacağı üzere Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı “AFAD”, Türkiye’nin, geçen iki yılda Irak, Suriye, Gazze, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Afganistan gibi birçok ülkede bulunan yardıma muhtaç insanlara bağışta bulunduğu gibi; Türkiye’ye gelen Suriyeli ve Iraklı mültecilere de yardımlarda bulunduğunu belirtmişti.
Halk Kabulü
Birçok dış yardım kampanyasına eşlik eden Türk gazeteci Adem Özköse, bu kabulü, Türk halkının kültürüne dayandırmaktadır. Özköse, “Mazlumlara yardım edip onlarla birlik olmak, Türk zihniyetinde var olan adetlerden biridir.” diyor.
El Cezire.net’in bir sorusuna yönelik ise Özköse, Türklerin, 90’lı yıllardan bu yana dış yardım kampanyalarına bağışta bulunmayı kabul ettiğini, bunun da hükûmet dışı kuruluşlardaki başkalarına yardım etme ruhunun öne çıkmasıyla gerçekleştiğini ifade etti. Özköse, bu durumun, Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetlerinin -yönetimde bulunduğu son 10 yılda- bu ruhu sahiplenmesiyle daha da güçlendiğini belirtti.
Hatırlanacağı üzere, Türkiye hükûmeti ile bazı kuruluşlar, son olarak Irak’taki Türkmen ve Yezidi sığınmacılara 220 tır yardımda bulunmuş; bir kuruluş da Gazze’de savaştan zarar görenlere dönük olarak iki bin kolilik gıda yardımı ile 1,5 milyon dolar değerinde tıbbi yardımda bulunmuştu. Başkent Ankara’da ise Suriyeli mültecilere yönelik 2011 yılından itibaren 3,5 milyar dolar tutarında bir yardımda bulunulduğu duyuruldu.(Katar, El Cezire-İnternet - 29 Eylül 2014)