La Vanguardia
Dünyada beş büyük silah ihracatçısı bulunuyor: Rusya, ABD, Çin, Fransa ve Birleşik Krallık. Türkiye önümüzdeki 10 yıl içerisinde altıncı ihracatçı olmak ve silah üretiminde dünya sıralamasında ilk ona girmek istiyor.
En azından, Türkiye`deki askerî ve havacılık ekipmanları ihracatçıları derneği olan Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Latif Aral Alış böyle söylüyor. Alış 2023 yılına kadar satışların 15 katına ulaşacağını belirtiyor.
Son günlerde Ankara`da düzenlenen bir savunma konulu konferansta konuşan Aral Alış, Türkiye`nin 100. yılı olan 2023`te savunma sanayi ürünlerinin ihracatının 25 milyar dolara ulaşabileceğini söyledi. Alış, ulusal sanayinin, Silahlı Kuvvetler`in ihtiyacının yüzde 54`ünü karşılayabildiğini vurguladı.
Şu an için bu rakam 1,5 milyar dolar ve 2008 yılı ihracat gelirinin iki katından fazla. Askerî sanayinin toplam üretimi ise 4,7 milyar doları aşıyor.
Şu an Türkiye`den en fazla alım yapan ülke, Türkiye`nin NATO müttefiği olan ve üretimin yüzde 37`sini satın alan Birleşik Devletler.
Bu ülkeden sonra yüzde 4 ila 5 rakamları arasında alım yapan İtalya, İspanya, Malezya ve Ukrayna geliyor
Ayrıca Türkiye İhracatçılar Meclisi`nin 2013 yılı rakamlarına göre Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Almanya, Birleşik Krallık ve Türkmenistan, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAİ) ile Aselsan`ın sürekli müşterisi durumunda bulunuyor.
Türkiye bunların yanı sıra Güney Amerika ve Afrika`da da pazar arayışında.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz geçtiğimiz ağustos ayında bu iki kıtada sadece silah anlaşması için planlanan iki diplomatik ofisin açılışını yaptı.
Türkiye`nin şu an Birleşik Devletler, Brüksel, Suudi Arabistan ve Kazakistan`da bu tarz misyonları bulunuyor.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü`nün raporlarına göre Türk savunma sanayisinin temel üç sektörünü gemi, zırhlı araç ve havan teşkil ediyor.
Türk hükûmeti, ordusunun ithalata olan bağımlılığını azaltmak için birçok alanda askerî teknolojisini geliştirmek için tam gaz çalışıyor.
Türkiye son yıllarda gemi dışında tanksavar füzeleri, zırhlı (Cobra), insansız hava aracı (Anka), eğitim uçağı (Hürkuş), ve bir hafif zırhlı tank olan Tulpar`ı geliştirdi. Altay ismi verilen ilk tank ise deneme aşamasında. Bunların yanında, dost-düşman ayrımı yapan IFF benzeri elektronik sistemler de üretiliyor.
Bu çerçevede Nurol Holding 60 milyon dolarlık bir yatırımla özel bir kalkan geliştirdi.
Holding`in Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Çarmıklı, EFE`ye yaptığı açıklamada bu atılımın sadece Türk ordusunun giderlerini yıllık 600 milyon dolar azaltmakla kalmadığını aynı zamanda ihracat görüşmelerine girmesine imkan tanıdığını söyledi. Çarmıklı, İngiliz şirket BAE ile ortak olan Holding`in on civarı ülkenin ordusuna parça sattığını söyledi.
Resmî rakamlara göre Türk savunma sanayisi araştırma ve geliştirmeye 927 milyon dolar yatırıyor. Bu rakam 2003 yılına göre yirmi kat fazla.
O dönem başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan ağustos ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası sürecinde Türk savunma sanayinin önemini belirtmişti.
O dönem Erdoğan, Kendi uydularımızı, kendi insansız hava araçlarımızı, helikopterlerimizi, tanklarımızı ve savaş gemilerimizi üretiyoruz. bir ülkenin caydırıcı gücü olmazsa her zaman tehdit altında demektir. Bu güce sahip olacağız. Aselsan ve TAİ savunma alanında lider firmalara dönüştü. İnşallah Türkiye 2023 yılında savunma sanayi alanında ilk ona girecek. ' demişti.(İspanya, La Vanguardia - 01 Ekim 2014)