Menü Yeni Dünya Gündemi
Tarih: 18.09.2017 11:48
Kerkük Krizinin Yansımaları

Kerkük Krizinin Yansımaları

Facebook Twitter Linked-in

 

Irak´ta birçok farklı sorun ve çıkar çatışmasını barındıran Kerkük vilayeti, yaşanan bayrak krizi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi´nin (IKBY) yapmayı planladığı referandumdan dolayı gündemdeki yerini korumaktadır. Ancak bayrak krizi daha önce meydana gelen gelişmeler ile değerlendirilmelidir. Kerkük´te oluşan yeni çıkar çatışmaları farklı aktörleri karşı karşıya getirmektedir. Kerkük´teki sorunlar arasında anadil, bayrak, vilayet seçimleri, petrol ve IKBY bağımsızlık referandumu sayılabilir.

 

Kerkük´ün Durumu

Irak Anayasası´nın 140. maddesi Kerkük´ün statüsü hakkında 31 Aralık 2007´den önce bir çözüm öngörmesine rağmen bir çözüme ulaşılamamıştır. Bu fiili duruma rağmen Bağdat´ın Kerkük üzerindeki hukuki yetkisi sürmektedir. Ancak IŞİD´e karşı mücadele için Kerkük´ün çevresinden çekilen Irak ordusunun yerini peşmerge almıştır. Böylece Kerkük hukuki bir dayanağı olmamasına rağmen fiilen Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) tarafından yönetilmeye devam etmektedir.

2014´te IŞİD´in saldırıya geçmesi ile birlikte federal hükümet Kerkük petrol kuyuları yakınında konuşlu olan askerlerini geri geçmek zorunda kaldı. Bu kuyuların çoğu Kürdistan Demokratik Partisi´ne (KDP) bağlı peşmerge geriye kalan kuyular ise KYB´ye bağlı peşmerge kuvvetleri tarafından kontrol altına alındı. Böylece 2003´ten sonra KYB kontrolünde bulunan Kerkük´te KDP etkinliği artmaya başladı. Erbil ve Bağdat´ın petrol ihracı üzerine yaptığı anlaşma ise KYB ve Kerkük Valisi Necmeddin Kerim´in denklem dışında kalma endişesine neden oldu. Bu durum üzerine KYB´ye bağlı peşmergeler Bağdat tarafından kontrol edilen Kuzey Petrol Şirketi´ne baskın düzenledi. Baskın hakkında KYB´den 'Bu Irak hükümetine bir uyarıydı' açıklaması yapıldı ve kısa bir süre için Ceyhan´a yapılan petrol sevkiyatı durduruldu. Bayrak krizinden önce gerçekleşen bu olay, Kürt siyasi taraflar arasındaki ayrıklığı göstermektedir. 

Bayrak Krizinin Sesleri

Kerkük´te bayrak krizine yol açan gelişmelerden bir tanesi de Kerkük ilçesi kaymakamı Kamil Saleyi´nin Dünya Anadil Günü dolayısı ile valilik ve vilayet meclisi ile Kürtçe yazışmalara başladığını açıklamasıdır. Saleyi ise bu durumun yasallığını Irak Anayasası´nın 4. maddesinin 3. fıkrasına dayandırmıştır. Ancak Irak Anayasası´na göre 'resmi diller parlamento, bakanlar kurulu, mahkemeler ve resmi konferanslar gibi kamuya açık alanlarda kullanılacak diller' olarak tanımlanmaktadır. Ancak 4.maddenin 3. fıkrasının Kerkük için uygulanması hukuka aykırı düşmektedir. Çünkü bu fıkra ile tanımlanan hak sadece IKBY içerisindeki resmi kurum ve ajansları kapsamaktadır. Aynı maddenin 5. fıkrası ise Türkmenlerin ve Süryanilerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde Türkmence ve Süryanicenin resmi dil olarak kullanılmasına izin vermektedir. Ancak bu fıkrada -daha önceki fıkrada coğrafi kısıtlama olmasına rağmen- bir coğrafi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Nitekim bu fıkranın Kerkük´te uygulanmasına hukuki bir engel yoktur.

Kerkük ilçe kaymakamının Kürtçe dilini resmi olarak kullanmak istemesinin ardından vali Necmeddin Kerim, Kerkük´te resmi yazışmalar için Kürtçenin kullanılması ve resmi binalara IKBY bayrağının asılmasını isteyen önerisini onaylanması için vilayet meclisine göndermiştir. Vali Kerim´in IKBY bayrağı ile ilgili "bu bayrak sadece Kürtlerin bayrağı değil, Kerkük´teki bütün etnik grupların bayrağıdır" açıklaması sonrasında Türkmen ve bazı Arap vilayet meclisi üyelerinin toplantıyı boykot etmesine rağmen vilayet meclisinde kabul edilmiştir.

Haberin devamı :  https://orsam.org.tr/orsam/DPAnaliz/14500




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —