Suruç saldırısı ve sınırda yaşanan gelişmelerin süreci hızlandırdığını ancak tek nedeni olmadığını savunan Kirişçi, son gelişmelerden Türkiyenin savaşa girdiği sonucu çıkarmanın hatalı olacağı görüşünde.
Farkına varıldı ki, Türkiye için de IŞİD tehdidi muazzam boyuta ulaştı. Türkiyenin Suriyede politikasının masaya yatırılması konusu da gündeme gelmeye başlamıştı. Türkiye kendi politikasını yeniden değerlendirme süreci içindeydi. Ama buradan hemen savaşa giriyoruz sonucuna varmak tehlikeli olabilir.
Kürtler konusunda Amerikanın rolü önemli
Kirişçi, Suriye sınırındaki gelişmelerin Türkiyeyi zor zamanda yakaladığını şu sözlerle savundu:
Bu gelişmeler Türkiyeyi zor durumda yakaladı. Bu durumda tam da istikrarlı bir hükümete ihtiyaç duyulduğu noktada bu gelişmeler oluyor. Türkiyenin çok daha yakın işbirliğine gireceğini görüyoruz. Amerika ile Türkiyenin karşılaşacağı çok zor bir sınav var. Türkiye için IŞİD bir tehdit ama aynı zamanda Şamdaki rejim de çok önemli bir tehdit. Türkiye kuzey Suriyedeki Kürt oluşumlarını da tehdit olarak algılıyor. Yanlış veya doğru tartışılabilir. Burada Amerikaya çok önemli bir rol düşüyor. Bu tehdit algılamasını yumuşatma yönünde çabalar göstermesi lazım. Bu çerçevede de Kuzey Suriyedeki Kürt gruplarının Türkiyenin algısını olumlu yönde değiştirecek bir siyaset geliştirmesi yönünde ikna edici adımlar atması lazım. Bu başarıldığı takdirde Suriyedeki istikrarsızlık ve kaos durumunu daha dengeli bir noktaya getirmenin kapısı açılabilir.
Koalisyon ve istikrar şart
Kemal Kirişçi Türkiyenin koalisyon güçleri arasında öne çıkan rolü sonrasında ise şöyle bir tablo çiziyor:
Böyle bir işbirliğine ulaşılabilmiş olması bile kendi içinde son derece önemli bir gelişme. İki taraf açısından istikrar ve güvenliğe ulaşabilmeye yönelik adımların atılabileceğini söyleyebiliriz. Geldiğimiz nokta önümüzdeki haftalarda büyük sıkıntılar yaşayacağımızı gösteriyor. Bu dönem sırasında hızlı bir şekilde Türkiyeyi istikrara kavuşturacak bir koalisyona doğru yol kat etmesi gerekiyor.