Menü Yeni Dünya Gündemi
Tarih: 17.10.2014 13:01
Kobani, ABD ve Türkiye arasında `fay hattı oldu`

Kobani, ABD ve Türkiye arasında `fay hattı oldu`

Facebook Twitter Linked-in

Birçok ABD`li, Suriye`nin Türkiye sınırındaki görece küçük bir şehir olan Kobani`deki gelişmeleri, ana akım haber kanalları ve ülkedeki büyük gazetelerin yoğun bir şekilde ilgi göstermesi nedeniyle yakından izliyor.

2012 yazından beri dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Halep`te çatışmaların devam etmesine rağmen, Halep`in bu dönem içinde yaşadığı yıkımın ABD haber kanallarından gördüğü ilgi, Kobani`yle karşılaştırıldığında küçük bir detay gibi kalıyor.

`Kobani abartılmıyor`

ABD`nin başkenti Washington`da Suriye konusunda uzmanlığıyla son yıllarda öne çıkmış isimlerden biri olan, ABD Barış Enstitüsü (USIP) Çatışma Araştırmaları Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Steven Heydemann`a göre Kobani`nin bu kadar ilgi görmesinin en önemli nedeni, `buradaki olası zaferinin, IŞİD için etki, prestij ve Türkiye`ye ulaşımı kolaylaştıracak olmasından dolayı stratejik bir çatışma` olması.

Heydemann, bu nedenle `Kobani`nin önemi abartılmıyor` diyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı`nın kamu işlerinden sorumlu bakan yardımcılığı ve aynı zamanda bakanlığın sözcülüğü görevini 2011 yılının Mart ayına kadar yapmış olan Philip J. Crowley`e göre ise, 'Kobani, kendi başına ve yeri itibariyle stratejik bir yer olarak görülemez'.

Crowley`ye göre, Kobani`nin stratejik öneme sahip hale gelmesinin nedeni ise `Kobani`nin koalisyon stratejisinin çalışıp çalışmadığını ve koalisyon üyelerinin ortak hedefler çevresinde buluşup buluşamadığını gösteriyor olması`.

Bakanlıktan ayrıldıktan sonra George Washington Üniversitesi`nde öğretim görevlisi olan Crowley`e göre, ortada IŞİD`in ciddi bir tehdit olduğu konusunda fikir birliği sözkonusu olsa da, bu örgütü yenmek için izlenmesi gereken uygun strateji konseptleri hakkında ciddi farklılıklar var`.

`ABD, sınır kontrolü ile ilgili endişeli`

Suriye muhalefetinin Beşar Esad sonrası dönem için hazırladığı `the day after` projesinin kıdemli danışmanı olarak geçtiğimiz yıllarda farklı birçok Suriyeli muhalif grupla çalışmış olan Dr. Heydemann, Kobani`deki krize yaklaşımdaki farklılıkların, ABD-Türkiye ilişkilerinde `fay hattı` haline geldiğini düşünüyor.

Son dönemde ABD`li yetkililer, `Türkiye`nin Suriye ile olan sınırının kontrolü ve yabancı cihatçıların sınırdan geçerek IŞİD`e katılımını önlemesi konusunda yetersiz kaldığını` belirterek rahatsızlık ve endişelerini kamuoyu paylaştılar.

`Türkiye IŞİD`le doğrudan mücadelede tereddüt ediyor algısı da`, Türkiye`nin Suriye politikasının ABD ile ayrıştığı fikrini Batı`da daha da güçlendirdi.

`Suriye yönetimini devirme konusunda yaklaşım farklılığı var`

Heydemann`a göre, bunların yanısıra iki ülke arasında Suriye`deki yönetimin nasıl değişeceğine yönelik yaklaşımıda da farklılık var.

Heydemann, `ABD`nin Suriye`de Esad rejimi unsurları dahil olmak üzere, geniş kesimlerden temsilcilerle birlikte müzakereli bir siyasi çözümü tek ve son çözüm yolu` olarak görürken, Türkiye`nin ise `gerekirse askeri müdahaleye de giderek Esad`ı koltuğundan etmeyi` savunduğunu belirtiyor.

Bütün bunların üstünde de Türkiye`nin istediği uçuşa yasak bölge ve güvenli bölge şartlarında da Washington ve Ankara`nın anlaşmazlığı var.

Suriye krizi ile ilgili 2011 yılından beri birçok önemli analiz kaleme alan Heydemann; Kobani krizinin, Suriye politikası hakkında iki tarafın sahip olduğu politika farklılıklarını `günyüzüne çıkarıcı` bir fonksiyon üstlendiğini söylüyor ve Kobani`ye nasıl müdahele edilmesi gerektiği tartışmasının da Washington ile Ankara arasındaki ilişkilerde `ertelenemez bir konu haline geldiğini` savunuyor.

Obama yönetiminin Suriye`deki değişimden sorumlu büyükelçi olup, ABD Dışişleri Bakanlığı`nda Suriye politikasını koordine etmekten sorumlu isim olarak 2012 yılının sonuna kadar görev yapan Fred Hof ise Kobani`nin ABD kamuoyunda, şehrin PKK veya PYD tarafından korunmasından ziyade, `insani açıdan yaşanan felaket yönü ile ilgi çektiğini` söylüyor.

`Esad varoldukça, IŞİD bitmez`

Hof, ABD Dışişleri Bakanlığı`ndaki `Suriye yetkilisi` görevinden ayrıldığından beri Obama yönetiminin Suriye politikası hakkında ağır eleştiri yazıları yazıyor.

Başkentteki Atlantic Council adlı düşünce kuruluşundaki Rafik Hariri Center`de uzman olarak görev yapan Hof, `Suriye isyanının başlangıcından beri Esad rejiminin, ulusal muhalefeti yok etme ve yerine tümüyle terörist bir örgüt kurma` stratejisini izlediğini söylüyor.

Hof`a göre bu nedenle `Esad rejimi varoldukça IŞİD`in yenilmesi imkansız`.

Hof`un bu yaklaşımı, Ankara`nın Suriye politikasındaki öncelikleri ile paralellik arzediyor.

Hof, Kobani konusunda ise Türkiye`nin hemen yanıbaşında bir afeti duyarsızca seyrettiği algısının hem Obama yönetimi hem de birçok ABD`li tarafından paylaşıldığını ve `Türkiye`nin adım atmamasının ABD`de de merak edildiğini` söylüyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —