Samir Salha
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmek üzere Türkiye’ye bir ziyaret düzenleyen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani’yi taşıyan uçağın, Türkiye’nin başkenti Ankara’ya indiği sırada, Bölgesel Kürt Yönetimi Tabii Kaynaklar Bakanı Aşti Hawrami, Kürdistan Bölgesi`nin 2015 yılında Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı üzerinden günlük 500 bin varil petrol ihraç edeceğini açıklıyordu.
Her ne kadar Hawrami, Bağdat ile yapılan görüşmelerde, bölgesel hükûmetin bağımsız petrol ihraç etme hakkı konusundaki soruna henüz bir çözüm bulunmadığını düşünse de, bölgenin önümüzdeki yıl sonunda, Irak bütçesine katkıda bulunacağına işaret ederek uzun süren anlaşmazlığın giderilmesi olasılığından ilk kez söz ediyor.
Enerji Bakanı, Türkiye üzerinden taşıma hattı/yolunun, herkes için açık olduğunu ve iş birliği için yeni bir sayfa açtıklarını ifade ederek projenin hayata geçirilmesini arzu ettiklerini vurguladı.
Türk uzmanlar ise Irak petrolünün taşıma kapasitesinin günlük 800 bin varile ulaşarak hâlihazırdaki kapasitenin üç katına çıkarılması konusunda tüm tarafların (Ankara, Bağdat, Erbil) istekli olduğunu ifade ediyor. İş birliğinde yeni bir sayfa açılmasından ve söz konusu boru hattının herkese açık olduğundan söz eden Türk Enerji Bakanı da bunu teyit ediyor.
Kesin olan şu ki son yıllarda Nuri el Maliki hükûmeti karşısında Erbil’in tarafında yer alma kartına oynayan Türkiye kazançlı çıktı; özellikle de Hawrami’nin Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin petrol ihracatını 2015 yılı sonuna kadar sekiz katına çıkarma planlarını açıklamasından sonra. Hawrami, önümüzdeki yıl sonuna kadar Kerkük petrolü de dâhil olmak üzere, Bölgesel hükûmetin günlük bir milyon varil ihracat hacmine ulaşmasının beklendiğini dile getiriyordu. Elbette Kürtler bu gelirleri Bağdat ile paylaşacak.
Türk Cumhurbaşkanı ve üst düzey yetkilileri, geçen hafta Ankara’da, Ankara-Erbil ilişkilerinin gidişatını ve bölgedeki gelişmeleri ele almak üzere iki aydan daha kısa sürede ikinci kez Türkiye’yi ziyaret eden Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı’nı ağırladı.
Gözlemciler, Bağdat-Ankara ilişkilerindeki soğukluğun hafifletilmesinde Erbil’in, gerek petrol, gerekse Irak’ta IŞİD’e karşı savaş kartını kullanarak başarılı olduğu görüşünde. Yine gözlemcilere göre Ankara`nın, her iki tarafa karşı yeni yükümlülük ve taahhütlerine bağlılığını yinelemesi, bu üçlü yapının harekete geçmesi önündeki en büyük engel olan Maliki`nin gitmesinden sonra ilişkilerde yeni bir sayfa açmaya yönelik bir başka girişim ki AK Partinin önde gelen yetkilileri de bunu söylüyor.
Bölgesel hükûmetin, genel bütçeden yüzde17’lik bir pay almasının yanı sıra peşmerge maaşlarının Irak hükûmeti tarafından ödenmesi karşılığında, Kuzey Irak petrolünün 550 bin varilinin merkezî hükûmete verilmesi konusunda Bağdat ile Erbil arasında varılan uzlaşma, bir yandan Ankara-Bağdat, diğer yandan Ankara-Erbil ilişkilerinin gidişatına aşama aşama ve olumlu bir biçimde yansıyacaktır.
Türk kaynaklar, bu anlaşmalar ve son zamanlarda buna eşlik eden üst düzey karşılıklı ziyaretlerin, Türkiye Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın Irak’ın başkentine iki hafta içerisinde düzenleyeceği ziyareti ile karşılıklı ticaret ve enerji alanlarında kısa bir süre önce imzalanan son anlaşmaların netleştirilmesi ve somutlaştırılması yönünde Irak Cumhurbaşkanı’nın gerçekleştireceği Türkiye ziyaretinin hazırlıklarına kapı aralayacağına işaret ediyor.
Türk enerji uzmanları, Irak’ın, petrol ihraç etmek için Kürdistan Bölgesi’ne ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Bu temelden hareketle ve Kürdistan Bölgesel hükûmeti Başbakanı’nın Türkiye ziyareti sırasında Erbil ile Bağdat arasında yapılan son anlaşmanın nasıl aktifleştirileceği üzerinde duruldu.
Bu bağlamda kaynaklar, Kuzey Irak petrolünün geçişi ve dışarı satışı konusunda Ankara’nın gösterdiği kolaylıktan ötürü, Irak hükûmeti tarafından açılan uluslararası tahkim davalarının geri çekilebileceği ihtimalinden söz ediyor.
Yine Türk ve Iraklı politikacıların, önümüzdeki zirve toplantısında, ülkeleri arasındaki gerginliğin nedenlerini ayrıntılarıyla tartışmaları bekleniyor. Gündemde Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık el Haşimi’nin Türkiye’de ağırlanması ve bu bağlamda ilişkilerde yeni bir sayfa açılması yönünde adım atılması gibi konular yer alıyor.
Söz konusu kaynaklar, iki ülke arasında yaklaşık beş yıldır dondurulmuş olan stratejik iş birliği çerçevesinde, Türkiye’de düzenlenecek genişletilmiş ortak bakanlar toplantısına hazırlıkların çok yaklaştığını teyit ediyor. Son zamanlarda atılan tüm adımlar, bir yandan Erbil, diğer yandan Bağdat ve Ankara arasında iki yılı aşkın bir zamandır süregelen gerginliği sona erdirmek üzere son haftalarda gündeme gelen Türk-Irak uzlaşması ve üçlü ortak mutabakat açısından bir giriş kapısı niteliğindedir.
Ancak Ankara’dan bazı isimler, dikkatli olma ve bu iyimserliği abartmama çağrısında bulunuyor. Çünkü bu yeni ortak üçlü yapı konusunda Tahran’ın kendi açısından söyleyecekleri, bu açılım atmosferini olumsuz etkileyebilir. Hele ki Bağdat ile ilişkiler, içerisinde bulunduğumuz şu dönemde pek çok bölgesel hesap, dosya ve anlaşmadan çok daha üstün kabul ediliyorken.(Suudi Arabistan, Makkah - 25 Aralık 2014)