Rus Devlet Radyosu
Haberlere göre Suudi Arabistan’ın Türkiye’deki istihbarat bürosu kapatıldı. Büronun kimin girişimiyle kapatıldığı, Türkiye’nin mi Suudilerin mi, bilinmiyor. Ne olursa olsun iki ülke arasındaki ilişkilerin değişmeye başladığı açık. Diğer Arap monarşilerinin ise her zaman Riyad’ın sesine kulak verdiği malum.
Peki, neden Türkiye bölgede neredeyse yalnız kaldı? USAK Başkan Yardımcısı ve AB Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kamer Kasım, Rusya’nın Sesi radyosuna bu hususta şunu söyledi:
'Suudi Arabistan – Türkiye ilişkileri bakımından baktığımızda özellikle Mısır’daki darbe süreci temel bir ayrışmayı ortaya koydu iki ülke arasında. Yani Suudi Arabistan’ın yönetimi çok açık bir şekilde Mısır’da darbeyi destekledi, yani Sisi’nin yanında yer aldı. Türkiye de çok açık bir şekilde Mursi’yi destekledi. Dolayısıyla Suudi Arabistan ve Türkiye her ne kadar Suriye konusunda temel parametrelerde uzlaşsalar da Mısır’da aynı noktada değiller. Suudi Arabistan da sonuçta Suriye’deki muhalifleri destekliyor ama şöyle bir taktik eğer izlenmeye çalışılıyorsa Türkiye orada yer almaz. Suudi Arabistan’ın işbirliği içinde olduğu birtakım selefi grupları biz destekleyelim, eğer böyle diyenler varsa uluslararası alanda, Türkiye bunun yanında yer almaz. Yani, Türkiye’nin orada desteklediği meşru olarak gördüğü bir muhalefet var. Bunun dışındaki unsurları Türkiye desteklemiyor. Türkiye hem El-Kaide bağlantılı unsurları desteklemez, hem de Suudi Arabistan’ın destekliyor göründüğü bir takım selefi unsurları desteklemez. Eğer Suudi Arabistan farklı bir çizgi izlerse o zaman Türkiye ve Suudi Arabistan Suriye konusunda da ayrışırlar.'
Bilkent Üniversitesi askeri ve dış politika uzmanı, Güney Doğu Gazisi Koray Gürbüz ise iki ülke arasındaki ilişkilerin karmaşık bir hale gelmekte olduğu fikri ile mutabık kaldığı halde ilgili sinyalin Ankara tarafından değil de Riyad tarafından iletildiğini ileri sürdü:
'İran’ın Fars Haber Ajansı’na göre, Suudi Arabistan’ın Türkiye`deki istihbarat bürosu kapatılmıştır. Bu haberi şöyle yorumlamak gerekmektedir. Suudi Arabistan’ın Türkiye`deki istihbarat bürosunun amacının, Suriye’deki teröristlere parasal ve lojistik destek sağlamak olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Bu büronun kapatılması şu anlama geliyor. Arabistan’ın Suriye’deki teröristlere artık para ve lojistik destek yapmayacağı anlamına gelmektedir. Bunun yanında Katar Amiri Şeyh Tamim bin Halife El Sani`nin ise Suriye Cumhurbaşkanı Beşer Esad’a dostluk mesajı ve onu öven ve onu destekleyici mesajlar söylediği ve uluslararası kamuoyunda bunu çekinmeden dile getirdiği herkes tarafından bilinmektedir. Bu iki olay, yani Suudi Arabistan’ın Türkiye’deki istihbarat bürosunun kapatılması ve Katar’ın Beşer Esad’a uluslararası camiada övgü ile dolu demeçler vermesi, Türkiye’nin Suriye politikasında Dünya’da yalnızlaştığını göstermektedir. Türkiye, yanlış yürüttüğü Suriye politikası yüzünden Dünya’da tek başına kalmıştır. Ayrıca ABD’nin de Suriye politikasında şöyle bir gerileme vardır. Biliyorsunuz ABD’de çok büyük bir ekonomik kriz yaşanmaktadır. Bu ekonomik krize bağlı olarak Dünya’daki çeşitli operasyonların gerilediği hatta bununla ilgili olarak da bir kısmının durdurulduğu görülmektedir. Bu da ABD’nin Suriye ile ilgili olarak bir operasyonu şu anda beklemeye alacağı şeklinde kabul edilebilir. Yani şimdi Türkiye, Suriye konusunda yalnız durumdadır. Başbakan Tayip Erdoğan’nın Suriye ile ilgili olarak çok çelişkili ifadeleri vardır. Dostum dediği Beşer Esad, şu anda Türkiye’nin en büyük düşmanlarından birisi durumundadır. Bu bir çelişkidir. Demek ki Başbakan Tayip Erdoğan’nın 'dostum' dediği kişilerin, dikkat etmeleri gerekir.'
'Şu anda Suriye’deki teröristlere Türkiye tarafından büyük bir destek verildiği uluslararası kamuyoyu tarafından bilinmektedir. Türkiye’de bulunan mülteci kamplarına Türkiye’nin istihbarat birimlerinden başka hiç kimse girememektedir. Ve Türkiye istihbarat birimleri Türkiye’deki kamplarında yaşayan Suriyeli teröristleri akşam alıp Suriye’ye göndermekte, ve Suriye’de çatıştıktan sonra onları tekrar kamplara getirmektedir. Bu, bütün uluslararası kamuoyu tarafından bilinmekte ve dile getirilmektedir. Türkiye, Suriye’ye yönelik yaptığı bütün hareketlerde, uygulanan bütün politikalarda yalnız kalmıştır. Bu, Arap çevresi tarafından görülmüş ve Türkiye yalnızlaşmıştır. Türkiye’nin Suriye politikası tamamen yanlış temeller üzerinde kurulmuştur. Çünkü Türkiye’nin Suriye politikası İsrail’in çıkarları doğrultusunda kurulmuş olup Türkiye’nin Suriye ile olan bütün ilişkileri kötüye gitmiştir. Halbuki Türkiye ile Suriye arasında çok derin akrabalık bağları vardır, ticari ilişkiler vardır. Ve bu bağın kuvvetini Başbakan Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Beşer Esad’a zamanında dostum diyerek tanımlamıştır. Bu ilişkilere rağmen Türkiye’nin Suriye’deki teröristlere destek vermesi Türkiye’nin değil başka ülkelerin çıkarlarınadır. Bu yüzden Türkiye, Arap Dünyası’ndan gelen tepkileri göz önüne alarak ve Dünya’daki gelişmeleri dikkate alarak Suriye’deki teröristlere desteğini çekip, orada yaşanan kanlı iç savaşı bir an önce durdurmak amacıyla orada bütün istikrar bozucu şeyleri bırakıp, Suriye’de barış ve istikrarın sağlanması için çalışmalar yapması gerekmektedir.' (Rus Devlet Radyosu)