Menü Yeni Dünya Gündemi
Tarih: 22.05.2015 17:53
Türkiye AB’nin Geleceği İçin Önemlidir

Türkiye AB’nin Geleceği İçin Önemlidir

Facebook Twitter Linked-in

 



Anna Maria Corazza Bildt

Türk Halkına Sırt Çevirmememiz Gerekiyor… AB’nin Türkiye ile ilişkileri son zamanlarda giderek daha fazla şekilde çelişkili ve karmaşık mesajlarla şekilleniyor. Bir gün Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne yakınlaştırma kararlılığımızın güvencesini verirken başka bir gün Türkiye’ye kapı her zaman kapalı olacakmış gibi hareket ediyoruz.

Bu belli ölçüde, Türkiye’deki karmaşık gelişmelerin açık bir yansımasıdır. Temelde ise AB’nin bu önemli konuda uzun süreli bir stratejiyi açıkça formüle etmekte aciz kalmasıyla alakalıdır.

Avrupa Parlamentosu, bu hafta, Komisyonun her yıl yayımladığı İlerleme Raporu ile bağlantılı bir teklifi oylayacak. Rapor, Türkiye’nin üyelik müzakereleriyle ilgili olarak yıl içinde meydana gelen değişimleri içeriyor.

Maalesef ben Avrupa Parlamentosu’nun çok eleştirel olduğuna ve Türkiye’nin muhtemel AB üyeliğine karşı Avrupa’nın karmaşık duygular taşıdığının açıkça gösterildiğine inanıyorum. Türkiye’de reformların hızlı bir şekilde yapılmasını talep etmek önemli ve doğrudur ancak bu, yapılan reformların Türkiye’yi AB üyeliğine taşıyacağı konusunda bizim de açık olmamızı gerektiriyor.

Bence hâlen çeşitli alanlarda yaptığımız gibi müzakereler yavaşlatılırken reformların hızlı bir şekilde gerçekleşeceğine inanmak saflık olur.

Ancak bazı önemli alanlarda olumlu gelişmelerin gerçekleştiğinin de farkındayız. Kürt PKK ile birkaç yıl önce başlayan diyalog neredeyse inanılamayacak şekilde devam ediyor ve net sonuçlar da sağlıyor. Ülkenin gelecekteki gelişimi için önemli birkaç konu daha var. Kıbrıs’taki durumla ilgili olarak direkt müzakerelerin yeniden başlamasından sonra yeni bir iyimserlik oluştu. Çok açıktır ki Suriye’deki savaştan kaçan bir milyondan fazla mülteciyi kabul etmesi hususunda Türkiye’nin olumlu ve cömert rolünü not etmek için geçerli gerekçeler var.

Demokratikleşme ve reform süreci her zaman, kesinlikle tarihî olarak eşine az rastlanan düz bir çizgi takip etmez, şimdi Türkiye’de bunu tekrar görüyoruz. Ülkenin 7 Haziran’da yapacağı önemli parlamento seçimi öncesinde ve sonrasındaki gelişmeler çok büyük önem taşıyacaktır. Ancak AB politikaları ile göndereceğimiz sinyallerle bu sürecin önemini küçümsemenin çok akıllıca olmayacağına inanıyorum.

Bizim de pragmatik olmamız gerekiyor. Türkiye, Avrupa’nın en büyük zorluklarını çözmede bir anahtar rol oynuyor: iltica ve göç, ekonomi ve ticaret, enerji ve terörizm gibi.

Üstelik Türkiye, İslam âlemiyle doğal bir bağ sağlıyor ve bugün gördüğümüz -en azından İslam Devleti (İD/DAİŞ), Boko Haram, el Kaide, el Şebab ve benzeri örgütlerden kaynaklanan- radikalleşme ve cihatçılık gibi tehlikeli eğilimleri frenlemek için yardımcı olabilir.

Türkiye bugün AB’ye üye olmaya hazır değil. Çeşitli açılardan sosyal reformlarla ilgili önemli adımlar atılmadı. Ancak AB’nin kararsızlığı maalesef süreci baltalıyor ve biz Türkiye’de şu anda gördüğümüz olumsuz eğilimlerden kısmen sorumlu olup olmadığımızı gerçekten kendimize sormalıyız.

Türkiye mi AB’ye sırtını çeviriyor yoksa Türk halkına ve onların Avrupa özlemlerine yüz çeviren bizler miyiz?

Açık bir diyaloğa dönmenin tam zamanı. Türkiye’nin gelecekte AB’ye üye olmak için reforma devam etmesi, bütün Avrupa’nın geleceği için son derece önemli. ( İsveç, Aftonbladet – 18 Mayıs 2015 )




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —