ABD merkezli Al Monitor sitesindeki Metin Gürcan imzalı haber-analizde, askeri eğitim, savunma sanayi, ortak askeri tatbikat ve istihbarat paylaşımını kapsayan anlaşmanın en dikkat çeken maddesi olarak tarafların birbirlerinin topraklarında asker konuşlandırmasına izin vermesi gösteriliyor. Yazıda Türk ordusunun Katara göndereceği ilk birliğin küçük bir deniz unsurunu, istihkâm ve özel kuvvetler timlerini içerdiği belirtildi. Al Monitor, adını vermediği iyi konumdaki bir kaynağa dayanarak, Türk ordusunun üssün açılması için acele etmediğini, 7 Haziran seçimlerinin sonucunu beklediğini iddia etti. Türk askerinin 19 Ağustos 1915te Katardan çekildiği de hatırlatıldı.
`EĞİT- DONATTAN FARKLI BİR ASKERİ İŞBİRLİĞİ`
ABD ile yürütülen Suriyedeki muhalifleri eğit- donat programı kapsamında Katara Türk askeri yerleştirilecek olmasıyla bu maddenin alakası olmadığı hatırlatılan yazıya göre, Türkiye ile askeri ittifak kurmak Katara pek çok açıdan yarayacak:
Ciddi bir askeri gücü olmayan Katarın Körfez bölgesindeki caydırıcılık açığını Türkiye ile yapılacak bir askeri ittifak ve gerekirse Türkiyenin askeri gücü ile doldurmaya istekli olduğu görülüyor. Güvenlik kaynakları Türk ordusunun böyle bir hassas konuda hem ulusal hem de uluslararası hukuk kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalmak istediğine de vurgu yapıyor. Kaynakların altını çizdiği bir diğer husus da bu görevi başta ABD olmak üzere Körfez bölgesindeki müttefiklerle ve NATO ile yakın işbirliği içinde yürütmenin önemi.
`RUSYA VE ÇİNLE MÜZAKERELERDE ELİ GÜÇLENECEK`
Kurulacak üssün Türkiye açısından ne gibi kazanımları olacağı sorusunu ise Gazi Üniversitesinden Doç. Dr. Mehmet Akif Okur açıklama çalıştı. Türkiyenin ekonomi-politik dengeleri bakımından büyük bir öneme sahip Körfezde her alanda etkili olmak istediğini savunan Okur, şu ifadeleri kullandı:
Katarla yakın askeri iş birliği Türk savunma sanayi için önemli bir pazara girme fırsatı sunarken, jeo-stratejik açıdan İranın bölgede dengelenmesi, Türkiyenin küresel güvenlik ortamındaki etki gücünün artması, Rusya ve Çinle ikili müzakerelerde elinin güçlenmesi ve Türkiyenin küresel enerji güvenliği konusunda söz sahibi olması anlamına geliyor.
`KAMUOYUNA İYİ AÇIKLANMASI LAZIM`
Okur, askeri üs planı ile ilgili iki hususa da dikkat çekiyor: Öncelikle, Türkiyede genel olarak Körfez gibi stratejik önemi büyük bir bölgede üs açmanın beraberinde getireceği risk ve fırsatların kamuoyu tarafından iyi anlaşılmasına ve üs açma-güvenlik sağlama süreçlerini denetleyecek demokratik mekanizmaların inşasına ihtiyaç var.