Doğan Işık *
Türkiye, Dış Politikası 'Yurtta Barış, Dünyada Barış' İlkesi Üzerine Kurulu Görkemli Bir Cumhuriyet. Dış Politikası Bu İlkenin Uzantısından İbaret.
Amotz Esa-El`in 24 Ekim`de Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan 'Türkiye`nin Tarifi Güç Vaat Edilmiş Toprakları' adlı makalesini okudum. Türkiye`nin, çelişkili iddialar geçidinde, Avrupa`nın geri kalanıyla oldukça bütünleşmiş demokratik ve laik bir ülke olduğu, 1987 yılından itibaren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru hakkıyla ve her yıl ülkeyi ziyaret eden 35 milyondan fazla turistle dünyanın en büyük 16. ekonomisi olduğu gerçeğini kabullenmekte güçlük çekiyorum.
Türkiye`nin bölge için vizyonu, kapsayıcılığa, demokratik kurumların, insan hakları ve ekonomik entegrasyonun geliştirilmesine dayalı bir barış. Türkiye`nin Filistin birlik hükûmetine ve Orta Doğu barış sürecine verdiği destek, aynı ilkeden kaynaklanıyor. Bölgede meydana gelen korkunç gelişmelerin sebebi, temel insan hakları ve özgürlükler yönündeki talepler değil ama bunların eksikliğidir.
Türkiye, üç yıldan fazla bir süre önce Suriye`deki çatışmanın başlamasından bu yana tutarlı bir şekilde tek bir açık mesaj gönderiyor. Kapsayıcı, birleşik ve demokratik bir Suriye kurulmalıdır ve uluslararası toplum, rejimin devam etmekte olan katliamlarını durdurmak için birlikte hareket etmelidir. İslam Devleti, ılımlı muhalefeti engellemek amacıyla ortaya çıktı ve Türkiye`nin ulusal güvenliğine doğrudan bir tehdit hâline geldi.
Türkiye`nin Suriye ve Irak`la olan sınırının uzunluğu 1,295 kilometre. 2 milyon nüfuslu Halep ve 400 bin nüfuslu Kamışlı en büyükleri olmak üzere, Türk sınırı yakınında birçok şehir var. Türkiye, hukuki ve insani bir görev olarak sınırlarını tüm etnik gruplara açık tutuyor. Bu nedenle Kobani`den 200 bin kişi Türkiye`ye geldi. Aslında Kobani halkının şu anda Türkiye`de olduğunu söyleyebiliriz. Suriye rejiminin topçu mermilerinden, füzelerinden, varil bombalarından ve kimyasal silahlarından kaçan 1,5 milyondan fazla Suriyeliye katıldılar. Türkiye, Irak`tan gelen binlerce Yezidi`ye de ev sahipliği yapıyor. Öte yandan, Çobanbey ve Tel Abyad adlı Türkmen şehirleri birkaç ay önce İD`nin eline geçtiğinde Türkiye yaptığı çağrılara pek yanıt bulamadı.
Çatışmanın başlangıcından bu yana 200 binden fazla kişi öldürüldü. Uluslararası toplumun görevi, Suriyelilerin tümünü korumaktır. Seçici çıkar, çare değildir. Peşmerge kuvvetlerinin destek olmak için Kobani`ye giriş yapmalarının kolaylaştırılması dâhil olmak üzere Türkiye, kentteki gelişmelere büyük bir hassasiyetle yaklaştı ve sakinlerinin evlerine dönebilmeleri için Kobani`yi kurtarmaya yönelik çabalara katkıda bulunmaya devam edecektir. İnsani yardım yapılması ve Suriye içinde Suriye halkını rejimin ve İD`nin zulmünden korumak için uçuşa yasak bölgelere ve güvenli bölgelere acilen ihtiyaç vardır.
Suriye`de güvenlik ve istikrarın bu rejime son vermeden elde edilemeyeceği anlaşılmalıdır. Net bir son aşamayı içeren ortaklaşa bir strateji gereklidir. Suriye rejimi, bu çatışmaya askerî bir çözümün olmadığını ve tek çıkış yolunun, Cenevre bildirisinde öngörülen reel politik değişikliği getirecek kapsayıcı bir siyasi dönüşüm yönünde müzakerelerden ibaret olduğunu anlamalıdır.
Türkiye, 29 Ekim`de cumhuriyetinin 91. yıl dönümünü kutlayacak. Dış politikası 'yurtta barış, dünyada barış' ilkesi üzerine inşa edilmiş, görkemli bir cumhuriyet. Türkiye`nin 'komşularla sıfır sorun' politikası, tüm ülkelerin uyması gereken bu ilkenin uzantısından başka bir şey değil. (İsrail`de yayınlanan The Jerusalem Post - 27 Ekim 2014)
* Doğan Işık, Türkiye`nin Tel Aviv Büyükelçiliği Maslahatgüzarıdır.