Hasan el Berari
Halkın iradesine ve seçim sonuçlarına saygılıyız.'
Partisinin Parlamento çoğunluğunu kaybettiği seçimlerin ardından Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu bu açıklamayı yaptı. Mesele halk iradesine saygıyla sınırlı kalmadı. Nitekim Davutoğlu, AK Parti olarak başarısızlıklarından ders çıkaracaklarını ve Türk halkının güvenini yeniden kazanmaya çalışacaklarını söyledi. Türkiyedeki köklü demokratik sistem, seçim sonuçlarına saygı duyan bir siyaset kültürü ortaya çıkardı. Türkiyedeki bu son seçimlerden çıkarmamız gereken en önemli ders budur.
Arap tarafı olarak bizler, seçimin ne anlama geldiğini bilmiyoruz gibi görünüyor. Zira bazıları, AK Partinin Parlamento çoğunluğunu kaybetmesini neşe ile haykırdı; sanki bu, Arapların veya bir başka tarafın zaferiymiş gibi. Bazıları da seçim sonuçlarını, en nihayetinde herhangi bir Arap ekseninin zaferi anlamına geliyormuşçasına sanki Türkiyenin bölgesel ilişkilerinin bir oylamasıymış gibi yorumladı!
AK Parti seçimleri kaybetmedi; ancak hükûmeti tek başına kurabilecek çoğunluğu da elde edemedi. Böylece Türk seçmeni, AK Partiyi destekleme kararı aldı; ancak başkanlık sistemi eğilimlerini onaylamadı. Bu, seçmen davranışlarını genel olarak belirleyen etkenleri anlama konusunda bir başka derstir.
Bir başka ders ise seçimi kaybeden partinin, düştüğü yerden bir kez daha ayağa kalkma fırsatının olmasıdır. Bu durum sadece Türkiyede yaşanmamaktadır. Gerçek demokrasiye sahip bütün ülkelerde partiler, iktidarken muhalefet olabilir ya da bunun tersi de olabilir.
Dikkati çeken son nokta ise Türkiye seçimlerine bölgesel ve uluslararası ilginin büyüklüğüdür. Nitekim seçimlere ilgi oldukça yoğundu. Bu durum, Türkiyenin bölgedeki öneminin artmakta olduğunu göstermekte ve AK Partinin dış politikayı yeniden Türkiyenin doğal derinliğine -ki bu Orta Doğudur Avrupa değil- döndürmesiyle Türkiye`ye, omuzlarında bölgesel sorumluluk bulunan bir ülke olarak bakıldığını kanıtlamaktadır. Bu itibarla bölge halkının çoğunun özgürleşme ve demokratikleşme çabalarında Türkiye`den olumlu ve yapıcı rol bekledikleri bir zamanda Türkiye seçimleri artık, sadece Türkiyenin bir iç meselesi olmaz; sonuçları üzerinde Türkiye`nin Orta Doğudaki rolünün şekilleneceği bir seçim olur. Türkiye`nin bütün bunları yapabilmesi için ister iktidarda ister muhalefette olsun herhangi bir siyasetçinin istibdat eğilimine müsade etmeyen çoğulcu demokrasiye sahip olması gerekir. ( Katar, El Şark 12 Haziran 2015 )