La Vanguardia
Amerikalı aktris ve Birleşmiş Milletler Sığınmacılar Yüksek Komiserliği (UNHCR) İyi Niyet Elçisi Angelina Jolie, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`la bir otelde görüştükten sonra Türkiye`nin güneyindeki Suriyeli sığınmacıların kampını ziyaret etti.
Jolie, Suriye ve Irak ile olan Türk sınırı yakınındaki Midyat Kampı`na cumartesi öğleden sonra giderek uluslararası topluluğa, 'küresel bir kriz' yaratan Suriye anlaşmazlığına çözüm bulmaları çağrısı yaptı.
Jolie, 'Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Bakanlarınızı ve elçilerinizi buraya gönderin. Bu krize kendiniz tanıklık edin ve bunun devam edemeyeceğini görün. Savaşa son vermek üzere siyasi bir çözüme ulaşmak için güvenilir bir plan yapma zamanı çoktan gelmiştir.' dedi.
Birleşmiş Milletler Sığınmacılar Yüksek Komiseri Antonio Guterres, ziyareti sırasında Amerikalı yıldıza eşlik etti. Türkiye`deki UNHCR Sözcüsü Selin Ünal, EFE ajansına, ikilinin birkaç sığınmacı aileyle görüştüklerini teyit etti.
2011`de de Türkiye`de başka bir Suriyeli kampı ziyaret eden Jolie, kamplardaki yaşam koşullarına ve uluslararası eylemsizliğe öfkesini göstererek, 'Bu ailelerin hepsinin böyle bir hayatı tolere etmelerini beklemek insanlık dışı. Hepimiz ne yapılması gerektiğini biliyoruz ve daha iyisini yapmalıyız ayrıca çok açık ki Suriye ile başlamalıyız.' dedi.
Uluslararası Sığınmacılar Günü vesilesiyle BM Elçisi, Suriye`nin benzeri olmayan bir insanlık krizinin kökeni olduğunu hatırlattı.
Bir basın toplantısında aktris, 'Burada basit bir sebepten ötürü bulunuyoruz: Bu bölge, küresel bir krizin merkez üssüdür. Evlerinden olan yaklaşık 60 milyon kişi var. Bu, dünyadaki her 122 kişiden biridir.' dedi.
Guterres, aralarında 1 milyon 800 bin Suriyelinin bulunduğu iki milyon civarında sığınmacıyı barındıran Avrasya ülkesinin örnek rolüne vurgu yapan UNCHR`in yıllık raporunun tanıtımı amacıyla Türkiye`de bulunuyor.
Türkiye`deki 1 milyon 800 bin Suriyeli sığınmacıdan 200 bini, Ankara tarafından idare edilen ve konaklama, geçim ve eğitim yardımı aldıkları kamplarda yaşarken geri kalanı ise yasa dışı fakat hoş görülen şekilde çalışarak kendi hayatlarını sürdürüyor. (İspanya, La Vanguardia - 20 Haziran 2015)