ABD`nin ev geçindiren anneleri
ABD`de çalışan ve evini geçindiren annelerin sayısındaki patlama, beraberinde sosyal bir dönüşümü getiriyor ve 'aile hayatı'na dair geleneksel algılar değişiyor.
Kathy Kay
Bundan 70 yıl önce Rosie the Riveter ya da perçinci Rosie göz dolduran pazularını gösterdiği afişlerde Amerikan kadınını çalışmaya çağırıyordu. Savaştaki ülkenin göreve çağırılan kadınları bu davete uydu, milyonlarcası fabrikalara, işyerlerine aktı.
İzleyen yıllarca kadınların iş hayatındaki yeri de giderek değişti, gelişti. Bugün yönetici, senatör, doktor, avukat, astronot ve mühendis kadrolarını dolduruyorlar. Ama değişim yalnızca kadının hemen her işte çalışıyor olması değil, aynı zamanda ekmeği kazananın da kadın olması.
Geçen yıl yayımlanan kapsamlı Pew araştırmasına göre, 18 yaşın altında çocuğu olan Amerikan kadınlarının yüzde 40`ı bugün ailelerinin ekmeğinin çoğunu ya da tamamını temin ediyor.
1960 yılında çocuklu kadınların yalnızca yüzde 11`i ailesinin geçimini temin ediyordu. Bu çok büyük bir sosyal dönüşüme işaret ediyor.
Perçinci Rosie, bir zamanlar çalışan Amerikalı kadının sembolüydü. Acaba yetmiş yıl sonra çalışan Amerikalı kadın için neler söyleyebiliriz?
Milyonlarca kadını bir potaya koymak mümkün değil kuşkusuz. Kadının ekonomik bağımsızlığını elde ettiği bu devrimde, aslında bir değil iki öykü var.
Evini geçindiren annelerin çoğu büyük çoğunluğu çocuklarını yalnız büyütüyor. Dolayısıyla ailenin geçimini sağlayan kişi olmak bir tercih değil zorunluluk onlar için.
Virginia, Richmond`da tanıştığım Aretha Lewis bu kadınlardan biri.
Dört çocuk ve bir sürü işle aynı anda başedebilen bir dinamo kendisi. Evinden bir bakım şirketi yönetiyor, gönüllü yardım işleri yapıyor, vakit buldukça yan işler yapıyor, yetmezmiş gibi tek başına çocuk büyüten annelerle ilgili bir televizyon şovu başlatmaya hazırlanıyor.
Tek başına çocuk büyüten bir çok anne gibi Aretha da sosyo ekonomik skalanın aşağı basamaklarında.
ABD`de çocuklarını yalnız büyüten annelerin sayısı son 50 yıl içinde önemli artık gösterdi. Bu bilinen bir şey.
Yeni olan, kocasından daha çok kazanan evli kadınların sayısındaki artışın da bir o kadar hızlı oluşu.
1960`da kocasından çok kazanan evli kadınların çalışan nüfus içindeki payı yalnızca yüzde 3,5 idi. Bugün Pew araştırması, evli ve çocuklu kadınların yüzde 22`sinin kocalarından daha fazla kazandığını ortaya koyuyor. ABD`de kadınlar genel olarak erkeklerden daha iyi eğitim aldıkları için bu oranın büyümeye devam edeceğini tahmin etmek zor değil.
Bunun aileler açısından anlamı çok büyük. Kadın eşinden daha çok kazanmaya başlayınca, doğal olarak iş taahhütleri ve planları da eskisine göre öne çıkmaya başlıyor.
Janet ile John çok çalışan bir çift, ikisinin de işleri ağır. Ama Janet`in maaşı 100 bin dolar, John`unki ise 70 bin olunca, ister istemez Janet`in iş seyahatlerine gitmesi, geceleri ve hafta sonları uzun saatler çalışması yani işini asla ihmal etmemesi daha önemli oluyor.
Bu John açısından ne anlama geliyor? Daha fazla ev işi yapması gerekiyor. Kadının daha çok kazanması, erkeğin çocuklarıyla da görece daha çok ilgilenmesi gerektiği anlamına geliyor. Bu da kötü bir şey değil.
Bu anlattıklarım tabi ki, çocuklu evli bir çiftin hikayesinden ibaret ama kocalarından daha çok kazanan ve bunu ortalıkta açıkça konuşmaktan da çok hoşlanmayan çok kadın tanıyorum.
Gerçekler değişse de 'erkek adam'ın karısından daha çok kazanması gerektiği yönündeki geleneksel yaklaşımlar o kadar hızlı değişmiyor.
Fakat bu tür ailelerde bir şeyler bazen hiç konuşulmadan değişiyor.
Eşine öğle yemeği için sandviç yapan, çocuğunun öğretmeniyle her gün muhatap olan, kuru temizlemecinin saat kaçta kapandığını bilen kocalar çoğalıyor.
Peki kadınlar iş hayatına atılırken hayal ettikleri yere gelebildiler mi? Muhtemelen hayır.
Hala eşit işe daha az ücret alıyoruz, hala iş hayatı ve siyasette en üst düzeylerde erkeklerden çok daha az sayıdayız, ve hala eşlerimizden daha fazla ev işi ve çocuk bakımı üstleniyoruz. Ama yine de bir değişim olduğunu düşünüyorum.
Kadınlar olarak daha çok kazandıkça sadece evde değiş işyerinde de bir şeyleri değiştiriyoruz.
Kadınlar ABD`de tüketimin yüzde 83`ünü kontrol ediyor. Otomobil piyasasında bile kadınlar erkekler kadar alışveriş yapıyor.
Kazancımızın güçlenmesi aslında şirketler için çekici bu sebeple. Ama bir sorun var: kadınlar, kendi ihtiyaçlarını daha iyi anlayan kişilerden alışveriş yapmayı tercih ediyor, yani çoğunlukla diğer kadınlardan.
Virginia Fairfax`daki Ford otomobil galerisinde bunun pratikte ne anlama geldiğini anladım. Şirketin yönetim kurulundan satış bölümüne kadar her yerinde üst düzeylerde daha çok kadın var.
Bu iyi bir döngü. Kadınlar olarak daha çok kazandıkça daha çok harcıyoruz, şirketler de buna daha çok kadını işe alarak ve yükselterek yanıt veriyor.
Hiç bir şey mükemmel değil, ama Amerikalı kadının ekonomik gücündeki büyümeyi görmemek mümkün değil ve bu güç siyasetten iş hayatına ve aileye kadar herşeyi dönüştürüyor.
Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
TürkiyeSiyonist emperyalizm ve iki manyak…
En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.
DünyaBir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.
TürkiyeGençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Siyonist emperyalizm ve iki manyak…
Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Genç ASAM
Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı
Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz
Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi
2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?
Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi
Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı
ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı
Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme
HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı
ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…
Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız
KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'
Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi
İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor
Helal telefon olsa alır mıydın?
Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük
Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025
Milletimizin başı sağ olsun
Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda
Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı
Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor
Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'
Yükleniyor
