Afet riskiyle burun buruna 30 milyonluk megapol: İstanbul

Afet riskiyle burun buruna 30 milyonluk megapol: İstanbul

İstanbul Vilayeti´nin nüfusu 20 milyona yakın. Ancak civar yerleşimler ve vilayetlerle sınırın kalktığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla karşımızda kocaman; neredeyse 30 milyonluk bir megapol var. Vatanın fiziki olarak dar bir parçası ü

 

İstanbul Vilayeti´nin nüfusu 20 milyona yakın. Ancak civar yerleşimler ve vilayetlerle sınırın kalktığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla karşımızda kocaman; neredeyse 30 milyonluk bir megapol var. Vatanın fiziki olarak dar bir parçası üzerinde genişlemek artık coğrafi bakımından imkânsızdır. Her türlü kültürel gelişmenin, eğitimin ve beden sağlığının gelişmesi için İstanbul´un bütün hemşeriler tarafından eşitçe paylaşılıp, tüketimin insaflı olduğu bir düzene kavuşması gerekiyor. İlber Ortaylı, Hürriyet´teki köşesinde yazdı..

İstanbul Vilayeti´nin Afet Risk Azaltma Planı gibi bir organizasyonu vardır. Bu organizasyonun içerisinde İstanbul Teknik Üniversitesi´nin Afet Yönetim Enstitüsü de yer alıyor. Kısacası İRAP diye bir ön plan hazırladılar. İstanbul´daki deprem, yangın, su baskını gibi afetlerin önlenmesi, önceden tedbirlerin alınmasıyla ilgili yapılacaklar burada yazılmaktadır. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu da bu toplantıdaydılar. Açıkçası asgari müşterekler etrafında anlaşıldı.

Bir konu daha var; belediye başkanlarının yükü hayli fazla. Yükün fazlalığının da başlıca sebebi, kentsel dönüşüm dediğin zaman, gerçekten depremden korunacak sağlam konutlara ve bina yapımına geçişten çok vatandaşın birden beş kazanma hayali. Bu hayal nereden geliyor; zihniyetten mi, zaruretten mi, bilemiyorum... 1960´lardan beri İstanbul yıkılıyor, yapılıyor. Her yapılan eskisinden daha büyük problemler getiriyor. Üsküdar Belediye Başkanımız Hilmi Bey bu sorunu veciz ve samimi bir şekilde ifade ediyor. Bana göre de demokrasilerde, hele yerel organların seçiminde ve yönetiminde hemşeri bilinci çok önemlidir. İstanbul bu noktada taşranın dahi gerisindedir ve yaşadığı şehre bir yabancılaşma içindedir.

‘DAİREMİ NASIL ÜÇE ÇIKARTIRIM´

Problemlerin ağırlıklı ucu da ruhsatsız yerleşmeler; zamanla tapu verilen arsaların ve affa uğrayan ruhsatsız çürük yapıların kamu eliyle düzenlenmesi ve pekiştirilmesiyle ilgilenmekten çok, işe yaramaz ve yıkım tehlikesi olan “Bir adet dairemi nasıl üçe beşe çıkarırım?” düşüncesidir. Bütün projeleri ve gelişmeleri bu tutum engelliyor. Halbuki bu gibi yasal olmayan yerler için yapılacak masraflar yine vergi mükellefinin cebinden çıkıyor.

İstanbul Vilayeti´nin nüfusu 20 milyona yakın (resmi olarak). Ancak civar yerleşimler ve vilayetlerle sınırın kalktığını söyleyebiliriz. Gebze, İstanbul mudur yoksa Kocaeli midir, tartışılır. Trakya´da da aynı durum gözleniyor. Dolayısıyla karşımızda kocaman; neredeyse 30 milyonluk bir megapol var. Bu sahada insanlar gidiyor, geliyor, geceliyor ve çalışıyor. Şehir, Türkiye´yi besliyor. Üretimimizin çoğu bu vilayetlerden çıkıyor. Ne var ki İstanbul´da maaşlı, yevmiyeli, sigortalanmış çalışan sayısı 5.5 milyon civarında. Bu 5.5 milyonun da yüzde 65´i asgari ücretle geçiniyor. Durumun vahameti ortadadır.

DAHA FAZLA GENİŞLEYEMEYİZ

Bir yanıyla Balkanlar ve bazı kurumlarıyla artık Orta Avrupa şehirlerini andıracak kadar gelişme gösteren bu kocaman şehrin öbür yüzü ise Güney Amerika´nın sorunlu banliyöleri ve varoşları tipindeki yerleşmeler çiziyor. Bu yapının somut resmi, çok açık olarak, vatanın fiziki olarak dar bir parçası üzerinde genişlemenin artık coğrafi bakımından imkânsızlaştığıdır. Oysa Türkiye nüfusunun dörtte biri burada yaşıyor. Civarıyla hesaba alırsak üçte bir. Bu sıkletle bu nüfusun bağdaşamayacağı açıktır.

Geçen 60 yıl içinde Orta Anadolu sanayi kurmaya ve geliştirmeye müsait bir yer olduğunu göstermiştir. Nitekim Konya, Aksaray ve Afyon gibi yerlerin dışında Çorum, Yozgat dahi sanayi şehirleri olarak inkişaf etmektedir. Bazı kasabaların iktisadi ve kültürel yönden sınıf atladığı görülüyor.

Bir kısırdöngüye, çevre kirlenmesine ve verimsizliğe dönüşmekte olan iki yarımada üzerindeki tıkanmış sanayinin Anadolu´ya yayılma zamanı gelmiştir. Bu uygun bir ortamdır. Üstelik Trakya´nın ve Sakarya, Kocaeli, Düzce gibi vilayetlerin verimli topraklarını sanayi faaliyetine mahkûm etmenin bir gereği yoktur.

İNSAFLI BİR DÜZENE GE:MELİYİZ

Her türlü kültürel gelişmenin, eğitimin ve beden sağlığının gelişmesi için İstanbul´un bütün hemşeriler tarafından eşitçe paylaşılıp, tüketimin insaflı olduğu bir düzene kavuşması gerekiyor. Doğrusu Vali Ali Yerlikaya´nın konuşmasında bu yaklaşımı gördüm. İstanbul gerek sanayi kuruluşunda gerek dış göçün kabulünde, normlarında değişiklik bekliyor. Bu içgöç için de geçerlidir. Çünkü insanlarımız içgöçle eskiden olduğu gibi daha belirli, en azından istikbali, çocukları için daha umutlu değil, daha belirsiz, daha sorunlu bir geleceğe yürüyorlar.

‘OSMANLI MODERNLEŞMESİNDE İLK ADIMLAR´

TARİHİ düşüncemizde çok yakın zamanlara kadar muasır teknolojiden bir nebze olsun faydalanamamış ve sanayi denen dünyaya hiçbir girişimi bulunmayan bir Osmanlı İmparatorluğu´ndan söz edilir. Kuşkusuz bu bir anakronizmdir. Her şeye rağmen modern dünyaya giriş, bir askeri ihtiyacın nedenidir.

Ekmeleddin İhsanoğlu, ‘Osmanlı Modernleşmesinde İlk Adımlar´ kitabında muhtelif tarihlerde yazdığı makaleleri yeniden bir araya getirmesiyle modern teknoloji ve modern bilimlerin başlangıcını, 18. asırdan beri nasıl Türkiye´ye girdiğini, bunun askeri reformlar için gerekli olduğunu, giderayak tıp ve sanayi dolayısıyla kimyanın ve eczacılığın gelişmesini değerlendiriyor. Bu arada cemiyet-i ilmiye (akademi karşılığı), üniversite gibi kurumların neden geciktiği ayrı bölümlerde ele alınıyor. Netice kurumsallaşmaya gidiş. Yani ilk sanayi tesislerinin, eğitim tesislerinin ortaya çıkmasıdır.

Nihayet 1911´de diğer milletlerle eşit zamanda Osmanlı´nın havacılığa girişi de izah edilmektedir. Tayyarecilik bir vakadır. Birinci Dünya Savaşı´nda bile çok önemli rolü olmayan, daha çok abartılan havacılık aynı şekilde Osmanlı Türkiyesi´nde de bir şekilde savaşa katılmıştır. İstiklal Savaşı´nda da yerini almıştır.

Şüphesiz ki son bölümün tartışması bilim politikaları konusudur. Bu gözden geçirimle Türkiye´de Batı teknolojisine ve bilimine adım atışı, kurumsallaşmayı incelemek mümkün oluyor.

 

 



Siyonist emperyalizm ve iki manyak…

En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.

Dünya

Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade

Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.

Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı

Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.

Türkiye

Genç ASAM

Staj Programı Başladı

Türkiye

Siyonist emperyalizm ve iki manyak…

Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade

Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı

Genç ASAM

Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı

Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz

Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi

2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?

Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi

Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı

ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi

İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı

Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme

HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı

ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…

Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız

KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'

Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi

İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor

Helal telefon olsa alır mıydın?

Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük

Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025

Milletimizin başı sağ olsun

Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda

Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı

Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor

Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'

Fransa, Monako, Belçika, Lüksemburg ve Malta, Filistin Devleti'ni tanıdıklarını duyurdu

Yükleniyor

loading