Amaç: Çin’i Akdeniz’den çıkarmak

Amaç: Çin’i Akdeniz’den çıkarmak

Halihazırda “uluslararası camia”nın “kılıfı” olan NATO`nun bir sonraki hedef Suriye olacak. Zaten Suriye, daha şimdiden “şeytanlaştırılmaya” başlandı bile... Peki, Suriye’yi niçin hedef alıyorlar? Çünkü, Rusların burada oldukça

Press Tv

Press TV, ABD Hazine Müsteşarlığı eski Yardımcısı Dr. Paul Craig Roberts ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaddafi`nin devrilmesiden hemen önce gerçekleştirilen ve bugüne de ışık tutan söyleşide, Libya’daki devrime dair görüşlerini paylaşan Roberts, önceki ABD Başkanları’nın aksine ABD Başkanı Barack Obama’nın niçin Kaddafi’yi devirme ihtiyacı duyduğuna dair yorumlarda bulundu.

Press TV: Rusya, Birleşmiş Milletler’in kendisine verdiği yetki alanının ötesine gittiği konusunda NATO’yu eleştirdi. Öte yandan, Obama, Cameron ve Sarkozy, ortak bir makale kaleme alarak; “Kaddafi’yi görev başında bırakmanın, Libya halkına yönelik gayri-ahlaki bir ihanet olacağı”nı söyleyecekler.

Söz konusu yetkilendirmenin bir rejim değişikliği anlamına gelmediğini gayet iyi biliyoruz. Obama Yönetimi de, orada rejimi değiştirmek üzere o topraklarda bulunmadıklarını söylemişti. Peki, şimdi işler biraz değişti; değil mi?

Dr. Paul Craig Roberts: Evet, haklısınız. Herşeyden önce, Libya’daki protestoların Mısır, Yemen, Bahreyn veya Tunus’takilerden farklı olduğunu unutmayalım. Fark da, burada silahlı bir ayaklanmanın söz konusu olması...

Ancak, farklılıklar bununla da sınırlı kalmıyor. Bir diğer farklılık da, söz konusu protestoların, Libya’da petrolün bulunduğu doğu bölgesinden kaynaklanmaları... Dolayısıyla, bu protestoların fitili başkentte yakılmadı. Ve, en başından beri güvenilir haber kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre, CIA de protestolara müdahil olmuş ve birçok basın raporundan, CIA’in Libya ayaklanmasına öncülük etmeleri için Libyalı “aktif varlıklarını” bu bölgeye gönderdiğini öğrendik.

Bana göre; buradaki mesele, Çin’i Akdeniz’den çıkarmaktır. Çin’in Libya’da devasa enerji ve inşaat yatırımları bulunuyor. Afrika’ya geleceğin enerji kaynağı olarak bakıyorlar.

ABD de buna karşı durabilmek için, Kaddafi’nin katılmayı reddettiği ABD Afrika Kumandanlığı’nı organize ediyor. Dolayısıyla, Amerika’nın Kaddafi’yi koltuğundan indirmeyi istemesinin ikinci nedeni de bu...

Üçüncü neden ise; Libya’nın Akdeniz kıyılarının bir bölümünü kontrol etmesi ve bu toprakların şimdilik Amerika’nın elinde bulunmaması...

Press TV: Peki devrimciler kimler? ABD’ye göre; devrimciler, kiminle karşı karşıya olduklarını bilmiyorlar. Ancak, CIA’in sahada devrimcilerle temas halinde olduğunu göz önünde bulundurursak, Kaddafi-sonrası bir dönemde Libya’yı yönetecek insanlar kimler olacak?

Roberts: Libya’nın “devrimci güçlerin” altında varlık gösterip göstermemesi, CIA’in bu mücadeleyi kazanmasına bağlı –ve bu da henüz kesinlik kazanmış değil. Ve, sizin de biraz önce söylemiş olduğunuz gibi, Birleşmiş Milletler’in Karar’ı, Avrupalı ve Amerikalı güçlerin Libya’da ne kadar ileri gidebileceği konusunda bir takım engellemeler getiriyor. Uçuşa yasak bir bölgeleri olabilir; ancak bu bölgede isyancılarla birlikte savaşmamaları beklenir.

Ancak, elbette CIA bunun aksine davranıyor. Dolayısıyla, burada BM kararının ihlali söz konusu.

Halihazırda “uluslararası camia”nın “kılıfı” olan NATO, Kaddafi’yi alaşağı etmeyi başarırsa, bir sonraki hedef Suriye olacak. Zaten Suriye, daha şimdiden “şeytanlaştırılmaya” başlandı bile...

Peki, Suriye’yi niçin hedef alıyorlar? Çünkü, Rusların burada oldukça geniş deniz üsleri bulunuyor. Ve, Suriye, Rus donanmasına Akdeniz’de bir mevcudiyet sağlıyor. ABD ve NATO ise, bunu istemiyorlar. Eğer, Kaddafi’yi başarılı bir şekilde alaşağı ederlerse, sırada Suriye var.

Daha şimdiden, Suriye ve Libya konusunda İran’ı suçlamaya başladılar bile... İran da, Batılı sömürgecilerin kuklası olmayan, bağımsız bir devlet olmasından dolayı büyük bir hedef teşkil ediyor aslında.

Press TV: Batı’nın yayılmacı gündemine ilişkin olarak, BM’nin Libya yetkisi, BM Güvenlik Konseyi nezdinde tartışılırken, Rusya herhangi bir veto kullanmadı. Elbette ABD, Fransa ve Britanya’nın bu yayılmacılık politikasını fark etmiş olmalıydı.

Roberts: Evet, fark etmiş olmalılar kuşkusuz... Aynı şey Çin için de geçerli... Bu, Çin için de büyük bir tehdit arz ediyor; çünkü Doğu Libya’da 50 adet büyük yatırım projesi bulunuyor. Dolayısıyla, buradaki sorun; Rusya ve Çin’in veto etmek veya bloke etmek yerine niçin çekimser oy kullandıkları noktasında düğümleniyor. Bunun yanıtını ise, henüz bilmiyoruz.

Muhtemelen, söz konusu ülkeler, Amerika’nın daha ileri gitmesine izin vermeyi düşünüyorlar –veya ABD’nin askeri veya diplomatik pozisyonuyla mücadele etmek istememiş olabilirler. Zihinlerinden geçen gerekçeleri bilemiyoruz; ancak bildiğimiz bir şey var ki, o da, çekimser oy kullanmalarının nedeni, bu politikayla hemfikir olmamaları ve onu eleştirmeye devam etmeleridir.

Press TV: Kaddafi’nin malvarlığının önemli bir bölümü; ABD ve diğer ülkelerin bazılarında donduruldu. Libyalı devrimcilerin bir merkez bankası kurduklarını ve sınırlı bir petrol üretimiyle işe başlayıp, Amerikalı ve diğer Batılı şirketlerle masaya oturduklarını biliyoruz. Bir devrimin tam ortasında böyle bir şeyle ilk kez karşılaşıyoruz. Bu size de tuhaf gelmiyor mu?

Roberts: Evet, tüm bunlar son derece tuhaf ve manalı... Bu durum bize yeniden şu gerçeği anımsatıyor: CIA, bu sözümona isyan ve protestoyu besleyip kontrol ederken, Çin’i de, Libya’daki petrol yatırımlarından uzak tutuyor.

Benim fikrimi sorarsanız; burada olan biten, ABD ve Britanya’nın 1930’larda Japonya’da yaptıklarına benziyor. Japonya’nın petrolle, kauçukla, minerallerle ilişiğini kestiklerinde, Pasifikler’de İkinci Dünya Savaşı’nın sebepleri yaratılmış oldu. Ve, şimdi de Amerikalılar ve Britanyalılar, aynısını Çin’e uyguluyorlar.

Fark ise; Çin’in elinde nükleer silahların olması ve şu an için Amerikalılardan çok daha güçlü bir ekonomiye sahip olmaları. Dolayısıyla Amerikalılar da, sadece kendileriyle ilgili değil, ayrıca dünyanın geri kalanına karşı da son derece yüksek bir risk üstlenmiş oluyorlar.

Amerika’nın gücünün ötesine geçmesi karşısında tüm dünya bir tehlikeyle karşı karşıya: Amerika’nın dünya üzerinde hegemonya kurmasına neden olan aşırı gururu ise, dünyanın geri kalanını yeni bir dünya savaşına doğru sürüklüyor.

Press TV: Amerika’nın yeni yayılmacı politikaları bağlamında, ABD’nin BM’nin yetki alanının ötesine ne kadar çıkabileceğini düşünüyorsunuz? Sahada askerlerin postal izlerini görecek miyiz dersiniz?

Roberts: Büyük olasılıkla, eğer Kaddafi’yi alt etmek için başka çareleri kalmaz ise... Bill Clinton, George W. Bush ve şimdi de Obama dönemlerinden öğrendiğimiz şu ki; ABD’nin yönetim kadrosu açısından “hukuk”un pek bir önemi yok. Onlar kendi yasalarına riayet etmiyorlar; uluslararası hukuku umursamıyorlar; tüm sivil özgürlükleri ihlal ediyorlar; üstüne üstlük ihzar emri, maksatsız suçun olmaması ve bir sanığın yasal olarak temsil edilebilmesi gibi ilkeleri örtbas ediyorlar.

Hukuka dikkat etmiyorlar; dolayısıyla BM’ye de dikkat etmeyecekler. BM, Amerika’nın kukla bir örgütüdür ve Washington, onu “örtü” olarak kullanacak. Dolayısıyla, evet, eğer Kaddafi’yi alaşağı edemezlerse, sahaya birliklerini gönderecekler –işte bu yüzden de sürece Fransızlar ve Britanyalılar müdahil oldular. Afrika’da her yerde Fransızca kullanılıyor; Afganistan’da da İngilizce... Dolayısıyla, onlar da “kukla” aslında...

Bu ülkeler bağımsız değil. Sarkozy, Fransız halkına geri bildirimde bulunmuyor ama Washington’a bulunuyor. Britanya Başbakanı, İngiliz halkına değil, Washington’a raporlama yapıyor. Onlar, bir imparatorluğun kukla yöneticileridir; kendi halklarıyla alakaları yok ve buna rağmen onları göreve getiriyoruz.

Press TV: Peki, NATO’nun sahaya birliklerini konuşlandırması diğer ülkeler tarafından memnuniyetle karşılanacak mıdır dersiniz?

Roberts: Elbette. CIA için hepsi çoktan “cepte”. Bu, bir CIA operasyonudur; Libya halkının meşru bir protestosu değildir. Başkentte destek görmeyen silahlı bir başkaldırıdır. Başkaldırı; petrolün bulunduğu doğu bölgelerinde gerçekleşiyor ve hedefi de, Çin...

Press TV: Durumun gidişatı nedir sizce? NATO ülkeleri ile bu hava saldırılarının dozunu artırmak isteyen Fransa ve Britanya arasında bir ayrışma sezinleniyor. Ancak, eğer ABD hayır derse buna gerek kalmayacak.

Roberts: Bu ayrışma gerçek değil. Ayrışma da, olayların üstüne örtülen “kılıf”ın bir parçası; tüm bunlar sadece birer propaganda. Kaddafi, 40 yıldır bu ülkeyi yönetiyor –Mısır’a bağımsızlığını kazandırmak isteyen Cemal Abdül Nasır’a dek uzanıyor geçmişi...

O (Kaddafi), daha önceleri, “alaşağı edilmesi gereken acımasız bir diktatör” olarak asla nitelenmezdi. Önceki ABD Başkanlarından hiçbiri, Kaddafi’nin “gitmesi” gerektiği yönünde tek bir söz etmemişlerdi. Kaddafi’nin yerleşkesini bombalayan Ronald Reagan bile... Ancak, bir anda onun gitmesi gerekti. Nerden çıktı bu…?

Çünkü, Libya, ABD’nin Afrika Komutanlığı’nın önünü tıkıyordu; Akdeniz’in bir bölümünü kontrol ediyordu ve Çin’in gelecekteki enerji ihtiyaçlarını karşılamasına teminat vermişti. Washington ise, başlıca rakibi olan Çin’i kötürüm bırakmaya çalışıyor. Bunun için de, Çin’in enerjiye giden yollarını tıkamaya çabalıyor. İşte herşeyin gerçek nedeni bu: Çin’in Afrika’ya sızma girişimi karşısında Amerika’nın verdiği tepkiden ibaret tüm yaşananlar...

Eğer ABD, insancıl yardımla bu kadar ilgileniyorsa, Afganistan ve Pakistan’daki insanları uzaktan kumandalı uçakları ve askeri saldırılarıyla öldürmezdi. Bu bölgede öldürülenler, neredeyse sürekli olarak siviller oluyor. Ve, ABD, bu hareketlerinin hiçbirinden dolayı özür dilemeye yanaşmıyor. O sırada Taliban’ı veya başka bir düşmanı öldürdüklerini sandıklarını söylüyor.

Press TV: Peki, tüm bunlardan ABD dışında başka kim nema sağlar ki? ABD’nin isteklerine uygun davranan diğer ülkeler, bu süreçten nasıl bir kazanç umuyorlar?

Roberts: Burada sadece Amerika’nın kukla devletleri olan NATO ülkelerinden söz ediyoruz. Britanya, Fransa, İtalya, Almanya... Tüm bu ülkeler, Amerikan imparatorluğuna aitler... 1945 yılından beri Almanya’da konuşlanmış birliklerimiz bulunuyor. Amerika’nın Almanya’yı neredeyse 66 yıldır işgal altında tuttuğu bir durumdan söz ediyorsunuz. Amerikalıların İtalya’da askeri birlikleri var – peki, İtalya’nın bağımsız bir ülke olmasını nasıl beklersiniz? Washington, Sarkozy’yi iktidara getirene kadar Fransa bir nebze bağımsız bir ülkeydi. Ancak, şimdi ABD ne diyorsa onlar da aynısını yapıyorlar.

Washington; Çin, Rusya, İran, Afrika ve tüm Güney Amerika üzerinde iktidar kurmak istiyor. İşte, dünya hegemonluğu da böyle bir şey... Ve, Washington, ne pahasına olursa olsun bu hedefinin peşisıra ilerleyecek.

Kaynak: http://www.globalresearch.ca/index.php?context=va&aid=24366



Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret

Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Türkiye

Siyonist emperyalizm ve iki manyak…

En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.

Dünya

Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade

Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.

Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı

Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.

Türkiye

Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret

Siyonist emperyalizm ve iki manyak…

Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade

Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı

Genç ASAM

Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı

Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz

Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi

2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?

Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi

Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı

ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi

İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı

Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme

HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı

ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…

Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız

KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'

Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi

İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor

Helal telefon olsa alır mıydın?

Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük

Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025

Milletimizin başı sağ olsun

Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda

Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı

Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor

Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'

Yükleniyor

loading