Çin, Kuzey Kutbu´nda Küresel Yönetişim Heveslerini Genişletiyor
Çin´in Arktik bölgesine olan ilgisi, tamamen ekonomik olmanın ötesinde: Bu bölgenin yönetişiminde daha büyük bir rol üstlenmek için de baskı yapıyor.
Çin´in Arktik bölgesine olan ilgisi, tamamen ekonomik olmanın ötesinde: Bu bölgenin yönetişiminde daha büyük bir rol üstlenmek için de baskı yapıyor.
Harriet Moynihan
Pekin, küresel kural ve kurumların şekillendiricisine dönüşmek gibi daha geniş çaplı bir hevesin parçası olarak Arktik yönetişiminde oynayacak bir rol ile sorumluluk sahibi bir güç olarak kendisini tanıtmak istiyor.
Kutuplarda buzlar eridiği için Kuzey Kutbu, kullanılmamış petrol, doğal gaz ve madenler için giderek daha önemli hale gelecektir; keza bunlar giderek daha erişilebilir hale geliyorlar. Denizcilik güzergahları da, bu yılların bir kısmının uzun süreliğine buzullardan kurtulmuş olmasından dolayı giderek daha çok maliyet etkin hale gelecek.
Rusya ve Çin dahil bir dizi ülke de üst geçiş, ticari balık avlama, denizaltı kablolar ve boru hatlarının döşenmesi ve bilimsel araştırmalar konusundaki olasılıkları ortaya çıkarıyor.
Bu ay başında Çin ilk yerli üretim konvansiyonel-güçlü polar buz kırıcı Xuelong 2 veya Snow Dragon 2´nin başlatılmasını açıkladı. Yabancı üretim olan öncülü Snow Dragon gibi bu geminin amacı, kutuplardaki buzlara, çevresel koşullara ve biyolojik kaynaklara dair bilimsel araştırma olarak gösteriliyor.
Bununla birlikte, Çin´in yeni buz kırıcılarının Arktik çapında kargo taşımacılığının fizibilitesinin test edilmesinde de yararlı olduğu konusu pek fark edilmedi. Çin´in Polar İpek Yolu´na dair planları, iddialı ve milyarlarca dolarlık Kemer ve Yol Girişimi´nin parçası olarak, Arktik çapında denizcilik yolları geliştirilmesini içeriyor. Çin kısa süre önce Sabetta´nın kuzey kısmında Rusya´nın Yamal sıvılaştırılmış doğal gaz projesine yatırım yaptı ve Arktik bölgesinde 70 kadar ortak projenin ortak finansmanına yönelik olarak Çin ve Rus bankaları için bir çerçeve anlaşma imzaladı.
Ancak Çin´in Arktik bölgesine olan ilgisi, tamamen ekonomik olmanın ötesinde: Bu bölgenin yönetişiminde daha büyük bir rol üstlenmek için de baskı yapıyor. Yönetişimin oldukça kurumsallaştığı Antarktika ile kıyaslandığında, Arktik bölgesinin yönetişimi, büyük oranda farklı nitelikleri sebebiyle daha az gelişmiş.
Ağırlıklı olarak kara kütlesi olan Antarktika, 53 taraf devletin olduğu bir antlaşma ile yönetiliyor; toprağa dair iddiaları donduruyor ve bu bölgeyi barışçıl bilimsel amaçlar doğrultusunda koruyor. Buna karşın Arktik Konseyi 1996 yılında kuruldu ve büyük oranda donmuş okyanustan oluşan ve yerli topluluklara ev sahipliği yapan Arktik Çember´deki toprak kütlesi üzerinde egemenlik iddiasında bulunan sekiz Arktik devletten oluşmaktadır.
Yasal çerçeve, karmakarışık durumdadır; küresel uygulamaya yönelik birçok antlaşmadan (BM Şartı ve BM Denizcilik Hukuku Sözleşmesi dahil), Svalbard Antlaşması´ndan (Arktik takım adaları üzerinde Norveç´in egemenliğinin tanınması) ve uluslararası teamül hukuku ve genel hukuk ilkelerinden oluşmaktadır. Bu zamana değin Arktik Konseyi, yasal olarak bağlayıcı üç anlaşmanın sonuçlandırılması için bir forum olmuştur.
Çin, bu alanda yeni fikirler, kurallar ve katılımcılara yönelik bir boşluk görmektedir. Hükümetin Ocak ayında yayımladığı bir beyaz kitap, Arktik bölgesine uygulanabilecek uluslararası bir yasal çerçevenin ayrıntılı ve sofistike bir analizini içermektedir ve Çin´in bu alanda artan bilgisi ve yeteneğini göstermektedir. Arktik konularında uzmanlaşan artan sayıdaki Çinli uluslararası hukukçu da bunun bir kanıtıdır.
Beyaz kitap, Çin´in Arktik meselelere olan müdahalesini “yakın bir Arktik devlet” olarak gerekçelendirmeye çalışıyor; Arktik´in iklim, çevre ve ekoloji tüm devletler için bir endişe kaynağı olduğunu belirtiyor. Beyaz kitap, Çin´in dış politikasına dair vizyonundan benzer cümleleri kullanıyor – örneğin “insanoğlunun ortak geleceği” ve “karşılıklı fayda”- ve böylelikle Arktik yönetişimine dair çoğunlukçu (yani küresel, bölgesel ve ikili) bir yaklaşım iddiasında bulunuyor.
Çin, Arktik bölgesinde toprak iddiasında bulunan devletler söz konusu olduğunda sınırlarını aşırı genişletme riskleri karşısında hassas – özellikle de kaynak rekabetinin kızıştığı durumlarda. Beyaz kitap, Çin´i sorumlu ve güçlü bir oyuncu olarak konumlandırıyor ve Arktik meselelerine katılımının “saygı, işbirliği, kazan-kazan sonucu ve sürdürülebilirliğe dayandığını” belirtiyor.
Çin, 2013 yılında diğer dört Asya devleti (Arktik bölgesinde kuralların belirlenmesine yönelik fırsatlarda eşit derecede ilgi gösteren Japonya da aralarında) ve İtalya ile birlikte Arktik Konseyi´ne bir gözlemci olarak kabul edildi. Bir gözlemci devlet olarak Çin´in konseyde oldukça sınırlı hakları var; ancak Arktik yönetişimini etkilemenin diğer yollarını (Uluslararası Denizcilik Örgütü IMO ve Uluslararası Deniz Yatağı Komisyonu ile aktif angajman da dahil) yaratıcı bir şekilde kullanıyor.
Çin, Ocak 2017´de IMO´nun kutup sularında faaliyet gösteren gemilere yönelik kuralları belirleyen Polar Kuralları´nın oluşturulmasına katıldı. Çin aynı zamanda Orta Kutup Okyanusu´nda Düzensiz Açık Deniz Balıkçılığının Önlenmesine yönelik Anlaşma´nın kısa süre önce benimsenmesine katılan on devletten de biriydi. Söz konusu anlaşma, Arktik Konseyi şemsiyesi dışında gerçekleşmiştir.
Pekin´de Chatham House´un ortak ev sahipliğinde gerçekleşen bir yuvarlak masa toplantısında uzmanlar, Çin´in halihazırda yeterince düzenlenmemiş veya hiç düzenlenmemiş alanlarda yeni kurallar geliştirilmesinde aktif rol oynamak suretiyle Arktik bölgesinde uluslararası düzeyde hukukun üstünlüğünü geliştirmeye dönük heveslerinden söz etmiştir. Aynı zamanda Çin´in kendi uygulamaları yoluyla mevcut kuralların anlamını netleştirmeye de çalışabileceği kaydedilmiştir.
Çin´in aynı zamanda Arktik Konseyi için proje ve kurallara dair öneriler geliştiren Arktik Konseyi Çalışma Grupları´na dair araştırmalara katılma gibi hevesleri var. Giderek daha verimli bir alanda kendi ulusal çıkarlarını korumaya alan Arktik devletlerin Çin´e katılması için ne oranda bir yer ayıracaklarını bekleyip göreceğiz.
Çin´in Arktik bölgesinde kuralları şekillendirme yönündeki atağı, daha geniş perspektiften bakıldığında küresel yönetişim konularında daha etkili bir rol arayışında olma modeliyle örtüşüyor. Bu eğilim, kuralların halen şekillenme sürecinde olduğu ve dolayısıyla Çin´in geleneksel olarak Batılı güçlerin egemenliğinde olan alanlara kıyasla kendini daha güvende hissettiği bölgelerde özellikle daha bariz bir hal alıyor.
Çin´in benzeri bir iddiacılığı, uluslararası hukukun diğer revaçta alanlarında da –siber operasyonlarına uygulanabilen uluslararası yasal çerçeve ve ticaret ve yatırımla ilintili uluslararası anlaşmazlık çözümü mekanizmaları- giderek daha görünür hale geliyor.
Çin´in Arktik bölgesinin yönetişimine yönelik yaklaşımı, Çin´in küresel düzeyde önemli ekonomik, çevresel ve güvenlik sonuçları doğuran yönetişim meselelerinde kendini ortaya koymak üzere uluslararası hukuku ne oranda kullanacağına dair ilginç bir turnusol kağıdı işlevi görüyor. Bunu yaparken ortak çıkarlar temelinde hareket etme düzeyine dair algı da cabası.
Kaynak: https://www.chathamhouse.org/expert/comment/china-expands-its-global-governance-ambitions-arctic
Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
TürkiyeSiyonist emperyalizm ve iki manyak…
En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.
DünyaBir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.
TürkiyeGençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Siyonist emperyalizm ve iki manyak…
Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Genç ASAM
Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı
Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz
Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi
2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?
Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi
Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı
ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı
Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme
HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı
ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…
Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız
KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'
Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi
İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor
Helal telefon olsa alır mıydın?
Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük
Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025
Milletimizin başı sağ olsun
Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda
Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı
Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor
Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'
Yükleniyor
