‘Clinton´ı kurtarıcı olarak pazarlayan Amerikan medyası güvenilirliğini yitirdi´

‘Clinton´ı kurtarıcı olarak pazarlayan Amerikan medyası güvenilirliğini yitirdi´

Sputnik´in ABD´lilerin yarısından fazlasının ülkedeki ana akım medya kuruluşlarına güvenmediğini ortaya koyan araştırmasını yorumlayan uzmanlar, ABD medyasının itibar kaybını, demokrat aday Hillary Clinton´ı ‘adeta pazarlayan´ tut

 

Sputnik Haber Ajansı için Fransız kamuoyu araştırma şirketi Ifop tarafından ABD´de gerçekleştirilen araştırma ABD halkının yarısından fazlasının ana akım medyaya güvenmediğini ortaya koydu; katılımcıların yüzde 59´u, medya kuruluşlarının politikacılar ve iş dünyasının görüşlerini yansıttığını ileri sürdü. Araştırmanın önemli bir sonucuysa, bir önceki kamuoyu yoklamasına kıyasla ABD medyasına güvenmeyenlerin yüzde 6 oranında artması oldu. İlginç bir diğer nokta ise, demokratların yüzde 44´ü medya kuruluşlarına güvenmezken; cumhuriyetçilerde bu oran yüzde 78´i bulmasıydı. Dağılımdaki eşitsizliği gösteren diğer bir ölçütse, seçimlerde Hillary Clinton´a oy verenlerin sadece yüzde 38´inin, ABD Başkanı Donald Trump yanlılarının yüzde 75´inin medya kuruluşlarına güvenmiyor oluşu. Peki hem Amerikan medyasına yönelik azalan bu güven hem de bu güvensizliğin demokrat ve cumhuriyetçiler arasındaki dağılımı neyi ifade ediyor? Araştırmanın sonuçlarını Sputnik´e değerlendiren Siyaset bilimci ve yazar Doç. Dr. Barış Doster´e göre sonuçlar şaşırtıcı değil. 

ABD´de ana akım medyaya olan güvenin hızla azalmasının arkasında üç temel sebep olduğuna işaret eden Doster 'ABD Başkanı Trump´ın ana akın medyasıyla olan kavgası, ABD yurttaşlarını, seçmenlerini belli ki etkilemiş. Seçmenin ana akım medyaya olan güveninin azalmasındaki bir diğer etken, ABD´deki son başkanlık seçimlerinde ana akım medyanın Trump´ın kaybedeceği yönündeki öngörülerinin tam tersinin çıkmış olması. Üçüncü olarak ise, ana akım medyanın hem demokratların adayı olan Hillary Clinton´ı açıktan desteklemesi, hem de halkın yıllardır dışişleri bakanı, New York senatörü ve First Lady olarak tanıdığı Clinton´ı adeta bir ‘kurtarıcı´ olarak pazarlaması bu güveni düşürmüşe benziyor' dedi.

Sosyal medyanın güç kazanmasının da ana akım medyaya güvenirliğini kaybettirdiğine işaret eden Doster 'Dünya çapında genel olarak sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte basılı gazete dergi tirajlarının düşüşü, dünyadaki eğilimin de ABD´dekinden çok farklı olmadığını ortaya koyuyor' diye ekledi.

‘SEÇİM DÖNEMİ AMERİKAN MEDYASINDA BÜYÜK OYUN DÖNDÜ´

Araştırma sonuçlarını Sputnik´e değerlendiren bir diğer isimse 'Türkiye´de Gazetecilik Masalı' isimli kitabın yazarı ve Gazeteci Ümit Alan oldu. Amerikan ana-akım medyasının büyük ölçüde Demokratların elinde ve ABD Başkanı Donald Trump´ın karşısında olduğunu hatırlatan Alan 'Hatırlayacak olursak ‘Post-Truth´ yani ‘hakikat sonrası´ tartışmaları da Amerika´da başlamıştı. Yani hakikatten ziyade ‘algı´ ön planda tutulması süreci. Özellikle 2016 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimleri sürecinde medyaya güven konusunda önemli oranda düşüş yaşandığını tahmin ediyorum. Zira o dönemde büyük oyunlar döndü' ifadelerini kullandı.

‘Hakikatten kopuş´ sürecinin iki tarafı olduğunu ifade eden Alan 'Birincisi; medyanın bu kopuşa hizmet ettiğini düşünenler. İkincisiyse kendi kanaatlerinin doğrultusundaki yalanların pesinde koşanlar. Yani medya bir yerden sonra gerçeği bile verse, insanlar kendi gerçeğiyle örtüşmeyince onu kabullenmek istemiyor. Özellikle sosyal medya, insanlara kendi düşündükleri şeylerin gerçek olduğunu hissettirecek yanılsamalarla dolu' dedi.

Alan 'Özetle; medya güvensizlik olgusunu artık sadece medya kuruluşlarına sorumluluk yükleyerek anlayamayız. Evet elbette bir yere kadar sorumlulukları var ama artık haber tüketicisinin de sorumlulukları var. İnsan rasyonel bir varlık değil ve kendi kanaatlerini gerçek sanma konusunda ciddi zaafları var. Çağımızın gazeteciliğinin önündeki en büyük problem bu bence' ifadelerini kullandı.

‘KAVGA UZUN SÜRECEK´

Ana akım medyaya yönelik güvensizlik konusunda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki farkın nedenlerini de analiz eden Alan 'Amerika halkı Trump´ı ve Cumhuriyetçileri seçti. Amerikan medyasıysa ezici çoğunlukla Demokratları destekledi. Dolayısıyla daha çok Cumhuriyetçilerin medyaya tepkili ve güvensiz olması kadar doğal bir şey yok. Hatta Trump, ‘NY Times, CNN, NBC, ABC, CBS) benim değil, Amerikan halkının düşmanıdır´ dedi. Bu kitleler, Trump konusunda hayal kırıklığına uğrarlarsa bu oran değişebilir de. Örneğin; Emerson College tarafından yapılan bir araştırmaya göre Amerikalıların yüzde 36´sı medyanın Trump´a çok sert davrandığını düşünüyor. Trump´a normal davranıldığını düşünen yüzde 31´e ve yeterince sert davranılmadığını düşünen yüzde 28´e göre, çok sert davranıldığını düşünenlerin oranı yüksek. Trump´ın medyayla bir kavgası var. Haliyle Amerika gibi ülkelerde kendi medyanı oluşturma süreci de öyle Türkiye´deki kadar hızlı ve kolay işlemiyor. Bu kavga uzun sürecek, kimin kazanacağını da zaman gösterecek' diye ekledi.



Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret

Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Türkiye

Siyonist emperyalizm ve iki manyak…

En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.

Dünya

Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade

Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.

Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı

Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.

Türkiye

Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret

Siyonist emperyalizm ve iki manyak…

Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade

Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı

Genç ASAM

Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı

Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz

Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi

2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?

Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi

Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı

ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi

İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı

Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme

HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı

ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…

Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız

KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'

Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi

İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor

Helal telefon olsa alır mıydın?

Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük

Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025

Milletimizin başı sağ olsun

Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda

Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı

Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor

Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'

Yükleniyor

loading