Tarih: 15.08.2016 20:54

Cumhurbaşkanı Erdoğan İle Mülakat

Facebook Twitter Linked-in

RTL

ANTONIA RADOS: Sayın Cumhurbaşkanı, başarısız askeri darbe girişiminden ve Türkiye´nin başta Almanya ve Avrupa ile ilişkilerinin gerilmesinden sonra Türkiye´nin içinde bulunduğu bu önemli günlerde mülakatımıza zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Daha yeni Rusya´dan çok önemli bir ziyaretten döndünüz. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldiniz. Rusya´ya yaptığınız bu ziyaretin amacı neydi?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN: Bu seyahat ve ziyaretle kısaltılmış adıyla Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantısını yaptık. Bu tarz toplantıları ve buluşmaları bir Türkiye´de bir Rusya´da olmak üzere önümüzdeki dönemlerde de yapacağız. Bu seyahate bakanlarımla gittim.

Bildiğiniz gibi geçmişte Rusya ile birtakım şeyler yaşadık ve 24 Kasım´dan sonra Türk halkı ve Rus halkı için üzücü bir süreç yaşadık. Bunu düzeltmek istedik. Yeni bir süreç başlatmak istedik. Rusya ile ekonomik ilişkilerimiz yaklaşık 38 milyar dolar civarına ulaştı ve şimdi yeni bir süreç başlatıyoruz. Rusya ile askeri, siyasi, ekonomik, kültürel ve turizm gibi çeşitli alanlarda farklı bir heyecanla bu sürece yeniden başlamak istiyoruz.

RADOS: Bu ziyaretten sonra Batı´da Türkiye´nin gelecekte NATO ve Batı için güvenilir bir ortak olup olmayacağı sorusu soruluyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Şu anda NATO ile bir sorunumuz yok ama NATO, Türkiye´yi Suriye konusunda yalnız bıraktı. Bunu birçok kez söyledim ve burada şimdi bir kez daha söylüyorum çünkü NATO kendi üyesini yalnız bırakmamalıydı.

Bu konuda çok büyük sorunlar yaşıyoruz bunlar travmatik sorunlar. Suriye´den Türkiye´ye bombalar atılıyor. Bugün değilse NATO ne zaman gerçekten ben buradayım ve Türkiye´nin yanındayım diyecek.

Halep şu anda çok zor bir durumda bunu Sayın Putin ile de görüştük. Halep halkına nasıl yardım edebiliriz, ihtiyaçlarını nasıl karşılayabiliriz?

RADOS: Ama Sayın Cumhurbaşkanı bu nasıl olacak? Devlet Başkanı Putin, Suriye Devlet Başkanı Esad ile müttefik ve Halep´te kısılıp kalmış insanları bombalıyor. Buna karşılık siz ve sizin ülkeniz de yıllardır Suriye´deki ılımlı İslamcı grupları ve isyancıları desteklemeye çalıştı. Aslında Rusya ile teorik anlamda bir savaş durumundasınız ve şimdi Rusya ile Suriye´deki durumu çözmek için nasıl bir anlaşma yapabilirsiniz ki bunu bana açıklayabilir misin?

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Sayın Putin ile yaptığımız görüşmede Halep ile ilgili terör gruplarının dışında Halep halkının korunması noktasında bir mutabakatımız oldu. İnsanlar, halk…

RADOS: Özür dilerim, bu somut olarak nasıl olacak. Türklerin teminatı altında insani yardım koridorları mı açılacak yoksa?

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Tabii ki insani yardımları ulaştırmak için yardım koridorları olacak. Rusya´nın da desteği olacak. Rusya, Suriye rejimini ikna edecek ve sorun böylece çözülmüş olacak.

RADOS: Federal Almanya Başbakanı Merkel´den söz ettiniz. Son günlerde ve bir mülakatınızda Batılı siyasetçilerin Türkiye´deki başarısız darbe girişiminden sonra zamanında demokrasiyle dayanışma göstermediklerini sık sık dile getirdiniz. Bu askeri darbeden beri Federal Almanya Başbakanı ile ilişkileriniz nasıl?

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: 15 Temmuz gecesi darbe girişimi oldu. Sayın Başbakan ile 18 Temmuz´da görüştük.

RADOS: Yani darbe girişiminden üç gün sonra.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Evet, üç gün sonra. Darbeden dolayı üzüntüsünü dile getirdi ama bir ifadesi dikkat çekiciydi.

Kendisi bana memurların görevden alınmasının bu kadar endişeye yol açmaması gerektiğini söyledi. Bu tarz ifadeleri elbette biz de üzücü buluyoruz. İç meselelerimizi nasıl çözeceğimizi bize bırakmalılar ve bunu intikam hırsıyla yapmıyoruz.

RADOS: On yıl önce kaldırmanıza rağmen şimdi Türkiye´de idam cezasının yeniden yürürlüğe girmesini neden istiyorsunuz?

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: 240 insanını kaybetmiş bir ülkeden bahsediyoruz. 240 kişi öldürüldü. İstanbul´daki büyük mitinge 5 milyon kişi katıldı ve tüm bu insanlar “İdam cezası, idam cezası!” diye bağırdı. Neden? Çünkü bu insanlar her şeyi gördü. Karar mercii Parlamentodur ve Parlamento yeni bir düzenleme yaparsa bunu imzalarım çünkü benim canım yandı. 240 vatandaşımı kaybettim, 2 binden fazla insan yaralandı.

RADOS: Askeri darbe girişiminden sonra otoriter eğiliminizin arttığı söyleniyor. Bu, Avrupa´nın da endişesi ve bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Avrupa önce kendisi aynaya bakmalı. Eğer Federal Meclis bombalansaydı herkesin sustuğu böyle bir atmosfer oluşur muydu? Türkiye´de aynı zamanda Saray da bombalandı. Eğer Almanya´da Cumhurbaşkanlığı Sarayı bombalansaydı bu sessizlik yaşanır mıydı? Yani ikiyüzlü davranmamalıyız dürüst olmalıyız ve olaylara dürüst yaklaşmalıyız. Yaşanan darbe girişiminden sonra Avrupa´nın Türkiye´nin yanında olmasını isterdim. Paris´te nasıl bir araya gelindiyse ve başsağlığı dilendiyse Türkiye´ye temsilciler gönderilmesini ve Meclisin haline bakılmasını isterdim fakat bu yapılmadı. 

RADOS: Sizin tarafınızdan da bakıldığında ilişkiler bu kadar gerginse neden hala Avrupa Birliği´ne üye olmak istiyorsunuz?

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Bakınız, ben gerçeği söylemekle yükümlüyüm. Avrupa bizi 53 yıldır oyalıyor. Siz bir gazeteci olarak Avrupa Birliği´nin Türkiye´yi 53 senedir niye oyaladığını sordunuz mu? Ben bunu hep soruyorum. Türkiye´yi alacak mısınız almayacak mısınız? Eğer alınmayacaksa bu açıkça söylenmeli. Biz niye oyalanıyoruz? Bize şunu yaparsanız şöyle olur bunu yaparsanız böyle olur deniyor. Biz bunlara sabır gösteriyoruz.

RADOS: Sayın Cumhurbaşkanı sizin de değindiğiniz mülteci anlaşmasına gelecek olursak. Konuyu netleştirecek olursak. Ekimde Türklere vize serbestisi gelmeyecek olursa mülteci anlaşması sona mı erer?

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Şu anda süreç işliyor ve biz bunları aynı anda yapacağımızı söyledik. Eğer başarılı olursa yaparız başarılı olmazsa geri kabul anlaşması yapmayız.

RADOS: Bu demek oluyor ki Avrupa ya da Şengen bölgesinde Türklere vize serbestisi getirilmesi mülteci anlaşmasına uyulması ve devamının getirilmesi açısından bir koşul oluşturuyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Yani bu olay geri kabulle eş zamanlı olarak yapılmalı. Eğer bu eş zamanlı olursa biz buna başlarız. Biz geri kabulle başlayacağız fakat vize serbestisi gelmeyecek demek kurallara sadık olunmadığını gösterir. Bunun için burada dürüst olmamız gerektiğini söylüyorum.

RADOS: Sayın Cumhurbaşkanı müsaadenizle buradaki olağanüstü halle ilgili kısa bir soru sormak istiyorum. Görüldüğü üzere hapishaneleriniz dolu. Elimde Uluslararası Af Örgütünün yayımladığı ve darbe teşebbüsü sonucunda tutuklananlara işkence yapıldığı, tecavüze uğradıkları ve tutuklulara darp edildiğine dair raporlar var. Siz bu raporlar hakkında ne demek istersiniz?

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: Bu raporlar sosyal medyada dolaşan iddiaları gündeme taşıyor. Uluslararası Af Örgütü Türkiye´ye geldi mi? Bombalanan Meclisi gördü mü? Öncelikle bunlar buraya gelip bombalanan Meclisi bir görmeli. Bunlar önce Adalet Bakanı´nı ve İçişleri Bakanı´nı dinlemeli. Bunları dinlemeden benim nezdimde bu açıklamaların ve tasavvurların hiçbir değeri yok. Ben sadece bir şiir okuduğum için hapse girdim. Uluslararası Af Örgütü ise bununla hiç ilgilenmedi. Uluslararası Af Örgütü ideolojik bir örgüttür ve Uluslararası Af Örgütü kesinlikle dürüst değildir.(Almanya,RTL-13.08.2016)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —