Daha İyisini Yapabilirsin Avrupa
Suriye mülteci krizi, mültecileri kabul etme ve koruma sorumluluğunu paylaşma konusundaki isteksizliğin iyi bir göstergesi. Türkiye yerlerinden olmuş yaklaşık iki milyon Suriyeli ile uğraşırken Avrupa Konseyindeki ülkeler birkaç yüz Suriye
Nils Muiznieks
Son yetmiş yıl boyunca, Avrupa ülkeleri, bir zamanlar savaşın ve zulmün harap ettiği bir kıtayı dayanışma ve insan hakları değerlerine göre yeniden inşa etmek için titizlikle uğraştı. Geçmişin suçlarını tekrarlamamak için kurumlar inşa ettik ve korunmaya ihtiyacı olanlara yardım etmek için taahhütte bulunduk.
Bu süreç şimdi ters gidiyor. Avrupanın mültecilere verdiği şu anki yanıt, bu taahhütten açık bir şekilde sapıldığını gösteriyor. Göç o kadar tartışmalı bir konu hâline geldi ki, Avrupa projesi ve dayanışma cephesinden kalanları paramparça ediyor.
Bu gerilemeyi birçok ülkede gözlemledim. Kısa süre önce İspanya, sınır muhafızlarının, Fastan Kuzey Afrikadaki İspanyol toprakları olan Ceuta ve Melillaya gelen göçmenleri kanuni prosedür olmaksızın geri çevirmesine izin verecek yasal değişiklikleri kabul etti.
Macaristanda hükûmet, mültecilerin yerel halkın işlerini çaldığına dair popüler önyargıyı besleyerek göçmenler ve sığınmacılar hakkında ırkçı bir poster kampanyası yürütüyor. Macar hükûmeti ayrıca göçmenlerin ülkeye girmesini engellemek için Sırbistan ile sınırına yaklaşık 4 metrelik bir çit inşa etmeyi planladığını açıkladı. Bu, Bulgaristanın hâlihazırda Türkiye ile olan sınırına yaptığı şeye benziyor.
Fransada kronik olarak az finanse edilen mülteci kabul sistemi, birçok sığınmacıyı sokaklarda yaşamaya zorluyor. Avusturyada hükûmet, görünüşte ülkeyi sığınmacılar için daha az cazip hâle getirmek ve diğer Avrupalı ülkeleri paylarına düşeni yapmaya zorlamak amacıyla, sığınma başvurularının işlenmesini durdurdu.
Suriye mülteci krizi, mültecileri kabul etme ve koruma sorumluluğunu paylaşma konusundaki isteksizliğin iyi bir göstergesi. Türkiye yerlerinden olmuş yaklaşık iki milyon Suriyeli ile uğraşırken Avrupa Konseyindeki ülkeler birkaç yüz Suriyeli mülteciyi kabul etme konusunda tereddüt ediyor. Ermenistan, Almanya ve İsveç dışında, diğer 43 Avrupa ülkesinin yanıtı utanç verici oldu.
Akdenizde binlerce kişinin ölmesi bile Avrupalı hükûmetlerin duruşunu değiştirmedi. Tek başına İtalya, göçmenleri boğulmaktan kurtarırken Almanya ve İngiltere gibi Avrupa Birliğine üye bazı ülkeler bunu sertçe eleştirerek İtalyanın Mare Nostrum arama ve kurtarma misyonu gibi operasyonların başka göçmenler için bir mıknatıs görevi görebileceğini öne sürdü.
Her ne kadar fikir ayrılığı yaşasalar da Avrupalı liderler, genellikle uygun olmayan bir şekilde militarist dil kullanarak göçü bir güvenlik sorunu olarak görüyor. Avrupa Komisyonu da Avrupa Birliği sınır ajansı Frontexin göçmenlerin parmak izini alma, alıkoyma ve sınır dışı etme yetkilerini güçlendirme konusunda geçen hafta yaptığı öneride aynı yaklaşımı sergiledi.
Daha da endişe verici olanı ise AB sınır kontrollerini dışa yansıtma veya dışarı yaptırma yolunda ilerliyor. Bu, ya zayıf bir demokrasisi olan ya da demokrasisi olmayan ülkelere, göçmenleri Avrupa sahillerinden uzak tutmaları için ödeme yapmayı içeriyor.
Bu durum, aynı zamanda, zorunlu vize gereksinimi geri getirme tehdidini kullanarak AB üyesi olmayan Avrupa devletlerine de -özellikle Balkan ülkelerine- Avrupa Birliğine iltica başvurusunda bulunan vatandaşlarının sayısını azaltmaları konusunda baskı uygulanması anlamına gelebilir. Bu taktikler, genellikle Avrupanın çevresindeki devletler tarafından sınır geçişlerinde göçmenleri defetmek için etnik fişleme, seyahat belgelerine el konulması ve fiziksel tedbirler gibi yasa dışı önlemlerin benimsenmesine yol açtı.
Bütün bu olup bitenin içinde en rahatsızlık verici olanı ise -Türkiye dışında- Avrupa ülkelerinin Pakistan, Lübnan ve Etiyopya gibi daha fakir ve istikrarsız devletlerin karşılaştığı mülteci baskısını yaşamıyor oluşudur. En fazla mülteci barındıran on ülke sıralamasında hiçbir AB üyesi ülke yok.
Ama Avrupalılar sanki 'işgal' edilmenin eşiğindeymiş gibi davranıyorlar.
Avrupalı ülkeler oran algılarını kaybettiler. Tahminî 740 milyondan fazla bir nüfusla bu ülkeler, dünyanın en zengin ve istikrarlı devletleri arasındalar ancak yılda 600 bin mülteciyi kabul etme düşüncesi tarafından tehdit ediliyor gibi davranıyorlar.
Avrupanın kendi durumunu ve mülteci sorunu gerçekliğini iyi değerlendirmesi lazım. Avrupa Birliği, işe iltica ve göçe ilişkin yasalarını gözden geçirmekle başlayabilir. AB; göçmenlerin Avrupaya yasal ulaşım yollarını, kolaylaştırılmış insani vizeler ve aile birleşimi kuralları gibi tedbirlerle artırarak tehlikeli rotalardan gelen göçmenlerin sayını azaltacaktır. Bu, göç kısıtlamalarının sert olduğu zamanlarda daha da zenginleşen kaçakçıların planlarını bozmaya yardımcı olacaktır.
İlk olarak Akdenizde arama ve kurtarma operasyonları için Avrupanın idare ettiği bir Mare Nostrum misyonuna ihtiyacımız var. İkincisi Avrupalı ülkeler, özellikle zulümden kaçan ve koruma ihtiyacındaki insanların tekrar yerleştirilmesi gerekliliği konusunda BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin önerilerini daha canıgönülden kabul etmeli.
AB, mültecilerin geldikleri ülkelerde göçün nedenlerini ortadan kaldırmaya yardım etmek için kalkınma politikaları da uygulamalı.
Muhtemelen, en acil mesele göç ve iltica konusunda kamuoyunun endişesini gidermek. Kanaat önderleri ve politikacılar korkuya teslim olmak yerine sorunla ilkeli bir bakış açısıyla yüzleşmeli. Avrupa projesini hoşgörü, kabullenme ve dayanışma tanımladı. Bu sorun yüzünden bu ilkeleri şimdi terk edemeyiz. (ABD, The New York Times - 28 Haziran 2015)
Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
TürkiyeSiyonist emperyalizm ve iki manyak…
En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.
DünyaBir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.
TürkiyeGençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Siyonist emperyalizm ve iki manyak…
Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Genç ASAM
Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı
Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz
Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi
2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?
Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi
Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı
ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı
Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme
HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı
ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…
Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız
KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'
Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi
İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor
Helal telefon olsa alır mıydın?
Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük
Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025
Milletimizin başı sağ olsun
Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda
Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı
Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor
Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'
Yükleniyor
