Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İle Mülakat
Gazetemize verdiği mülakatta Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs konusunda çözümün gerçekleşmemesi durumunda Kıbrıslı Türklerin boşlukta kalamayacağını söyledi ve başka çözümleri, örneğin uluslararası tanı
Aggelos Al. Athanasopoulos
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu salı günü İzmir´de Yunanistan ile yapılacak 4. Yüksek İşbirliği Konseyi hazırlıkları vesilesiyle cuma günü Atina´daydı. Gazetemize verdiği mülakatta Çavuşoğlu, Kıbrıs konusunda çözümün gerçekleşmemesi durumunda Kıbrıslı Türklerin boşlukta kalamayacağını söyledi ve başka çözümleri, örneğin uluslararası tanınma olasılığına ilişkin kapıyı açık bıraktı.
ANGELOS ATHANASOPULOS: Türkiye´nin gelecek salı İzmir´de 4. Yüksek İşbirliği Konseyini misafir etmesi bekleniyor. Görüşülecek en önemli konular hangileri ve mülteciler konusunun ikili konular üzerine gölgesini düşürmesi bekleniyor mu?
MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU: Yüksek İşbirliği Konseyi ilişkilerimizde dönüm noktasını oluşturdu. İki başbakanın başkanlık edeceği görüşmede ikili ilişkilerle ilgili çeşitli alanları ele alabileceğiz. Bölgesel bahisler nedeniyle iş birliğimizin artırılması gittikçe daha önemli oluyor. Bizi kaygılandıran bölgesel ve uluslararası konular görüşülecek. Yüksek İşbirliği Konseyi sırasında bir iş adamları forumu olacak. Önceki Yüksek İşbirliği Konseylerinde 48 anlaşma/protokol/ortak açıklama imzalandı. Yeni anlaşmaları tamamlamaya istekliyiz ve bu amaçla hazırlanıyoruz. Yüksek İşbirliği Konseyinden elle tutulur sonuçların alınmasını ve başarılı olmasını istiyorum. Yüksek İşbirliği Konseyi, 4 Mart´taki Atina çalışma ziyaretimin temel konularından birisiydi.
ATHANASOPULOS: Gerek Yunan gerekse Avrupa çevrelerinde Türkiye´nin mülteci akınlarının yönetimi konusunda gerektiği gibi iş birliğinde bulunmadığına dair bir his var. Ortak Faaliyet Planı´nda kaydedilen gelişmenin görüşülmesi amacıyla 7 Mart´ta AB-Türkiye zirvesi yapılacak. Bu eleştiriyi nasıl cevaplandırıyorsunuz?
ÇAVUŞOĞLU: Suriye krizinin patlamasından beri Türkiye savaştan kaçan insanların ihtiyaçlarını karşılamak için tüm imkânlarını harekete geçirmiştir. Suriye krizinin sadece bir ülkenin çabalarıyla çözümlenmesi mümkün olsaydı bu, Türkiye´nin çabaları sayesinde gerçekleşmiş olacaktı. Geçen kasım ayında ilk AB-Türkiye zirvesinde Ortak Faaliyet Planı´nın operasyonel olmasından bu yana Türkiye devasa çabalar sarf ediyor. Suriyelilerin çalışma piyasasına ulaşımını sağlayan hukuki düzenlemeler 15 Ocak´ta yürürlüğe girdi. Diğer taraftan vizeler statüsünü yeniden gözden geçirdik. AB´deki mevkidaşlarımız Yunanistan´a yasa dışı geçişlere o kadar odaklanmış ki Ortak Faaliyet Planı´nın uygulanması konusuna ilişkin değerlendirmelerde kapsamlı sonuçlar alınamıyor. Ayrıca Ortak Faaliyet Planı´nın başarılı olması için AB´nin de çalıştığını görmeliyiz. Çeşitli boyutlarını gerçekleştirmek sadece Türkiye´nin yükümlülüğü değil. Katı sınır kontrolleri kabul ettirmek amacıyla AB içinde kaydedilen gelişmeleri şaşkınlıkla izliyoruz. Suriye krizi devam ettikçe bu önlemler sonuç getirmeyecek. İnsani terapi gerektiren bir insani krizle karşı karşıyayız. 7 Mart görüşmesinde başlangıç noktasının bu olacağını ümit ediyoruz.
ATHANASOPULOS: Göç krizine ilişkin olarak kaygı uyandıran temel nokta 2002 yılında Türkiye-Yunanistan arasında imzalanan Geri Kabul Protokolü´dür. Bu konuya ilişkin gelişme kaydedildi mi?
ÇAVUŞOĞLU: Son iki ayda yasa dışı göçe karşı mücadelede Türkiye ile Yunanistan arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine ilişkin ortak iradeyi takip ederek göç ve geri kabul için çalışma grupları oluşturduk. Göç için Çalışma Grubunun ilk görüşmesi, 27 Kasım´da Ankara´da ikincisi de 1 Şubat´ta Atina´da gerçekleşti. 25 Şubat´ta Ankara´da Türkiye-Yunanistan Geri Kabul Protokolü´nün eksiklerini tamamlamak için ilk görüşmemizi gerçekleştirerek Geri Kabul için Çalışma Grubunu yürürlüğe koyduk. Türkiye´nin olumlu yanıt verdiği ve askıda kalan geri kabul taleplerini en kısa zamanda tamamlamaya karar verdik. Geçen hafta 308 üçüncü dünya ülkesi vatandaşı iade edildi. Her iki tarafın verimliliğine göre protokol çok daha sonuç verici şekilde uygulanacak.
ATHANASOPULOS: Ege´de göç akınına ve yasa dışı geçişlerin kontrolüne ilişkin NATO operasyonu hakkındaki müzakereler basın tarafından ilgiyle takip edildi. Yunan hükûmeti bir ara Türkiye´nin operasyon hakkında olumsuz bir tutum benimsemekte ısrar ettiğini ifade etti. Bize Türkiye´nin tutumunu açıklayabilir misiniz?
ÇAVUŞOĞLU: NATO´nun Ege´deki yasa dışı taşıma ve göç akını hatlarının kesilmesine yönelik uluslararası çabalara katılarak göç krizine katkıda bulunmak amacıyla sunduğu destek, Başbakan Davutoğlu ile Almanya Şansölyesi Angela Merkel arasında sağlanan Ortak Eylem Noktalarından kaynaklanıyor. Dolayısıyla Türkiye´nin en başından bu yana ve en üst düzeyde müdahil olduğu bir konuda olumsuz tutum benimsediğinin söylenmesi düşünülemez. Türkiye, Ege´de gerçekleşecek NATO faaliyetinin Yunanistan ve Türkiye de dâhil olmak üzere hiçbir müttefikin ulusal tezleri hakkında peşin hüküm oluşturmayacağını güvence altına almaya çalıştı. 24 Şubat gece yarısı veya 25 Şubat sabah erken saatlerde sağlanan nihai anlaşma bunu ve başarılı bir NATO faaliyeti için gerekli başka unsurları da yansıtıyor. Umarız ki bu, Ege´de devam eden ve ülkelerimiz için bahis oluşturan insanlık trajedisinin hafiflemesine yardımcı olacaktır. Bu hedefe ulaşılmasını sağlamaya çalışırken tüm taraflar, NATO´nun siyasi ve hukuki içerikli ikili konulara müdahalesine mesafeli kalmalıdır. Çabalarımızı mevcut göç krizine yoğunlaştırmamız hepimiz için önemlidir. Bu anlaşıldığı takdirde NATO´nun faaliyeti, Türkiye ve Yunanistan dâhil olmak üzere müttefikler arasında daha fazla güvenin inşa edilmesi yönünde faydalı olabilir.
ATHANASOPULOS: İkili ilişkilerde birçok cephenin açık kaldığı görünüyor. İstikşafi temaslardaki durgunluğa ilişkin olarak Ege´de siyasi sorunlar birikiyor. Güven Artırıcı Önlemler (GAÖ) kâğıt üzerinde kalıyor. Ayrıca Atina´da Ankara´nın diğerlerinin yanı sıra Ege´de atış alanları ilan ederek veya NOTAM ve NAVTEX´ler yayımlayarak baskıyı koruduğu hissi hâkim. Bir çıkış yolu önerebilir misiniz?
ÇAVUŞOĞLU: Çok doğru vurguladığınız üzere Ege´yi ilgilendiren gerçekten biri birine bağlı bir dizi mesele vardır. İstikşafi temaslardaki durgunluğa dair gözleminizle ilgili olarak bu devam eden bir süreçtir. GAÖ sürecinin ilerlemesini samimiyetle bekliyoruz. Devam eden kaza tehlikesini ve askerî faaliyetlerimizin tırmanmasını önlemek amacıyla bu konularda ilerleme sağlanması gerekir. Ege´de Yunanistan ve Türkiye´nin ilan etmiş olduğu uzun zamandan beri tehlikeli sayılan bölgeler konusu uzun bir süredir gündemde yer alıyor. 2014 yılında bu bölgelerin karşılıklı iptalini veya etkisiz hâle getirilmesini teklif ettik. Buna rağmen teklifimize şu ana kadar olumlu bir cevap alamadık. Hedefimiz, Ege´de sorunların tamamının düzeltilmesi olmaya devam ediyor. Bu hedef için tek öneri istikşafi görüşmelerdir. Bu görüşmelerin sürdürülmesi, açıkça nihai hedef değildir. Bu aşamayı kısa bir süre içinde ve başarıyla sonuçlandırmak için çabalarımızı iki katına çıkartmamız gerekir.
ATHANASOPULOS: 2016 yılı Kıbrıs sorununun çözüm yılı olarak nitelendirilmiştir. Ancak son zamanlarda ilerlemenin durduğu görünüyor. Bu neden oluyor? Engeller mi var?
ÇAVUŞOĞLU: İlerlemenin durduğu izlenimine sahip değilim. Aslında bir dizi başlıkta kayda değer ilerleme sağlandı ancak iki tarafın siyasi uzlaşması için ayrımların var olmaya devam ettiği de doğrudur. Buna rağmen Kıbrıs Türk Kesimi, sürecin hızlanmasına ağrılık vermektedir. Şimdiye kadar Cumhurbaşkanı Akıncı, müzakerelerin hızlandırılmasında ve anlaşmanın mümkün olduğunca kısa sürede sağlanmasına ilişkin bir dizi inisiyatifte bulunarak samimi ve dinamik bir yaklaşımla buna katkıda bulunmuştur. Kıbrıs Türk Kesimi´nin girişimlerini kararlılıkla sürdüreceğine inanıyorum ve garantör güç olarak Türkiye, siyasi açıdan eşit ve iki kesimliliğe dayanan iki eşit oluşturucu devletçiğin yeni ortaklığının inşasına tam destek vermeyi sürdürecektir. 2016 yılı içinde adil, sürdürülebilir ve kapsamlı çözümün başarılmasının mümkün olduğuna inanıyoruz. Realist bir hedeftir çünkü çözümün parametreleri on yıllardan beri BM müzakereleri çerçevesinde belirlenmiştir. Ana vatanlar ve garantör güç olarak Türkiye ve Yunanistan´ın sürecin başarıyla sonuçlanması için en iyi çabalarını göstermesi gerekmektedir. Yunanistan´dan daha aktif ve görünür şekilde müdahil olmasını bekliyoruz. Diğer yandan müzakerelerin yeniden başarısız olması durumunda Kıbrıslı Türklerin statüsü boşlukta kalamaz. Kıbrıslı Rumların samimiyetle Kıbrıslı Türklerle birlikte bir ortaklık ve ortak bir gelecek isteyip istemediğine karar vermesi gerekir. Annan Planı için yapılan referandumda onlar bir uzlaşmadan yana taraf olduklarını gösterdiler. Bu kez Kıbrıslı Rumların gerekli siyasi iradeyi göstereceğini bekliyoruz.
ATHANASOPULOS: Suriye krizi altı yıldır sessizce devam ediyor. 'Yeni bir Suriye' için çözüm parametreleri nelerdir ve Esad bunların bir parçası mıdır?
ÇAVUŞOĞLU: İstikrarlı, birleşik, demokratik ve refah içinde bir Suriye bizim için en önemli ulusal güvenlik konusudur. Türkiye başından beri bu çatışmanın şiddetine maruz kalıyor. Savaşın sona erdirilmesi amacıyla Suriyelilerin tamamının kendisini ifade edeceği özgür ve adil seçimlerin olduğu yeni bir anayasaya neden olacak esaslı bir siyasi geçiş olması gerekir. Bunun Esad ile olması mümkün değildir. Geçiş sürecinin sekter olmayan genel bir yönetime yol açması gerekir. Bölgede DAEŞ ve aşırılığın mağlûp edilebilmesi için çatışmaların sona ermesi şarttır. DAEŞ´i istikrarsızlık ve kaos besliyor. Rejim başlıca istikrarsızlık kaynağıdır. Realist olmamız gerekir.(Yunanistan,To Vima-06.03.2016
Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
TürkiyeSiyonist emperyalizm ve iki manyak…
En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.
DünyaBir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.
TürkiyeGençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Siyonist emperyalizm ve iki manyak…
Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Genç ASAM
Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı
Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz
Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi
2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?
Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi
Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı
ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı
Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme
HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı
ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…
Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız
KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'
Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi
İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor
Helal telefon olsa alır mıydın?
Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük
Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025
Milletimizin başı sağ olsun
Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda
Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı
Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor
Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'
Yükleniyor
