Dünya Düzeninin Çöküşü Mü?
Görünen o ki Moskova, çok-kutupluluğa hazırlıklı değil; keza 19.yüzyılda Rus şansölyelerin oldukça iyi bildiği temel kuralını henüz kavramamış: Diğer güç merkezleriyle daha yakın ilişkiler geliştirmek üzere münferit konularda ta
Hem Rusya´da hem de yurtdışında, Ukrayna krizinin 1990´lı yılların sonunda ve hatta çok daha öncesinde -1945 yılında II. Dünya Savaşı´nın bitiminin ardından- Soğuk Savaş´ın bitiminin ardından kurulan uluslararası ilişkiler sistemini zedelediğine dair yaygın bir kanı söz konusu. Bu kanı, çarpıcı benzerliklerle destekleniyor.
Ardından, ihtilaf konusu; Sovyetler Birliği ile ABD arasında savaş sonrası Avrupa´nın bölüşülmesi oldu. Şimdilerse, Sovyet-sonrası bölgede ve Rusya´dan sonra ikinci en büyük ülke olan Ukrayna´da nüfuz mücadelesi söz konusu. Geçmişte jeopolitik çatışma, komünizm ile kapitalizm arasında uzlaşmaz ideolojik çatışma ortasında gerçekleşmişti. Şimdiyse, yirmi yıllık unutuşun ardından, ideolojik hizipleşme yeniden gündeme geldi – bu kez Rus muhafazakarlığın ruhani değerleri ile Batı liberalizmi arasında (aynı cinsiyetten evliliklerle, uyuşturucu ve fahişeliğin yasallaşması ve esnafça bireyselcilikle bağlantılı olarak). Bu birliktelik, büyük güç duygusunun daha önce eşi benzeri görülmemiş şekilde artması ve Rusya´da Stalinciliğin kötücül bir şekilde yaygınlaşmasıyla daha da güçleniyor. ABD´nin kapitalizm-öncesi ülkelere Amerikan tarzı özgürlük ve demokrasi değerlerini ihraç ederken güttüğü sorumsuzca politika da buna eklemleniyor.
Bugün, küreselleşme ve bilgi devriminin belirleyici olduğu 21.yüzyılın başlangıcında dünyanın 20.yüzyılın ilk yarısı ve hatta 19.yüzyıla özgü jeopolitik savaşlara ve toprak gasplarına geri döndüğü net bir şekilde görülüyor. Gerçekten de şu anda paramparça olan dünya düzeni mükemmel olmaktan çok uzak. Rusya´nın ise, diğer birçok ülke gibi bu konudan sızlanmak için haklı gerekçeleri var. Bununla birlikte, bundan sonraki dünya düzeninin daha iyi olacağı da net değil. Ve şu anda yok olan dünya düzeninin özünün ne olduğu ve niçin yeni bir Soğuk Savaş biçiminin mümkün olduğu da net olmaktan uzak.
BİR SOĞUK SAVAŞ DÜNYASI VE DÜZENİ Mİ?
Uluslararası ilişkiler sistemi, uluslararası hukuk ve kurumları temel almıyor; büyük uluslar, onların ittifakları ve ortak çıkarları arasında bir güç dağılımı ve dengesine dayanıyor. Uluslararası hukuk ve mekanizmalarının ne kadar etkin ve uygulanabilir olduğunu belirleyen de tam olarak bu durum… İkinci Dünya Savaşı´nın bitiminin ardından gelen dönem, bunun en canlı örneği oldu.
O dönemlerdeki dünya düzeni, Yalta, Potsdam ve San Francisco´da 1945 yılında muzaffer olan ülkelerin vardığı anlaşmaları temel aldı. Anlaşmalar, Alman, İtalyan ve Japon imparatorlukların çöktüğü Avrupa ve Uzak Doğu´daki sınırları çizdi; Birleşmiş Milletler´i kurdu ve birçok savaş sonrası meseleyi çözdü. Buradaki ana fikir; büyük güçlerin barışı birlikte koruyacakları ve uluslararası anlaşmazlıkları ve çatışmaları, yeni bir dünya savaşını önlemek üzere BM Şartı temelinde çözecekleriydi. Ancak, bu dünya düzeni hiçbir zaman inşa edilmedi –SSCB ile ABD arasında Avrupa´da, ardından da dünya çapında bir çatışma ortamında derhal paramparça oldu.
Sovyet ordusundan özgürleşen Orta ve Doğu Avrupa´da, Sovyetler Birliği birkaç yıl içerisinde sosyalist bir rejim kurdu ve kitlesel baskılara başladı. Bu durum, karşılığında birçok Batı Avrupalı ülkedeki komünist hareketin bastırılmasına yardımcı olan ABD´yi öfkelendirdi. Almanya´daki işgal bölgeleri, devletlere dönüştü – Federal Almanya Cumhuriyeti ve Alman Demokratik Cumhuriyeti. NATO´nun kurulması ve Batı Almanya´nın NATO´ya alınması karşılığında Varşova Paktı kuruldu. Zaman içerisinde çatışan taraflar barış dönemleri için benzersiz güçte kuvvetler konuşlandırdılar ve Alman sınırının içine her iki tarafa binlerce nükleer savaş başlığı yerleştirdiler.
Alman Demokratik Cumhuriyeti ile Polonya (Oder-Neisse hattı), Batı ve Doğu Almanya, Sovyetler Birliği´nin Baltık devletleri etrafındaki sınırları arasında Avrupa´nın önemli sınırları Batı´da yasal
olarak tanınmadı: ilk durumda, 1970 anlaşmalarına kadar, ikinci durumda 1973 yılına kadar, üçüncü durumda da asla tanınmadı. Batı Berlin´in statüsü, birçok tehlikeli krizin kaynağı oldu (1948, 1953 ve 1958 yıllarında). 1961 yılı Ağustos ayındaki Berlin krizi sırasında Sovyet ve ABD´li tanklar birbirlerine oldukça yakın bir noktaya geldiler ve bu durum neredeyse SSCB ve ABD arasında silahlı bir çatışmaya yol açtı. Berlin meselesi, ancak 1971 yılındaki anlaşmalarla çözülebildi. Soğuk Savaş, BM Güvenlik Konseyi´ni felce uğrattı ve kurumu uluslararası barış ve güvenliği koruyan bir kurum olmaktan propaganda polemiklerine yönelik bir foruma dönüştürdü.
Yazının devamı için http://asam.org.tr/dunya-duzeninin-cokusu-mu/
Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
TürkiyeSiyonist emperyalizm ve iki manyak…
En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.
DünyaBir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.
TürkiyeGençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Siyonist emperyalizm ve iki manyak…
Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Genç ASAM
Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı
Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz
Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi
2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?
Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi
Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı
ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı
Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme
HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı
ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…
Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız
KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'
Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi
İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor
Helal telefon olsa alır mıydın?
Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük
Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025
Milletimizin başı sağ olsun
Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda
Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı
Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor
Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'
Yükleniyor
