İki dini buluşturan sözlük

İki dini buluşturan sözlük

Hrıstiyanlık ve İslam dünyası arasında kavram karmaşalarının önüne geçmek için ‘İslamiyet-Hrıstiyanlık Kavramları’ adlı bir sözlük hazırlandı.

Almanyanın Sesi

Tek Tanrılı dinler, ortak bir kaynağa dayanmalarına rağmen tarihsel süreçte yayıldıkları toplumların kültürlerinden ve gelişiminden etkilenerek birbirlerinden önemli ölçüde ayrılmışlar. Hatta bu dinlerdeki benzer kavramlar bile zaman zaman farklı anlamlar içerebiliyor.

Hrıstiyanlık kökeninden hareketle dinler arası diyalog çalışmaları yapan Alman Eugen Biser Vakfı da, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile yürütülen diyalog sempozyumlarında kavramlar bazında iki dinin birbirlerini doğru anlamadıklarını tespit etmiş. Vakıf, bu tespitten hareketle Ankara Üniversitesi ile birlikte ‘İslamiyet-Hrıstiyanlık Kavramları’ adlı bir sözlük çıkarmaya karar vermiş.

Yedi yıl süren yoğun bir çalışmanın ardında meraklısıyla buluşan ‘İslamiyet-Hrıstiyanlık Kavramları Sözlüğü, iki din ve kültür arasında doğru diyaloğun kapısını aralamayı hedefliyor.

Sözlük iki din arasındaki klişeleri yıktı

Frankfurt Goethe Üniversitesi İslam Bilimleri Öğretim Üyesi Dr. Ayşe Başol da, Eugen Biser Vakfı’nda akademik personel olarak çalıştığı yıllarda sözlüğün oluşumuna hem Türkçe hem Almanca olarak katkı sağlamış. Başol, sözlüğün hazırlık çalışmaları esnasında akademisyenlerin ilginç tecrübeler edindiğini, bu çerçevede de bazı klişe ve önyargıların yıkıldığını ifade ediyor:

“Deneyimler konusunda şunu söyleyebilirim, belirli kavramların derinlemesine tartışılıp, açıklanmaya ihtiyaç duyduğunu fark ettim. Örneğin çokeşlilik maddesi ile ilgili ön algılamalar olduğunu gördük, yani Hrıstiyanlık’ta böyle İslamiyet’te böyle şeklinde bazı kabuller mevcuttu. Hrıstiyanlar, çokeşliliğin İslamiyet’te öncelenen, kabul gören bir şey olduğunu düşünüyorlardı. Oysa Müslümanların yazdıkları maddede, Kuran’ın böyle bir şeyi öncelemediği, bununla ilgili olan ayetin, öksüz yetim kız çocuklarının haklarını korumak amacıyla vahiy edildiği belirtiliyor. Dolayısıyla Hrıstiyan teologlar da, demek ki bu kavram düşündüğümüz gibi değilmiş dediler. Yani çalışmalarımız esnasında bu tür olaylara çok sık rastladık. Sözlük bir anlamda iki din arasındaki klişeleri yıktı.”

Aynı şekilde sözlüğün oluşumunda yer almış Alman yazarlardan Eugen Biser Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Richard Heinzmann da, başta İslamcılar nedeniyle kamuoyunda oluşan önyargıların ve klişe kavramların bu çalışmalarla su yüzüne çıktığını kaydediyor:

“Cihat kelimesinin öncelikli olarak askerî bir terim değil, kişinin nefsini terbiye ettiği, kişisel disiplini anlatan bir kavram olduğunu, ilk bu çalışmalar esnasında öğrendim. Daha önce kamuoyunda sıkça kullanıldığı gibi kutsal savaş anlamına geldiğini sanıyordum. Buna benzer daha pek çok kavram bulunuyor, son derece basit ama bilmediğimiz.”

İlahiyat öğrencileri ne düşünüyor?

Eugen Biser Vakfı’nın sözlüğü tanıtmak için düzenlediği, teoloji ve ilahiyat öğrencilerini bir araya getiren ‘Avrupa Konteksti içinde Hrıstiyanlık-İslam İlişkileri’ adlı seminerde de iki din arasında bu tür çalışmaların önemine dikkat çekiliyor.

Protestan Teolojisi Öğrencisi Christoph Schröder, diyalog için önce dinlerin birbirlerini anlamaları gerektiğini belirterek, sözlüğün bu konuda büyük katkı sağlayacağını söylüyor:

“Bence bu projede en dikkat çeken taraf, belirli teolojik kavramların hem Hrıstiyanlık hem de Müslümanlık perspektifinde ele alınmış olması, yani sözlüğün taşıdığı gerçek manada bir diyalog karakteri var. Ayrıca her iki tarafı memnun eden bir diğer nokta da sözlükte yer alan kavramların o dinin teologlarınca tanıtılıyor olması.”

Seminere katılan ilahiyat fakültesi öğrencisi Büşra Şengül de sözlüğün eşit şartlarda bir diyalog için ilk adım olduğunu belirterek özellikle okullarda ve üniversitelerde böyle bir kaynağa ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor:

“Güncel hayatta da şeriat, cihat ya da İslam ile ilgili birçok yanlış anlaşılmalar olduğu için iki din arasında aynı göz hizasında sağlam bir diyalog gerçekleşemiyor. Dolayısıyla konuşmalarımızda hem birbirimizi iyi anlayamıyoruz, hem de diyaloğumuz eksik kalıyor. Bu sözlük sayesinde eğer ben cihat ya da İslam dediğimde Hrıstiyanlar kastettiğimi anlayabiliyorlarsa o zaman tarafsız bir konuşma imkânı da doğacaktır. Bu nedenle üniversitede böyle bir kaynakla çalışabileceğimi düşünüyorum.”

Sözlük herkese hitap etmeyi hedefliyor

Eugen Biser Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Richard Heinzmann da , ‘İslamiyet-Hrıstiyanlık Kavramları Sözlüğü’nün doğru bilgiyle diyaloğa bir kapı aralamayı hedeflediğini, bu nedenle de son derece sade bir dil kullanmaya özen gösterdiklerini aktarıyor:

“Sözlükte yer alan kavramlar, insanın komşusunu gerçek manada anlamasını sağlayan basit ama son derece gerekli bilgiler. Şayet biriyle dinî bir konuşma yapacaksınız, o kişinin neye, niçin inandığını bilmeniz gerekir, o zaman onun ritüellerini ya da ihtiyaçlarını anlayabilirsiniz. Bu elbette diyaloğun ikinci aşamasını oluşturuyor. Sözlüğün hedefi ise ilk aşamayı gerçekleştirmek, yani sağlam bilimsel temellere dayanan bilgiyi bilim adamlarına değil, geniş kitlelere ulaştırabilmek.”

 



Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret

Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Türkiye

Siyonist emperyalizm ve iki manyak…

En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.

Dünya

Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade

Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.

Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı

Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.

Türkiye

Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret

Siyonist emperyalizm ve iki manyak…

Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade

Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı

Genç ASAM

Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı

Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz

Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi

2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?

Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi

Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı

ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi

İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı

Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme

HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı

ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…

Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız

KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'

Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi

İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor

Helal telefon olsa alır mıydın?

Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük

Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025

Milletimizin başı sağ olsun

Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda

Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı

Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor

Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'

Yükleniyor

loading