İstanbul... Kırılgan Güzel
İstanbula ilk kez gelen birinin zamana ihtiyacı var ve insan kalabalığına, hıza, trafiğe, sese ve kokulara alışması lazım. Peki, nereden başlamalı? Belki sabah saat 9.00da Topkapı Sarayından başlanabilir.
Boğaz’daki Metropol, Misafire Yanaşan Bir Şehir Değil. Bu Şehir, Misafirin Kendisine Zaman Ayırmasını İstiyor...
Ursula Kastler
George, ebru sanatına hâkim bir kişi. George, Topkapı Sarayı’nın yakınlarındaki atölyesinde küçük bir su havuzunun önünde oturuyor ve eliyle yavaşça bir fırça yardımıyla açık ve koyu renkteki damlaları suya batırıyor. Hızlıca birçok yöne doğru çizgiler çiziyor. George’u hayretle izleyen ziyaretçilerin gözü önünde, birkaç dakika içinde tarif edilemeyen bir karmaşadan muhteşem bir resim oluşuyor. George, su yüzeyinin üstüne bir kâğıt yayıyor ve bu kâğıdı tekrar çekiyor. Sanki sihirle yapılmış gibi kâğıt üzerinde bir tablo oluştu.
Laleler, George’u hayli cezbetmiş. Laleler, Türkiye’nin büyüyen sembolleridir. Osmanlılar, laleleri İranlılardan Konstantinopel’e getirmiş ve bahçelerine ekmişler. Türklerin Kanuni olarak adlandırdığı Muhteşem Sultan Süleyman döneminde 16. yüzyılda bir lale çılgınlığı yaşanmıştı ve bu rağbet gören ürünün fiyatı da buna göre yüksekti.
George’un küçük eserleri biraz İstanbul’u andırıyor. Burayı bilmeyen birinin hiçbir şey çıkaramadığı bu karışımdan zamanla bir resim oluşuyor. Bu, bakanı içine çeken ve bir daha peşini bırakmayan bir resim.
Beyoğlu semtinde bulunan Gezi Parkı için verilen mücadeledeki barışçıl protestoların bastırılmasından geriye turistler için gözle görünür bir iz kalmamış. Çocuklar parkta oynuyor, çaycılar çay satıyor. İstanbullular sohbet etmek için birbirleriyle buluşuyor ve sonbahar güneşinin altında dinleniyor. Alışveriş yapan kalabalık, merkezî bir sokak olan İstiklal Caddesi’nden geçiyor fakat polisler ortaya çıktığında burada yaşayanlar birbirlerine gözleriyle işaret veriyor.
İstanbul’a ilk kez gelen birinin zamana ihtiyacı var ve insan kalabalığına, hıza, trafiğe, sese ve kokulara alışması lazım. Peki, nereden başlamalı? Belki sabah saat 9.00’da Topkapı Sarayı’ndan başlanabilir. Karaköy İskelesi’ne büyük gemileriyle yanaşan modern gezi gemisinde seyahat edenlerin henüz hepsi karaya inmedi. Sultanların bahçesinde gül kokuları var ve kuşlar ötüyor. Bu alan 70 hektar büyüklüğünde. Sultan Abdülmecid, 1856’da Haliç’in diğer tarafında Boğaz kıyısında Avrupai zevke göre Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırana kadar burada 5.000 insan yaşıyor ve çalışıyordu.
Hastanesi, büyük mutfağı, deposu, darphanesi, camileri, okulları, haremi, hükûmet binaları ve bugün son derece mütevazı görünen Sultan’a ait odalarıyla Topkapı Sarayı bir şehir gibi çalışıyordu. Gerçek zenginlik hazine odasında ziyaretçilerin yüzüne doğru ışıldıyor. Burada gösterişli el yazıları, silahlar, yumurta büyüklüğünde zümrütler, yakutlar, inciler, altın ve efsanevi 86 karat büyüklüğündeki “Kaşıkçı Elması” sergileniyor. Efsaneye göre yoksul bir adam bu elması çöpte bulur ve üç kaşık karşılığında bir kaşıkçıya verir.
Bu kadar ihtişamın ardından mola vermek gerekir. Sarayın alt kısmındaki terasta Boğaz’a doğru güneşli manzara ve lezzetli Türk mutfağı cezbedici. Sırf küçük, cevizli ve fıstıklı baklavalardan tatmak dahi bağımlılık yapabilir. Müezzinin okuduğu ezanın sesine yük gemisi ve tankerlerin kalın sesli kornaları karışıyor. Yılda 55.000 gemi Boğaz`dan Karadeniz’e doğru gidip geliyor.
Daha sonra Kapalı Çarşı ve Mısır Çarşısı da gezilebilir veya tarifeli vapur seferleriyle Karaköy’den başlayarak Boğaz gezintisi yapılabilir. Ertesi gün Süleymaniye Camii ve Ayasofya ziyaret edilebilir. Şehrin değişimi burada okunabiliyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eskiden Hristiyan kilisesi olan ve Atatürk’ün müze olmasına karar verdiği Ayasofya’yı yeniden camiye dönüştürmek istiyor. Şu anda ülkede imza listeleri dolaşıyor. Bir müezzin belirlendi bile ve bu durum bazı İstanbulluları öfkelendiriyor çünkü henüz resmî bir karar verilmedi.
İstanbul’a sıkça gelen birisinin de zamana ihtiyacı var. Misafir, hızlı değişiklikler karşısında şaşkınlık yaşıyor, gezilecek bazı tarihî yerleri bir kenarda bırakıp başka değerli yerler arayışına giriyor. Örneğin, Yazar Orhan Pamuk’un “Masumiyet Müzesi” ve çağdaş Türk sanatçıların çalışmalarına ev sahipliği yapan limandaki sergi salonu olan “İstanbul Modern” gibi.
Yorulan kişiyse Süleyman’ın inşaat ustası olan Mimar Sinan’ın Topkapı Sarayı’na yaptığı ve içinde bir zamanlar eğitim verilen medreseye çekilebilir. Bu küçük vahada şehir de sakin bir hâle bürünüyor. Burası çay içmek için iyi bir yer. Akşam da Galata Köprüsü’nün altındaki restoranlardan birinde balık yenebilir ve gün batımının keyfi çıkarılabilir. Gün batımında, Asya yakasında bulunan Üsküdar’daki binaların üstüne altın turuncu renkte bir ışık saçılıyor ve şehri yumuşak bir şekilde sarıyor. Bu şekilde şehir neredeyse masalsı bir güzelliğe bürünüyor. (Avusturya`da yayınlanan Günlük Siyasi Gazete Salzburger Nachrichten, 2 Kasım 2013)
Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
TürkiyeSiyonist emperyalizm ve iki manyak…
En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.
DünyaBir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.
TürkiyeGençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Siyonist emperyalizm ve iki manyak…
Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Genç ASAM
Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı
Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz
Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi
2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?
Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi
Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı
ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı
Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme
HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı
ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…
Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız
KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'
Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi
İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor
Helal telefon olsa alır mıydın?
Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük
Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025
Milletimizin başı sağ olsun
Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda
Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı
Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor
Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'
Yükleniyor
