Küresel Güven Açığı
Yükselen ekonomilere uygun temsil vaadinde bulunulması, artık bir üçkağıtçılığa dönüşmüştür. Küresel politika koordinasyonu, güvene bağlıdır ve güven sağlanması da, gelişmiş ülkelerin liderlerinin verdikleri sözleri tutmaları
Peter Blair Henry *
Gelişmiş ülkelerin politika yapıcıları, kendi mali açıklarıyla ilgilenirlerken, aslında farklı ancak eşit derecede önemli bir diğer eksikliği görmezden gelmeye devam etmektedirler: küresel yönetişim söz konusu olduğunda, ileri ve yükselen ekonomiler arasındaki güven noksanlığı.
Gelişmiş ülkelerin Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası’ndaki paydaşları, on yıllar boyu, Üçüncü Dünya’daki ekonomik reformları teşvik etmek için kredilerinde koşulluluk ilkesini kullanmışlardır. Bu reformlar, genellikle de tartışmalı mali kemer sıkma tedbirlerini içermiştir. Pragmatik ve kalıcı reform çabaları yoluyla, Brezilya, Çin ve Hindistan gibi ülkeler, ekonomilerini düzelterek GSYİH büyümelerinde ciddi artışlar yakalamışlardır: 1980-1994 arasında %3,5’luk ortalama yıllık büyümeden, bugün %5,5’lara erişmişlerdir.
Ancak, her ne kadar gelişmekte olan ülkeler bugün küresel çapta GSYİH artışının yarıdan fazlasına sahip olsalar da, gelişmiş ülkelerin bu ülkelere liderlik rolleri vererek, dünya ekonomisindeki artan etkilerini yansıtmaları gerekmektedir.
Amerikan Kongresi’nin bu zamana değin G-20 finans bakanları ve merkez bankası yöneticilerinin onayladığı IMF reform paketini onaylamaması, bu güven eksikliğinin son örneğidir – yükselen ekonomilere uygun temsil vaadinde bulunulması, artık bir üçkağıtçılığa dönüşmüştür. Amerika’nın –IMF’nin finansman kotasının iki katına çıkarılması, gelişmekte olan ülkelere yönelik yeni toplamın %6 değiştirilmesi ve iki direktörlük getirilmesi gibi tedbirleri içeren- paketi onaylamakta çekimser kalması veya acizliği, kuşkusuz, BRICS ülkelerinin (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) kendi kalkınma bankalarını kurma kararına katkıda bulunmuştur.
Aslında, küresel yönetişim bağlamında Batı hegemonyasına karşı geri tepmenin temelleri, yıllardır hazırlanmaktaydı aslında. Gelişmekte olan ülkeler, giderek IMF’ye sırt çevirip, alternatif, bölgesel finansman kaynakları oluşturuyorlardı. Güneydoğu Asya Ulusları Derneği ASEAN, Çin, Japonya ve Güney Kore ile birlikte, 2000 yılında Chiang Mai Girişimi’ni kurdular; Latin Amerika ülkeleri ise, 2006 yılında Banco del Sur’da müzakereler başlattılar.
Yükselen ekonomilerin Bretton Woods kurumlarına olan güveninde yaşanan ve giderek hızlanan erozyon, günümüzde son derece problematik bir hal almıştır; keza gelişmiş ülkelerde büyüme yavaşlamış ve ekonomik zayıflıklar daimi bir hal almıştır. Dünya ekonomisinin bu yıl %3,3 oranında büyümesi beklenirken, gelişmiş ekonomilerdeki yıllık ortalama büyüme oranının sadece %1,2 olması öngörülmektedir.
Kalkınmakta olan ve gelişmiş ülkeler, daha geniş çaplı bir ekonomi politikası koordinasyonundan yararlanacaktır. Bölgesel gruplar çok-taraflı kanalların dışında daha dar çaplı çıkarların peşinden koşmak suretiyle kısa vadeli karlar elde edebilirken, ne gelişmiş ne de gelişmekte olan ekonomiler, ticaret ve döviz kuru politikası gibi alanlarda tecrit halindeki ve sıfır toplamlı bir mantaliteyle simgelenen bir ortamdan uzun vadeli potansiyel sağlayamazlar.
Bununla birlikte, politika koordinasyonu, güvene bağlıdır ve güven sağlanması da, gelişmiş ülkelerin liderlerinin verdikleri sözleri tutup, gelişmekte olan ülkelerdeki muadillerine liderlik fırsatları sunmalarına bağlıdır. Gelişmekte olan ülkeler ise, bunun tam tersine, meşruiyetlerini zedeleyen eylemlerde bulunmaktadırlar.
Örneğin, gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini küresel piyasa ile entegre etmeleri için on yıllar boyu teşviklerde bulunan gelişmiş ülkeler, şimdilerde ticaretin açık bir hal alması karşısında ayak diremektedirler. Keza, küresel ekonomik krizin ardından ticaretin önüne engeller dikilmeyeceği yönündeki vaatlere karşın, 800’ü aşkın yeni korumacı tedbir, 2008 yılı sonundan 2010 yılına kadar uygulamaya geçirilmiştir. G-8 ülkeleri –ki Dünya Ticaret Örgütü’ne hakim olan küresel serbest ticaret gündeminin şampiyonlarıdır- bu tedbirlerde aslan payına sahiptir.
Kimi kesimler, BRICS’in liderlik yeteneğini sorgulamaktadırlar. Ancak gelişmekte olan piyasalar, daha şimdiden, önemli meselelerde örnek teşkil etmeye başlamışlardır. Örneğin, küresel mali akımlarda borçtan öz kaynağa doğru değişikliğe gitme gereği gibi... Örneğin Meksika, kısa süre önce, Üçüncü Basel Anlaşması’nın önerdiği ve istikrarı artırmak üzere bankalar için sermaye gerekliliklerindeki değişiklikleri, zamanından önce kabul etmiştir.
Gelişmiş ülkeler, uzun zamandır, uluslararası mali kurumlardaki nüfuzlarını gereğinden çok abartmışlardır – oysaki mali güçleri, bu oranda artmamıştır. Gelişmekte olan ülkelere hararetli bir biçimde dağıttıkları tavsiyeleri kendileri için unutan bu ülkeler, dünya ekonomisini zayıflatmışlardır ve şimdilerde de küresel işbirliği vaatlerini yerine getirmeyi reddetmektedirler.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki liderler, ekonomik reform ve entegrasyona yönelik vaatlerini derinleştirmelidirler. Ancak, küresel ekonominin potansiyeline erişmesi için, ancak ve ancak, yükselen ekonomilere küresel yönetişimde gerçek bir ses vermek gereklidir; keza böylelikle güven noksanlığı azalmış ve çok-taraflı kurumların meşruiyeti eski günlerine geri getirilmiş olacaktır. (Project Syndicate – 1 Temmuz 2013)
* Peter Blair Henry, New York Üniversitesi Stern Ticaret Okulu dekanı olup, “Dönemeç: Birinci Küresel Büyümeye dair Üçüncü Dünyadan Dersler” adlı kitabın yazarıdır.
Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
TürkiyeSiyonist emperyalizm ve iki manyak…
En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.
DünyaBir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.
TürkiyeGençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Siyonist emperyalizm ve iki manyak…
Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Genç ASAM
Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı
Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz
Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi
2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?
Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi
Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı
ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı
Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme
HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı
ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…
Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız
KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'
Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi
İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor
Helal telefon olsa alır mıydın?
Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük
Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025
Milletimizin başı sağ olsun
Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda
Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı
Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor
Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'
Yükleniyor
