Tarih: 04.02.2019 21:55

Moskova ve Ankara, “Jeopolitik Uyumsuzluğa” Rağmen Birlikte Çalışmaya Devam Ediyorla

Facebook Twitter Linked-in

 

Moskova ve Ankara, “Jeopolitik Uyumsuzluğa” Rağmen Birlikte Çalışmaya Devam Ediyorlar

 

Türkiye ve Rusya. Esad, oyunun tam olarak dışında değil; çünkü en büyük destekçisi ve en önemli müttefiki olan Rusya, hem İdlib´de sahada, hem de İdlib için uygun bir çözüm bulmak üzere Sochi´de masaya oturuyor. 

Valdai Tartışma Kulübü 

“Rusya ve Türkiye´nin liderleri arasında Moskova´da en son gerçekleştirilen toplantı, her iki tarafın, oldukça yararlı gördükleri ikili ilişkilerini bozabilecek herhangi bir şey yapmamaya kararlı olduklarını kanıtladı, diyor Oxford Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümü misafir öğretim üyesi ve Al Sharq Forum araştırma direktörü Galip Dalay, valdaiclub.com´a verdiği son mülakatında. 

23 Ocak günü Moskova´da gerçekleştirilen Putin-Erdoğan toplantısı, ABD birliklerinin geri çekilme kararlarını açıklamalarının ardından sahada yeni bir gerçekliğin ortaya çıktığı Suriye´ye odaklanmıştı. Dalay´a göre, Suriye-Türkiye sınırı boyunca kurulacak “güvenli bölgelere” dair görüşmeler, Suriye-içi uzlaşmanın yeni bir etmeni haline gelecek. Dalay´a göre, Suriye´deki tüm aktörlerin farklı hedef ve vizyonlara sahip olmalarıyla birlikte bu tartışma muhtemelen bir anlaşma değil, bir süreç halini alacak.  

“Türkiye ile ABD arasında yeni bir süreç yaşanacak ve bu süreç muhtemelen Fransa gibi başka aktörleri de içerecek,” diyor Dalay. “Ancak, eğer bir anlaşmadan ziyade bir süreç haline gelirse, Türkiye açısından mesele, aynı anda iki tarafın nasıl idare edileceği noktasında ortaya çıkacak: bir yandan Astana ortakları, diğer yandan Suriye´nin doğu tarafını tartışacak olan Batılı ortaklarının büyük kısmı.” 

ABD´nin Suriye´den Çekilmesi, Türkiye ve Kürtleri Hangi Açılardan Tek Başına Bırakıyor? 

Türkiye´nin Suriye planlarının izinden gitme konusunda Rusya ve İran´ın istekliliği, büyük ölçüde ABD´nin oradaki varlığından kaynaklanıyor. Moskova ve Tahran´ın, petrol zengini kuzeydoğu Suriye´nin ve stratejik barajlar ile verimli tarım arazilerinin Türkiye kontrolü altına girmesini hoşgörüyle karşılayıp karşılamayacakları şüpheli. Ankara´nın tercih edeceği şey; ABD´nin sürekli olarak Suriye´de bulunması ve Türkiye´nin Kuzey Suriye´deki kasabalara sınır-ötesi sınırlı düzeyde askeri operasyon gerçekleştirmesine Washington´un yeşil ışık yakmasını sağlayan bir anlaşmanın yapılmasıdır.  

Bu iki süreç arasında bazı örtüşmeler ve ayrışmalar yaşanacak; ancak Türkiye muhtemelen Astana ortaklarına, ABD ile angajmanının onların aleyhine olmayacağı yönünde bir mesaj göndermek istemiş olabilir, diye düşünüyor uzman Dalay. 

Bir diğer önemli husus ise; Rusya ve Türkiye´nin Suriye´nin ABD-destekli Kürt oluşumların kontrolündeki kuzeydoğu kısmına ilişkin olarak tamamen farklı vizyon ve hedeflere sahip olmaları, diyor Dalay. “Rusya, bu alanların Esad rejiminin denetimi altına girmesi gerektiğini savunuyor ve Esad rejimi ile Suriyeli Kürtler arasında bir anlaşmayı destekliyor. Öte yandan, her ne kadar bu denetimin kapsamı ve biçimi halen tartışılıyor olsa da, Ankara, Suriye sınırında Türkiye´nin belli bir denetim kurmasını talep ediyor. Ancak Türkiye açısından şurası net ki, bu kontrol, PYD, SDF veya genel anlamda Suriyeli Kürtler karşısındaki güvenlik hedefleriyle uyumlu olmalı. Dolayısıyla, birçok düzeyde uyumsuzluk söz konusu.” 

Ancak hem Rusya hem de Türkiye, Suriye´nin kuzeydoğusundaki farklılıklarını bir yana bırakmak ve bu konunun ikili ilişkilerini ve bölgesel durumu etkileyebilecek bir meseleye dönüşmesini engellemek için bir motivasyona sahip görünüyorlar. 

İdlib konusuna gelirsek, Türkiye ile Rusya arasında, Türkiye´nin destekledikleri de dahil olmak üzere diğer “ılımlı muhalif” güçler karşısında son dönemde sahada güç kazanan herhangi bir radikal örgütten – buna HTS de dahil- korunması gereken geniş çaplı bir anlaşmadır. “Rusya´nın bunu Türkiye´yi çok zor bir duruma sokacak kapsamlı bir askeri müdahale için bahane olarak kullanmak isteyeceğini düşünmüyorum. Her ne kadar anlaşmazlık olsa da, uyum noktalarından biri, bu alanın HTS´den temizlenmesi gerektiği doğrultusunda,” diyor Dalay. 

İdlib´in geleceği, Türkiye ve Rusya´ya bağlı 

İdlib´deki güvenli bölgenin iki garantör devleti var: Türkiye ve Rusya. Esad, oyunun tam olarak dışında değil; çünkü en büyük destekçisi ve en önemli müttefiki olan Rusya, hem İdlib´de sahada, hem de İdlib için uygun bir çözüm bulmak üzere Sochi´de masaya oturuyor. Esad muhtemelen Suriye´deki diğer sorunlu bölgelere odaklanacak. 

Türkiye-Rusya ilişkileri, büyük ölçüde jeopolitik uyumsuzluklardan etkileniyor, diye düşünüyor uzman Dalay ve şöyle söylüyor: “Eğer birçok alana bakarsanız – sadece Orta Doğu´ya değil, aynı zamanda Balkanlara, Kafkaslara veya Doğu Akdeniz´e- neredeyse her yerde Türkiye ve Rusya´nın stratejik öncelikleri birbirleriyle uyumlu değil.” 

Ancak bu ilişkiler işbirliğinden ziyade rekabet üzerine temellenmiş olsa da, bu durum Türkiye-Rusya işbirliğinin oldukça gerekli olmasının sebebi olabilir. “Türkiye´nin muhalefetin baş destekçisi, Rusya´nın da Suriye rejiminin uluslararası düzeyde başlıca patronu olması, bu sürece anlam kazandıran şeydir,” diyor Dalay ve şöyle bir sonuca varıyor: 

“Astana süreci, Rusya olmadan başlamayacaktır; ancak Suriye muhalefetini devreye sokan Türkiye olmaksızın uluslararası meşruiyet de kazanmayacaktır. Bu bağlamda, Türkiye ve Rusya arasındaki stratejik uyumsuzluk hem bir meseledir, hem de her bir tarafı sürece daha fazla müdahil olmaya motive eden bir şeydir. Rakip vizyonlarınız, çıkarlarınız ve ittifak yapınız olduğunda, birçok meseleye dair angajmanınız çok daha anlamlı bir hal alır.”

 

Kaynak: http://valdaiclub.com/a/highlights/moscow-and-ankara-keep-working-together/




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —