Yasin Aktay İle Mülakat
Yasin Aktay: Şu anda darbecilere yaptıklarımız halka karşı işlenen gerçek suçlara karşı her devletin doğal olarak yaptığı şeylerden ibarettir. Zira darbeciler, seçilmiş Cumhurbaşkanı´nı öldürmek istedi. Meclisi, istihbarat ve Emniy
El Şark
ABDÜLHAMİT KUTUP: Darbe girişimi başarısız olduğunda Türkiye makamları darbecilere karşı bazı cezalandırıcı adımlar attı. Bu durum ise bazı Batılı devletlerin sizi muhaliflerinize karşı bir uzaklaştırma operasyonu gerçekleştirmekle suçlamasına neden oldu. Bu iddiaları nasıl yanıtlarsınız?
YASİN AKTAY: Öncelikle herkes halkın bizi seçmesi sonucu iktidara geldiğimizi bilir ki bu seçim yüzde 100 nezih ve şeffaf bir seçimden ibaretti. Bizimle muhaliflerimiz arasındaki hakem ve yargıç halktır. Keza bütün iktidarı elinde tutan da halktır ki ülkesine karşı böylesine bir kabahati işleyenlerin akıbetiyle ilgili kararı da halk verecek.
Açıkçası bize karşı olduğunu ilan eden açık bir cemaat veya yapı ile karşı karşıya olmadığımızı; 40 yıldan fazla bir süredir gizli bir şekilde çalışan sıkı bir örgüt ile karşı karşıya olduğumuzu keşfettik. Dolayısıyla bunlar bizim siyasi rakiplerimiz değil ki biz onlara ülkenin çıkarı bağlamında milli ajandalarla çalışan siyasi rakiplere gösterdiğimiz doğal muameleyi gösterelim. Bu örgüt, gizli, dış taraflar için çalışan ve ülkenin istikrarını sarsmayı hedefleyen bir örgütten ibarettir.
Şu anda darbecilere yaptıklarımız halka karşı işlenen gerçek suçlara karşı her devletin doğal olarak yaptığı şeylerden ibarettir. Zira darbeciler, seçilmiş Cumhurbaşkanı´nı öldürmek istedi. Meclisi, istihbarat ve Emniyet karargahlarını da bombalayıp yaklaşık 250 vatandaşı sokaklarda öldürdü. Dolayısıyla buna karşı yanıtımızın ne olmasını beklersiniz?!!! Bununla birlikte uluslararası insan hakları standartlarına uyduk çünkü biz bir hukuk devletiyiz. Suçlananları adil yargının önüne çıkaracağız; suçsuzluğu kanıtlanan herkes dışarı çıkacak. Suçu kanıtlananlar ise adaletin belirleyeceği cezayı alacak.
Ben burada bizi eleştiren devletlere sormak istiyorum: Bizde yaşananlar sizde yaşansaydı tepkiniz nasıl olurdu? Örneğin Fransa, salt bazı vatandaşlarının öldürülmesi nedeniyle dünyayı ayağa kaldırdı. Oysa Türkiye´de onlarca kişi ölürken yüzlercesi de yaralandı; keza darbeciler Cumhurbaşkanı´nı öldürmek, milletin hakkını gasp etmek ve devleti ortadan kaldırmak istedi. Buna rağmen bizden bu insanları suçlarından ötürü yargılamamamızı istiyorsunuz. Bunu hangi hakla talep ediyorsunuz?!!!
Bu devletler, özgürlüğü için zafer kazanıp despotizme direnen Türk halkını kutlamak ve desteklemek yerine olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiği için ona eleştiriler yöneltmeye başladı. Buna karşılık Fransa´da dokuz aylığına; Almanya´da ise yalnız dokuz kişinin hayatını kaybetmesiyle OHAL durumu ilan edilmiş durumda. Biz ise onlarca şehit ve yaralının düştüğü birkaç patlamanın ardından bile OHAL ilan etmedik.
KUTUP: Bu başarısız darbe girişiminin Fethullah Gülen cemaati tarafından organize edildiğine dair kanıtınız nedir?
AKTAY: Öncelikle darbeye karışan kişilerin çoğunun “terörist cemaat”ten olduğunu biliyoruz. İkinci olarak ise darbenin başarısız olmasının ardından yapılan itirafların tamamı darbenin asıl failinin Fethullah Gülen olduğu keza darbecilere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ı öldürme talimatını verenin de Gülen olduğu yönündeydi.
KUTUP: Rus savaş uçağını düşüren iki pilotun da darbe girişimine katıldığı yönünde haberler yayıldı. Bu haberler doğru mu?
AKTAY: Evet, bu doğru. Bu durumu darbenin başarısız olmasının ardından öğrendik. Bu ise söz konusu terörist cemaatin bir dış uzantıya ve yerel olmayan bağlantılara sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Zira bunlar böylece Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri bozmaya çalıştı.
--Gülen ve PKK İlişkisi--
KUTUP: Gülen Cemaati ile Kürdistan İşçi Partisi (PKK) gibi diğer örgütlerin arasındaki fark ne?
AKTAY: Gerçekte Gülen cemaatinin PKK veya DAEŞ gibi diğer terör örgütlerinden farklı bir yöntemi var. Bu cemaat Türk gençlerini kendine çekmek için gizli, Batıni bir yol izliyor sonra da onları devlet kurumlarının içine sokuyor. Bu kişiler Türk Devleti´ne değil cemaate bağlı oluyor. Erken bir dönemden beri silahlanma operasyonlarının da içindeler.
Gülen´in Mesih veya beklenen Mehdi olduğuna inanmaları açısından da diğerlerinden farklılık gösteriyorlar. Peygamberle irtibatı olduğunu iddia ediyor, yaptıkları her şeyde takiyeciliğe başvuruyorlar. Bunu yaparak devleti darbe yoluyla ele geçirmeye çalıştılar. Bunu daha önce de birden çok kez yaptılar. Nitekim Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı´nın yolsuzluk suçlamasıyla yargılanmasını talep ettiler, Taksim olaylarını provoke ettiler ve sonunda bu başarısız girişimde bulundular. Öyle görünüyor ki bunu uzun zamandan beri olağanüstü bir dikkatle planlıyorlarmış.
Herkesin bilmediği bir şey daha var o da Gülen cemaatinin Mason olduğu. Cemaat, unsurlarını ordu ve devlet kurumları içine itiyor, karşılık olarak bu unsurlar Türk halkına ve devletine değil cemaate bağlılık duyuyorlar. Bunlar halkın rızkından besleniyor, unsurları polis ve asker kıyafetleri giyiyordu. Son yaptığı ise önce orduya, arkasından da devlete karşı bir darbe girişimiydi.
KUTUP: Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD´yi darbede Gülen´i desteklemekle itham etti. ABD gerçekten de bu darbenin içinde mi?
AKTAY: ABD gibi güçlü güvenlik ve istihbarat ağları olan ve Gülen´i barındıran bir süper güç var. Bu güç Gülen´in önceden darbe planladığını bilmiyor… ABD´yi darbeye doğrudan karışmakla suçlamıyoruz ama bize Gülen´i teslim etmeli aksi halde bu girişime karışmış olur. Gülen bizim açımızdan terör eylemine karışmış bir terörist. Tıpkı 11 Eylül 2001 olayları gibi. Türkiye Usame bin Ladin´i ağırlıyor olsaydı ABD ne yapardı?
KUTUP: CHP ve MHP´nin darbeye karşı çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
AKTAY: Bu, geçmişte de söylediğim gibi Türk halkının bütün kesimleriyle bu darbe girişimine karşı olduğu yönündeki sözlerimi doğruluyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Milliyetçi Hareket Partisinin (MHP) yaptıkları, Türk halkının ve seçkinlerinin demokratik siyaset sürecine duydukları inancın en açık kanıtı. Darbe girişimine karşı sokağa çıkanlar Adalet ve Kalkınma Partisinin veya Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın taraftarları değildi aksine çoğu rakiplerinden veya onu desteklemeyenlerdendi.
KUTUP: Sayın Aktay, Türk halkı neden darbeye karşı çıktı ve sokağa inerek darbecilere göğsünü siper etti hem de darbecilerin sokağa çıkma yasağı ilan etmesine rağmen?
AKTAY: Öncelikle Türk halkı geçmişte de askeri darbelerin acısını yaşadı. Bu darbeler sadece yıkım, yoksulluk ve kahır getirdi. İkinci olarak Türk halkı artık çok bilinçli ve medeni. Bu da ordunun siyasete karışmasına itiraz etmesini sağlıyor. Ayrıca geçen dönem ona demokratik siyasi sürece katılma şansı verdi, o da bunu sevdi, inandı. Bu sebeple bunun üzerinden geçilmesini istemiyor.
Üçüncüsü; ekonomik durum oldukça iyileşti ve kişi başına düşen gelir on bin doları aştı. Geçmişte bu rakam 500 doların da altındaydı. Orta tabaka iyi bir duruma geçti.
Dördüncüsü; halk, bu ekonomik ve iktisadi sıçramanın müsebbibi olan Cumhurbaşkanı´nı sevdi. Onu halkına, vatanına, dinine bağlı ülkesinin dünyadaki yerini ve değerini yükselten bir lider olarak da sevdi. Öte yandan darbeye karşı sokağa çıkanların çoğunun Adalet ve Kalkınma Partili olmadığını da bilmelisiniz. Çoğu Cumhurbaşkanı Erdoğan´ı seçmedi ama suikast düzenleneceğini öğrendiklerinde ona zarar gelmesine karşı çıktı.(Katar,El Şark,02.08.2016)
Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
TürkiyeSiyonist emperyalizm ve iki manyak…
En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.
DünyaBir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.
TürkiyeGençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Siyonist emperyalizm ve iki manyak…
Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Genç ASAM
Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı
Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz
Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi
2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?
Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi
Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı
ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı
Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme
HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı
ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…
Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız
KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'
Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi
İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor
Helal telefon olsa alır mıydın?
Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük
Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025
Milletimizin başı sağ olsun
Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda
Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı
Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor
Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'
Yükleniyor
